Yaşam Kalitesini Nasıl Artırırız?

Ece Soylu 04.10.2017

Nicelikli bir yaşamdan çok nitelikli bir yaşam sürmeli…

Gerek evrimsel sürecin bir sonucu, gerekse teknolojik alanda yaşanan gelişmeler ile insan ömrü her geçen yıl biraz daha uzuyor. Tıp teknolojilerinin geldiği nokta zamanında çaresiz kaldığımız birçok hastalığın tedavisine olanak tanıyor. Her şey iyi hoş, uzun yaşıyoruz da ne kadar sağlıklı yaşıyoruz hiç düşündünüz mü peki ?


Tedavi yöntemleri bir yana, sağlığımızı tehdit eden ve bizi yaşam kalitesinden uzaklaştıran birçok etkenle iç içe yaşıyoruz. Aksi mümkün olsa da dünya nüfusunun çoğu hastalıklı bir ömür geçiriyor. Yapılan araştırmalar, eskiye kıyasla kronik hastalıklarda gözle görülür bir artış olduğuna dikkat çekiyor. Bu hastalıkların oluşumundaki temel faktör ise uzun süreli stres.

Hem uzun hem de sağlıklı bir yaşam hepimizin arzusu olsa da yaşadığımız koşullarda yaşam kalitesini yakalamak çok kolay olmuyor. Oysa ki, koşturmacanın biraz dışına çıkıp rutinlerimizi düzene sokabilirsek, sağlıklı günler hiç de uzak değil. Bunun dışında da yaşam kalitesini artırmak için uygulayabileceğiniz bazı yöntemler var:


1. Beslenme tuzaklarından uzak durun.


Biliyoruz, yoğunsunuz; çoğu zaman yemek yiyecek vakit bile bulamıyorsunuz ama bilinçsiz tükettiğiniz her bir besin, sağlıklı geçecek günlerinizden çalıyor. En azından neyi tükettiğinizin ve neyi tüketmeniz gerektiğinin farkında olun. Şu sıralar sürekli elimizin altında olup tüketimini alışkanlık haline getirdiğimiz ürünlerin çoğu besin değerleri açısından fakir yağ veya şeker depoları. Bu ürünlerin sürekli elimizin altında olması ve sorgulama gereği duymadan tüketimini alışkanlık haline getirmemiz, zararsız imajı çizse de gerçeklerden çok uzak. Özellikle yaş ilerledikçe belli besin değerlerinin dengesi daha fazla önem taşımaya başlıyor. A, B12, D vitaminlerinin, folik asit, çinko, magnezyum ve omega-3 gibi değerlerin eksikliği kronik hastalık oluşumunu tetikliyor. Beslenme alışkanlıkları edinirken bu değerlere göre hareket etmenizde yarar var.


2. Yumurta kapıya dayanmadan önce kontrole gidin.


Milletçe sahip olduğumuz bir alışkanlıktır; zoru görmedikçe harekete geçmeyi sevmeyiz pek. Söz konusu sağlık olsa da iş pek değişmiyor. Bir de üstüne hastanelerle ilgili negatif duygularımız eklenince erken teşhis hayat kurtaramıyor. Oysa birçok temel sorunun erken tespiti, oluşabilecek hastalıkların önlenmesine yardımcı oluyor. Hem bunun hem de tersinin örneğini mutlaka çevremizde görmüşüzdür. Geç kalındığı için mahkum olduğumuz hastalıklar çok da uzağımızda olmasa gerek. Bu yüzden yıllık genel sağlık taraması yapılması, yaşam kalitenizi yükseltecek en önemli yöntemlerden biri.


3. İyi bakterilere kucak açın.


Vücudumuzla uyum içinde yaşayan, sağlımız için durmadan çalışan iyi huylu bakteriler de var. Bu bakterilerin bağışıklık sistemimizi güçlendirmekten iltihaplanmaları azaltmaya, kolesterol seviyesini dengelemekten ideal vücut ağırlığını ayarlamaya kadar birçok faydası var. Dengeli bir vücut yapısı için gereken her şeyi yapıyorlar. Beslenme alışkanlıklarınıza yoğurt ve kefiri ekleyerek bu bakterilere yer açabilirsiniz.


4. Stresi kronikleştirmeyin.


Stresten uzak kalın demek isterdim ancak günümüz şartlarında pek mümkün değil. Yapılan araştırmalar da asıl tehlikeli olanın, stresin sürekliliği olduğunu gösteriyor. Belli miktarda stres, tetiklediği bazı hormonlar sayesinde sağlıklı bile olabiliyor. Önemli olan, stresi kronikleştirmeden vücudunuzda kendini göstermesine izin vermek. Bunun için her gün yapacağınız kısa yürüyüşler ve meditasyon gibi, sizi düşüncelerden kurtarıp kendinizle geçireceğiniz birkaç dakika, en azından stres kontrolü için atacağınız önemli bir adım olacaktır.


Kısaca vücudunuzun ihtiyaçlarını tanıyıp sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinmeniz sağlıklı geçireceğiniz günleri artırıyor.


Ece Soylu


Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.