Vücut Da Yaparım, Kariyer De!

Gizem Kıyak 27.05.2016

Beyaz yakalı, yüksek ökçeli yoldaşlarım; bu yazı benden size haziran hediyesi olsun! Şimdi elindeki kahveyi yavaşça yere bırak ve bedenine teslim ol...

Hani bir Bianchi bisiklet vardı apartmanın giriş katına, merdiven altına saklanan; hani pek binilmediği için paslanan... İşte plazada çalıştığım günler kendimi turunculu siyahlı Bianchi sanmaktan alıkoyamıyorum. Bir iki tur atalım mı?

Bilgisayar ekranından da, Excel tablolarından da, uzayan mesai saatlerinden de çok sıkıldığınızı biliyorum. Popişinizin sandalyeyle ilişki durumu karışık, kalp desen izinlere aşık. E, n'apıcaz şimdi?

Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz, hooop ordayız: Ofis yaşamını sağlıklı vücutlara adapte ettiğimiz yerdeyiz.

Ofis bizim sütun bacaklarımıza kurban olsun be!
Öğrendim ki kapitalizmin zalim pençelerinden cesurca sıyrılıp sabah yahut akşam spor yapmaya çalışırmışsınız. Herkesin sporuna kimse karışamaz tabii ama ben karışırım!

Şimdi kanımın kanı kardeşlerim, oturduğunuz yerden para kazanıyorsanız, yani masa başı çalışıyorsanız, sabah yapacağınız sporla akşam yapacağınız spor arasında farklar var. Sabah sporcusuysanız bizim bu I. Metabolizma Han Hazretleri’ni uyandırmamız gerekiyor. Yani sabah sporu biraz daha dolaşımı hızlandırmaya, kalplerimizi pır pır attırmaya uğraşmalı. Akşamları "mağdurum da mağdurum" diyerek spora koşan plaza savaşçıları ise, masa başında kasılı kalmış kaslarını ve küsüp kendini kapatmış eklemlerini rahatlatmaya çalışmalı.

Efendim izninizle “Sabah Sabah Kanı Dolaşan” programımızı sunmak istiyorum; ardından yayınımıza “Kısmetse Akşam Rahatlarız” ve “Ofiste Egzersizle İzdivaç” programlarıyla devam edeceğiz, bizimle kalın.

Sabah Sabah Kanı Dolaşan programına hoşşşgeldiniz!
Diyorlar ki; "Ay Seda Abla bize bir akıl ver!" Şimdi bütün gün bilgisayar başında hareketsiz kalıyoruz ya; hani kan akışımız ve kalp atışımız yavaşlıyor ya, işte bu yüzden sabah yapılan sporda metabolizmayı hareketlendirmek gerekiyor ki, bu hareketlilik toplantılar boyu sürsün. Mesela koşuya mı çıkıyorsunuz, araya bir iki depar sıkıştırıverin. Ya da sabah yürüyüşünde ip atlayalım, sek sek oynayalım. Sabahları hormonlar da sizden yana. Pek değerli bilim insanımız Aziz Sancar’ımızın da dediği gibi, vücudun bir sirkadiyen saati var; eşittir içimizdeki biyolojik saat. Mesela bizim bu tiroid hormanları, ki kendileri I. Metabolizma Han Hazretleri’ne can verenlerdir, sabah saatlerinde zirve yapıyorlar. Yani kanı dolaştırmak için en münasip vakit sabah vaktidir!

Kısmetse Akşam Rahatlarız canııım!
"En çok neren acıdı ofiste annecim, söyle. Gel şu sırtını, belini Vicks’le ovayım" demeyeceğim tabii ki de. Yere uzanalım, bel boşluğumuzu alalım, kalmasın orada. Dizlerimizi bir sağa bir sola yatıralım. Şimdi bir de hazır uzanmışken ayaklarımızı yere basalım, karnımızı dört sayıda yukarı kaldırıp, dört sayıda geri indirelim. Dikkat! Omurlar tek tek kalkıp insin.

Aaa, bir de öyle harika bir sır veriyorum ki size, boyun, bel, sırt, omurga, hepsine yeşil ışık yakıyor. Ayağa kalkalım, bacaklar omuz genişliğinde açık. Başımızdan başlayıp kalçamızda son bulacak bir aşağı iniş dalgası yaratıyoruz, yine omurlar tek tek insin. Bacaklar dik ve rahat dururken, üst bedeniniz çok çok rahat bir şekilde aşağı sallanacak. O kadar rahat ki, biri başınıza hafifçe vurduğunda kafanız sallanıyor olmalı; bu halde küçük küçük sallanın aşağıda. Omurlar bir açıldı, bir açıldı ki tutamadık…


Ofiste Egzersizle İzdivaç başlıyooor!
Dost hedef nere komutanım? Kollar, boyun, sırt, bel! Düşman hedef bilgisayardı çünkü. Ofisteki sandalyemizden kalkıyor ve dik duruyoruz, omuzlar geri, göğüs ileri asker! Başımızı kendi ağırlığıyla bir sağa bir sola bırakıyoruz, sonra da bir sağda bir solda esnetiyoruz. Kolları yukarı kaldırdık, ağaçtan elma topluyoruz; yukarı uza uza uza; kolları omuz hizasında iki yana gergince aç bu sefer de yandaki ağaçlardan elma topla. On parmağında beş marifet maşallah.

E, hadi bi' de şu önceden söylediğimiz "bacağı öne uzat, ayaklar bilekten dönsün hareketini" de ekleyelim. Aman yarabbi, ofiste egzersizle izdivaç mı gerçekleşti?! Aman yarabbi vücut da yaptılar, kariyer de! Helal olsun bunları başaran sütun bacaklılara!

Gizem Kıyak


Hani bir Bianchi bisiklet vardı apartmanın giriş katına, merdiven altına saklanan; hani pek binilmediği için paslanan... İşte plazada çalıştığım günler kendimi turunculu siyahlı Bianchi sanmaktan alıkoyamıyorum. Bir iki tur atalım mı?

Bilgisayar ekranından da, Excel tablolarından da, uzayan mesai saatlerinden de çok sıkıldığınızı biliyorum. Popişinizin sandalyeyle ilişki durumu karışık, kalp desen izinlere aşık. E, n'apıcaz şimdi?

Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz, hooop ordayız: Ofis yaşamını sağlıklı vücutlara adapte ettiğimiz yerdeyiz.

Ofis bizim sütun bacaklarımıza kurban olsun be!
Öğrendim ki kapitalizmin zalim pençelerinden cesurca sıyrılıp sabah yahut akşam spor yapmaya çalışırmışsınız. Herkesin sporuna kimse karışamaz tabii ama ben karışırım!

Şimdi kanımın kanı kardeşlerim, oturduğunuz yerden para kazanıyorsanız, yani masa başı çalışıyorsanız, sabah yapacağınız sporla akşam yapacağınız spor arasında farklar var. Sabah sporcusuysanız bizim bu I. Metabolizma Han Hazretleri’ni uyandırmamız gerekiyor. Yani sabah sporu biraz daha dolaşımı hızlandırmaya, kalplerimizi pır pır attırmaya uğraşmalı. Akşamları "mağdurum da mağdurum" diyerek spora koşan plaza savaşçıları ise, masa başında kasılı kalmış kaslarını ve küsüp kendini kapatmış eklemlerini rahatlatmaya çalışmalı.

Efendim izninizle “Sabah Sabah Kanı Dolaşan” programımızı sunmak istiyorum; ardından yayınımıza “Kısmetse Akşam Rahatlarız” ve “Ofiste Egzersizle İzdivaç” programlarıyla devam edeceğiz, bizimle kalın.

Sabah Sabah Kanı Dolaşan programına hoşşşgeldiniz!
Diyorlar ki; "Ay Seda Abla bize bir akıl ver!" Şimdi bütün gün bilgisayar başında hareketsiz kalıyoruz ya; hani kan akışımız ve kalp atışımız yavaşlıyor ya, işte bu yüzden sabah yapılan sporda metabolizmayı hareketlendirmek gerekiyor ki, bu hareketlilik toplantılar boyu sürsün. Mesela koşuya mı çıkıyorsunuz, araya bir iki depar sıkıştırıverin. Ya da sabah yürüyüşünde ip atlayalım, sek sek oynayalım. Sabahları hormonlar da sizden yana. Pek değerli bilim insanımız Aziz Sancar’ımızın da dediği gibi, vücudun bir sirkadiyen saati var; eşittir içimizdeki biyolojik saat. Mesela bizim bu tiroid hormanları, ki kendileri I. Metabolizma Han Hazretleri’ne can verenlerdir, sabah saatlerinde zirve yapıyorlar. Yani kanı dolaştırmak için en münasip vakit sabah vaktidir!

Kısmetse Akşam Rahatlarız canııım!
"En çok neren acıdı ofiste annecim, söyle. Gel şu sırtını, belini Vicks’le ovayım" demeyeceğim tabii ki de. Yere uzanalım, bel boşluğumuzu alalım, kalmasın orada. Dizlerimizi bir sağa bir sola yatıralım. Şimdi bir de hazır uzanmışken ayaklarımızı yere basalım, karnımızı dört sayıda yukarı kaldırıp, dört sayıda geri indirelim. Dikkat! Omurlar tek tek kalkıp insin.

Aaa, bir de öyle harika bir sır veriyorum ki size, boyun, bel, sırt, omurga, hepsine yeşil ışık yakıyor. Ayağa kalkalım, bacaklar omuz genişliğinde açık. Başımızdan başlayıp kalçamızda son bulacak bir aşağı iniş dalgası yaratıyoruz, yine omurlar tek tek insin. Bacaklar dik ve rahat dururken, üst bedeniniz çok çok rahat bir şekilde aşağı sallanacak. O kadar rahat ki, biri başınıza hafifçe vurduğunda kafanız sallanıyor olmalı; bu halde küçük küçük sallanın aşağıda. Omurlar bir açıldı, bir açıldı ki tutamadık…


Ofiste Egzersizle İzdivaç başlıyooor!
Dost hedef nere komutanım? Kollar, boyun, sırt, bel! Düşman hedef bilgisayardı çünkü. Ofisteki sandalyemizden kalkıyor ve dik duruyoruz, omuzlar geri, göğüs ileri asker! Başımızı kendi ağırlığıyla bir sağa bir sola bırakıyoruz, sonra da bir sağda bir solda esnetiyoruz. Kolları yukarı kaldırdık, ağaçtan elma topluyoruz; yukarı uza uza uza; kolları omuz hizasında iki yana gergince aç bu sefer de yandaki ağaçlardan elma topla. On parmağında beş marifet maşallah.

E, hadi bi' de şu önceden söylediğimiz "bacağı öne uzat, ayaklar bilekten dönsün hareketini" de ekleyelim. Aman yarabbi, ofiste egzersizle izdivaç mı gerçekleşti?! Aman yarabbi vücut da yaptılar, kariyer de! Helal olsun bunları başaran sütun bacaklılara!

Gizem Kıyak


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.