Vejetaryen Beslenmenin Zararları

Ece Soylu 30.08.2016

Doğayla dost olduğu düşünülen vejetaryen beslenme, insan biyolojisiyle dost değilmiş meğerse.

Vejetaryen beslenme şekli uzun yıllardan beri gerek sağlık gerekçesi, gerekse dini ve kültürel sebeplerle tercih edilmiştir. Doğal ve taze bitkilerin tüketimine önem verilmesi sağlık açısından faydalı olsa da tamamen bitki kaynaklı beslenme birçok besin değerinin eksikliğine yol açıyor. Vejetaryenler de beslenme şekillerine göre gruplara ayrılır; hayvansal gıda olarak sadece yumurta tüketen ovo vejetaryenler, sadece süt ve süt ürünleri tüketen lakto vejetaryenler ve her ikisini de tüketen lakto ovo vejetaryenler. Bu farklılıklara göre vücudun eksikliğini duyduğu değerler farklılık gösterse de et tüketimi ile alınan birçok faydalı bileşenin eksikliği hepsinde gözleniyor. Veganlık ise tüm hayvansal ve türevleri gıdaları tüketmeyi reddeden çok daha katı bir rejim.

Yapılan son araştırmalar hem vegan hem de vejetaryen beslenmede demir, çinko, EPA ve DHA yağ asitleri, A ve D gibi yağda çözünebilen vitaminler, B12 ve kalsiyum gibi bileşenlerin yeterli miktarda alınamadığını ortaya koydu.

EPA ve DHA

Vejetaryen Beslenmenin Zararları
Kaynak: Pinterest

Omega-3 ve omega-6, vücudumuz için gerekli temel yağ asitleridir. Uzun zincirli omega-3 asidi çeşidi olan EPA ve DHA molekülleri ise, kanser, astım, depresyon, kalp rahatsızlıkları, ADHD ve otonom bozukluklarla ilgili hastalıklarla savaşımızda koruyucu rol üstlenmektedir. Bitki tüketimi ile alınan omega-3’ün EPA veya DHA formuna dönüştürülmesi mümkün olsa da insan biyolojisi bu konuda yeterince başarılı değildir. Bu nedenle balık gibi yağ asitlerini dönüştürülmüş halde bulunduran besinlerin tüketimi oldukça önemlidir. İstatistiklere göre; vejetaryen beslenenlerin EPA ve DHA oranı omnivor (etçil ve otçul) beslenenlere kıyasla %30 daha düşüktür, veganlarda ise bu yüzde %60’tır.

A ve D Vitaminleri

Vejetaryen Beslenmenin Zararları
Kaynak: Pinterest

A vitamini bağışıklık sistemi fonksiyonlarının düzgün işlemesi, üreme, görme ve cilt sağlığının korunması için gereklidir. D vitamini ise, metabolizma ve bağışıklığı düzenlemenin yanında iltihap ve belli kanser türlerine karşı da koruma sağlar. Deniz ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünleri A ve D vitamini bakımından zengindir. Bazı özel mantar türleri de bol miktarda A ve D vitamini barındırır ancak bu mantarların doğada tespit edilip toplanması zordur. İstatistiklere göre, vücuttaki D vitamini miktarı omnivorlara göre kıyaslandığında vejetaryenlerde %58, veganlarda ise %74 oranında daha azdır.

Demir

Vejetaryenlerin demir tüketimi ile omnivorlarınki hemen hemen aynıdır ancak bitkilerden alınan demirin biyoyararlılığı (bioavailability) hayvansal besinlerinkinden çok daha düşüktür. Bu da bitki ile alınan demirin vücut yararı için işlevsel olarak kullanılamaması demektir. Ayrıca kahve, çay ve süt ürünleri bitki kaynaklı demirin vücutta depolanmasını engeller. Bu nedenle vejetaryenlerin demir depolama oranı omnivorlara oranla %85 daha düşüktür.

Çinko

Bitkilerden çinko alımı mümkün olsa da aynı zamanda bol miktarda fitik asit içermeleri çinko emilimini engelliyor. Böylece, vejetaryen beslenme şeklinde çinko emilimini %35’e kadar düşürüyor. Başka bir araştırmaya göre ise; vejetaryenlerin çinko ihtiyacı omnivorlara göre %50 daha fazla.

Kalsiyum

Kalsiyumun en önemli kaynağı süt ve süt ürünleridir. Bu nedenle lakto vejetaryen sınıfındakiler kalsiyum alımında omnivorlarla hemen hemen aynı orana sahip. Veganlarda ve ovo vejetaryenlerde ise kalsiyum eksikliği gözlemleniyor. Bunun nedeni bitki kaynaklı kalsiyumun vücuttaki oksalat ve fitik asit nedeniyle emilememesi. Yapılan bir saptamaya göre; 16 porsiyon ıspanaktan emilen kalsiyum oranı 8 bardak sütünkine eşit.


B12 Vitamini

Vejetaryen Beslenmenin Zararları
Kaynak: Pinterest

B12, folik asit ile birlikte DNA sentezinde ve kırmızı kan hücresi yapımında etkin rol oynuyor. Sinir sistemimiz için de hayati öneme sahip bu vitaminin eksikliği, kronik yorgunluktan kansızlığa, hafıza kaybından psikolojik problemlere kadar birçok hastalığa neden oluyor. Özellikle çocukların zihinsel gelişimi için önem taşıyan bu bileşenin her yaş grubunda yeterli miktarda alınması gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre ise, veganlarda ve vejetaryenlerde yüksek oranda B12 vitamini eksikliği gözlemleniyor. Omnivorların sadece %5’inde B12 eksikliği görülürken; bu oran vejetaryenlerde %68, veganlarda ise %83.

Görüldüğü gibi vejetaryen beslenme şekli birçok temel bileşenin eksikliğine yol açıyor. Yetişkinlerde bile uzun süreli bir vejetaryen diyeti birçok soruna yol açarken, gelişim çağındaki çocukların vejetaryen diyetle beslenmesi oldukça sakıncalı. Son dönemde popüler olan vejetaryen ebeveynler ise çocuklarını da bu dünyanın bir parçası yapmaya niyetli. Ancak duruma toplumsal düzeyde el konulacak gibi gözüküyor, el kadar yavrucakların hayatı söz konusu sonuçta.

Bakınız, İtalya bu konuda elini taşın altına koymuş bile.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.