Uyanma Vakti

Ertuğ Alagöz 13.06.2016

Euro 2016'da D Grubu'nda bulunan milli takımımız, gruptaki ilk maçında Hırvatistan karşısında varlık gösteremeyerek 1-0 mağlup oldu ve turnuvaya kötü bir başlangıç yaptı.

Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti

Maç başlamadan önce kadrolara baktığımızda, maçın orta sahada çözüleceği az çok belli gibiydi. Orta sahada oyunun kontrolünü eline alan, dönen topları toplayan takımın kazanmaya daha yakın olacağı bir maç oynanacaktı. Nitekim dakikalar ilerledikçe, bu saydıklarımı daha iyi yapan Hırvatistan'ın pozisyon bulmaya daha yakın ve ne yaptığını bilen bir takım olduğunu gördük. Buna karşın Türkiye ise sahada ne yapması gerektiğini bilmeyen 11 farklı oyuncudan kurulu gibiydi. Herhangi belirli bir planı olmadığı görülen (ya da en azından varsa da bunu asgari düzeyde bile uygulayamayan) Türkiye, oyunun kontrolünü tamamen Hırvatistan'a kaptırdı. Özellikle kanatlarda Hakan ve Arda'yla fazlasıyla etkisiz olan milli takımımız, Arda'nın form düşüklüğü sebebiyle sol kanadında hem çok fazla açık verdi hem de bu kanadı hücumda efektif bir şekilde kullanamadı. Oyunda ayakta kalabilen üç ismin ise Gökhan Gönül, Ozan Tufan ve Hakan Balta olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın goldeki hatası da yadsınamayacak olan Ozan Tufan, Modric'in topuna gitmekte biraz daha istekli olsa, belki de farklı bir skoru konuşuyor olabilirdik. Yine de maç boyu girdiğimiz en net pozisyonun da onun ceza sahasına girmesiyle yakalandığını düşünürsek Ozan'ı fazla da suçlayamayız. Ay-Yıldızlılar adına en çok top kapan, en çok koşan ve en çok ikili mücadele kazanan isim olan Ozan Tufan, dün plansız bir takım içinde elinden geleni ortaya koymaya çalıştı. Ancak dediğim gibi, goldeki hatası da oldukça pahalıya mal oldu.

Hırvatistan ise Modric - Rakitic - Badelj orta sahasıyla önemli bir üstünlük kurarken, kanatları da fazlasıyla etkin kullandı. Özellikle Arda ve Caner'in kanadını Srna-Brozovic ikilisiyle iyi işleyen Hırvatlar, solda da Perisic'ten ziyadesiyle faydalandı. Maç boyu topu doğru kullanan Hırvatistan, Rakitic'in deliciliğini de kullanarak zaman zaman çok hızlı bir şekilde Türkiye ceza sahasına inmeyi başardı. Özellikle ikinci yarı pozisyonlarını sıklaştıran Hırvatistan'ın bunlardan yararlanamaması ise sanırım en iyi, Türkiye'nin turnuva şansıyla açıklanabilir.

Maç başlamadan önce kadrolara baktığımızda, maçın orta sahada çözüleceği az çok belli gibiydi. Orta sahada oyunun kontrolünü eline alan, dönen topları toplayan takımın kazanmaya daha yakın olacağı bir maç oynanacaktı. Nitekim dakikalar ilerledikçe, bu saydıklarımı daha iyi yapan Hırvatistan'ın pozisyon bulmaya daha yakın ve ne yaptığını bilen bir takım olduğunu gördük. Buna karşın Türkiye ise sahada ne yapması gerektiğini bilmeyen 11 farklı oyuncudan kurulu gibiydi. Herhangi belirli bir planı olmadığı görülen (ya da en azından varsa da bunu asgari düzeyde bile uygulayamayan) Türkiye, oyunun kontrolünü tamamen Hırvatistan'a kaptırdı. Özellikle kanatlarda Hakan ve Arda'yla fazlasıyla etkisiz olan milli takımımız, Arda'nın form düşüklüğü sebebiyle sol kanadında hem çok fazla açık verdi hem de bu kanadı hücumda efektif bir şekilde kullanamadı. Oyunda ayakta kalabilen üç ismin ise Gökhan Gönül, Ozan Tufan ve Hakan Balta olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın goldeki hatası da yadsınamayacak olan Ozan Tufan, Modric'in topuna gitmekte biraz daha istekli olsa, belki de farklı bir skoru konuşuyor olabilirdik. Yine de maç boyu girdiğimiz en net pozisyonun da onun ceza sahasına girmesiyle yakalandığını düşünürsek Ozan'ı fazla da suçlayamayız. Ay-Yıldızlılar adına en çok top kapan, en çok koşan ve en çok ikili mücadele kazanan isim olan Ozan Tufan, dün plansız bir takım içinde elinden geleni ortaya koymaya çalıştı. Ancak dediğim gibi, goldeki hatası da oldukça pahalıya mal oldu.

Hırvatistan ise Modric - Rakitic - Badelj orta sahasıyla önemli bir üstünlük kurarken, kanatları da fazlasıyla etkin kullandı. Özellikle Arda ve Caner'in kanadını Srna-Brozovic ikilisiyle iyi işleyen Hırvatlar, solda da Perisic'ten ziyadesiyle faydalandı. Maç boyu topu doğru kullanan Hırvatistan, Rakitic'in deliciliğini de kullanarak zaman zaman çok hızlı bir şekilde Türkiye ceza sahasına inmeyi başardı. Özellikle ikinci yarı pozisyonlarını sıklaştıran Hırvatistan'ın bunlardan yararlanamaması ise sanırım en iyi, Türkiye'nin turnuva şansıyla açıklanabilir.

Maç başlamadan önce kadrolara baktığımızda, maçın orta sahada çözüleceği az çok belli gibiydi. Orta sahada oyunun kontrolünü eline alan, dönen topları toplayan takımın kazanmaya daha yakın olacağı bir maç oynanacaktı. Nitekim dakikalar ilerledikçe, bu saydıklarımı daha iyi yapan Hırvatistan'ın pozisyon bulmaya daha yakın ve ne yaptığını bilen bir takım olduğunu gördük. Buna karşın Türkiye ise sahada ne yapması gerektiğini bilmeyen 11 farklı oyuncudan kurulu gibiydi. Herhangi belirli bir planı olmadığı görülen (ya da en azından varsa da bunu asgari düzeyde bile uygulayamayan) Türkiye, oyunun kontrolünü tamamen Hırvatistan'a kaptırdı. Özellikle kanatlarda Hakan ve Arda'yla fazlasıyla etkisiz olan milli takımımız, Arda'nın form düşüklüğü sebebiyle sol kanadında hem çok fazla açık verdi hem de bu kanadı hücumda efektif bir şekilde kullanamadı. Oyunda ayakta kalabilen üç ismin ise Gökhan Gönül, Ozan Tufan ve Hakan Balta olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın goldeki hatası da yadsınamayacak olan Ozan Tufan, Modric'in topuna gitmekte biraz daha istekli olsa, belki de farklı bir skoru konuşuyor olabilirdik. Yine de maç boyu girdiğimiz en net pozisyonun da onun ceza sahasına girmesiyle yakalandığını düşünürsek Ozan'ı fazla da suçlayamayız. Ay-Yıldızlılar adına en çok top kapan, en çok koşan ve en çok ikili mücadele kazanan isim olan Ozan Tufan, dün plansız bir takım içinde elinden geleni ortaya koymaya çalıştı. Ancak dediğim gibi, goldeki hatası da oldukça pahalıya mal oldu.

Hırvatistan ise Modric - Rakitic - Badelj orta sahasıyla önemli bir üstünlük kurarken, kanatları da fazlasıyla etkin kullandı. Özellikle Arda ve Caner'in kanadını Srna-Brozovic ikilisiyle iyi işleyen Hırvatlar, solda da Perisic'ten ziyadesiyle faydalandı. Maç boyu topu doğru kullanan Hırvatistan, Rakitic'in deliciliğini de kullanarak zaman zaman çok hızlı bir şekilde Türkiye ceza sahasına inmeyi başardı. Özellikle ikinci yarı pozisyonlarını sıklaştıran Hırvatistan'ın bunlardan yararlanamaması ise sanırım en iyi, Türkiye'nin turnuva şansıyla açıklanabilir.

Maç başlamadan önce kadrolara baktığımızda, maçın orta sahada çözüleceği az çok belli gibiydi. Orta sahada oyunun kontrolünü eline alan, dönen topları toplayan takımın kazanmaya daha yakın olacağı bir maç oynanacaktı. Nitekim dakikalar ilerledikçe, bu saydıklarımı daha iyi yapan Hırvatistan'ın pozisyon bulmaya daha yakın ve ne yaptığını bilen bir takım olduğunu gördük. Buna karşın Türkiye ise sahada ne yapması gerektiğini bilmeyen 11 farklı oyuncudan kurulu gibiydi. Herhangi belirli bir planı olmadığı görülen (ya da en azından varsa da bunu asgari düzeyde bile uygulayamayan) Türkiye, oyunun kontrolünü tamamen Hırvatistan'a kaptırdı. Özellikle kanatlarda Hakan ve Arda'yla fazlasıyla etkisiz olan milli takımımız, Arda'nın form düşüklüğü sebebiyle sol kanadında hem çok fazla açık verdi hem de bu kanadı hücumda efektif bir şekilde kullanamadı. Oyunda ayakta kalabilen üç ismin ise Gökhan Gönül, Ozan Tufan ve Hakan Balta olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın goldeki hatası da yadsınamayacak olan Ozan Tufan, Modric'in topuna gitmekte biraz daha istekli olsa, belki de farklı bir skoru konuşuyor olabilirdik. Yine de maç boyu girdiğimiz en net pozisyonun da onun ceza sahasına girmesiyle yakalandığını düşünürsek Ozan'ı fazla da suçlayamayız. Ay-Yıldızlılar adına en çok top kapan, en çok koşan ve en çok ikili mücadele kazanan isim olan Ozan Tufan, dün plansız bir takım içinde elinden geleni ortaya koymaya çalıştı. Ancak dediğim gibi, goldeki hatası da oldukça pahalıya mal oldu.

Hırvatistan ise Modric - Rakitic - Badelj orta sahasıyla önemli bir üstünlük kurarken, kanatları da fazlasıyla etkin kullandı. Özellikle Arda ve Caner'in kanadını Srna-Brozovic ikilisiyle iyi işleyen Hırvatlar, solda da Perisic'ten ziyadesiyle faydalandı. Maç boyu topu doğru kullanan Hırvatistan, Rakitic'in deliciliğini de kullanarak zaman zaman çok hızlı bir şekilde Türkiye ceza sahasına inmeyi başardı. Özellikle ikinci yarı pozisyonlarını sıklaştıran Hırvatistan'ın bunlardan yararlanamaması ise sanırım en iyi, Türkiye'nin turnuva şansıyla açıklanabilir.

Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti

Bir başka önemli nokta ise Mehmet Topal gibi önemli bir defansif orta saha oyuncusunun stoperde kullanılmasının oldukça yanlış olması. Bu, iki açıdan hatalı bir karar. İlki, orta sahada iyi bir defansif oyuncunun varlığından yoksun kalınması, ikincisi ise stoper mevkisi için stoper orijinli bir oyuncunun kullanılamaması. Orta sahada rakibi bozan, pres yapan, top kapan, fiziken ayakta kalan bir Mehmet Topal oldukça işe yarayabilirdi. Bununla birlikte iyi bir stoperin Hakan Balta'nın yanında kullanılması da ceza sahası içinde yaşanılan hava topu tehlikelerini bertaraf edebilirdi. Kısacası onu stoperde kullanmak bir taşla iki kuşu vuruyor ancak kötü anlamda. Diğer yandan, bu sezon lige damgasını vuran Oğuzhan Özyakup'un da etkili kullanılamadığı düşüncesindeyim.

Bu sezonun Beşiktaş'ına baktığımızda, Şenol Güneş'in onu biraz daha geride tam bir 8 numara gibi kullandığını, topu daha geride alan Oğuzhan'ın oyunu daha geniş bir perspektifle görme şansının olduğunu ve ilk topları onun gibi oyun görüşü yüksek bir oyuncunun kullanmasının takıma fazlasıyla faydalı olduğunu gördük. Bununla birlikte Beşiktaş'ta birlikte oynadığı Atiba - Sosa - Olcay ve Gomez gibi oyuncularla da futbol aklı uyuştuğu için daha verimli oynadığını biliyoruz. Ancak milli takımda ne bu pozisyonda oynatılıyor ne de çevresinde bu tarz oyuncular mevcut. Dolayısıyla Türkiye bir başka etkili silahından da mahrum kalmış oluyor. Bu da takımı hücumda oldukça kısıtlı bir takıma dönüştürüyor.

Bir başka önemli nokta ise Mehmet Topal gibi önemli bir defansif orta saha oyuncusunun stoperde kullanılmasının oldukça yanlış olması. Bu, iki açıdan hatalı bir karar. İlki, orta sahada iyi bir defansif oyuncunun varlığından yoksun kalınması, ikincisi ise stoper mevkisi için stoper orijinli bir oyuncunun kullanılamaması. Orta sahada rakibi bozan, pres yapan, top kapan, fiziken ayakta kalan bir Mehmet Topal oldukça işe yarayabilirdi. Bununla birlikte iyi bir stoperin Hakan Balta'nın yanında kullanılması da ceza sahası içinde yaşanılan hava topu tehlikelerini bertaraf edebilirdi. Kısacası onu stoperde kullanmak bir taşla iki kuşu vuruyor ancak kötü anlamda. Diğer yandan, bu sezon lige damgasını vuran Oğuzhan Özyakup'un da etkili kullanılamadığı düşüncesindeyim.

Bu sezonun Beşiktaş'ına baktığımızda, Şenol Güneş'in onu biraz daha geride tam bir 8 numara gibi kullandığını, topu daha geride alan Oğuzhan'ın oyunu daha geniş bir perspektifle görme şansının olduğunu ve ilk topları onun gibi oyun görüşü yüksek bir oyuncunun kullanmasının takıma fazlasıyla faydalı olduğunu gördük. Bununla birlikte Beşiktaş'ta birlikte oynadığı Atiba - Sosa - Olcay ve Gomez gibi oyuncularla da futbol aklı uyuştuğu için daha verimli oynadığını biliyoruz. Ancak milli takımda ne bu pozisyonda oynatılıyor ne de çevresinde bu tarz oyuncular mevcut. Dolayısıyla Türkiye bir başka etkili silahından da mahrum kalmış oluyor. Bu da takımı hücumda oldukça kısıtlı bir takıma dönüştürüyor.

Bir başka önemli nokta ise Mehmet Topal gibi önemli bir defansif orta saha oyuncusunun stoperde kullanılmasının oldukça yanlış olması. Bu, iki açıdan hatalı bir karar. İlki, orta sahada iyi bir defansif oyuncunun varlığından yoksun kalınması, ikincisi ise stoper mevkisi için stoper orijinli bir oyuncunun kullanılamaması. Orta sahada rakibi bozan, pres yapan, top kapan, fiziken ayakta kalan bir Mehmet Topal oldukça işe yarayabilirdi. Bununla birlikte iyi bir stoperin Hakan Balta'nın yanında kullanılması da ceza sahası içinde yaşanılan hava topu tehlikelerini bertaraf edebilirdi. Kısacası onu stoperde kullanmak bir taşla iki kuşu vuruyor ancak kötü anlamda. Diğer yandan, bu sezon lige damgasını vuran Oğuzhan Özyakup'un da etkili kullanılamadığı düşüncesindeyim.

Bu sezonun Beşiktaş'ına baktığımızda, Şenol Güneş'in onu biraz daha geride tam bir 8 numara gibi kullandığını, topu daha geride alan Oğuzhan'ın oyunu daha geniş bir perspektifle görme şansının olduğunu ve ilk topları onun gibi oyun görüşü yüksek bir oyuncunun kullanmasının takıma fazlasıyla faydalı olduğunu gördük. Bununla birlikte Beşiktaş'ta birlikte oynadığı Atiba - Sosa - Olcay ve Gomez gibi oyuncularla da futbol aklı uyuştuğu için daha verimli oynadığını biliyoruz. Ancak milli takımda ne bu pozisyonda oynatılıyor ne de çevresinde bu tarz oyuncular mevcut. Dolayısıyla Türkiye bir başka etkili silahından da mahrum kalmış oluyor. Bu da takımı hücumda oldukça kısıtlı bir takıma dönüştürüyor.

Bir başka önemli nokta ise Mehmet Topal gibi önemli bir defansif orta saha oyuncusunun stoperde kullanılmasının oldukça yanlış olması. Bu, iki açıdan hatalı bir karar. İlki, orta sahada iyi bir defansif oyuncunun varlığından yoksun kalınması, ikincisi ise stoper mevkisi için stoper orijinli bir oyuncunun kullanılamaması. Orta sahada rakibi bozan, pres yapan, top kapan, fiziken ayakta kalan bir Mehmet Topal oldukça işe yarayabilirdi. Bununla birlikte iyi bir stoperin Hakan Balta'nın yanında kullanılması da ceza sahası içinde yaşanılan hava topu tehlikelerini bertaraf edebilirdi. Kısacası onu stoperde kullanmak bir taşla iki kuşu vuruyor ancak kötü anlamda. Diğer yandan, bu sezon lige damgasını vuran Oğuzhan Özyakup'un da etkili kullanılamadığı düşüncesindeyim.

Bu sezonun Beşiktaş'ına baktığımızda, Şenol Güneş'in onu biraz daha geride tam bir 8 numara gibi kullandığını, topu daha geride alan Oğuzhan'ın oyunu daha geniş bir perspektifle görme şansının olduğunu ve ilk topları onun gibi oyun görüşü yüksek bir oyuncunun kullanmasının takıma fazlasıyla faydalı olduğunu gördük. Bununla birlikte Beşiktaş'ta birlikte oynadığı Atiba - Sosa - Olcay ve Gomez gibi oyuncularla da futbol aklı uyuştuğu için daha verimli oynadığını biliyoruz. Ancak milli takımda ne bu pozisyonda oynatılıyor ne de çevresinde bu tarz oyuncular mevcut. Dolayısıyla Türkiye bir başka etkili silahından da mahrum kalmış oluyor. Bu da takımı hücumda oldukça kısıtlı bir takıma dönüştürüyor.

Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti
Uyanma Vakti

Sanırım ilk etapta Mehmet Topal'ın stoperde kullanılma düşüncesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte formsuz Arda yerine Olcay da sol açıkta iyi bir tercih olarak düşünülebilir. Orta sahanın Mehmet Topal - Oğuzhan ve önlerinde Hakan Çalhanoğlu'ndan oluşması da takımın hücum gücünü ve defansif direncini artıracaktır. Sağ kanatta ise duruma bağlı olarak Ozan Tufan veya Volkan Şen değerlendirilebilir. Eğer Mehmet Topal stoper olarak kalacaksa da Ozan - Oğuzhan ikilisinin önünde Hakan oynatılabilir. Ancak bu halleriyle ne Selçuk ne de Arda takıma katkı sağlayabilecek gibi gözüküyor. Bununla birlikte Fatih Terim'in bu oyuncuları kesmekten kaçınacağını düşünüyorum. Öyle ya da böyle, milli takımda hali hazırda birkaç oyuncunun yerinin değiştirilmesi gerekliliğinden daha büyük bir sorun olduğunun da farkında olmamız gerekiyor. Sanki belirli bir oyun felsefesinden uzak bir kaos futbolu takıma hakim gibi gözüküyor.

Turnuva içinde bundan uzaklaşmak ise pek zahmetli olacaktır. Belki de en başta kadronun belirlenmesi ve belirlenen kadronun turnuvaya hazırlanması sürecinde bir sıkıntı vardır. Yine de mevcut kadroyla da asgari düzeyde çözüm üretilebileceği kanısındayım. Bu asgari çözümün neleri değiştirebileceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bununla birlikte, İspanya karşısında dünkü maça göre oldukça iyiye gitmiş bir futbol oynanması da beni şaşırtmayacaktır. Zira Türk Milli Takımı, çoğunlukla kendisini takip edenleri şaşırtmış bir takım olmuştur.


Sanırım ilk etapta Mehmet Topal'ın stoperde kullanılma düşüncesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte formsuz Arda yerine Olcay da sol açıkta iyi bir tercih olarak düşünülebilir. Orta sahanın Mehmet Topal - Oğuzhan ve önlerinde Hakan Çalhanoğlu'ndan oluşması da takımın hücum gücünü ve defansif direncini artıracaktır. Sağ kanatta ise duruma bağlı olarak Ozan Tufan veya Volkan Şen değerlendirilebilir. Eğer Mehmet Topal stoper olarak kalacaksa da Ozan - Oğuzhan ikilisinin önünde Hakan oynatılabilir. Ancak bu halleriyle ne Selçuk ne de Arda takıma katkı sağlayabilecek gibi gözüküyor. Bununla birlikte Fatih Terim'in bu oyuncuları kesmekten kaçınacağını düşünüyorum. Öyle ya da böyle, milli takımda hali hazırda birkaç oyuncunun yerinin değiştirilmesi gerekliliğinden daha büyük bir sorun olduğunun da farkında olmamız gerekiyor. Sanki belirli bir oyun felsefesinden uzak bir kaos futbolu takıma hakim gibi gözüküyor.

Turnuva içinde bundan uzaklaşmak ise pek zahmetli olacaktır. Belki de en başta kadronun belirlenmesi ve belirlenen kadronun turnuvaya hazırlanması sürecinde bir sıkıntı vardır. Yine de mevcut kadroyla da asgari düzeyde çözüm üretilebileceği kanısındayım. Bu asgari çözümün neleri değiştirebileceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bununla birlikte, İspanya karşısında dünkü maça göre oldukça iyiye gitmiş bir futbol oynanması da beni şaşırtmayacaktır. Zira Türk Milli Takımı, çoğunlukla kendisini takip edenleri şaşırtmış bir takım olmuştur.


Sanırım ilk etapta Mehmet Topal'ın stoperde kullanılma düşüncesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte formsuz Arda yerine Olcay da sol açıkta iyi bir tercih olarak düşünülebilir. Orta sahanın Mehmet Topal - Oğuzhan ve önlerinde Hakan Çalhanoğlu'ndan oluşması da takımın hücum gücünü ve defansif direncini artıracaktır. Sağ kanatta ise duruma bağlı olarak Ozan Tufan veya Volkan Şen değerlendirilebilir. Eğer Mehmet Topal stoper olarak kalacaksa da Ozan - Oğuzhan ikilisinin önünde Hakan oynatılabilir. Ancak bu halleriyle ne Selçuk ne de Arda takıma katkı sağlayabilecek gibi gözüküyor. Bununla birlikte Fatih Terim'in bu oyuncuları kesmekten kaçınacağını düşünüyorum. Öyle ya da böyle, milli takımda hali hazırda birkaç oyuncunun yerinin değiştirilmesi gerekliliğinden daha büyük bir sorun olduğunun da farkında olmamız gerekiyor. Sanki belirli bir oyun felsefesinden uzak bir kaos futbolu takıma hakim gibi gözüküyor.

Turnuva içinde bundan uzaklaşmak ise pek zahmetli olacaktır. Belki de en başta kadronun belirlenmesi ve belirlenen kadronun turnuvaya hazırlanması sürecinde bir sıkıntı vardır. Yine de mevcut kadroyla da asgari düzeyde çözüm üretilebileceği kanısındayım. Bu asgari çözümün neleri değiştirebileceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bununla birlikte, İspanya karşısında dünkü maça göre oldukça iyiye gitmiş bir futbol oynanması da beni şaşırtmayacaktır. Zira Türk Milli Takımı, çoğunlukla kendisini takip edenleri şaşırtmış bir takım olmuştur.


Sanırım ilk etapta Mehmet Topal'ın stoperde kullanılma düşüncesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte formsuz Arda yerine Olcay da sol açıkta iyi bir tercih olarak düşünülebilir. Orta sahanın Mehmet Topal - Oğuzhan ve önlerinde Hakan Çalhanoğlu'ndan oluşması da takımın hücum gücünü ve defansif direncini artıracaktır. Sağ kanatta ise duruma bağlı olarak Ozan Tufan veya Volkan Şen değerlendirilebilir. Eğer Mehmet Topal stoper olarak kalacaksa da Ozan - Oğuzhan ikilisinin önünde Hakan oynatılabilir. Ancak bu halleriyle ne Selçuk ne de Arda takıma katkı sağlayabilecek gibi gözüküyor. Bununla birlikte Fatih Terim'in bu oyuncuları kesmekten kaçınacağını düşünüyorum. Öyle ya da böyle, milli takımda hali hazırda birkaç oyuncunun yerinin değiştirilmesi gerekliliğinden daha büyük bir sorun olduğunun da farkında olmamız gerekiyor. Sanki belirli bir oyun felsefesinden uzak bir kaos futbolu takıma hakim gibi gözüküyor.

Turnuva içinde bundan uzaklaşmak ise pek zahmetli olacaktır. Belki de en başta kadronun belirlenmesi ve belirlenen kadronun turnuvaya hazırlanması sürecinde bir sıkıntı vardır. Yine de mevcut kadroyla da asgari düzeyde çözüm üretilebileceği kanısındayım. Bu asgari çözümün neleri değiştirebileceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bununla birlikte, İspanya karşısında dünkü maça göre oldukça iyiye gitmiş bir futbol oynanması da beni şaşırtmayacaktır. Zira Türk Milli Takımı, çoğunlukla kendisini takip edenleri şaşırtmış bir takım olmuştur.


Ertuğ Alagöz


Ertuğ Alagöz


Ertuğ Alagöz


Ertuğ Alagöz


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.