Türkü Hikayeleri - 1

Barlas Sicimoğlu 15.09.2016

Türküler, Anadolu'daki yaşanmışlıkların en çarpıcı dışavurumlarını oluşturur her zaman. Serinin ilk yazısında Erzurum'dan ve Niğde'den sarsıcı iki türkü hikayesi yer alıyor.

Türkü Hikayeleri - 1

Bazen inkar ederiz, bazen isyan ederiz, bazen ondan kurtulmak isteriz. Ama en nihayetinde yaşadığımız coğrafyadır bizi şekillendiren, bizi olgunlaştıran, yani kısaca bizi biz yapan. Her ne kadar ufkumuzu dünya ölçeğinde genişletebildiğimiz kadar genişletsek de en nihayetinde sığınacak bir liman aradığımız zaman gelir ve o liman, kendi coğrafyamız olur. Geleneği, göreneği, yemekleri, insanları, her şeyiyle yoğrulduğumuz coğrafya bazen üstümüze üstümüze gelir, ondan kaçış yolu ararız ve bazen başarırız da. Ama kaçmayı başardığımız andan itibaren, kaçtığımız coğrafyayı aramaya da başlarız ve en nihayetinde bir yerde tekrar kesişiriz.

İlla ki bizi yakalayan bir türkü vardır

Bizi yoğuran Anadolu coğrafyası birçok yönüyle dünyanın en zengin yörelerinden. Ama Anadolu’ya bu zenginliği katan en önemli husus, üzerinde yıllar boyu biriken yaşanmışlıklar. Her yaşanmışlık, her hikaye, her aşk, her acı sonraki nesillere daha derin bir vurgu halinde dönmüş bu topraklarda. Bu topraklardaki yaşanmışlıklar da en sarsıcı biçimde türkülerde vücut bulmuş. Yörelerin kültürlerinin, o eşsiz hikayelerle harmanlanıp kültür varlığı haline dönüştüğü yegâne yerlerdir türküler. Her biri, ayrı bir keyif verir. Bir kısmımız bazı yörelerinkine, bir kısmımız diğerlerininkine kendimizi daha sıcak hissederiz. Ama illa ki bizi yakalayan bir türküye, hayatımızın bir köşesinde rastgeliriz. Bu yazımızla birlikte, sizlerle bazı türkülerimizin kâh neşeli kâh hüzünlü hikayelerini paylaşmaya başlayacağız. Yöreden yöreye, nesilden nesile, yaşanmışlıklarla birlikte keyifli yolculuklar geçirmeye hazır olun.

Türkü Hikayeleri - 1

Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi

Bu yazımızda iki hikaye paylaşacağız. İlk türkü hikayemiz Erzurum’dan. Erzurum yöresine ait “Dün Gece Yâr Hanesinde” isimli türkü, şahsen benim en sevdiklerimden biridir. Sözleri de melodisi de son derece naif ve yumuşak olan bu eser, Erzurumlu bir delikanlının platonik aşkı uğruna başına geleni anlatan, yine naif bir hikayeye sahip. Rivayete göre delikanlı, komşu köyden bir kıza abayı yakıyor. Kıza vuruluyor vurulmasına da utangaçlığı her şeye mani oluyor. Hatta öylesine utangaçmış ki bu delikanlı, kızın yürüdüğü yoldan bile yürüyemiyormuş. Gel zaman git zaman günler geçiyor, kızın erkek kardeşi evlenecek oluyor. Düğün, kızın ailesinin evinde vuku bulduktan sonra, misafirler o evde yatıya kalıyor, haliyle delikanlı da. Delikanlının keyfi inanılmaz, sevdiği kızın evinde kalacak. Ama o kalabalıkta uyumak için yer bulamadığı gibi, utangaçlığından kıza yatacak bir ufak sofa bile soramıyor. Ev dolunca mecburen bahçeye çıkıyor. “Varsın böyle olsun, onun uyuduğu yerde uyuyorum ya, bana yeter” diyor ve yastık niyetine başının altına çekiyor bir taş parçası. Türküdeki “dün gece yâr hanesinde, yastığım bir taş idi” dizeleri de işte böyle ortaya çıkmış oluyor. Ama her şey güllük gülistanlık gitmiyor. Bahçede yatan delikanlının üstüne, fırtına ve sağanak yağmur çöküveriyor. Delikanlı haliyle sırılsıklam ama hâlâ keyfinde bir dirhem bozulma yok. “Altım çamur, üstüm yağmur, yine gönlüm hoş idi” dizeleri de delikanlının ruh halini tamamlayıcı nitelikte. Doğu Anadolu türkülerinde büyük emeği bulunan merhum Raci Alkır’ın derlediği bu türkünün Kubat’ın yorumladığı halini, Esen Müzik’in resmi YouTube hesabı aracılığıyla paylaşıyoruz.

Ereğli'den çıktım sökün eyledim

Yazımızın ikinci türkü hikayesi ise Niğde yöresinden. Orijinal ismi “Ereğli’den Çıktım Sökün Eyledim” olan, ama “Adana’ya Bir Kız Geçti Gördün Mü” ismiyle de sıkça bilinen bu türkümüz, İç Anadolu düğünlerinin vazgeçilmezlerindendir. Her ne kadar yıllar içerisinde biraz “oyun havası” ritmine evrilse de aslında bu türkünün çok acıklı bir hikayesi var. Türk halk müziği sanatçılarından Ali Ercan, “Kara Kaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri” kitabında bu türkünün hikayesinden bahsediyor. Kitapta anlatılana göre, Niğde’nin bir köyünde Tahir Efendi diye bir zat yaşar. Keyfi için ozanlık yapan Tahir’in yolu bir gün Konya Ereğli’ye düşer. Şehre girmeden hemen önce ise, ağaçlık bir yerde bir yörük aşiretine rast gelir. Tahir çadırları seyre dalmışken, çadırların içinden dünya güzeli bir kızın çıktığını ve yakındaki pınarda su doldurduğunu görür. Kızı görür görmez aşık olan Tahir, bir önceki hikayemizdeki utangaç delikanlının aksine cesaretini toplar ve kıza o anda açılmaya karar verir. Şarkı sözlerinden isminin Hüsne olduğunu anladığımız kızımız, Tahir’e alıcı gözle baktıktan sonra teklifini kabul eder. (Sevdiği kız veya erkeğe açılma konusunda sıkıntı yaşayan arkadaşlarımıza, Tahir’in bu başarısı örnek mahiyetinde bana göre.)

Yalnız Hüsne, babasının Adana’ya gittiğini ve 1 hafta sonra geri döneceğini, bir hafta sonra gelip babasından kendisini istemesi gerektiğini Tahir’e söyler. Tahir, bu gazla atına atladığı gibi kendini köyde bulur. Eşe, dosta, herkese durumu anlatır ve bir haftayı iple çekmeye başlar. Tahir bi haftayı beklerken, kızın babası üç gün sonra dönüverir. Ama Hüsne’deki değişikliği seziveren babası, yakınındakilerden de durumun iç yüzünü öğrenince bu işe olur vermez. Vermediği gibi obayı toplar ve Adana’ya doğru yol alır. Tahir ise bir haftayı doldurur doldurmaz, anasını babasını aldığı gibi Hüsne’nin obasına doğru yola koyulur. Vardıkları zaman obayı göremeyen Tahir, Hüsne’nin ayak izlerinden başka bir şeye rast gelmez ve derin bir üzüntüye düşer. Ve sonucunda da bu türküyü yakar. “Ereğli’den çıktım sökün eyledim, Garayaz’ı Çiftehan’ı boyladım” dizelerinden de anlayacağımız üzere, Ereğli’den çıkıp bütün yakın yörelerde Hüsne’yi soran Tahir, sevdiğinin izine bir türlü rastlayamaz. İlk dörtlüğün son dizesi “Buralardan Hüsnem geçti gördün mü” ve “Adana’ya bir kız geçti gördün mü” şeklinde iki türlü de söylense de Abdullah Tatyüz ve Hakan Tatyüz’ün derlemesinde bu dizelerden ilkinin yer aldığını görüyoruz. Ama günümüzde ikinci dize, daha sık kullanılıyor.

Türkü Hikayeleri - 1

Bu yazımızda Erzurum’a ve Niğde’ye uğradık. Önümüzdeki yazılarda Anadolu’nun başka yörelerinde, başka yaşanmışlıklarda buluşmak üzere.

(Yazıdaki tüm görseller, Anadolu Ajansı web sayfasından alınmıştır.)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.