Türkiye Cumhuriyeti’nde İdam Cezasının Tarihçesi

İrem Çamarası 05.08.2016

Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk idam nasıl gerçekleşti, daha sonra nasıl kalktı ve etkileri neler oldu?

İstiklal Mahkemeleri tarafından verilen 1500-2000 civarında idam kararını saymazsak Türkiye’de 1920’de Meclisin kuruluşundan, 1984’te ölüm cezaların fiilen kaldırılmasına kadar geçen 64 yıllık dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan ve infazı gerçekleştirilen ölüm cezası kararı sayısı 712'dir. Bunlardan 15'i kadın hükümlüdür.

Henüz idam cezası yürürlükteyken, bir kişinin ölüm cezası ile cezalandırılabilmesi için öncelikle karşılığında ölüm cezası öngörülen bir suçtan dolayı hüküm giymesi gerekiyordu. Daha sonraki aşama cezanın temyiz merciince onaylanması, ardından TBMM'nin cezanın infazını uygun bulması ve Cumhurbaşkanınca onaylanıp Resmi Gazete'de yayımlanmasıydı. Bu aşamalardan sonra ise cezanın infazı sürecine geçiliyordu. İnfaz kurallarına göre ölüm cezası, hükümlünün mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde yerine getirilmiyor, hamile kadınlar doğum yapana kadar, akıl hastalığı tespit edilenler akli dengesi düzelene kadar idam edilmiyordu. 18 yaşından küçükler ve 65 yaşından büyükler hakkındaki ölüm cezası infaz edilmiyordu. Fakat 17 yaşındaki kişilerin bile yaşlarının büyütülüp idam edildiği tarihimizde görülen bir olaydır.

İnfazlar 1965 yılına kadar gündüzleri, halkın izleyebilmesi için alenen ve belirli noktalarda; İstanbul’da Sultanahmet Meydanı’nda, Ankara’da Samanpazarı’nda gerçekleştiriliyordu. 1965 yılında İnfaz Kanunu’nda yapılan düzenlemeden sonraki infazlar cezaevi avlularında, güneş doğmadan önce, gizli olarak yapılmaya başlandı. Askeriyeye bağlı bir kişinin askeri suçtan dolayı aldığı ölüm cezası kurşuna dizilerek infaz edilirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nde İdam Cezasının Tarihçesi

-İstiklal mahkemeleri dışındaki idamların ilk önemli örneği Menemen Olayı'nın ardından yaşandı. 23 Aralık 1930 günü Menemen'de Yedek Asteğmen Kubilay Bey'in öldürülmesi olayı ile ilgili 37 kişi ölüm cezasına çarptırdı. Meclis, 28'inin ölüm cezasını onayladı.

- Isparta’nın Darıbükü Köyü’nden Hasan Kızı Fatma, aynı köyden Eşref’in Hanife’yle evlenmesini temin etmek için Eşref’in karısı Ümmüşani’yi ‘20’lik altın’ ve tarla karşılığı öldürdü. Ve 14 Aralık 1931’de Tuzpazarı’nda asıldı. Kasabalılar sabah karanlığından itibaren meydanı doldururken, Fatma’nın son sözü “Allah affetsin” oldu. Fatma, TBMM kararıyla idam edilen ilk kadın olarak Türkiye’nin suç tarihine geçti.

-Cumhuriyet tarihinin casusluk gerekçesiyle tek idamı ise 1949'da infaz edildi. Sovyetler Birliği hesabına çalıştığı saptanan Aram Şanesyan adlı kişi asıldı.

- 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra darbe yönetimi döneminde Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan Yüksek Adalet Divanı'nda yargılanmış ve ölüm cezası aldılar. Cezaları 17 Eylül 1961'de infaz edildi. İdam cezasının en büyük etkilerinden biri bu olay ile gerçekleşti ve Adnan Menderes’in idamı herkeste oldukça büyük bir etki yarattı.

- 12 Mart 1971 Muhtırası da yarım darbe olarak nitelenmesine rağmen 17 kişiyi idama gönderdi. 1971'in 18 Temmuz'u ile 28 Temmuz'u arasında, tamamı adli suçlu 14 hüküm infaz edildi. 12 Mart rejiminin diğer 3 infazı ise 1968 kuşağının önde gelen devrimcilerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'dır. Üçü de 6 Mayıs 1972'de Ankara'da idam edildiler. Deniz Gezmiş ve arkadaşları herkeste sarsıcı bir etki bırakmış, bunun üzerine birçok kitap ve film yapılmıştır. Hâlâ daracağındaki üç fidan konusunda büyük tartışmalar yaşanmaktadır.

- Cumhuriyet tarihinde idam sehpasına gönderilen son kadın ise Kadriye Partici oldu. Kadriye Partici, kardeşi Faik Varketli ile birlikte, boynundaki bir tane beşibirlik altın, 4 tane bilezik ve parmağındaki altın yüzüğü almak için Aysel Malseven’e Folidol ismindeki bir tütün haşere ilacını zorla içirdi. Ancak Aysel Malseven içirdikleri zehri kusunca, Faik Vartekli maktulün başında bir bıçağın ucuyla delik açarak ölümü hızlandırdı. Kadriye Partici, 25 Temmuz 1971’de İzmir ’de asıldı. Ve asılan son kadın oldu.

- 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra, 1972'den beri infaz edilmeyen ölüm cezaları uygulanmaya başladı. Siyasi hükümlülerin yanında cezası o zamana kadar uygulanmamış adli hükümlülerin de cezaları uygulanmaya başladı. Ayrıca mahkemelerden peş peşe yeni ölüm cezası hükümleri çıktı. Sıkıyönetim askeri mahkemelerince 517 sanığa idam cezası verildi. Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam kararlarının sayısı 124 oldu. 54 kişinin ölüm cezası yetkili kurumda onaylandı. Bunların 50’si infaz edildi.

- Türkiye'de, cezası infaz edilen son idam mahkumu, 25 Ekim 1984'te infaz edilen Hıdır Arslan'dır. Ekim 1984'ten itibaren mahkemeler tarafından verilen ölüm cezaları Meclis’te onaylanmadığı için infaz edilmemiş, 1991 yılında çıkarılan bir afla 500 civarında ölüm cezası dosyası 10 yıl ağır hapse dönüştürülmüş ve 2002'deki yasayla da fiilen uygulanmamış olan tüm idam kararları, ömür boyu hapse dönüştürülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti’nde İdam Cezasının Tarihçesi

İdam cezası şu anda dünya genelinde 58 ülkenin yasalarında yer alıyor. 102 ülke ölüm cezasını yasalarından tamamen çıkarmış durumda. Altı ülkede savaş suçları ya da askeri yasaların ihlal edilmesi gibi istisnai durumlar dışında ölüm cezası öngörülmüyor. 32 ülke de yasalarından idam cezasını kaldırmamış olmakla birlikte pratikte uygulamıyor. Dolayısıyla dünya genelinde toplam 140 ülkede idam cezası uygulanmıyor. İdam cezasını son olarak Şubat 2015’te Fiji yasalarından çıkarmıştı.

Hukukçulara göre Türkiye’de ise idam cezasının geri getirilmesi hukuken zor, ancak imkansız değil. Fakat idam cezasının bıraktığı etkiler toplum üzerinde hala sürüyorken konunun tekrar konuşulması bile pek çok insanda aynı etkileri yaratabiliyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.