The Sea of Trees

Onur Arslan 15.08.2016

Gus Van Sant'tan aşk ve ölüm üzerine bir deneme.

Elephant filmi ile ilk kez katıldığı Cannes Film Festivali'nin en prestijli iki ödülü olan Palme d'Or ve En İyi Yönetmen ödülünü kucaklayan 'ın yeni filminden ilk fragman yayınlandı. Gösterildiği dokuz daldan, iki Oscar heykelciğini kucaklamış (, , üçlüsünden ilki En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında, diğer ikisi ise En İyi Senaryo Dalında Oscar kazandı - evet bildiğiniz o beğenmediğiniz Ben Affleck yazmış o filmi) Good Will Hunting ile dünya ölçeğinde başarıya ve üne kavuşan yönetmen, diğer yapımları ile de bu ününü korumayı bilmişti. 'e Oscar kazandıran Milk, Matt Damon'lı ve Berlin'de Altın Ayı için yarışmış Promised Land, Cannes'da Palme d'Or için yarışmış olan Paranoid Park ve Last Days bu yapımlardan bazıları olarak sıralanabilir. Tabii yönetmenimizin, "Başka kimse çekmek zorunda kalmasın diye" şeklinde açıkladığı ve Hitchkock'u mezarında titreten Psycho gibi kötü ürünleri olsa da kendisi, saygıdeğer bir Amerikalı yönetmendir halen.

The Sea of Trees

Geçtiğimiz sene Cannes'da Palme d'Or için yarışan (Dheepan kazanmıştı), The Sea of Trees oldukça güçlü kadrosu ile dikkat çekiyor. Başrollerde izleyeceğimiz, Oscar'lı (Dallas Buyers Club, Interstellar), hayatının en verimli yıllarını yaşıyor desek herhalde kimse itiraz etmez. Lo imposible ve 21 Grams ile iki kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adayı olan , Inception ve The Last Samurai'dan hatırlayacağımız de perdeyi dolduran diğer oyuncular olarak öne çıkmaktalar.

The Sea of Trees

The Sea of Trees olarak adlandırılan Aokigahara Ormanı'nı çoğumuz gazetelerin internet sürümlerindeki ürkütücü fotoğraf galerilerinden okumuşuzdur. Yaygın olarak İntihar Ormanı olarak adlandırılan bu mekana gelen Arthur Brennan'ın hikayesini izleyeceğiz filmde. Brennan, kendisi gibi umudunu ve yaşam yolunu kaybetmiş başka biri ile Takumi Nakamura ile ormanda karşılaşır. İki umutsuz adam, yaşam, ölüm, aşk gibi büyük kavramların gölgesinde, kendi hayatlarına dair bir sorgulamaya girişirler beraber. Filmle aynı adı taşıyan çeşitli kitaplar olmasına rağmen imzasını taşıyan senaryonun uyarlama değil, özgün olduğunu da ayrıca belirtelim. Prömiyerini 16 Mayıs 2015'te Cannes'da yapan The Sea of Life, bu yılın başından itibaren Avrupa'da, bu ay sonunda ise Amerika'da gösterime giriyor. Türkiye dağıtımı Chantier'de olan eserin henüz Türkiye gösterimi ile ilgili bir tarih kesinleşmiş değil. Filmin elle tutulacak kadar yoğun bir atmosfere sahip olduğu kanısını uyandıran fragmanla sizleri baş başa bırakıyoruz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.