The Edge

Bihter Kartheuser 10.05.2016

Aldous Huxley'e ithafen!

Blip blip... Blip blip... Blip blip...

Dirk van 759 gözlerini hafif araladı ve akıllı saatinden The Edge uygulamasına girerek alarmı susturdu. Uygulama, sabahki toplantısına yetişebilmesi için tam 08.14'te duşta olması gerektiğini söylüyordu. Yavaşça yatağından kalktı ve uygulamadan suyun sıcaklığını ayarlayarak banyoya doğru ilerlerken kahvaltıda ne yiyeceğini de seçerek 42°C'deki suya teslim oldu.

Tam uygulamanın söylediği saatte, 08.56'da garajdaydı. Aracına atlayıp The Edge'e doğru sürmeye başladı. Amsterdam sokaklarında ilerlerken, The Edge sanal sekreteri bugünkü gündemini sıralıyordu. Tam 09.04'te The Edge'in garajına ulaştı ve uygulamanın yönlendirdiği park alanına aracını park ettikten sonra aracını şarj etmek üzere kabloyu prize yerleştirdi.

The Edge çalışanları sabit çalışma alanlarına sahip olmadığından, Dirk van 759 The Edge uygulaması üzerinden; oturarak ya da ayakta çalışma masaları, kabinler, toplantı odaları, balkonlar ve konsantrasyon odaları arasından toplantı odasını rezerve etti, odanın ışık ve ısı ayarlarını uygulamanın hafızasına bıraktı. Toplantıya kadar seçtiği bir koltukta telefon görüşmelerini yapıp kahvesini yudumladı. Başarılı bir toplantının ardından bu yeni iş felsefesini sevdiğini düşündü, sabit bir masaya sahip olmamak zihnini özgürleştiriyordu. The Edge uygulamasından iş arkadaşı Ignaas van 698'i buldu ve spor salonunda olduğunu görünce, oraya doğru ilerledi.

Bisikleti sürerken dün şirkete kaç watt enerji kazandırdığına bakmak üzere uygulamayı açtı. Güneş panellerinin yanı sıra The Edge, çalışanların spor salonunda yaktığı kalorileri de enerjiye dönüştürüyordu. Ignaas van 698 ve Dirk van 759 onar kilometreyi tamamladıktan sonra öğlen yemeği için hazırlanmaya başladılar. Restorana inmeden önce spor salonunun yanındaki dev ekrandaki menüden seçtikleri yemeklerin QR kodunu okuttular...*


Yıl 2016, Amsterdam'daki Deloitte şirketi dünyanın en akıllı ve sürdürülebilir binası The Edge'de "het nieuwe werken", yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesiyle iş hayatına devam ediyor. Bloomberg'in haberine göre, Londralı mimarlık şirketi PLP Architecture mimarlarından Ron Bakker, artık ofis alanının çalışma alanı değil, insanların bir araya gelerek çalışabileceği, işe gitmekten keyif alacakları ve geleceği şekillendirecek fikirleri yaratabilecekleri ortamlar olduğunun farkına vardıklarını söylüyor.

The Edge, 28 bin tane sensörle donatılmış, çalışanların etkileşimde bulunduğu her verinin sistemde kaydının bulunduğu bir yapı. Böylece gün içerisinde yoğunluk olan çalışma alanlarında temizlik yapılan, kahve bittiğinde makineye yenisinin eklendiği konforlu bir yapıya sahip. Sadece konfor değil, aynı zamanda tüm bina, iki tüplü kablolar ağıyla çevrili. Bu iki tüpten biri veri taşıyan ethernet kablosu, diğeri ise su taşıyor. Binanın ısıtma ve serinletmesi buradaki su tüpleriyle sağlanıyor. Bloomberg'in haberine göre patron sensörlerden çalışanların kişisel verilerine ulaşamıyormuş. Öyleyse tadını çıkarabiliriz, büyük birader bizi izlemiyor olacak!

Yağmur suyunu biriktiren sisteme sahip bina, çatıda ve binanın avlusuna yerleştirilmiş güneş panelleri sayesinde tipik bir ofis binasından yüzde 70 daha az elektrik enerjisi harcıyor. The Edge, 2016 yılı BREEAM Yeni İnşa Ofis Ödülü'nün sahibi oldu. Sürdürülebilir inşaatı destekleyen BREEAM, The Edge'i yüzde 98,36 sürdürülebilir olarak değerlendirdi. BREEAM'e göre proje yalnızca sürdürülebilir olması açısından değil kullandığı yüksek kalitedeki inovatif teknoloji, tasarım ve çalışma biçimiyle de önemli bir örnek.


Dünyanın en sürdürülebilir akıllı ofisi.

Competed in Deloitte Consulting's annual 'Dragons Den' competition today. Huge honor to present my ideas in the most sustainable office building in the world. Did not win tho.. But fuck all that, cause tonight I'm LIT @ Filling Pieces 6th anniversary! 🎉
@gunifort tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de Lan Party!
@efluttert: Epic LAN party with @DeloitteDIGI_NL and #cyberRiskServices at the #egde #gaming #fun http://t.co/D4hY5uaLOB
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Masa başında canınız mı sıkıldı?
Geertje (@geertje1608) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çatıdaki güneş panelleri şirket çalışanlarının diğer bir oyun alanı!
#onaroof #DigitallyDriven #deloitte #instameet
Julius (@jufoto) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sadece çatıdaki güneş panelleri o kadar elektronik alete yeter mi?
Back at The Edge... #amsterdamzuid #deloittedigital
Jessica (@jabadkelly) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çalışanları için iş yeri değil, oyun alanı!
Building a stage on the edge
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


"Het nieuwe werken" yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesi!
The Edge (aka my workplace), a view from the top. #Deloitte
Ivo Noppen (@ivonoppen) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de weirdo'lar için de yer var!
We've got some awesome webdesigners in our team! #teamdigital #deloittedigital #deloittemoments #creative #webdesign #ui #ux
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bihter Kartheuser

*Hikaye Amsterdam'daki The Edge binası üzerine bir kurgudur.


Blip blip... Blip blip... Blip blip...

Dirk van 759 gözlerini hafif araladı ve akıllı saatinden The Edge uygulamasına girerek alarmı susturdu. Uygulama, sabahki toplantısına yetişebilmesi için tam 08.14'te duşta olması gerektiğini söylüyordu. Yavaşça yatağından kalktı ve uygulamadan suyun sıcaklığını ayarlayarak banyoya doğru ilerlerken kahvaltıda ne yiyeceğini de seçerek 42°C'deki suya teslim oldu.

Tam uygulamanın söylediği saatte, 08.56'da garajdaydı. Aracına atlayıp The Edge'e doğru sürmeye başladı. Amsterdam sokaklarında ilerlerken, The Edge sanal sekreteri bugünkü gündemini sıralıyordu. Tam 09.04'te The Edge'in garajına ulaştı ve uygulamanın yönlendirdiği park alanına aracını park ettikten sonra aracını şarj etmek üzere kabloyu prize yerleştirdi.

The Edge çalışanları sabit çalışma alanlarına sahip olmadığından, Dirk van 759 The Edge uygulaması üzerinden; oturarak ya da ayakta çalışma masaları, kabinler, toplantı odaları, balkonlar ve konsantrasyon odaları arasından toplantı odasını rezerve etti, odanın ışık ve ısı ayarlarını uygulamanın hafızasına bıraktı. Toplantıya kadar seçtiği bir koltukta telefon görüşmelerini yapıp kahvesini yudumladı. Başarılı bir toplantının ardından bu yeni iş felsefesini sevdiğini düşündü, sabit bir masaya sahip olmamak zihnini özgürleştiriyordu. The Edge uygulamasından iş arkadaşı Ignaas van 698'i buldu ve spor salonunda olduğunu görünce, oraya doğru ilerledi.

Bisikleti sürerken dün şirkete kaç watt enerji kazandırdığına bakmak üzere uygulamayı açtı. Güneş panellerinin yanı sıra The Edge, çalışanların spor salonunda yaktığı kalorileri de enerjiye dönüştürüyordu. Ignaas van 698 ve Dirk van 759 onar kilometreyi tamamladıktan sonra öğlen yemeği için hazırlanmaya başladılar. Restorana inmeden önce spor salonunun yanındaki dev ekrandaki menüden seçtikleri yemeklerin QR kodunu okuttular...*


Yıl 2016, Amsterdam'daki Deloitte şirketi dünyanın en akıllı ve sürdürülebilir binası The Edge'de "het nieuwe werken", yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesiyle iş hayatına devam ediyor. Bloomberg'in haberine göre, Londralı mimarlık şirketi PLP Architecture mimarlarından Ron Bakker, artık ofis alanının çalışma alanı değil, insanların bir araya gelerek çalışabileceği, işe gitmekten keyif alacakları ve geleceği şekillendirecek fikirleri yaratabilecekleri ortamlar olduğunun farkına vardıklarını söylüyor.

The Edge, 28 bin tane sensörle donatılmış, çalışanların etkileşimde bulunduğu her verinin sistemde kaydının bulunduğu bir yapı. Böylece gün içerisinde yoğunluk olan çalışma alanlarında temizlik yapılan, kahve bittiğinde makineye yenisinin eklendiği konforlu bir yapıya sahip. Sadece konfor değil, aynı zamanda tüm bina, iki tüplü kablolar ağıyla çevrili. Bu iki tüpten biri veri taşıyan ethernet kablosu, diğeri ise su taşıyor. Binanın ısıtma ve serinletmesi buradaki su tüpleriyle sağlanıyor. Bloomberg'in haberine göre patron sensörlerden çalışanların kişisel verilerine ulaşamıyormuş. Öyleyse tadını çıkarabiliriz, büyük birader bizi izlemiyor olacak!

Yağmur suyunu biriktiren sisteme sahip bina, çatıda ve binanın avlusuna yerleştirilmiş güneş panelleri sayesinde tipik bir ofis binasından yüzde 70 daha az elektrik enerjisi harcıyor. The Edge, 2016 yılı BREEAM Yeni İnşa Ofis Ödülü'nün sahibi oldu. Sürdürülebilir inşaatı destekleyen BREEAM, The Edge'i yüzde 98,36 sürdürülebilir olarak değerlendirdi. BREEAM'e göre proje yalnızca sürdürülebilir olması açısından değil kullandığı yüksek kalitedeki inovatif teknoloji, tasarım ve çalışma biçimiyle de önemli bir örnek.


Dünyanın en sürdürülebilir akıllı ofisi.

Competed in Deloitte Consulting's annual 'Dragons Den' competition today. Huge honor to present my ideas in the most sustainable office building in the world. Did not win tho.. But fuck all that, cause tonight I'm LIT @ Filling Pieces 6th anniversary! 🎉
@gunifort tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de Lan Party!
@efluttert: Epic LAN party with @DeloitteDIGI_NL and #cyberRiskServices at the #egde #gaming #fun http://t.co/D4hY5uaLOB
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Masa başında canınız mı sıkıldı?
Geertje (@geertje1608) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çatıdaki güneş panelleri şirket çalışanlarının diğer bir oyun alanı!
#onaroof #DigitallyDriven #deloitte #instameet
Julius (@jufoto) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sadece çatıdaki güneş panelleri o kadar elektronik alete yeter mi?
Back at The Edge... #amsterdamzuid #deloittedigital
Jessica (@jabadkelly) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çalışanları için iş yeri değil, oyun alanı!
Building a stage on the edge
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


"Het nieuwe werken" yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesi!
The Edge (aka my workplace), a view from the top. #Deloitte
Ivo Noppen (@ivonoppen) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de weirdo'lar için de yer var!
We've got some awesome webdesigners in our team! #teamdigital #deloittedigital #deloittemoments #creative #webdesign #ui #ux
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bihter Kartheuser

*Hikaye Amsterdam'daki The Edge binası üzerine bir kurgudur.


Blip blip... Blip blip... Blip blip...

Dirk van 759 gözlerini hafif araladı ve akıllı saatinden The Edge uygulamasına girerek alarmı susturdu. Uygulama, sabahki toplantısına yetişebilmesi için tam 08.14'te duşta olması gerektiğini söylüyordu. Yavaşça yatağından kalktı ve uygulamadan suyun sıcaklığını ayarlayarak banyoya doğru ilerlerken kahvaltıda ne yiyeceğini de seçerek 42°C'deki suya teslim oldu.

Tam uygulamanın söylediği saatte, 08.56'da garajdaydı. Aracına atlayıp The Edge'e doğru sürmeye başladı. Amsterdam sokaklarında ilerlerken, The Edge sanal sekreteri bugünkü gündemini sıralıyordu. Tam 09.04'te The Edge'in garajına ulaştı ve uygulamanın yönlendirdiği park alanına aracını park ettikten sonra aracını şarj etmek üzere kabloyu prize yerleştirdi.

The Edge çalışanları sabit çalışma alanlarına sahip olmadığından, Dirk van 759 The Edge uygulaması üzerinden; oturarak ya da ayakta çalışma masaları, kabinler, toplantı odaları, balkonlar ve konsantrasyon odaları arasından toplantı odasını rezerve etti, odanın ışık ve ısı ayarlarını uygulamanın hafızasına bıraktı. Toplantıya kadar seçtiği bir koltukta telefon görüşmelerini yapıp kahvesini yudumladı. Başarılı bir toplantının ardından bu yeni iş felsefesini sevdiğini düşündü, sabit bir masaya sahip olmamak zihnini özgürleştiriyordu. The Edge uygulamasından iş arkadaşı Ignaas van 698'i buldu ve spor salonunda olduğunu görünce, oraya doğru ilerledi.

Bisikleti sürerken dün şirkete kaç watt enerji kazandırdığına bakmak üzere uygulamayı açtı. Güneş panellerinin yanı sıra The Edge, çalışanların spor salonunda yaktığı kalorileri de enerjiye dönüştürüyordu. Ignaas van 698 ve Dirk van 759 onar kilometreyi tamamladıktan sonra öğlen yemeği için hazırlanmaya başladılar. Restorana inmeden önce spor salonunun yanındaki dev ekrandaki menüden seçtikleri yemeklerin QR kodunu okuttular...*


Yıl 2016, Amsterdam'daki Deloitte şirketi dünyanın en akıllı ve sürdürülebilir binası The Edge'de "het nieuwe werken", yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesiyle iş hayatına devam ediyor. Bloomberg'in haberine göre, Londralı mimarlık şirketi PLP Architecture mimarlarından Ron Bakker, artık ofis alanının çalışma alanı değil, insanların bir araya gelerek çalışabileceği, işe gitmekten keyif alacakları ve geleceği şekillendirecek fikirleri yaratabilecekleri ortamlar olduğunun farkına vardıklarını söylüyor.

The Edge, 28 bin tane sensörle donatılmış, çalışanların etkileşimde bulunduğu her verinin sistemde kaydının bulunduğu bir yapı. Böylece gün içerisinde yoğunluk olan çalışma alanlarında temizlik yapılan, kahve bittiğinde makineye yenisinin eklendiği konforlu bir yapıya sahip. Sadece konfor değil, aynı zamanda tüm bina, iki tüplü kablolar ağıyla çevrili. Bu iki tüpten biri veri taşıyan ethernet kablosu, diğeri ise su taşıyor. Binanın ısıtma ve serinletmesi buradaki su tüpleriyle sağlanıyor. Bloomberg'in haberine göre patron sensörlerden çalışanların kişisel verilerine ulaşamıyormuş. Öyleyse tadını çıkarabiliriz, büyük birader bizi izlemiyor olacak!

Yağmur suyunu biriktiren sisteme sahip bina, çatıda ve binanın avlusuna yerleştirilmiş güneş panelleri sayesinde tipik bir ofis binasından yüzde 70 daha az elektrik enerjisi harcıyor. The Edge, 2016 yılı BREEAM Yeni İnşa Ofis Ödülü'nün sahibi oldu. Sürdürülebilir inşaatı destekleyen BREEAM, The Edge'i yüzde 98,36 sürdürülebilir olarak değerlendirdi. BREEAM'e göre proje yalnızca sürdürülebilir olması açısından değil kullandığı yüksek kalitedeki inovatif teknoloji, tasarım ve çalışma biçimiyle de önemli bir örnek.


Dünyanın en sürdürülebilir akıllı ofisi.

Competed in Deloitte Consulting's annual 'Dragons Den' competition today. Huge honor to present my ideas in the most sustainable office building in the world. Did not win tho.. But fuck all that, cause tonight I'm LIT @ Filling Pieces 6th anniversary! 🎉
@gunifort tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de Lan Party!
@efluttert: Epic LAN party with @DeloitteDIGI_NL and #cyberRiskServices at the #egde #gaming #fun http://t.co/D4hY5uaLOB
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Masa başında canınız mı sıkıldı?
Geertje (@geertje1608) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çatıdaki güneş panelleri şirket çalışanlarının diğer bir oyun alanı!
#onaroof #DigitallyDriven #deloitte #instameet
Julius (@jufoto) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sadece çatıdaki güneş panelleri o kadar elektronik alete yeter mi?
Back at The Edge... #amsterdamzuid #deloittedigital
Jessica (@jabadkelly) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Çalışanları için iş yeri değil, oyun alanı!
Building a stage on the edge
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


"Het nieuwe werken" yani "çalışmanın yeni biçimi" felsefesi!
The Edge (aka my workplace), a view from the top. #Deloitte
Ivo Noppen (@ivonoppen) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


The Edge'de weirdo'lar için de yer var!
We've got some awesome webdesigners in our team! #teamdigital #deloittedigital #deloittemoments #creative #webdesign #ui #ux
Deloitte Digital Amsterdam (@deloittedigitalnl) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bihter Kartheuser

*Hikaye Amsterdam'daki The Edge binası üzerine bir kurgudur.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.