Terminator Genisys

Volkan Levent Soylu 25.08.2016

Terminator Salvation'ın üzerinden 6 yıl geçti. Son filmde serinin farklı bir yönü sergilendikten sonra bakalım bu sefer nerelere doğru yelken açılmış...

Makinelerin insanlara baş kaldırması ve insanoğlunun felakete sürüklenmesi temalı Terminator serisi birçoğumuz için ilk iki filmden ibaret. Haksız da sayılmayız. Hele ilk filmi izlediğimiz yıllar bizim gibi görünen, acı çekmeyen, yok etmeye programlanmış bir robot fikri bile yeterince korkutucuydu. Sonrasında Terminator serisi ilk iki filmden farklı yapımlarla ilerledi ve son filmde artık olay bambaşka bir noktaya gelmiş durumda. İlk olarak yönetmenin ve senaristlerin bir konuda hakkını vermeliyim; onu belirteyim hele bir: Serinin zaman çizelgesini çok farklı bir şekle büründürmeye karar vermek cesur bir iş. Seriyi yeni bir boyuta da, geri dönüşü olmayan bir çıkmaza da sokabilir. Kısacası efsaneyi yeniden canlandırabilir ya da hafızalarımızın tozlu derinliklerine itilebilir. Her şey olabilir yani. Bence film alternatif zaman olayı, çeşitli olayların kırıldığı zaman dilimlerine gitme ihtimalleri, iç içe geçen ihtimaller derken seyirciyi önceki filmlerdekinden alışılmadık biçimde fazla bir şekilde düşünmeye zorluyor ve bunu iyi yapıyor. İleriki filmlere gebe olacak koşullar yaratacak olması açısından iyi bir seçim olabilir ama maalesef buralar çok hızlı gittiği, yeri geldiği vakit üstünkörü açıklandığı için takibi zorlaşıyor.

Terminator Genisys

Filmin ilk yarım saati, eskiden 2 filme sığacak şekilde kurgulanmışsa da seyirciyi geremiyor. Gerilmedim yani hiç. Zira görüyoruz ki karşısına koskoca T1000 çıksa bile Sarah son derece sakin. Ya da biliyorsun, filmin daha 20. dakikasında o robotun oraya gelmesi senaryonun bir şekilde işine yarayacak. Zaten sonradan gördük ki tüm Terminator 2'de yapılmaya çalışılan şey (T1000’i öldürmek) filmin henüz ilk bölümünde oluyor ve bitiyor.

İşte o noktada film Terminator serisi içinde bir sıçrama yaparak Skynet’in geleceği aşamayı bize tanıtıyor. Yani hikaye ilk iki filmdeki gibi “Skynet robot gönderiyor, biz de gönderelim, bizimki ona engel olsun, insanlık devam etsin” kafasından farklı bir noktaya taşınıyor: Meğer Skynet de direnen insanların geçmişe gidip olayları değiştirmeye çalışmasına benzer bir şekilde evriliyormuş, sadece silahları ve makineleri değil interneti, insanın kimliğini, güvenlik mekanizmalarını, hatta tüm hayatını dahi tek bir mermi sıkmadan tehdit eder hale geliyormuş. Üstüne bu şekilde insanlığı yok edip acılarına son vermektense, kendine dönüştürerek bir nevi zihnini ve zekasını ele geçiriyormuş. İnsanlar ölmektense Skynet’in kölesi oluyormuş.

Yalnız bu nokta filmin temeline oturmuyor ne yazık ki. Olay yine “Binaya gidip havaya uçuralım! Bu sırada düşman robottan da kaçalım” konseptine geri dönüyor. Hal böyle olunca filmin ilk yarısındaki zaman çizgisinde gördüğümüz ve bizi düşüncelere sürükleyen değişimler, filmin başıyla sonunu bağlamaktan başka bir işlev vazifesi görmüyor. Oysa filmin o zaman çizgilerinde atlandığı süredeki gidişatı fena değildi.

Arada şunu da sorabiliriz, “İyi de Terminator her zaman böyle bir şeydi, her daim aksiyon vardı. Skynet üzerinden felsefe mi yapsalardı?” Tamam, tabii ki Terminator bu, özüne sadık kalman gerek. Amma velakin seriyi kökünden hem de en cesur şekilde değiştirirken buna da yer verebilirdin.

Terminator Genisys

Sonuç olarak ortaya John Connor’ı Terminator serisinin baş iyisinden baş kötüsüne dönüştürmek, zaman çizgisindeki oynamalar, Skynet’in iyi bir şekilde kullanılsa yaza yaza bitirilemeyecek potansiyeldeki bürüneceği şekil (tamam bir Matrix değil) ve bunun günümüz hayatındaki göndermeleri gibi malzemeler hazır ortaya çıkmışken, tercihler espri yapan robottan, çizgi roman filmlerini andıran robotla insanın laf dalaşından, “Hadi binayı havaya uçuralım!” kafasından ve önceki filmlere benzer aksiyon sahnelerinden yana kullanılmış. Üstüne bir de geriye kalan aksiyon da akranı diğer filmlerdeki CGI’ları gördükten sonra yavanlığını net bir şekilde teyit edeceğiniz efektlerle donatılmışken, filmin o yönü de sınıfta kalıyor, geriye de çok az bir şey kalıyor. Ne diyelim yönetmen abi ve senaristlerimiz, nihayetinde koskoca John Connor’ı öldürülmez Terminator yapıverdiniz. Bize de saygı duymak düşer.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.