Televizyonda Neler Oluyore?

Sevim Gözay 25.10.2016

Sevim Gözay yazdı: Emin Çölaşan’ın kafa göz giriştiği evlendirme programları, Bana Sevmeyi Anlat dizisi ve Müge Anlı hadisesi…

Televizyonda Neler Oluyore?

Geçtiğimiz gün Sözcü Gazetesi’nde, Emin Çölaşan’ın evlilik programlarını devlete şikayet ettiği, “Evlendirme(!) rezaleti devam ediyor” başlıklı devam yazısını okuduk. Şikayetinin ana argümanı, başımızda kendini ‘muhafazakar’ diye tanımlayan bir iktidar varken bu programlara nasıl olup da müsaade edildiği...

Yani Çölaşan’a göre problem, medya ve toplum yozlaşmasından ziyade, muhafazakar olduğunu iddia eden iktidarın nasıl olup da iddiasına yakışır bir müdahale ile bu duruma el koymadığı yönünde!

Bu programların insana ve romantizme yakışır bir hale gelmesini, prodüksiyonlara çekidüzen verilmesini herkes ister ama bu konuda muhafazakar yönetime bel bağlamak nasıl bir şeydir?

Muhafazakar iktidar hoşuna gitmeyen, kafasına uymayan her yapımı kaldırsın mı yani?

Uzmanlarca dinamikleri incelemek, görünen yapıların, biçimlerin, sebeplerin derinlerine bakmak varken, hükümete seslenip kapatın-bitirin-sonlandırın çağrısı yapmak iş midir?

İktidarın muhafazakarlık iddiası/kimliği olmasa ne yapacaktı acaba Çölaşan? Avrupa’da, ABD’de yazıyor olsaydı misal, yine bu tonda mı şikayet edecekti, TV şovlarını? Yoksa etik normları sorgulama yoluna mı gidecekti?

Ayrıca 7/24 cebren ve hile ile toplumu manipüle edip, ülke kaderine kast eden binbir haber-tartışma-magazin-futbol programı tam gaz devam ederken evlendirme programlarını günah keçisi ilan etmek çok sığ ve kolaycı bir tutum değil mi? #SadeceSoruyorum

Alkışlar Müge Anlı için...

Televizyonda Neler Oluyore?

4 yaşında bir kız çocuğunun tecavüze uğradıktan sonra öldürüldüğünü ortaya çıkaran Müge Anlı ile Tatlı Sert (atv) programı bir kez daha ülke gündemini belirledi. Tüm hafta sonuna damga vuran olay son derece yaralayıcı... Ne söylense, ne kadar 'ah' edilse az. Büyük bir trajedi!

Benim değineceğim kısım ise Tayfun Atay’ın deyişiyle, ‘polisiye/reality-şov’ icra eden Müge Anlı ile ilgili. O caniyi sorguya çekip, o korkunç cinayet gerçeğini itiraf ettirdikleri süreci gösteren video gerçekten de çok sarsıcı.

Anlı’nın soğukkanlılığını hayranlık verici bulduğumu söylemeliyim. Müthiş asap bozucu bir iş yapmasına rağmen çelik gibi sinirlere sahip olmalı. Konular ve kişiler üzerindeki hakimiyetine de ayrıca şapka çıkarıyorum.

Yıllar içinde başka birkaç cinayeti daha aydınlattığını biliyoruz. Ancak bu programın birçok nedenle makaraya alındığını da duyuyoruz, görüyoruz. Tüm bu curcunaya aldırmadan büyük bir ciddiyetle işini yapan Müge Anlı alkışı da, teşekkürü de hak ediyor.

Adı istediği kadar ‘şov’ olsun, ağızları bir karış açık bırakan üçüncü sayfa haberlerinin peşine düşüp, kimi emniyette kilitlenen olayları çözüme kavuşturmak muazzam bir iş.

Hadi bana sevmeyi anlat, hadi!

Televizyonda Neler Oluyore?

Bu sezon favori yerli dizim Bana Sevmeyi Anlat (Fox TV). Cuma gecelerini iple çekiyorum desem yeridir. Seda Bakan (Leyla), Kadir Doğulu (Alper), Mustafa Üstündağ (Haşmet), Mine Kılıç (Ezgi), Serdar Özer (Engin), Bihter Dinçel (Suzan), hepsi de çok yakışıyorlar rollerine. Bakmalara doyulmuyor. Dolunay Soysert’i (Canan) izlemek ise ayrı bir zevk. Canlandırdığı über elit, güçlü ve de cadı dergi patronu performansı, 2006 yapımı Şeytan Marka Giyer / The Devil Wears Prada filmindeki Meryl Streep’i hatırlatıyor. Filmi izleyenler, iki karakter arasındaki benzerliği hemen yakalayacaktır.

Senaryosu, rejisi, kurgusu, müzikleri ve oyunculuklarıyla müthiş elektrikli, akıllı ve duygulu bir iş. Ancak seyirci nedense bu diziyi hala tam olarak yakalayamadı. Arka Sokaklar ve Kiralık Aşk karşısında zorlanması o yapımların oturmuş izlenme alışkanlıklarıyla ve Fox’un şimdiye kadar dizi kanalı olarak zayıf bir sicile sahip oluşuyla ilgili olabilir. Yoksa bu dizinin gün birincisi olması işten bile değil.

Neyse, unutmayalım ki Yaprak Dökümü de ilk sezon seyirciyle buluşmada epeyi zorlanmış ama çok geçmeden televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı. Ki, on yıl önceki o efsane yapımın yönetmeni yine Mesude Erarslan’dı ve müzikleri yine Toygar Işlıklı’ya aitti. Aynı kalite ve ufuk bu dizide de mevcut.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.