Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Ezgi Özkurt 29.08.2016

Seri katillik camiasında, ne kadar psikopatsan, o kadar ünlüsün.

AA'nın haberinde yer alan '28 yıl sonra yakalanan seri katil Gao' ile başlayarak, tarihteki en psikopat seri katilleri yeniden ifşa ediyoruz.

Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Gao Çıngyong

AA'nın bugünkü haberine göre, Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'ne yakın Bayyin kentinde emniyet yetkilileri, 11 kadına tecavüz ettikten sonra öldüren 52 yaşındaki katil zanlısı Gao Çıngyong'u 28 yıl sonra yakaladı.

1988'den 2002'ye

Yürütülen soruşturmada parmak izi sayesinde yakalanan ve kendisine yöneltilen tüm cinayet suçlamalarını kabul eden seri katil Gao, ilk suçunu 1988 yılında işlediğini itiraf etti.

Kırmızı elbiseli kadınlar

Gao'nun, bölgedeki Bayyin ve Baotou kentlerinde 2002'ye kadar 11 cinayet işlediğini açıklayan emniyet yetkilileri, cinayet dosyaları incelendiğinde zanlının, özellikle kırmızı elbise giyen genç kadınları evine kadar takip ettiğini ve tecavüz ettikten sonra öldürdüğünü belirtti.

Yetkililer, Gao'nun kurbanları arasında 8 yaşında bir kız çocuğunun da olduğunu açıkladı.

Bölgede 2004 yılında zanlının yakalanmasını sağlayacak bilgi verenlere yaklaşık 200 bin yuen (yaklaşık 30 bin dolar) ödül vadedilmişti.

Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Ed Gein

1906 doğumlu Ed Gein, 4 kişilik bir ailenin üyesiydi. Alkolik bir babası, aşırı dindar ve dominant bir annesi ve bir abisi vardı. Önce babası ile abisini, ardından annesini kaybeden Gein, annesine inanılmaz düşkün bir çocuktu. Annesini kaybettikten sonra anatomiye merak saldı. Aniden başlayan anatomi merakının asıl sebebi ölen annesini geri getirme isteğiydi. Bir süre mezarlıktan çaldığı cesetler üzerinde deneyler yaptı. Cesetler içinde Gein'de asıl hayranlık uyandıran ise, kadın vücuduydu.

Annesini diriltmeyi başaramadığını anlayınca, annesinin yaşında bir kadının cesedinin derisini yüzmeye karar verdi ve arada sırada bu deriyi (annesinin eski elbiseleriyle birlikte) elbise niyetine giydi. (Bakınız: Alfred Hitchcock, Psycho filmi Ed Gein'den esinlenerek yazılmıştır.)

Kendisinin psikopatlığın sınırlarını zorlayan kişiliği ve hayatı pek çok filme konu olmuştur.

(Sapık, Kuzuların Sessizliği, Teksas Testere Katliamı bu filmlerden bazıları.)

Hayatı boyunca cinsel ilişkide bulunmamış olan Gein, kadınlara karşı hissettiği karmaşık duyguları anlayamaz ve bir kadın olma isteği geliştirir. İlk başlarda kendi kendini hadım etmeyi düşünen Gein, bir kadın derisinin kendisini yeterince kadınsı gösterdiğine inanarak, bu düşüncesinden vazgeçer. Kadın vücutlarına duyduğu isteği gitgide daha da büyüyen Gein, bir süre sonra sadece mezarlardan ceset çıkarmakla kalmaz, 1954 yılından itibaren bir cinayet işlemeye karar verir ve kurbanını annesinin öldüğü yaştan seçer.

Gein, bir süre sonra psikopatlığını daha da geliştirerek yaratıcılıkla birleştirir ve meme uçlarından kemer, kafatasından bardak ve diğer süs eşyaları yapmaya koyulur.

Kasabanın şerifi tarafından yakalanan Gein, "ölü sevicilik ve yamyamlık" suçlarıyla itham edilir fakat aslında tek bir canlıyı öldürmüştür. Evin içindeki kadavralar, insan vücudundan yapılan tüm objeler mezarlıktan çaldığı ölü bedenlerden yapılmıştır ve Gein'in savunmasına göre: "Bunlar sadece ev dekorasyonu için"dir.

Sonuç olarak kendisine "kronik şizofren" tanısı konulmuş ve hapisten böylece yırtarak hayatını ıslahevlerinde geçirmiştir.

Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Albert Hamilton Fish

1870 doğumlu Fish, babası öldüğünde annesi ve diğer aile üyelerinin kendisini istememesi üzeri yetimhaneye yerleştirildi. Küçükken kendi canını yakmaktan hoşlanan Fish, sürekli bir yerlerini kesmesi ve kendini yaralaması dolayısıyla öğretmenleriyle problemler yaşıyordu. Fakat onun için bir sorun yoktu, çünkü acı çekmek hoşuna gidiyordu.

Bir süre geçtikten sonra annesinin yanına geri yollanan Fish'in yetimhanede tecavüze uğradığı da söylentiler arasında. Annesinin yanına yerleştikten sonra kiraz ağacından düşerek kafa travması geçirdi. Kısaca, 'acaba evren bu çocuğu istemiyordu da her türlü olumsuzlukla kafasını sıyırttı mı?' diye düşünmeye sebep olacak pek çok olumsuzluk yaşadı kendisi. Hayatın ilerleyen dönemlerinde kafa travması yüzünden şiddetli baş ağrıları çekti. Okul yıllarında tahmin edildiği üzere dışlanan bir çocuk oldu, öğretmenleri tarafından pek çok defa tuvalette idrar ve dışkı yiyip içerken yakalandı. Bazen de küçük oğlan çocuklarını seyrederken yakalandığı söylenir.

Annesi inanılmaz dindar olan Fish, lise çağında annesinin evinden ayrılarak sokaklarda yaşadı. Kendi ifadesinde, kimsesiz çocuklarla defalarca kez ilişkiye girdiğini ve bundan büyük haz aldığını da anlatmıştır.

1898 yılında, annesinin bulduğu, kendisinden 7 yaş küçük bir kızla evlendi. (Evet, kıza vah diyoruz burada.) Evlenir evlenmez karısını çivili sopalarla dövmek, karısının vücudundaki kasık ve anüs bölgelerine iğneler saplamak gibi zevkler edindi Fish. Neyse ki kadın bir süre sonra başka bir adamla kaçmayı başardı.

40'lı yaşlarına geldiğinde kendini dine vermeye ve psikopatlıklarını din adı altında yapmaya karar verdi. Ve hayatının bu döneminden itibaren yaptığı her şeyi Tanrı'ya, İncil'e, Tanrı'nın böyle istemiş olmasına bağladı.

Erkek çocuklarını sünnet ediyorum bahanesiyle canlı canlı hadım eden ve çocuklara kendi kanlarını içiren Fish, kendi tabiriyle 'dini ayinler' yapıyordu.

Kurbanlarının çocuğu küçük erkek ve kız çocuklarından seçti. Fish, kurbanlarına önce tecavüz ediyor, ardından etlerini yiyor ve bunu din adına yaptığını savunuyordu. Ona göre bu cinayetler, 'Tanrı'ya sunduğu kurbanlardı.

Manyak katil, 1934 yılında yazdığı bir mektupla kendi kendini yakalattı. Budd ailesine, kızlarına nasıl tecavüz ettiğini, ardından yakarak öldürdüğünü anlatan Fish, bu mektup sonrasında yakalandı ve diğer cinayetleri de soruşturma sayesinde ortaya çıktı. Elektrikli sandalyede idam edildi. Son sözleri ise, "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan memnun olacağım" oldu.

Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Carl Panzram

“Keşke tüm insanlığın tek bir boynu olsaydı ve o da benim elimde olsaydı” sözleriyle hatırlanan Carl Panzram'ın 21 kanıtlanan cinayeti olsa da 50'nin üzerinde cinayetten sorumlu olduğu iddia edildi. Sayısı bini aşkın tecavüzünü kendi ağzıyla itiraf etmiş olan psikopatın kurbanları arasında kadınlar da, erkekler de, çocuklar da vardı.

8 yaşında tecavüze uğramış olan Carl Panzram, pek çok defa askeri hapishaneye girip çıktı. Serbest kaldıkça yeni cinayetler işliyordu.

İşlediği cinayetleri şu sözlerle özetledi: ”Biraz düşünmek için bir kenara oturmuştum. Orada otururken yanıma 11 ya da 12 yaşında bir çocuk geldi. Bir şeyler arıyordu ve buldu da. Onu birkaç yüz metre uzaklıkta bir taş ocağına götürdüm, orada bıraktım ama önce tecavüz ettim, sonra da öldürdüm. Onu bıraktığım sırada beyni kulaklarından çıkıyordu ve asla bundan daha ölü olamazdı.”

Yakalanmasının uzun sürmesinin sebepleri arasında Panzram'ın iyi bir kimlik değiştirme yeteneği olması vardı. Her eyalette farklı bir kimlik ve kılıkla cinayet işleyen psikopat, özellikle gün ışığında kurbanlarını seçmekten haz alıyordu. Cinsel anlamda da kurbanlarına gün ışığında tecavüz etmeyi sevdiğini çünkü günün en aydınlık saatlerinde normalden daha fazla tahrik olduğunu söyledi.

Dönem dönem gemilerde de çalışan katil, bir tayfaya katılıp Afrika'ya gittiği gemi yolculuğunda, timsah avlamak için kiraladığı 8 hamala da tecavüz etmiş ve öldürmüştür.

Yeniden hapishaneye girmesi cinayet değil, ABD'ye döndüğünde yaptığı bir hırsızlık sebebiyle oldu. Hapishaneye girdiği gibi, "beni burada kim rahatsız ederse onu öldürürüm" diyen Panzram, sözünün eriydi. 1 sene içinde onu rahatsız eden ilk kişiyi öldürdü.

1930 senesinde asılırken, kendisini idam edecek olan kişiye: "Çabuk ol aşağılık hortumcu. Sen şu işi halledene kadar ben bir düzine insan öldürmüştüm" gibi manyakça bir cümleyle bu dünyadan göçtü.

Tarihin En Psikopat Seri Katilleri

Ted Bundy

Seri katil teriminin ABD'deki öncü babalarından olan Ted Bundy, aynı zamanda 'en yakışıklı seri katil' gibi garip bir nama da sahip. 1974 - 1978 yılları arasında, ABD'nin çeşitli yerlerinde çok sayıda genç kadını öldürmüştür. Kurbanlarının kesin sayısı bilinmeyen Bundy, 10 yılı aşkın inkâr süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf etti.

Sosyopat olduğu bilinen Bundy, canice cinayetler işlemiş olmasına rağmen iyi eğitimli, kibar ve yakışıklı bir beyefendi olarak tanımlanırdı. Dış görünüşe aldanmamak gerektiğini somut bir şekilde kanıtlamak için dünyaya indiğini düşündüğüm Ted Bundy, kurbanlarına çeşitli işkenceler yaptıktan sonra tecavüz eden, ardından öldüren ve ölü bedenine tekrar tecavüz eden bir katildi.

Ailesinden alınan bilgiye göre çocukluğundan beri şiddete meyilli olan Ted Bundy'nin diğer katiller kadar trajik bir çocukluk hikayesi yok.

Kayıtlara geçen ilk cinayetini 27 yaşında işlemiş olsa da, aslında ilk cinayetini 15 yaşında işlemiş olduğu söylenir. 8 yaşında küçük bir kızın yok olması olayı 15 yaşındaki Bundy ile bağlantılandırılmış fakat bu kayıtlara geçmemiştir.

Aynı zamanda Ted'in bütün kurbanlarının, ergenlik dönemindeki ilk kız arkadaşına benzediği de söylenir.

Elektrikli sandalye ile idam edileceği sırada, yargıcın idam kararını açıklarken yaptığı konuşma da oldukça enteresan bir şekilde duygu yüklüdür.

"İdamınıza karar verilmiştir, ölene kadar vücudunuza mevcut sistemle elektrik verilecektir. Genç adam, kendinize iyi bakın. Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın. Şu anda yaşadığımız gibi, bu mahkeme salonunda insanlığın tamamiyle heba edildiğine tanık olmak bu salondakiler için trajedidir. Zeki, genç bir adamsınız. İyi bir avukat olabilirdiniz, arkamda çalıştığınızı görmek beni mutlu ederdi, fakat ortak, yanlış yoldan gittiniz. Kendinize iyi bakın. Size karşı düşmanlık beslemiyorum, bunu bilmenizi isterim. Kendinize iyi bakın."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.