Suriye Tarihi

Tolga Gerger 27.08.2016

Günümüzde büyük dramların yaşandığı ülkenin geçmişini inceledik.

Suriye Tarihi

Her ülke var olduğu zaman dilimi içinde çeşitli sorunlar yaşamıştır. Kimi zaman doğal afet, kimi zaman ekonomik sorunlar, kimi zamansa farklı nedenlerle ülkeler ciddi problemlerle uğraşmak zorunda kalmışlardır. Dünya tarihi yıkılması imkansız olarak görülen kadim Roma İmparatorluğu'nun bile yıkılışına şahit olmuştur. Bugünün coğrafyasında birçok ülke çeşitli sorunlarla mücadele etmektedir. En sorunlu yerin Suriye olduğunu söylemek galiba yanlış olmaz. Gerek ülkemizi, gerek komşu ülkeleri ve Avrupa'yı derinden sarsan bu krizin halen çözülmez bir durumda olduğu su götürmez bir gerçektir. Yaşanan bu dram sonrasında milyonlarca mülteci çevre ülkelere ve umut olarak gördükleri Avrupa'ya sığınmıştır. Bölge; radikal terör unsurlarının beslendiği bir kaynak haline gelmiştir. Yaşam hakkı elinden alınan insanlar çok büyük acılar çekmektedir. En büyük temenni ise yaşanan bu dramın bir an önce son bulmasıdır.

Suriye Tarihi

Suriye coğrafyası, bugün gördüğümüz sınırların ötesinde ihtilaflı bir bölgeyi kapsamaktadır. Bu bölge bazen güneyde Sina Çölü ve kuzeyde Toros Dağları olmak üzere pek de belirgin olmayan sınırlara sahiptir. Suriye sözcüğünün kelime kökeni halen bilinmemektedir. Tarihçi Heredot'a göre Suriye, Asuriye'nin kısaltılmış biçimidir. Günümüz araştırmaları bu sözcüğün kaynağı ile alakalı yerel adlar tespit etmişlerdir. Suriye adı ilk defa Yunanca'da görülmektedir. Helenistik dönem öncesinde (Büyük İskender öncesi) metinlerde "Suriye" adına rastlanmamıştır. Roma-Bizans döneminde de kullanılan Suriye ismi 7. yüzyılda başlayan İslam fetihleri sonrasında unutulmuştur. Bölge, sonraki yıllarda Şam şeklinde anılmıştır.

Suriye Tarihi

Suriye tarihi insanlığın başladığı zamana kadar uzanır. Son dönemde de gündemde olan Palmira Antik kentinin tarihi M.Ö 19. yüzyıla kadar geriye gitmektedir. Suriye toprağı hakkındaki uzlaşmazlık, Hititliler ve Mısır arasında savaşı meydana getirmiştir. Tarihin ilk yazılı anlaşması (M.Ö 1286) olan Kadeş, Suriye toprakları için yapılmıştır. Sonrasında birçok uygarlığın hakimiyetine girmiş olan Suriye, M.Ö 64 yılında Roma İmparatorluğu tarafından alınmıştır. Bu zaman diliminde bölge ticaretin merkezi haline geldi. Bunu Palmira Antik kentinden rahatlıkla anlayabilmekteyiz.

Roma sonrasında başlayan Bizans egemenliği bölgede uzun yıllar devam etmiştir. İslam fetihleri sonrasında Suriye, tıpkı Mısır gibi Araplaşmıştır. Bölge bu dönemde İslamiyetle tanıştığı gibi mevcutta olan Hristiyan unsur bugün de bölgede bulunmaktadır. Hristiyanlar arasında Arapça konuştuğu kadar, İslam fetihleri öncesindeki hakim dil olan Aramca da halen konuşulmaktadır. Suriye toprağı farklı devletlerin hakimiyet alanına girmiş, Haçlı Seferleri ve Moğol İstilası gibi yıkıcı süreçleri yaşamıştır.

1516'da Suriye Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu hakimiyet süresince bölge ticari anlamda zenginleşmiştir. Biladu'ş Şam olarak belirtilen Suriye toprağı, Şam, Halep, Trablusşam, Sayda (sonrasında Akka) olarak 4 eyalete bölünmüştür. Buradaki yönetim, yerel unsurlar olduğu kadar farklı din ve mezheplerin de kararlarda söz sahibi olmasına dayanmıştır.

Tanzimat ve Islahat fermanları sonrası Hristiyanlara eşit hakların verilmesiyle bölgede din çatışmaları çıkmıştır. Farklı etnik unsurular günümüzde olduğu gibi o dönemde de varlıklarını sürdürmekteydi. Batılı devletler bu süreçte birçok okul açmıştır. Bu aynı zamanda uluslarası güçlerin Suriye üzerindeki hedeflerini ortaya koymaktadır. Aynı dönemlerde yaşanan; Dürzi-Maruni, Müslüman-Dürzi, Müslüman-Hristiyan çekişmesi bunun bir sonucu olarak görülebilir. Yaşanan birçok hadise sonrası İttihat ve Terakki'nin izlediği politika Suriye'de Arap milliyetçiliğinin fitilini ateşlemiştir.

Suriye Tarihi

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Suriye, Fransız Mandası idaresine girmiştir. Fransa bölgede Arap milliyetçilik unsurunu etkisiz hale getirmek için dini ve etnik azınlığı desteklemiştir. Bu desteğin etkilerini bugün bile Suriye topraklarında görmekteyiz. Manda yönetiminin yaptığı hatalı yönetim 1925 yılında isyan başlatmış ve 6000 civarında insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. 1943 yılında yapılan seçimle kısmi bağısızlık kazanan Suriye'yi ilk tanıyan ülke Temmuz 1944'te Sovyetler Birliği olmuştur. Fransız kuvvetleri 17 Nisan 1946 yılında ülkeden tamamen çekilmiştir. Ülke 1961 yılına kadar çeşitli askeri darbelere sahne olmuştur. 1961 yılı sonrasında Baas rejimi, 1966 yılında Hafız Esad'ın liderliği ile sonuçlanmıştır. Baas ideali, milliyetçi unsurları kapsadığı kadar, sosyalist temelleri de olan bir düşünce yapısıdır.

Suriye günümüzde halen büyük bir çıkmazın içindedir. Tarih halen yazılmaya devam etmektedir ve geleceğin ne olacağını bugünden söylemek güçtür.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.