Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!

Barlas Sicimoğlu 28.08.2016

Galatasaray, geçen haftaki oyunun ardından bu hafta taraftarlarına keyif verdi. Akhisar'dan 3 golle, "köfte" tadında bir 3 puanla döndü.

Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!
Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!

Başlıkta kullandığım Kenan Doğulu’nun şarkısına ait naif cümle, aslına bakarsanız biz Galatasaray taraftarlarının dünkü 90 dakika bitişindeki duygularını net biçimde yansıtıyor. (Cimbom sevdalısı Kenan Doğulu’ya da selam olsun.) Galatasaray takımının geçen hafta ortaya koyduğu performanstan sonra, bu hafta Akhisar deplasmanındaki oyun büyük merak konusu olmuştu. Galatasaray taraftarları hafta içi oyunculardan ve yöneticilerden gelen demeçlerde anlamıştı ki, takım ilk hafta maçında ortaya koyduğu oyundan rahatsızdı. Akhisar takımında ise Cimbom’un bir önceki haftadaki savunma performansını tek başına silkeleyecek Hugo Rodallega gibi bir sprinter vardı. (Taraftarların büyük kısmının maç öncesi, “bu adamı sene başında alsaydık keşke, şimdi bu defansla kesin başımıza iş çıkaracak” dediğine kalıbımı basarım!) Nitekim daha başlama vuruşunun akabinde baskıyı koymaya başlayan Akhisar takımı, Karabüklülerin 90 dakikada yapamadığını 5 dakikalık performansla gerçekleştirdi. Galatasaray’ın yediği golde defans hattının adam paylaşımındaki büyük hatası kadar, Vaz Te’nin de kafa vuruşuna başarılı bir yükselişte bulunduğunu gözardı etmeyelim. Fakat akabinde Galatasaray oyununu çabuk toparladı. Akhisar takımı, belki Galatasaray orta sahasının bir önceki haftaki kötü oyununa güvenerek, belki de atacağı uzun toplarla rakip defansın arkasına hızlı oyuncularını sarkıtma hedefiyle, blok olarak geriye yaslandı. Ama evdeki hesap çarşıda ters döndü. Akhisar’ın defansif orta ikilisi Custodio ve N’Guemo, geçen sene Akhisar takımını sırtlayan lokomotif ikiliydi. Maçın ilk yarısında ise formsuz görüntüleriyle o defansif bloktan çıkışlarda sıkıntı yaşadılar. Üstüne üstlük Akhisar orta sahasının pas hataları da eklenince, oyunun inisiyatifi 5. dakikadan itibaren Galatasaray’a geçti. Bu dakikadan itibaren aslında Galatasaray’ın golü bulacağı bir noktada anlaşılır gibiydi. Ama sarı kırmızılı defansın 5 dakikada yaptığı hatalarına karşın, yeşil siyahlı defans yaklaşık 30 dakika boyunca kompakt bir oyun ortaya koyunca, gol ancak ilk yarının sonlarına doğru geldi. Yine de Galatasaray’ın ilk golünü defans hatasından çok, Eren Derdiyok’un “kafa golünü çekip çıkarması” olarak tanımlayabiliriz. Şu bir gerçek ki Eren, Galatasaray gibi büyük bir takımın forvet standardını karşılayabilecek yetide bir oyuncu. Üstüne üstlük, Drogba’dan beri çekilen hava hakimiyeti sıkıntısını da bertaraf edebilecek bir oyun yeteneği var. Biz Galatasaraylılar, tüm sezon boyunca Eren’in sağlığı için dua etmeliyiz.

Başlıkta kullandığım Kenan Doğulu’nun şarkısına ait naif cümle, aslına bakarsanız biz Galatasaray taraftarlarının dünkü 90 dakika bitişindeki duygularını net biçimde yansıtıyor. (Cimbom sevdalısı Kenan Doğulu’ya da selam olsun.) Galatasaray takımının geçen hafta ortaya koyduğu performanstan sonra, bu hafta Akhisar deplasmanındaki oyun büyük merak konusu olmuştu. Galatasaray taraftarları hafta içi oyunculardan ve yöneticilerden gelen demeçlerde anlamıştı ki, takım ilk hafta maçında ortaya koyduğu oyundan rahatsızdı. Akhisar takımında ise Cimbom’un bir önceki haftadaki savunma performansını tek başına silkeleyecek Hugo Rodallega gibi bir sprinter vardı. (Taraftarların büyük kısmının maç öncesi, “bu adamı sene başında alsaydık keşke, şimdi bu defansla kesin başımıza iş çıkaracak” dediğine kalıbımı basarım!) Nitekim daha başlama vuruşunun akabinde baskıyı koymaya başlayan Akhisar takımı, Karabüklülerin 90 dakikada yapamadığını 5 dakikalık performansla gerçekleştirdi. Galatasaray’ın yediği golde defans hattının adam paylaşımındaki büyük hatası kadar, Vaz Te’nin de kafa vuruşuna başarılı bir yükselişte bulunduğunu gözardı etmeyelim. Fakat akabinde Galatasaray oyununu çabuk toparladı. Akhisar takımı, belki Galatasaray orta sahasının bir önceki haftaki kötü oyununa güvenerek, belki de atacağı uzun toplarla rakip defansın arkasına hızlı oyuncularını sarkıtma hedefiyle, blok olarak geriye yaslandı. Ama evdeki hesap çarşıda ters döndü. Akhisar’ın defansif orta ikilisi Custodio ve N’Guemo, geçen sene Akhisar takımını sırtlayan lokomotif ikiliydi. Maçın ilk yarısında ise formsuz görüntüleriyle o defansif bloktan çıkışlarda sıkıntı yaşadılar. Üstüne üstlük Akhisar orta sahasının pas hataları da eklenince, oyunun inisiyatifi 5. dakikadan itibaren Galatasaray’a geçti. Bu dakikadan itibaren aslında Galatasaray’ın golü bulacağı bir noktada anlaşılır gibiydi. Ama sarı kırmızılı defansın 5 dakikada yaptığı hatalarına karşın, yeşil siyahlı defans yaklaşık 30 dakika boyunca kompakt bir oyun ortaya koyunca, gol ancak ilk yarının sonlarına doğru geldi. Yine de Galatasaray’ın ilk golünü defans hatasından çok, Eren Derdiyok’un “kafa golünü çekip çıkarması” olarak tanımlayabiliriz. Şu bir gerçek ki Eren, Galatasaray gibi büyük bir takımın forvet standardını karşılayabilecek yetide bir oyuncu. Üstüne üstlük, Drogba’dan beri çekilen hava hakimiyeti sıkıntısını da bertaraf edebilecek bir oyun yeteneği var. Biz Galatasaraylılar, tüm sezon boyunca Eren’in sağlığı için dua etmeliyiz.

Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!
Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!

Akhisar’ın ilk yarıdaki pasif oyununda, hiç şüphesiz Galatasaray orta sahasının geçen haftaya göre muazzam sayılabilecek bir oyun ortaya koymasının büyük payı olduğunu düşünüyorum. Geçen hafta orta saha ile forvet arasındaki kopukluğun Riekerink’in çözmesi gereken problemlerden biri olduğunu belirtmiştim. Bu hafta 4-3-3’ün kanat açıkları rakip ceza sahasında kendini daha fazla göstererek Galatasaray’ın rakip sahada daha dolu bir oyun oynamasında ve ileriye dönük oyunda ferahlamasında önemli rol oynadılar. Sinan - Yasin değişikliği Galatasaray takımında olumlu reaksiyon göstermiş. Yasin, dün Galatasaray’daki en iyi oyunlarından birini ortaya koymasa da, demin belirttiğim “rakip ceza sahasına sokulma” olayını iyi bir şekilde gerçekleştirdi, bunu bir de golle süsledi. Sneijder ise geçen haftanın aksine sahada daha fazla sorumluluk alınca, Galatasaray orta saha performansı otomatikman yukarı taşındı. Kornerleri ve serbest vuruşları kullanma konusunda istekli, gerektiğinde orta saha yayından top alan, defansa yardımcı olan, ceza sahası civarında alan açmaya çalışan bir Sneijder, herkesin de bildiği üzere, Galatasaray’ın seviyesini yükseltiyor. Nitekim Tolga Ciğerci ile koordineli olarak oynayınca da Sneijder’in performansı yükseliyor. Tolga’nın oynadığı oyun Sneijder’i rahatlatmanın dışında Selçuk’un da göze batmasını biraz azalttı. Josue’nin de, oyuna girdikten sonra olumlu bir oyun ortaya koyduğunu gördük. Eren’in çıkışıyla 4-6-0 dizilimine dönen takımda Josue ve Sneijder ikilisi, rakip kaleye en yakın ikili olarak Akhisar kalesine etkili geldi. Geçen haftaya göre en önemli değişimin ise Bruma’da olduğunu söylemeliyiz. Geçen haftadaki oyunun tam aksine Bruma, Galatasaray’da fark yaratan oyuncu oldu. Özellikle Akhisar’ın ikinci yarı hücumda ritmini bulduğu dakikalarda, Yasin’le ortaklaşa yarattıkları pozisyon ve Galatasaray’ı öne geçiren gol, oyunun kaderini değiştiren dakika olabilir. İleri çıkışlardaki dinamizminin yanı sıra, onun çok iyi bildiğimiz top saklama kabiliyetini ve verkaçlardaki başarılarını bu maçta göstermesinin, Galatasaray’ı galibiyete taşıyan unsurların başında geldiği kesin. Son dakikada da çok temiz bir vuruşla skoru belirleyen sayıyı kaydetti. Lionel Carole’ün güzel asistini de atlamayalım. Carole muhtemelen hafta içindeki idmanlarda, biraz daha sol bek gibi oynaması konusunda Riekerink’ten bolca nasihat almış. İleri çıkışlarda çok daha kontrollüydü.

Akhisar’ın ilk yarıdaki pasif oyununda, hiç şüphesiz Galatasaray orta sahasının geçen haftaya göre muazzam sayılabilecek bir oyun ortaya koymasının büyük payı olduğunu düşünüyorum. Geçen hafta orta saha ile forvet arasındaki kopukluğun Riekerink’in çözmesi gereken problemlerden biri olduğunu belirtmiştim. Bu hafta 4-3-3’ün kanat açıkları rakip ceza sahasında kendini daha fazla göstererek Galatasaray’ın rakip sahada daha dolu bir oyun oynamasında ve ileriye dönük oyunda ferahlamasında önemli rol oynadılar. Sinan - Yasin değişikliği Galatasaray takımında olumlu reaksiyon göstermiş. Yasin, dün Galatasaray’daki en iyi oyunlarından birini ortaya koymasa da, demin belirttiğim “rakip ceza sahasına sokulma” olayını iyi bir şekilde gerçekleştirdi, bunu bir de golle süsledi. Sneijder ise geçen haftanın aksine sahada daha fazla sorumluluk alınca, Galatasaray orta saha performansı otomatikman yukarı taşındı. Kornerleri ve serbest vuruşları kullanma konusunda istekli, gerektiğinde orta saha yayından top alan, defansa yardımcı olan, ceza sahası civarında alan açmaya çalışan bir Sneijder, herkesin de bildiği üzere, Galatasaray’ın seviyesini yükseltiyor. Nitekim Tolga Ciğerci ile koordineli olarak oynayınca da Sneijder’in performansı yükseliyor. Tolga’nın oynadığı oyun Sneijder’i rahatlatmanın dışında Selçuk’un da göze batmasını biraz azalttı. Josue’nin de, oyuna girdikten sonra olumlu bir oyun ortaya koyduğunu gördük. Eren’in çıkışıyla 4-6-0 dizilimine dönen takımda Josue ve Sneijder ikilisi, rakip kaleye en yakın ikili olarak Akhisar kalesine etkili geldi. Geçen haftaya göre en önemli değişimin ise Bruma’da olduğunu söylemeliyiz. Geçen haftadaki oyunun tam aksine Bruma, Galatasaray’da fark yaratan oyuncu oldu. Özellikle Akhisar’ın ikinci yarı hücumda ritmini bulduğu dakikalarda, Yasin’le ortaklaşa yarattıkları pozisyon ve Galatasaray’ı öne geçiren gol, oyunun kaderini değiştiren dakika olabilir. İleri çıkışlardaki dinamizminin yanı sıra, onun çok iyi bildiğimiz top saklama kabiliyetini ve verkaçlardaki başarılarını bu maçta göstermesinin, Galatasaray’ı galibiyete taşıyan unsurların başında geldiği kesin. Son dakikada da çok temiz bir vuruşla skoru belirleyen sayıyı kaydetti. Lionel Carole’ün güzel asistini de atlamayalım. Carole muhtemelen hafta içindeki idmanlarda, biraz daha sol bek gibi oynaması konusunda Riekerink’ten bolca nasihat almış. İleri çıkışlarda çok daha kontrollüydü.

Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!
Sendeki Bu Değişim Hoşumuza Gitti, Tadı Da Güzel!

Cihat Arslan hocanın Akhisar’da başarılı olarak kamuoyuna kendini göstermesi, aktif futbolculuğunda Galatasaray'ın bir ferdi olmuş olması, oyuncularıyla kurduğu iletişim, kulübedeki jest ve mimikleri, basın toplantılarındaki hali tavrı vs. gibi özellikleri, Hamza Hamzaoğlu hoca ile çok büyük benzerlikler taşıyor. Ben bu durumu, Cihat hocanın Galatasaray takımında ilerleyen dönemlerde teknik direktör olabileceğine yoruyor ve Cihat hocanın bu potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Fakat Cihat Arslan, ileride olası Galatasaray teknik direktörlüğü pozisyonunda Hamza hocadan daha uzun müddetli kalmak için bazı mental atılımlar yapmak zorunda. Rakip kim olursa olsun, bir iç saha maçının ilk yarısında öne geçince geriye yaslanmak ve takım oyununu sprinter bir forvetin (Rodallega) üzerine kurmak, Cihat hocaya kariyer tırmanışı açısından bir artı getirmez. (Hamza hocanın da Akhisar’dayken Oumar Niasse ile benzer bir oyun anlayışına sahip olduğunu hatırlayalım.) Cihat hocanın, geçen sene 2-0’dan 2-2’ye taşıdıkları Fenerbahçe deplasmanındaki gibi cesaretli ve rakibi önlem almaya zorlayan bir oyun anlayışı ortaya koyması, hem kendisini hem Akhisar’ı ileriye taşır. Nitekim ikinci yarı buna benzer bir hamle yaptı ama, ilk yarıdaki pasif oyundan sonra o performans yetmedi. Neticesinde Cimbom, Akhisar’da “köfte” tadında bir üç puanı cebe indirdi. Geçen hafta keçiboynuzu tadındaki oyundan sonra, taraftarlar dün gece çok daha keyifli bir uyku çekmiştir. Riekerink ve oyuncular ise ilk 2 maçta 2 galibiyetle hiç şüphesiz moral - motivasyon tavan yapmış bir şekilde lige giriş yaptı. Kayseri deplasmanından ve Arena’daki Rize maçından alınacak bir 6 puan, Vodafone Arena’daki Beşiktaş maçından önce Galatasaray’ı mental olarak şahlandırabilir. Akabinde Beşiktaş maçında olası bir galibiyet, başlıktaki güfteye ek olarak “havada şampiyonluk kokusu var” bile dedirtebilir!

(Yazıdaki görseller, Galatasaray'ın resmi twitter hesabı @GalatasaraySK'dan alınmıştır.)

Cihat Arslan hocanın Akhisar’da başarılı olarak kamuoyuna kendini göstermesi, aktif futbolculuğunda Galatasaray'ın bir ferdi olmuş olması, oyuncularıyla kurduğu iletişim, kulübedeki jest ve mimikleri, basın toplantılarındaki hali tavrı vs. gibi özellikleri, Hamza Hamzaoğlu hoca ile çok büyük benzerlikler taşıyor. Ben bu durumu, Cihat hocanın Galatasaray takımında ilerleyen dönemlerde teknik direktör olabileceğine yoruyor ve Cihat hocanın bu potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Fakat Cihat Arslan, ileride olası Galatasaray teknik direktörlüğü pozisyonunda Hamza hocadan daha uzun müddetli kalmak için bazı mental atılımlar yapmak zorunda. Rakip kim olursa olsun, bir iç saha maçının ilk yarısında öne geçince geriye yaslanmak ve takım oyununu sprinter bir forvetin (Rodallega) üzerine kurmak, Cihat hocaya kariyer tırmanışı açısından bir artı getirmez. (Hamza hocanın da Akhisar’dayken Oumar Niasse ile benzer bir oyun anlayışına sahip olduğunu hatırlayalım.) Cihat hocanın, geçen sene 2-0’dan 2-2’ye taşıdıkları Fenerbahçe deplasmanındaki gibi cesaretli ve rakibi önlem almaya zorlayan bir oyun anlayışı ortaya koyması, hem kendisini hem Akhisar’ı ileriye taşır. Nitekim ikinci yarı buna benzer bir hamle yaptı ama, ilk yarıdaki pasif oyundan sonra o performans yetmedi. Neticesinde Cimbom, Akhisar’da “köfte” tadında bir üç puanı cebe indirdi. Geçen hafta keçiboynuzu tadındaki oyundan sonra, taraftarlar dün gece çok daha keyifli bir uyku çekmiştir. Riekerink ve oyuncular ise ilk 2 maçta 2 galibiyetle hiç şüphesiz moral - motivasyon tavan yapmış bir şekilde lige giriş yaptı. Kayseri deplasmanından ve Arena’daki Rize maçından alınacak bir 6 puan, Vodafone Arena’daki Beşiktaş maçından önce Galatasaray’ı mental olarak şahlandırabilir. Akabinde Beşiktaş maçında olası bir galibiyet, başlıktaki güfteye ek olarak “havada şampiyonluk kokusu var” bile dedirtebilir!

(Yazıdaki görseller, Galatasaray'ın resmi twitter hesabı @GalatasaraySK'dan alınmıştır.)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.