Sağlık için Keyifli Organizma Kefir

Olgu Alibeygil 25.08.2016

Sindirim, solunum sistemlerini koruyan, bağışıklığı artıran ve kanserle savaşan minik keyifli organizma kefir çoğala çoğala dünyayı ele geçirecek.

1990’larda uzun bir süre evimizden kefir eksik olmadı. Sürekli çoğalan bu minik karnabahar gibi mayaya “hayvancık” derdik. Annemin her akşam mayaladığı, ekşi tadı ile yoğurdunu, ayranını pek sevmemiş olsam da kefir dışında bir süt ürünü bir kaç sene evimize girmedi. Aşırı hızlı çoğalmasından yoruldu herhalde annem, ya da uzun bir tatil dönüşü hayvancıkları ölü bulduk ve elimize yenisi geçmedi, bıraktık. Uzun yıllar sonra Doğu Avrupa’da bir markette paketlenmiş halde yoğurdunu görene kadar da aklıma gelmedi. Bundan bir kaç sene sonra da kefir yoğurdu Amerika’da patlama yaptı. Şimdi her yerde kolaylıkla bulunabiliyor.


Amerika’daki patlama ise büyüyerek devam ediyor. Tadını yumuşatmak için şeker katılmış ya da aromalarla çeşitlenmiş şekillerini satan büyük markalar bile var. Öyle ki, 2009’da 58 milyon dolarlık kefir satışı 2014’te 130 milyona fırlamış. Gittikçe de büyüyor, durduramıyoruz! Bu arada, Türkçe “keyif”ten gelen ismi Amerika’da bir türlü telaffuz edilemiyormuş.

Kafkas dağlarından gelen bu faydalı mayacığın tarihi binlerce yıl geriye gidiyor. Marco Polo’nun Kafkasya yazılarında da bahsettiği kefir, içerdiği mikroorganizmalar ile sütü fermente ediyor ve bu faydalı mikroorganizmalar sayesinde diğer süt ürünlerinden ayrılıyor.


Fermente olmuş sütün taşıdığı faydalı bakteriler, yani probiyotikler, başta bağırsak florasını korumak için gerekli. Kefir bu canlı organizmalar açısından normal yoğurda göre en az üç kat daha zengin olduğu için baştacı edilebilir. Kefir aynı zamanda daha fazla kalsiyum içeriğine sahip; bir bardak ayranı ile günlük kalsiyum ihtiyacının %20’si karşılanabiliyor. Sindirimi kolaylaştıran ve büyük bir tabak yemek sonrası hissedilen yorgunluğu azaltan kefirdeki protein, magnezyum, fosfor ve B vitamini oranı da hayli yüksek. Bağırsak florasını koruyup sindirimi kolaylaştırdığı, nefes yollarını açtığı gibi, idrar yolları ve vajinal enfeksiyonlarda da oldukça etkili faydalı bakteriler içeriyor. Kefir, bağışıklığı güçlendirdiği gibi kansere karşı korumada da üstün bir süper yiyecek. Hatta kanserle savaşan hastalara da öneriliyor.


Kefiri paketlenmiş şişelerde alıp içebileceğiniz gibi, kendiniz de üretebilirsiniz. Bir kavanoza konan kefir tanelerinin üzerine süt ekleyip oda sıcaklığında 12 saat kadar bekletiyorsunuz, o kadar. Sonra süzgeçten geçiriyor, süzgeçte kalan taneleri yıkayıp işlemi tekrarlıyorsunuz. Fakat o kadar hızlı çoğalıyorlar ki, eşe dosta dağıttıktan sonra bile elinizde fazla fazla kalanı ne yapacağınız sorun olabiliyor. Bu nedenle kuru halde minik poşetlerde satılanlarını tercih edebilirsiniz. Kurusunun, canlısı kadar faydalı olduğu söyleniyor.


Süt hassasiyeti olanlar da kefir tüketebilir. Bitkisel sütlerle ve Hindistan cevizi suyuyla da mayalanabiliyor. Hatta bu hindistan cevizli kefir gitgide popülerleşmeye başlamış. Ülkemizde bir türlü bulamadıysam da su kefiri diye de bir cinsi var, hiç süte bulaşmadan suyla mayalanıp daha hafif ve yağsız oluyor. Normal kefir kadar da ekşi değilmiş. Fakat ben bu ekşimiş yoğurt tadını da seviyorum. Malum, artık ekşiyen, bozulan yoğurt bulmak zor! Artık alamadığımız faydalı bakteriler için tek çare kefir (hayvancığı) gibi görünüyor.

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.