Rüya Gibi Bir Lig - Bölüm 2

Umut Tarı 10.05.2016

Play-Off eşleşmeleri üzerine yorumlarımız devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz gibi, NBA'da normal sezonun sona ermesiyle birlikte Play-Off tablosu şekillenmeye başladı. Bugün de Batı Konferansı takımlarının değerlendirmeleriyle devam ediyoruz.


Batı Konferansı'nda eşleşmeler şöyle:

1. Golden State x 8. Houston
2. San Antonio x 7. Mepmhis
3. Oklohama City x 6. Dallas
4. L.A.Clippers x 5. Portland


Eşleşmeleri değerlendirecek olursak...



1. Golden State x 8. Houston: Geçen sezon fırtına gibi esen ve şampiyonluğa ulaşan Golden State takımı, geçen sezonki kadrodan sadece maaş boşluğu açmak için D. Lee'yi takasladı ve geçen sezon ana rotasyonda bulunan tüm oyuncularını tutarak yeni sezona giriş yaptı. Sezon başında Steve Kerr, hastalığından dolayı takımın başında bulunmasa da Luke Walton takımıyla mükemmel bir iş çıkarmış ve Batı Konferans'ında liderliği ele geçirmişti bile. Steve Kerr de takımının başına dönünce tutulamayan bir takım oldular ve efsane Chicago kadrosunun 72-10'luk normal sezon rekorunu geçip sezonu 73-9 ile bitirdiler. Sezon içinde yaptıkları en önemli transfer, Cleveland'dan Orlando'ya takaslanan ve Orlando'nun serbest bıraktığı Anderson Varejao'yu kadrolarına katmak oldu. Takımın lideri olan Stephen Curry ise kırılmadık rekor bırakmadı adeta. Curry bir sezonda en çok üçlük atan oyuncu rekorunu 402 üçlük ile kırdı. Bir maçta en çok üçlük atma rekoruna ortak oldu ve 24 Nisan 2016'da oynanan Houston maçında bir maçta takımca en çok üçlük atma rekorunu 21 üçlük ile kırdılar. Bir yarıda üçlük atma rekoruna ise Cleveland ile ortak oldular. Golden State artık oturmuş bir düzende oynuyor diyebiliriz. Normal sezonu rekor kırarak lider bitiren Golden State, Play-Off'larda Stephen Curry'nin sakatlığı ile sarsıldı ama onun yerine oynayan S. Livingston yeterli katkıyı verdi. Houston Rockets'tan bahsedecek olursak, son maç ile Play-Off potasına girebilen takım J. Harden önderliğinde oynasa da takım içi birçok anlaşmazlık olduğu dedikoduları ortada dolaşıyordu. Houston'ın berbat bir savunma takımı olduğunu da düşünürsek, seride Golden State'in üstünlüğü yadsınamazdı. Golden State evindeki 2 maçı da kazanarak Houston'a gitti ve 1 mağlubiyet aldı, sonra evindeki 2 maçı da kazanarak seriyi 4-1 ile geçti. Bu arada Houston'da yıldız pivot Dwight Howard sezon sonu opsiyonunu kullanmayarak serbest kalacağını açıkladı.



2. San Antonio x 7. Memphis: Greg Popovich önderliğinde NBA'in en iyi takım oyununu oynayan San Antonio bu sene kadrosuna L. Aldridge ve David West'i katarak kadrosunu daha da güçlendirdi. Ana rotasyonundan sadece T. Splitter'ı L. Aldridge için gönderen ve sezon ortasında serbest bırakılan A. Miller ve K. Martin ile gücüne güç katan San Antonio, normal sezonu 67-15 ile 2. sırada bitirdi. Golden State'ten sonra en önemli şampiyonluk favorisi olarak görülen San Antonio çok zorlu bir sezon geçiren Memphis ile eşleşti. Memphis cephesinde ise şanssızlıklarla dolu bir sezon oldu desek yeridir. Öncelikle sene başında 5 yıllık sözleşme imzaladıkları Marc Gasol'ün ayağını kırması ve sezonu kapatmasıyla şok geçiren Memphis'te sıkıntılar bununla bitmedi. Sonrasında Mike Conley ve Z. Randolph'u da kaybettiler ve sakatlıklar nedeniyle o kadar çok sıkıntı yaşadılar ki, en son 7 kişilik kadroyla bir maça çıktılar ve bu oyunculardan 3'ü 10 günlük kontrat imzalanan oyunculardı. Eşleşmede açık ara favori gösterilen San Antonio, 4 rahat maç oynayarak Memphisi süpürdü ve Konferans yarı finalinde Oklohama City ile eşleşti. Bu arada seriden sonra konuşan Memphis koçu Dave Joerger göz yaşlarına hakim olamadı ve hepimizin yüreğini burktu.



3. Oklohama City x 6. Dallas: Geçen sezon Kevin Durant'in yokluğunu fazlasıyla hisseden Oklohama, Play-Off yarışının dışında kaldı ve Scott Brooks ile yollarını ayırdı. Sezon başında takımın başına Billy Donovan'ı getiren Oklohama City, kadrosunu güçlendiremedi. Free-Agent piyasasında doğru düzgün hamle yapmayan Oklohama sadece sezon ortasında D.J. Augustin'i gönderip Randy Foye'u getirdi. Kevin Durant'in de dönüşüyle fena bir sezon geçirmeyen Oklohama City 55-27 ile sezonu 3. sırada bitirdi ama bench katkısı çok sınırlı ve bunun sıkıntısını fazlasıyla çekiyorlar. Bu eksiği gidermek için Enes'i kenardan getiren koç Donovan, Enes'in neredeyse en iyi 6. adam olmasını sağlıyordu. Dallas tarafına bakacak olursak, geçen sezon şampiyonluk için Rajon Rondo, Tyson Chandler, Amar'e Stoudemire gibi isimleri kadrosuna katan fakat takım içi sıkıntılar yaşayan ve Play-Off'un ilk turunda elenen takım, kadrosuna kattığı tüm oyuncularla yolları ayırdı ve bu sezon Free-Agent piyasasından DeAndre Jordan'ı almak üzere iken LA Clippers'a kaptırdı. Jordan yerine alınan Zaza Pachulia mükemmel katkı verdi. Ayrıca Portland'lı Wesley Matthews ve Deron Williams'ı kadrosuna katan Dallas, fena bir kadro kurmadı ama karşısındaki Oklohama'ya göre sönük kaldı diyebiliriz. Seride sadece 1 maç kazanabilen Dallas 4-1 ile yenildi ve Play-Off'lara gene erken veda etti. Dallas'ın yıllar geçse de lideri ve yıldızı olan Nowitzki bu yaz daha düşük kontrata imza atarak maaş boşluğu açmak isteyip daha kaliteli bir kadro kurulmasını istedi. Aklıma gelmişken, Dallas koçu Rick Carlisle'ı tebrik etmek lazım. Kısıtlı veya öldü denilen oyuncular ile sürekli şapkadan tavşan çıkarabilen, takımına hakim bir koç olduğunu belirtmek gerek. Bunun en iyi örneği de 2010-2011 sezonunda Miami'nin Bosh, Wade, Lebron'lu kadrosunu 4-2 ile geçerek NBA şampiyonluğu kazandırması. Eşleşmeyi değerlendirmeyi bitirmeden söyleyeceğim son şey, Oklohama yarı finalde San Antonio ile eşleşti ve her ne kadar
San Antonio favori olsa da kendisini zorlayabilecek bir ekiple karşı karşıya. Buradan temsilcimiz Enes Kanter'e de başarılar diliyoruz Bıyıklılar ekibi olarak.



4. LA Clippers x 5. Portland: Her sezona büyük umutlarla ve hedeflerle girip sezon sonu hayal kırıklığına uğrayan takımları sayın desek ilk üç mutlaka Clippers, Oklohama ve Dallas olur. Clippers son senelerde sürekli üst sıralara oynasa da durmadan hayal kırıklığı yaşadı. Sezon başında neredeyse DeAndre Jordan'ı Dallas'a kaptırıyorlardı. Bu sezon Paul Pierce, Josh Smith ve Lance Stephenson'u kadrosuna katan Clippers, bir nevi kumar oynadı fakat bu kumar pek istedikleri gibi gitmedi. Paul Pierce hariç diğer 2 oyuncuyu takasla takımdan gönderdiler ve sezon ortasında Jeff Green'i aldılar. Lakin sezon ortasında Blake Griffin'i kaybettiler ve zorlandılar ama yine de Konferans'ı 4. bitirdiler. Yeniden yapılanan ve L. Aldridge'i kaybeden Portland, büyük başarıya imza atarak konferansı 5. sırada bitirdi ve Clippers'ın rakibi oldu. Ön alanda McCollum ve Lillard takımı adeta sırtladı ve taşıdı. Bunun meyvesini McCollum yedi ve MIP (en çok gelişme gösteren oyuncu) ödülünü kazandı. Eşleşmeye gelecek olursak; Clippers'ın favori olduğunu söyleyebiliriz. Seri 2-1 giderken 4. maçta hem Chris Paul'ü hem Blake Griffin'i kaybeden Clippers, kalan 2 maçı da kaybederek elenir ve yine bir hayal kırıklığına sebep olurken, Portland ise L. Aldridge'i kaybetmesine rağmen gayet başarılı ilerliyor ve her zaman süprizlere yer olduğunu gösteriyordu. Portland'ın yarı finaldeki rakibi Golden State. Bakalım bu eşleşmede de bir sürpriz yapabilecekler mi?


Umut Tarı

Görseller NBA.com'dan alınmıştır.

Geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz gibi, NBA'da normal sezonun sona ermesiyle birlikte Play-Off tablosu şekillenmeye başladı. Bugün de Batı Konferansı takımlarının değerlendirmeleriyle devam ediyoruz.


Batı Konferansı'nda eşleşmeler şöyle:

1. Golden State x 8. Houston
2. San Antonio x 7. Mepmhis
3. Oklohama City x 6. Dallas
4. L.A.Clippers x 5. Portland


Eşleşmeleri değerlendirecek olursak...



1. Golden State x 8. Houston: Geçen sezon fırtına gibi esen ve şampiyonluğa ulaşan Golden State takımı, geçen sezonki kadrodan sadece maaş boşluğu açmak için D. Lee'yi takasladı ve geçen sezon ana rotasyonda bulunan tüm oyuncularını tutarak yeni sezona giriş yaptı. Sezon başında Steve Kerr, hastalığından dolayı takımın başında bulunmasa da Luke Walton takımıyla mükemmel bir iş çıkarmış ve Batı Konferans'ında liderliği ele geçirmişti bile. Steve Kerr de takımının başına dönünce tutulamayan bir takım oldular ve efsane Chicago kadrosunun 72-10'luk normal sezon rekorunu geçip sezonu 73-9 ile bitirdiler. Sezon içinde yaptıkları en önemli transfer, Cleveland'dan Orlando'ya takaslanan ve Orlando'nun serbest bıraktığı Anderson Varejao'yu kadrolarına katmak oldu. Takımın lideri olan Stephen Curry ise kırılmadık rekor bırakmadı adeta. Curry bir sezonda en çok üçlük atan oyuncu rekorunu 402 üçlük ile kırdı. Bir maçta en çok üçlük atma rekoruna ortak oldu ve 24 Nisan 2016'da oynanan Houston maçında bir maçta takımca en çok üçlük atma rekorunu 21 üçlük ile kırdılar. Bir yarıda üçlük atma rekoruna ise Cleveland ile ortak oldular. Golden State artık oturmuş bir düzende oynuyor diyebiliriz. Normal sezonu rekor kırarak lider bitiren Golden State, Play-Off'larda Stephen Curry'nin sakatlığı ile sarsıldı ama onun yerine oynayan S. Livingston yeterli katkıyı verdi. Houston Rockets'tan bahsedecek olursak, son maç ile Play-Off potasına girebilen takım J. Harden önderliğinde oynasa da takım içi birçok anlaşmazlık olduğu dedikoduları ortada dolaşıyordu. Houston'ın berbat bir savunma takımı olduğunu da düşünürsek, seride Golden State'in üstünlüğü yadsınamazdı. Golden State evindeki 2 maçı da kazanarak Houston'a gitti ve 1 mağlubiyet aldı, sonra evindeki 2 maçı da kazanarak seriyi 4-1 ile geçti. Bu arada Houston'da yıldız pivot Dwight Howard sezon sonu opsiyonunu kullanmayarak serbest kalacağını açıkladı.



2. San Antonio x 7. Memphis: Greg Popovich önderliğinde NBA'in en iyi takım oyununu oynayan San Antonio bu sene kadrosuna L. Aldridge ve David West'i katarak kadrosunu daha da güçlendirdi. Ana rotasyonundan sadece T. Splitter'ı L. Aldridge için gönderen ve sezon ortasında serbest bırakılan A. Miller ve K. Martin ile gücüne güç katan San Antonio, normal sezonu 67-15 ile 2. sırada bitirdi. Golden State'ten sonra en önemli şampiyonluk favorisi olarak görülen San Antonio çok zorlu bir sezon geçiren Memphis ile eşleşti. Memphis cephesinde ise şanssızlıklarla dolu bir sezon oldu desek yeridir. Öncelikle sene başında 5 yıllık sözleşme imzaladıkları Marc Gasol'ün ayağını kırması ve sezonu kapatmasıyla şok geçiren Memphis'te sıkıntılar bununla bitmedi. Sonrasında Mike Conley ve Z. Randolph'u da kaybettiler ve sakatlıklar nedeniyle o kadar çok sıkıntı yaşadılar ki, en son 7 kişilik kadroyla bir maça çıktılar ve bu oyunculardan 3'ü 10 günlük kontrat imzalanan oyunculardı. Eşleşmede açık ara favori gösterilen San Antonio, 4 rahat maç oynayarak Memphisi süpürdü ve Konferans yarı finalinde Oklohama City ile eşleşti. Bu arada seriden sonra konuşan Memphis koçu Dave Joerger göz yaşlarına hakim olamadı ve hepimizin yüreğini burktu.



3. Oklohama City x 6. Dallas: Geçen sezon Kevin Durant'in yokluğunu fazlasıyla hisseden Oklohama, Play-Off yarışının dışında kaldı ve Scott Brooks ile yollarını ayırdı. Sezon başında takımın başına Billy Donovan'ı getiren Oklohama City, kadrosunu güçlendiremedi. Free-Agent piyasasında doğru düzgün hamle yapmayan Oklohama sadece sezon ortasında D.J. Augustin'i gönderip Randy Foye'u getirdi. Kevin Durant'in de dönüşüyle fena bir sezon geçirmeyen Oklohama City 55-27 ile sezonu 3. sırada bitirdi ama bench katkısı çok sınırlı ve bunun sıkıntısını fazlasıyla çekiyorlar. Bu eksiği gidermek için Enes'i kenardan getiren koç Donovan, Enes'in neredeyse en iyi 6. adam olmasını sağlıyordu. Dallas tarafına bakacak olursak, geçen sezon şampiyonluk için Rajon Rondo, Tyson Chandler, Amar'e Stoudemire gibi isimleri kadrosuna katan fakat takım içi sıkıntılar yaşayan ve Play-Off'un ilk turunda elenen takım, kadrosuna kattığı tüm oyuncularla yolları ayırdı ve bu sezon Free-Agent piyasasından DeAndre Jordan'ı almak üzere iken LA Clippers'a kaptırdı. Jordan yerine alınan Zaza Pachulia mükemmel katkı verdi. Ayrıca Portland'lı Wesley Matthews ve Deron Williams'ı kadrosuna katan Dallas, fena bir kadro kurmadı ama karşısındaki Oklohama'ya göre sönük kaldı diyebiliriz. Seride sadece 1 maç kazanabilen Dallas 4-1 ile yenildi ve Play-Off'lara gene erken veda etti. Dallas'ın yıllar geçse de lideri ve yıldızı olan Nowitzki bu yaz daha düşük kontrata imza atarak maaş boşluğu açmak isteyip daha kaliteli bir kadro kurulmasını istedi. Aklıma gelmişken, Dallas koçu Rick Carlisle'ı tebrik etmek lazım. Kısıtlı veya öldü denilen oyuncular ile sürekli şapkadan tavşan çıkarabilen, takımına hakim bir koç olduğunu belirtmek gerek. Bunun en iyi örneği de 2010-2011 sezonunda Miami'nin Bosh, Wade, Lebron'lu kadrosunu 4-2 ile geçerek NBA şampiyonluğu kazandırması. Eşleşmeyi değerlendirmeyi bitirmeden söyleyeceğim son şey, Oklohama yarı finalde San Antonio ile eşleşti ve her ne kadar
San Antonio favori olsa da kendisini zorlayabilecek bir ekiple karşı karşıya. Buradan temsilcimiz Enes Kanter'e de başarılar diliyoruz Bıyıklılar ekibi olarak.



4. LA Clippers x 5. Portland: Her sezona büyük umutlarla ve hedeflerle girip sezon sonu hayal kırıklığına uğrayan takımları sayın desek ilk üç mutlaka Clippers, Oklohama ve Dallas olur. Clippers son senelerde sürekli üst sıralara oynasa da durmadan hayal kırıklığı yaşadı. Sezon başında neredeyse DeAndre Jordan'ı Dallas'a kaptırıyorlardı. Bu sezon Paul Pierce, Josh Smith ve Lance Stephenson'u kadrosuna katan Clippers, bir nevi kumar oynadı fakat bu kumar pek istedikleri gibi gitmedi. Paul Pierce hariç diğer 2 oyuncuyu takasla takımdan gönderdiler ve sezon ortasında Jeff Green'i aldılar. Lakin sezon ortasında Blake Griffin'i kaybettiler ve zorlandılar ama yine de Konferans'ı 4. bitirdiler. Yeniden yapılanan ve L. Aldridge'i kaybeden Portland, büyük başarıya imza atarak konferansı 5. sırada bitirdi ve Clippers'ın rakibi oldu. Ön alanda McCollum ve Lillard takımı adeta sırtladı ve taşıdı. Bunun meyvesini McCollum yedi ve MIP (en çok gelişme gösteren oyuncu) ödülünü kazandı. Eşleşmeye gelecek olursak; Clippers'ın favori olduğunu söyleyebiliriz. Seri 2-1 giderken 4. maçta hem Chris Paul'ü hem Blake Griffin'i kaybeden Clippers, kalan 2 maçı da kaybederek elenir ve yine bir hayal kırıklığına sebep olurken, Portland ise L. Aldridge'i kaybetmesine rağmen gayet başarılı ilerliyor ve her zaman süprizlere yer olduğunu gösteriyordu. Portland'ın yarı finaldeki rakibi Golden State. Bakalım bu eşleşmede de bir sürpriz yapabilecekler mi?


Umut Tarı

Görseller NBA.com'dan alınmıştır.

Geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz gibi, NBA'da normal sezonun sona ermesiyle birlikte Play-Off tablosu şekillenmeye başladı. Bugün de Batı Konferansı takımlarının değerlendirmeleriyle devam ediyoruz.


Batı Konferansı'nda eşleşmeler şöyle:

1. Golden State x 8. Houston
2. San Antonio x 7. Mepmhis
3. Oklohama City x 6. Dallas
4. L.A.Clippers x 5. Portland


Eşleşmeleri değerlendirecek olursak...



1. Golden State x 8. Houston: Geçen sezon fırtına gibi esen ve şampiyonluğa ulaşan Golden State takımı, geçen sezonki kadrodan sadece maaş boşluğu açmak için D. Lee'yi takasladı ve geçen sezon ana rotasyonda bulunan tüm oyuncularını tutarak yeni sezona giriş yaptı. Sezon başında Steve Kerr, hastalığından dolayı takımın başında bulunmasa da Luke Walton takımıyla mükemmel bir iş çıkarmış ve Batı Konferans'ında liderliği ele geçirmişti bile. Steve Kerr de takımının başına dönünce tutulamayan bir takım oldular ve efsane Chicago kadrosunun 72-10'luk normal sezon rekorunu geçip sezonu 73-9 ile bitirdiler. Sezon içinde yaptıkları en önemli transfer, Cleveland'dan Orlando'ya takaslanan ve Orlando'nun serbest bıraktığı Anderson Varejao'yu kadrolarına katmak oldu. Takımın lideri olan Stephen Curry ise kırılmadık rekor bırakmadı adeta. Curry bir sezonda en çok üçlük atan oyuncu rekorunu 402 üçlük ile kırdı. Bir maçta en çok üçlük atma rekoruna ortak oldu ve 24 Nisan 2016'da oynanan Houston maçında bir maçta takımca en çok üçlük atma rekorunu 21 üçlük ile kırdılar. Bir yarıda üçlük atma rekoruna ise Cleveland ile ortak oldular. Golden State artık oturmuş bir düzende oynuyor diyebiliriz. Normal sezonu rekor kırarak lider bitiren Golden State, Play-Off'larda Stephen Curry'nin sakatlığı ile sarsıldı ama onun yerine oynayan S. Livingston yeterli katkıyı verdi. Houston Rockets'tan bahsedecek olursak, son maç ile Play-Off potasına girebilen takım J. Harden önderliğinde oynasa da takım içi birçok anlaşmazlık olduğu dedikoduları ortada dolaşıyordu. Houston'ın berbat bir savunma takımı olduğunu da düşünürsek, seride Golden State'in üstünlüğü yadsınamazdı. Golden State evindeki 2 maçı da kazanarak Houston'a gitti ve 1 mağlubiyet aldı, sonra evindeki 2 maçı da kazanarak seriyi 4-1 ile geçti. Bu arada Houston'da yıldız pivot Dwight Howard sezon sonu opsiyonunu kullanmayarak serbest kalacağını açıkladı.



2. San Antonio x 7. Memphis: Greg Popovich önderliğinde NBA'in en iyi takım oyununu oynayan San Antonio bu sene kadrosuna L. Aldridge ve David West'i katarak kadrosunu daha da güçlendirdi. Ana rotasyonundan sadece T. Splitter'ı L. Aldridge için gönderen ve sezon ortasında serbest bırakılan A. Miller ve K. Martin ile gücüne güç katan San Antonio, normal sezonu 67-15 ile 2. sırada bitirdi. Golden State'ten sonra en önemli şampiyonluk favorisi olarak görülen San Antonio çok zorlu bir sezon geçiren Memphis ile eşleşti. Memphis cephesinde ise şanssızlıklarla dolu bir sezon oldu desek yeridir. Öncelikle sene başında 5 yıllık sözleşme imzaladıkları Marc Gasol'ün ayağını kırması ve sezonu kapatmasıyla şok geçiren Memphis'te sıkıntılar bununla bitmedi. Sonrasında Mike Conley ve Z. Randolph'u da kaybettiler ve sakatlıklar nedeniyle o kadar çok sıkıntı yaşadılar ki, en son 7 kişilik kadroyla bir maça çıktılar ve bu oyunculardan 3'ü 10 günlük kontrat imzalanan oyunculardı. Eşleşmede açık ara favori gösterilen San Antonio, 4 rahat maç oynayarak Memphisi süpürdü ve Konferans yarı finalinde Oklohama City ile eşleşti. Bu arada seriden sonra konuşan Memphis koçu Dave Joerger göz yaşlarına hakim olamadı ve hepimizin yüreğini burktu.



3. Oklohama City x 6. Dallas: Geçen sezon Kevin Durant'in yokluğunu fazlasıyla hisseden Oklohama, Play-Off yarışının dışında kaldı ve Scott Brooks ile yollarını ayırdı. Sezon başında takımın başına Billy Donovan'ı getiren Oklohama City, kadrosunu güçlendiremedi. Free-Agent piyasasında doğru düzgün hamle yapmayan Oklohama sadece sezon ortasında D.J. Augustin'i gönderip Randy Foye'u getirdi. Kevin Durant'in de dönüşüyle fena bir sezon geçirmeyen Oklohama City 55-27 ile sezonu 3. sırada bitirdi ama bench katkısı çok sınırlı ve bunun sıkıntısını fazlasıyla çekiyorlar. Bu eksiği gidermek için Enes'i kenardan getiren koç Donovan, Enes'in neredeyse en iyi 6. adam olmasını sağlıyordu. Dallas tarafına bakacak olursak, geçen sezon şampiyonluk için Rajon Rondo, Tyson Chandler, Amar'e Stoudemire gibi isimleri kadrosuna katan fakat takım içi sıkıntılar yaşayan ve Play-Off'un ilk turunda elenen takım, kadrosuna kattığı tüm oyuncularla yolları ayırdı ve bu sezon Free-Agent piyasasından DeAndre Jordan'ı almak üzere iken LA Clippers'a kaptırdı. Jordan yerine alınan Zaza Pachulia mükemmel katkı verdi. Ayrıca Portland'lı Wesley Matthews ve Deron Williams'ı kadrosuna katan Dallas, fena bir kadro kurmadı ama karşısındaki Oklohama'ya göre sönük kaldı diyebiliriz. Seride sadece 1 maç kazanabilen Dallas 4-1 ile yenildi ve Play-Off'lara gene erken veda etti. Dallas'ın yıllar geçse de lideri ve yıldızı olan Nowitzki bu yaz daha düşük kontrata imza atarak maaş boşluğu açmak isteyip daha kaliteli bir kadro kurulmasını istedi. Aklıma gelmişken, Dallas koçu Rick Carlisle'ı tebrik etmek lazım. Kısıtlı veya öldü denilen oyuncular ile sürekli şapkadan tavşan çıkarabilen, takımına hakim bir koç olduğunu belirtmek gerek. Bunun en iyi örneği de 2010-2011 sezonunda Miami'nin Bosh, Wade, Lebron'lu kadrosunu 4-2 ile geçerek NBA şampiyonluğu kazandırması. Eşleşmeyi değerlendirmeyi bitirmeden söyleyeceğim son şey, Oklohama yarı finalde San Antonio ile eşleşti ve her ne kadar
San Antonio favori olsa da kendisini zorlayabilecek bir ekiple karşı karşıya. Buradan temsilcimiz Enes Kanter'e de başarılar diliyoruz Bıyıklılar ekibi olarak.



4. LA Clippers x 5. Portland: Her sezona büyük umutlarla ve hedeflerle girip sezon sonu hayal kırıklığına uğrayan takımları sayın desek ilk üç mutlaka Clippers, Oklohama ve Dallas olur. Clippers son senelerde sürekli üst sıralara oynasa da durmadan hayal kırıklığı yaşadı. Sezon başında neredeyse DeAndre Jordan'ı Dallas'a kaptırıyorlardı. Bu sezon Paul Pierce, Josh Smith ve Lance Stephenson'u kadrosuna katan Clippers, bir nevi kumar oynadı fakat bu kumar pek istedikleri gibi gitmedi. Paul Pierce hariç diğer 2 oyuncuyu takasla takımdan gönderdiler ve sezon ortasında Jeff Green'i aldılar. Lakin sezon ortasında Blake Griffin'i kaybettiler ve zorlandılar ama yine de Konferans'ı 4. bitirdiler. Yeniden yapılanan ve L. Aldridge'i kaybeden Portland, büyük başarıya imza atarak konferansı 5. sırada bitirdi ve Clippers'ın rakibi oldu. Ön alanda McCollum ve Lillard takımı adeta sırtladı ve taşıdı. Bunun meyvesini McCollum yedi ve MIP (en çok gelişme gösteren oyuncu) ödülünü kazandı. Eşleşmeye gelecek olursak; Clippers'ın favori olduğunu söyleyebiliriz. Seri 2-1 giderken 4. maçta hem Chris Paul'ü hem Blake Griffin'i kaybeden Clippers, kalan 2 maçı da kaybederek elenir ve yine bir hayal kırıklığına sebep olurken, Portland ise L. Aldridge'i kaybetmesine rağmen gayet başarılı ilerliyor ve her zaman süprizlere yer olduğunu gösteriyordu. Portland'ın yarı finaldeki rakibi Golden State. Bakalım bu eşleşmede de bir sürpriz yapabilecekler mi?


Umut Tarı

Görseller NBA.com'dan alınmıştır.

Geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz gibi, NBA'da normal sezonun sona ermesiyle birlikte Play-Off tablosu şekillenmeye başladı. Bugün de Batı Konferansı takımlarının değerlendirmeleriyle devam ediyoruz.


Batı Konferansı'nda eşleşmeler şöyle:

1. Golden State x 8. Houston
2. San Antonio x 7. Mepmhis
3. Oklohama City x 6. Dallas
4. L.A.Clippers x 5. Portland


Eşleşmeleri değerlendirecek olursak...



1. Golden State x 8. Houston: Geçen sezon fırtına gibi esen ve şampiyonluğa ulaşan Golden State takımı, geçen sezonki kadrodan sadece maaş boşluğu açmak için D. Lee'yi takasladı ve geçen sezon ana rotasyonda bulunan tüm oyuncularını tutarak yeni sezona giriş yaptı. Sezon başında Steve Kerr, hastalığından dolayı takımın başında bulunmasa da Luke Walton takımıyla mükemmel bir iş çıkarmış ve Batı Konferans'ında liderliği ele geçirmişti bile. Steve Kerr de takımının başına dönünce tutulamayan bir takım oldular ve efsane Chicago kadrosunun 72-10'luk normal sezon rekorunu geçip sezonu 73-9 ile bitirdiler. Sezon içinde yaptıkları en önemli transfer, Cleveland'dan Orlando'ya takaslanan ve Orlando'nun serbest bıraktığı Anderson Varejao'yu kadrolarına katmak oldu. Takımın lideri olan Stephen Curry ise kırılmadık rekor bırakmadı adeta. Curry bir sezonda en çok üçlük atan oyuncu rekorunu 402 üçlük ile kırdı. Bir maçta en çok üçlük atma rekoruna ortak oldu ve 24 Nisan 2016'da oynanan Houston maçında bir maçta takımca en çok üçlük atma rekorunu 21 üçlük ile kırdılar. Bir yarıda üçlük atma rekoruna ise Cleveland ile ortak oldular. Golden State artık oturmuş bir düzende oynuyor diyebiliriz. Normal sezonu rekor kırarak lider bitiren Golden State, Play-Off'larda Stephen Curry'nin sakatlığı ile sarsıldı ama onun yerine oynayan S. Livingston yeterli katkıyı verdi. Houston Rockets'tan bahsedecek olursak, son maç ile Play-Off potasına girebilen takım J. Harden önderliğinde oynasa da takım içi birçok anlaşmazlık olduğu dedikoduları ortada dolaşıyordu. Houston'ın berbat bir savunma takımı olduğunu da düşünürsek, seride Golden State'in üstünlüğü yadsınamazdı. Golden State evindeki 2 maçı da kazanarak Houston'a gitti ve 1 mağlubiyet aldı, sonra evindeki 2 maçı da kazanarak seriyi 4-1 ile geçti. Bu arada Houston'da yıldız pivot Dwight Howard sezon sonu opsiyonunu kullanmayarak serbest kalacağını açıkladı.



2. San Antonio x 7. Memphis: Greg Popovich önderliğinde NBA'in en iyi takım oyununu oynayan San Antonio bu sene kadrosuna L. Aldridge ve David West'i katarak kadrosunu daha da güçlendirdi. Ana rotasyonundan sadece T. Splitter'ı L. Aldridge için gönderen ve sezon ortasında serbest bırakılan A. Miller ve K. Martin ile gücüne güç katan San Antonio, normal sezonu 67-15 ile 2. sırada bitirdi. Golden State'ten sonra en önemli şampiyonluk favorisi olarak görülen San Antonio çok zorlu bir sezon geçiren Memphis ile eşleşti. Memphis cephesinde ise şanssızlıklarla dolu bir sezon oldu desek yeridir. Öncelikle sene başında 5 yıllık sözleşme imzaladıkları Marc Gasol'ün ayağını kırması ve sezonu kapatmasıyla şok geçiren Memphis'te sıkıntılar bununla bitmedi. Sonrasında Mike Conley ve Z. Randolph'u da kaybettiler ve sakatlıklar nedeniyle o kadar çok sıkıntı yaşadılar ki, en son 7 kişilik kadroyla bir maça çıktılar ve bu oyunculardan 3'ü 10 günlük kontrat imzalanan oyunculardı. Eşleşmede açık ara favori gösterilen San Antonio, 4 rahat maç oynayarak Memphisi süpürdü ve Konferans yarı finalinde Oklohama City ile eşleşti. Bu arada seriden sonra konuşan Memphis koçu Dave Joerger göz yaşlarına hakim olamadı ve hepimizin yüreğini burktu.



3. Oklohama City x 6. Dallas: Geçen sezon Kevin Durant'in yokluğunu fazlasıyla hisseden Oklohama, Play-Off yarışının dışında kaldı ve Scott Brooks ile yollarını ayırdı. Sezon başında takımın başına Billy Donovan'ı getiren Oklohama City, kadrosunu güçlendiremedi. Free-Agent piyasasında doğru düzgün hamle yapmayan Oklohama sadece sezon ortasında D.J. Augustin'i gönderip Randy Foye'u getirdi. Kevin Durant'in de dönüşüyle fena bir sezon geçirmeyen Oklohama City 55-27 ile sezonu 3. sırada bitirdi ama bench katkısı çok sınırlı ve bunun sıkıntısını fazlasıyla çekiyorlar. Bu eksiği gidermek için Enes'i kenardan getiren koç Donovan, Enes'in neredeyse en iyi 6. adam olmasını sağlıyordu. Dallas tarafına bakacak olursak, geçen sezon şampiyonluk için Rajon Rondo, Tyson Chandler, Amar'e Stoudemire gibi isimleri kadrosuna katan fakat takım içi sıkıntılar yaşayan ve Play-Off'un ilk turunda elenen takım, kadrosuna kattığı tüm oyuncularla yolları ayırdı ve bu sezon Free-Agent piyasasından DeAndre Jordan'ı almak üzere iken LA Clippers'a kaptırdı. Jordan yerine alınan Zaza Pachulia mükemmel katkı verdi. Ayrıca Portland'lı Wesley Matthews ve Deron Williams'ı kadrosuna katan Dallas, fena bir kadro kurmadı ama karşısındaki Oklohama'ya göre sönük kaldı diyebiliriz. Seride sadece 1 maç kazanabilen Dallas 4-1 ile yenildi ve Play-Off'lara gene erken veda etti. Dallas'ın yıllar geçse de lideri ve yıldızı olan Nowitzki bu yaz daha düşük kontrata imza atarak maaş boşluğu açmak isteyip daha kaliteli bir kadro kurulmasını istedi. Aklıma gelmişken, Dallas koçu Rick Carlisle'ı tebrik etmek lazım. Kısıtlı veya öldü denilen oyuncular ile sürekli şapkadan tavşan çıkarabilen, takımına hakim bir koç olduğunu belirtmek gerek. Bunun en iyi örneği de 2010-2011 sezonunda Miami'nin Bosh, Wade, Lebron'lu kadrosunu 4-2 ile geçerek NBA şampiyonluğu kazandırması. Eşleşmeyi değerlendirmeyi bitirmeden söyleyeceğim son şey, Oklohama yarı finalde San Antonio ile eşleşti ve her ne kadar
San Antonio favori olsa da kendisini zorlayabilecek bir ekiple karşı karşıya. Buradan temsilcimiz Enes Kanter'e de başarılar diliyoruz Bıyıklılar ekibi olarak.



4. LA Clippers x 5. Portland: Her sezona büyük umutlarla ve hedeflerle girip sezon sonu hayal kırıklığına uğrayan takımları sayın desek ilk üç mutlaka Clippers, Oklohama ve Dallas olur. Clippers son senelerde sürekli üst sıralara oynasa da durmadan hayal kırıklığı yaşadı. Sezon başında neredeyse DeAndre Jordan'ı Dallas'a kaptırıyorlardı. Bu sezon Paul Pierce, Josh Smith ve Lance Stephenson'u kadrosuna katan Clippers, bir nevi kumar oynadı fakat bu kumar pek istedikleri gibi gitmedi. Paul Pierce hariç diğer 2 oyuncuyu takasla takımdan gönderdiler ve sezon ortasında Jeff Green'i aldılar. Lakin sezon ortasında Blake Griffin'i kaybettiler ve zorlandılar ama yine de Konferans'ı 4. bitirdiler. Yeniden yapılanan ve L. Aldridge'i kaybeden Portland, büyük başarıya imza atarak konferansı 5. sırada bitirdi ve Clippers'ın rakibi oldu. Ön alanda McCollum ve Lillard takımı adeta sırtladı ve taşıdı. Bunun meyvesini McCollum yedi ve MIP (en çok gelişme gösteren oyuncu) ödülünü kazandı. Eşleşmeye gelecek olursak; Clippers'ın favori olduğunu söyleyebiliriz. Seri 2-1 giderken 4. maçta hem Chris Paul'ü hem Blake Griffin'i kaybeden Clippers, kalan 2 maçı da kaybederek elenir ve yine bir hayal kırıklığına sebep olurken, Portland ise L. Aldridge'i kaybetmesine rağmen gayet başarılı ilerliyor ve her zaman süprizlere yer olduğunu gösteriyordu. Portland'ın yarı finaldeki rakibi Golden State. Bakalım bu eşleşmede de bir sürpriz yapabilecekler mi?


Umut Tarı

Görseller NBA.com'dan alınmıştır.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.