Rosenbergler Ölmemeli

Tolga Gerger 24.09.2016

Suçsuzlar ölmeye devam ediyor hâlâ...

Rosenbergler Ölmemeli

Dünya tarihi haksızlıklarla dolu. Güçlünün zayıfı ya da farklı olanı ezme mücadelesiyle dolu dünya tarihi... Öyle ki bu haksızların mağduriyeti vicdanlarda ancak yankılanabiliyor. Tarih, olaylar gerçekleştikten sonra yazılır, çoğu zaman kazanan son noktayı koyar. Fakat zaman bize muhakeme fırsatı verdiğinde kimin doğru, kimin yanlış olduğunu çok iyi öğretir. Amerika tarihi işte bunun tam ortasındadır. Günümüzde masa başı tarihçiliği kendine ilke edinmiş ABD, çoğu şeyi gerek sanat gücü, gerekse diplomatik algıyla şekillendirmektedir. ABD'nin tarih duruşu, hangi dönem olursa olsun, devletin net resmi ideolojisini yansıtır. "Oldu, evet, pişmanız" algısını yaratmaya çalışırlar. Bunun için sinema gücü emirlerine amadedir. Rosenbergler'in başına gelen, Amerikan hayatının bir yansımasıdır.

Süper gücün ürkütücü rakibi

1950'li yıllar. ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında süper güç olma yolunda ilerlemektedir. Atom bombası bilgisini elinde bulunduran ABD, savaşın kazanılmasında baş aktör olmuştur. Fakat bir rakip vardır: Sovyetler Birliği. Avrupalı olmayan, tam olarak Asyalı da sayılmayan Sovyetler'den batı her zaman korkmuştur. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Hitler'in desteklenmesi bu korkuya bir açıklama olabilir. Dışa kapalı ve rejimini ihraç eden Sovyetler, savaştan sonra büyük bir ivme kazanır. Onlar da atom bombası yapmaya girişirler ve rakipleri hakkında alacakları bilgiler hayati önemdedir. İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde ABD'li birçok sivil ve asker, ordu henüz Avrupa'da iken savaşa girmeyi tartışmışlardır.

Komünizme karşı cadı avı

Savaş sonrasında ABD, dünyada Komünizme karşı tavrını ortaya koyar: Topyekün mücadele. Bu uğurda Türkiye dahil olmak üzere birçok ülke desteklenir. ABD içinde cadı avı diye tabir ettiğimiz süreç başlar. Komünizm tehlikesi sonrası gelebilecek totaliter rejim algısı topluma aşılanır. Bunun için sinema en etkin şekilde kullanılır. Sovyetler'den gelecek atom bombası tehdidine karşı okullarda, iş yerlerinde, kısacası her yerde uyarılar yapılır. Tutuklamalar başlar.

Rosenbergler Ölmemeli

Rosenberg'lerin tutuklanışı

Atom bombası teknolojisi ABD için hayati önem taşımaktadır. ABD genelinde komünistler tutuklanır. Bunlardan biri David Greenglass'tır. Amerika'nın atom teknolojilerini geliştirmek üzere kurduğu üste çalışmış olan Greenglass içeri alınır. FBI tarafından sorguya çekilir ve zorla birilerinin ismi istenir. Greenglass, ablası Ethel ve eşi Julius'un adını onlara verir. Rosenberg ailesi alelacele tutuklanır. Yapılan formalite davada çeşitli cezalar çıkar, Ethel ve Julius Rosenberg için ise elektrikli sandalye cezası verilir. Rosenberg'ler için yapılan suçlama Amerika'nın nükleer bilgisini Sovyetler'e sızdırmak ve casusluk faaliyetidir. Julius Rosenberg New York'ta Musevi cemaati içinde büyür. Haham olmak isteyen Julius 1929 Buhranı sonrasında sol düşünceyi benimser ve Amerika Komünist Partisine üye olur. Burada Ethel ile tanışır ve evlenirler. Şimdi ikisi ölümü beklemek üzere hapistedirler.

Net kanıtlar sunulmuyor, protestolar başlıyor

Dava uluslarası ses getirir. Net kanıtlar olmadan suçlanan Rosenberg'ler için mitingler düzenlenmeye başlar. Bu sırada davalarını üstlenen Manny Bloch konuyu üst mahkemeye taşır. Derhal görülen dava redle sonuçlanır, bunun üzerine bizzat ABD Başkanı Eisenhower'a ulaşmayı dener. Ethel Rosenberg bu sürede Eisenhower'a mektup yazar fakat avukat Bloch dahil olmak üzere kimse tarafından ciddiye alınmaz.

Dünyadan gelen yoğun tepkiler bu idam kararını durdurmaz. Son çare olan Başkanın veto yetkisi de ortadan kalkmıştır. Amerikalı yetkililer Rosenberg'lere suçlarını kabul etmeleri durumunda kurtulacaklarını söylerler fakat Rosenbergler suçlu olmadıklarını belirtirler ve bu kirli anlaşmaya yanaşmazlar. 18 Haziran evlilik yıldönümleridir, bu nedenle 19 Haziran günü infaz gerçekleşecektir. Elektrikli sandalyeye destek almadan oturan Rosenberg'ler idam edilir.

1995 yılında açıklanan dava belgelerinde Ethel Rosenberg'in tamamen suçsuz olduğu anlaşılır. Julius, Sovyetler için çalışmıştır fakat casusluk yaptığına dair net kanıtlar yoktur. Bugün bu dava halen Amerikan kamuoyunda tartışılmaktadır. Verilen haksız cezanın sonuçları yakın tarihte ezilen ve haksız yere yargılanıp hüküm giyen masum insanlar için bir simge olarak önümüzde durmakta.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.