Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

Oğuz Taktak 08.09.2016

"Punk ölmedi!" 2000 yılından itibaren punk rock hareketinin işlendiği bazı filmleri hatırlayalım.

Punk hareketi memleketimizde her ne kadar "kedi kesen", "işe yaramaz aylak" ve buna benzer pek çok aşağılık kavramla anılsa da batı kültürünün çok önemli ve iz bırakan bir figürüdür. Punk hareketi için sadece müzik demek haksızlık olur. Resimden sokak sanatlarına, modadan sinemaya kadar pek çok sanat akımını etkileyen bu hareketin ilişkin olduğu, 2000 yılından itibaren yayınlanan filmleri hatırlatmak istedik.

We Are The Best (2013)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

Lukas Moodysson'un yönettiği İsveç yapımı film, 1982 yılında Stockholm'de geçiyor. Bobo, Clara ve Hedvig adlı 3 arkadaş sokakların tozunu attırır. Ergenliğin verdiği cesaretin yanında bir o kadar akılları karışık ve zayıftırlar. Küçük yaşlardan itibaren kendi başlarının çaresine bakmak zorundadırlar. O dönemde herkes punk bitti demesine ve ellerinde hiçbir alet olmamasına rağmen bir grup kurarlar. Savundukları düşünceleri uygulamaya geçiren bu çocukların hikayesi, yönetmenin eşi Cody Moodysson'un "Never Goodnight" adlı çizgi romanından sinemaya uyarlanmış. "Hayatın yaşamaya değer olduğunu gösteren bir film yapmak istiyordum" diyen yönetmenin filmi gerçekten de izleyenlerde umut ışığını alevlendirecek nitelikte.

CBGB (2013)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

1970'li yıllarda punk müziğin doğduğu yer olarak kabul edilen New York'ta ünlü CBGB kulübünün belgeseli niteliğinde bir film. CBGB diyorsak, Ramones'tan bahsetmemesi imkansız olurdu. Mekanın sahibi Hilly Kristal'ın önderliğinde Blondie, Patti Smith, Iggy Pop, Talking Heads, Misfits, Television gibi punk hareketinin öncü gruplarına ilk kez sahne imkanı veren bu punk tapınağı üzerine bir film. 2006 yılında kapısına kilit vurulan mekanın hikayesi, Randall Miller'ın yönetmenliğini üstlendiği CBGB filmi ile gelecek kuşaklara aktarılmış oldu.

Pankot Ne E Mretov (2011)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

Mekadonya yapımı, daha çok bilinen adıyla "Punk's not dead", punk rock etkisinin sadece Amerika ya da Avrupa'da olmadığını göstermesi açısından listemizde yer alıyor. Vlademir Blazevski, senaristliğini ve yönetmenliğin üstlendiği filmin 84. Oscar En İyi Yabancı Film Aday Adayı olabileceğini tahmin eder miydi bilmiyoruz ama hikayesi ve kurgusuyla çok daha fazlasını hakkettiğini düşünüyoruz. Kara mizah türünde olan "Pankot Ne E Mretov", eski bir punk grubunun tekrar bir araya gelme hikayesini anlatıyor. Zamanla hayat şartları yüzünden ayrılmak zorunda kalan grup elemanlarının tekrar bir araya gelmesi, punk kültürünün yok olmadığı, istenildiğinde küllerinden doğabileceği mesajı veriyor.

Control (2007)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

Yönetmen Anton Corbijn ismini "Nirvana", "Depece Mode" ve pek çok grubun videolarından tanıyoruz. İlk uzun metrajlı filmi "Control" efsanevi post-punk grubu Joy Division'ın solisti Ian Curtis'in hayatından kesitleri sinemaya aktarıyor. Film, Ian Curtis'in eşi Debbie Curtis'in "Touching From A Distance" romanından beyaz perdeye uyarlanmış. Ian Curtis'i grubun yükselişte olduğu yıllarda yaşadığı bunalımları, eşiyle yaşadığı sorunları ve ardından hayatla başa çıkamayarak intiharını izliyoruz. Joy Division'ı merak edenlere öneririz.

American Hardcore (2006)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

Çocukken bir arkadaşımın elime tutuşturduğu, ne olduğunu bilmediğim ama ısrarla dinlediğim bir kaset vardı, "The Black Flag". O yıllarda henüz internet keşfedilmediğinden benim Amerikan Hardcore müziğiyle tanışmam uzun yıllarımı aldı. 2006 yılında çekilen ve rivayete göre çekimleri 5 yıl süren bu belgeselde, 1980- 1986 yılları arasında Amerikan Hardcore müzik sahnesinde yer alan Minor Threat, Black Flag, Bad Brains, Bad Religion gibi punk kültürünün Amerika'da 1980'li yıllara damga vurmuş gruplarının belgeseli. Hardcore müzik sevenlerin kaçırmaması gerekir.

The Filth and the Fury (2000)

 Punk Rock Hareketine İlişkin Filmler

1 Aralık 1976 gecesi Bill Grundy'nin TV programına Sex Pistols'ı çıkarması ve programın skandala yol açmasından sonra Daily Mirror gazetesinin attığı başlık "The Filth And The Fury" olmuştu. Grup hakkında yaptığı belgesele de aynı ismi koyan yönetmen Julien Temple, "Sex Pistols'ın daha önce yayınlanmamış görüntülerini de kullanıyor. İsimin Türkçede "pislik ve öfke" anlamına geldiğini hatırlatarak, bir rock grubunun ne kadar dibe inebileceğini gözler önüne seriyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.