Protein İhtiyacımız Gerçekte Ne Kadar?

Olgu Alibeygil 12.07.2016

Protein ihtiyacımız sandığımızdan daha az olabilir mi? Evet. Proteini sadece hayvansal gıdalardan mı almak gerekir? Hayır.

Vejetaryen olmaya niyetlendiğim ve bunu duyurduğum zaman, etrafımdaki herkes yeterli protein alamayacağımdan endişe etmişti. Beni vazgeçirmeye çalışanlar, bol bol kuru fasulye, nohut yemem için diretenler... Oysa sanıldığı kadar da çok protein yüklenmemize gerek yok.

Protein, bedenimizdeki en temel düzenleyici molekül. Bedenimizin yapıtaşı olmasının yanı sıra bilginin taşınması, paketlenmesi, dışarıdan gelen maddelerin tanınması, hücreler arası haberleşme gibi pek çok görevde kilit rol üstlenir. Proteinin yapı taşı olan aminoasitleri insan bedeni sıfırdan, küçük bir oranda üretebiliyor, fakat gerekli aminoasitleri temin etmek için protein içeren bitki ve hayvanlarla beslenmek durumunda kalıyor. Yeri geldiğinde enerji kaynağı olarak da kullanılan protein, gelişim ve hayatın devamı için elzem bir molekül. Fakat günümüzde tüketildiği kadar fazla alımına da gerek yok, hatta fazla alımı oldukça sağlıksız.


Gelişim için proteine en çok ihtiyaç duyduğumuz zaman kuşkusuz, bebekliğimiz. Anne sütündeki protein oranı bile yağ, karbonhidrat ve minerallerin yanında sadece %1 iken, fazla protein ihtiyacında olduğumuz tamamen yanlış bir inanış ve hayvansal gıda endüstrisinin yalanı olabilir mi?

Amerikan RDA (tavsiye edilen günlük alınması gereken besin) standartlarına göre, ihtiyacımız olan günlük protein miktarı, vücut ağırlığımızın 0,8 katı kadar gram. Örneğin, eğer 60 kiloysanız, sadece 48 gram günlük protein ile ihtiyaç karşılanıyor. Eğer çok aktif bir hayatınız varsa, maraton koşucusuysanız mesela, bu miktarı %10 kadar artırmanız yetiyor. Yani 60 kilogram ağırlığındaki bir koşucu/sporcu, günde 52,8 gram proteinle gayet sağlıklı yaşayabilir.

Peki proteinin sadece hayvan etinden alındığına inanan bizler, günde ne kadar protein tüketiyoruz? 100-150 gram arası. İhtiyaçtan fazla protein tüketmek kilo alımı, karaciğer enzimlerinde artış, böbrek ve kalp problemleri, bağırsaklarda tahriş, kanser hücrelerinin çoğalması ve daha nice soruna yol açıyor. Protein ağırlıklı bir beslenme, bedenin neredeyse bütün dengesini bozuyor. Proteinin yerine de zararlı karbonhidratlar koymadan dengeyi korumak, lif ve vitamin ağırlıklı gıdalara yönelmek en doğrusu.


Proteinin ana kaynağının hayvansal ürünler olduğu da doğru değil. Diyelim ki vücut ağırlığımıza göre ihtiyacımız olan günlük protein miktarı 50 gram olsun. Günde 6-7 ceviz (5 gr), bir tabak mercimek (18 gr), 2 patates (10 gr), iki havuç (2 gr), bir tabak bulgur pilavı (5 gr), bir avuç soya, nohut, fasulye gibi baklagillerin çimlenmiş hali olan filizler (10 gr) ile hiç et yemeden günlük ihtiyaç karşılanıyor. Tabii bu örnekleri gıdaları çeşitlendirmek adına verdim, yoksa çok daha yüksek oranda protein içeren soya fasulyesi, brokoli, kabak çekirdeği, kinoa gibi besinlerden daha az miktarlarda yiyerek de gerekli protein alınabilir. Ayrıca bitkisel proteinler, lif ve vitamin ihtiyacını da karşılayarak insan bedeni için zararlı yağlar, kolesterol, toksinler, antibiyotikler içeren hayvan etinden de bizi kurtarıyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.