Portekiz Ronaldo'ya Rağmen

Ertuğ Alagöz 01.07.2016

Başlıkta bir şeylerin eksik kaldığını düşünüyorsanız, haklısınız. Takımda da benzer bir durum yaşanıyor.

Evet başlık biraz ilginç. Zira hepimizin beklediği, Cristiano Ronaldo'nun takımını taşımasıyken, maçta yaşanan ise tam tersine takımına zarar vermesi olunca, başlık da ilginç bir hal alıyor. Ancak buna karşın Portekiz bu maçta da o kompakt futbolunu sürdürerek maçı penaltılara götürdü ve penaltılar sonucunda da Polonya'yı eleyerek yarı finale yükseldi. 18 yaşındaki Renato Sanches ise yine yeni yeniden maçın yıldızı oldu.

Evet başlık biraz ilginç. Zira hepimizin beklediği, Cristiano Ronaldo'nun takımını taşımasıyken, maçta yaşanan ise tam tersine takımına zarar vermesi olunca, başlık da ilginç bir hal alıyor. Ancak buna karşın Portekiz bu maçta da o kompakt futbolunu sürdürerek maçı penaltılara götürdü ve penaltılar sonucunda da Polonya'yı eleyerek yarı finale yükseldi. 18 yaşındaki Renato Sanches ise yine yeni yeniden maçın yıldızı oldu.

Portekiz Ronaldo'ya Rağmen
Portekiz Ronaldo'ya Rağmen

Maç beklenmedik şekilde Polonya'nın golüyle başladı diyebiliriz. Bir anda sol kanada atılan topta Portekizli sağ bek Cedric'in büyük hatasında topla buluşan tanıdık isim Grosicki, taşıdığı topu Lewandowski'yle buluşturdu ve Lewandowski de turnuvadaki 5. maçında golle tanışmış oldu. Bu dakikadan sonra Portekiz'in baskılı oynayacağını düşünüyorduk. Ancak pek de öyle olmadı. Portekiz topu kontrol ediyordu, evet, ancak baskı kurmaktan son derece uzaktı. Zira sırtı dönük oynayabilen, servis yapabilen bir forvetin olmayışı, 3. bölgeye yerleşmelerine de büyük sıkıntı çıkarıyor. Dolayısıyla tam bir baskı kurmalarını da engelliyor. Ancak 18 yaşında bir oyuncu bir oyuna ancak bu kadar etki edebilir. Renato Sanches tek başına aldı, verdi, tekrar aldı ve zayıf ayağıyla harika bir vuruş yaptı. Zaten Hırvatistan maçında da topu metrelerce taşıyan ve takımını atağa kaldıran da yine o olmuştu. Portekiz oyun üstünlüğünü eline almıştı, skoru da dengeledi ve işler Portekiz lehine gidiyor gibiydi.

Maç beklenmedik şekilde Polonya'nın golüyle başladı diyebiliriz. Bir anda sol kanada atılan topta Portekizli sağ bek Cedric'in büyük hatasında topla buluşan tanıdık isim Grosicki, taşıdığı topu Lewandowski'yle buluşturdu ve Lewandowski de turnuvadaki 5. maçında golle tanışmış oldu. Bu dakikadan sonra Portekiz'in baskılı oynayacağını düşünüyorduk. Ancak pek de öyle olmadı. Portekiz topu kontrol ediyordu, evet, ancak baskı kurmaktan son derece uzaktı. Zira sırtı dönük oynayabilen, servis yapabilen bir forvetin olmayışı, 3. bölgeye yerleşmelerine de büyük sıkıntı çıkarıyor. Dolayısıyla tam bir baskı kurmalarını da engelliyor. Ancak 18 yaşında bir oyuncu bir oyuna ancak bu kadar etki edebilir. Renato Sanches tek başına aldı, verdi, tekrar aldı ve zayıf ayağıyla harika bir vuruş yaptı. Zaten Hırvatistan maçında da topu metrelerce taşıyan ve takımını atağa kaldıran da yine o olmuştu. Portekiz oyun üstünlüğünü eline almıştı, skoru da dengeledi ve işler Portekiz lehine gidiyor gibiydi.

Ancak 2. yarı ve uzatma dakikalarında Ronaldo'nun geçtiği ıskalar -ki 2. yarıdaki ıskası gerçekten bir amatörün yapabileceği ölçüde kötüydü- gol olsa, maç daha farklı bir yere doğru gidebilirdi. Bunun yanında Ronaldo mental açıdan da takıma zarar veriyor. Sürekli ayağına top istiyor, takım arkadaşı topu vermeyince ya da vermeye çalışırken top ona ulaşmadığında inanılmaz yüksek perdeden reaksiyonlar gösteriyor. Bu, takım arkadaşlarının da moral motivasyon açısında düşmesine sebep olurken, bir kaptan olmaktan çok tek adamlık rolünü üstleniyor. Ayrıca saha içindeki rolü de o kadar belirsiz ki, kendi de tam olarak ne yapacağını bilemiyor. Üzerindeki baskı çok fazla. Bu nedenle her şeyi tek başına yapma arzusu mevcut. Ancak bu takımı da kendisini de bir yere taşımaktan oldukça uzak bir bakış açısı. Dolayısıyla takıma fazlasıyla zarar veriyor. Bununla birlikte çıkıp yarı finalde ve finalde tek başına 2 maç alıp kupayı Portekiz'e getirebilecek seviyede bir oyuncu olduğunu, söz konusu Ronaldo olunca hiçbir şeyin belli olmadığını buraya not düşelim.

Ancak 2. yarı ve uzatma dakikalarında Ronaldo'nun geçtiği ıskalar -ki 2. yarıdaki ıskası gerçekten bir amatörün yapabileceği ölçüde kötüydü- gol olsa, maç daha farklı bir yere doğru gidebilirdi. Bunun yanında Ronaldo mental açıdan da takıma zarar veriyor. Sürekli ayağına top istiyor, takım arkadaşı topu vermeyince ya da vermeye çalışırken top ona ulaşmadığında inanılmaz yüksek perdeden reaksiyonlar gösteriyor. Bu, takım arkadaşlarının da moral motivasyon açısında düşmesine sebep olurken, bir kaptan olmaktan çok tek adamlık rolünü üstleniyor. Ayrıca saha içindeki rolü de o kadar belirsiz ki, kendi de tam olarak ne yapacağını bilemiyor. Üzerindeki baskı çok fazla. Bu nedenle her şeyi tek başına yapma arzusu mevcut. Ancak bu takımı da kendisini de bir yere taşımaktan oldukça uzak bir bakış açısı. Dolayısıyla takıma fazlasıyla zarar veriyor. Bununla birlikte çıkıp yarı finalde ve finalde tek başına 2 maç alıp kupayı Portekiz'e getirebilecek seviyede bir oyuncu olduğunu, söz konusu Ronaldo olunca hiçbir şeyin belli olmadığını buraya not düşelim.

Portekiz Ronaldo'ya Rağmen
Portekiz Ronaldo'ya Rağmen

Polonya'nın bu turnuvada öne çıkan oyuncuları ise stoperler Glik, Pazdan (ilginçtir ikisinin de ismi Beşiktaş'la anıldı ve anılıyor) ve eski Sivassporlu futbolcu Kamil Grosicki. Esasen Grosicki'nin bu formu Ligue 1 izleyicileri için çok sürpriz sayılmaz. Zira Rennes'de fazlasıyla iyi bir sezon geçirdi. Ayrıca oyun aklının da bir tık iyileştiğini söylemek son derece mümkün. Ancak o da özellikle son bölümlere doğru fazlasıyla yoruldu ve yerini gelecek vaat eden futbolcu Kaputska'ya bıraktı. Pazdan ve Glik ise yine kusursuza yakın oynadı diyebiliriz. Bununla birlikte turnuvanın en iyi stoperi kuşkusuz Pepe. Brezilya asıllı Portekizli futbolcu, gerçekten kendini de aşan bir futbol oynuyor belki de.

Polonya'nın bu turnuvada öne çıkan oyuncuları ise stoperler Glik, Pazdan (ilginçtir ikisinin de ismi Beşiktaş'la anıldı ve anılıyor) ve eski Sivassporlu futbolcu Kamil Grosicki. Esasen Grosicki'nin bu formu Ligue 1 izleyicileri için çok sürpriz sayılmaz. Zira Rennes'de fazlasıyla iyi bir sezon geçirdi. Ayrıca oyun aklının da bir tık iyileştiğini söylemek son derece mümkün. Ancak o da özellikle son bölümlere doğru fazlasıyla yoruldu ve yerini gelecek vaat eden futbolcu Kaputska'ya bıraktı. Pazdan ve Glik ise yine kusursuza yakın oynadı diyebiliriz. Bununla birlikte turnuvanın en iyi stoperi kuşkusuz Pepe. Brezilya asıllı Portekizli futbolcu, gerçekten kendini de aşan bir futbol oynuyor belki de.

Portekiz Ronaldo'ya Rağmen
Portekiz Ronaldo'ya Rağmen

Sonuç olarak Portekiz 5. maçını da normal sürede galip tamamlayamadan yarı finale kadar yükseldi. Polonya ise ironik olarak 5. maçından da normal sürede mağlup ayrılmamasına rağmen elendi. Bununla birlikte Portekiz belki de maç kazanmadan şampiyon olan ilk takım olacak.

Sonuç olarak Portekiz 5. maçını da normal sürede galip tamamlayamadan yarı finale kadar yükseldi. Polonya ise ironik olarak 5. maçından da normal sürede mağlup ayrılmamasına rağmen elendi. Bununla birlikte Portekiz belki de maç kazanmadan şampiyon olan ilk takım olacak.

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.