Osmanlı'da Alkol ve İçki Kültürü

Tolga Gerger 21.09.2016

Bazıları ceddine kolay kolay toz konduramaz ama belgeler, padişahlar da içerdi diyor.

Osmanlı'da Alkol ve İçki Kültürü

Alkol içen herkesin bir sarhoş olma anısı vardır. Masanın güzelliği ya da ruh hali insanın sarhoş olmasını etkiler. Bazen çok az bir miktar, bazen ise şişenin dibini bulmak... Alkol pek tabii sağlığa zararlı bir şey - özellikle son dönemde bunu çok yakinen anlamayı sağlayan bazı tıbbi rahatsızlar geçirdikten sonra...

Tarihimizde alkol hep vardı. Aslında bütün toplumlarda alkol vardır. Bugün Şeriat ile yönetilen ülkelerde bile üstelik vardır. Kimi gizli, kimi açıktan toplumlarda alkol içilir. Osmanlı toplumunda da alkol her zaman vardı. Bunu açıklarken, padişahların tamamının içtiğini söylemek hata olur fakat hiç içilmedi demek de tarihi anlatmamak olur.

Alkolü saraya sokan ilk padişah

Osmanlı İmparatorluğu tarihini genel anlamında incelediğimizde, Fatih Sultan Mehmet dönemi öncesinde zorlanırız. Çünkü kaynaklar daha sınırlıdır. Fakat bazı şeyler hakkında bilgimiz var, bunlardan biri de alkolü saraya ilk sokan padişahtan. Yıldırım Bayezid, özellikle Sırp Prensesi Mileva Olivera ile evlendikten sonra şaraba başlar. Alkol tutkusu zamanla artar. Bursa Ulu Camii'ni yaptırırken eksik bir şey var mı diye sorduğunda Emir Sultan - ki döneminin çok önemli bir alimidir - "Dört tarafında meyhane eksik!" diyerek padişaha çıkışmıştır. Bayezid bunun üzerine tövbe eder fakat kısa zaman sonra alkole tekrar başlar. İşin en ironik kısmı ise rakibi Timur'un da alkole büyük merakıdır. Tarihçiler Timur'un alkolün vücuduna verdiği zararlar sonrasında öldüğünü belirtmektedir.

İşret Meclisi kavramını işte bu noktada çok iyi bilmemiz gerekiyor. İşret Meclisi, bahçelerde şarap eşliğinde yapılan şiirli sohbetlerdir. İçki içen padişahlar bahçelerde kendi kafalarına uyan kişilerle meclis kurar, gecenin ilerleyen zamanlarında açık saçık hikayeler anlatılırdı. Doğu hayatında, özellikle İslam öncesi İran'da olan bu tarz gelenekler, bazı dönemler Osmanlı sarayında da yer almıştır. Doğu toplumlarında bu tarz şeylerin yapıldığını İskendername ya da Babürname gibi eserlerde görebiliriz.

Osmanlı'da Alkol ve İçki Kültürü

Türkiye'nin ilk alkol üretim merkezi

Osmanlı döneminde içki gayet tabii yasaktı. Sadece gayrimüslimlere serbest olan alkol içme ve satma izni vergilere tâbiydi. Belgelerde bunun izini rahatlıkla görebiliriz. Örneğin Mora Benefşe 30 akçe vergi uygulanırken, diğer şaraplardan 10 akçe vergi alınırdı. Osmanlı'da alkol alındığını, satıldığını, hatta içen Müslümanların da olduğunu İslam Ansiklopedisi'nin şeriye sicillerinde (mahkeme kaydı) görebiliriz. Üstelik bu belgeler bize bu topraklarda ilk alkol üretim merkezlerinin Cumhuriyet döneminde değil, 16-17. yüzyılda olduğunu göstermektedir. Bu, oldukça önemli bir detay. Şeriye sicillerinde kocasından boşanan kadınlar, kavgalar, Yeniçerilerin içki içerken yaptığı taşkınlıklara kadar alkol içenlerin yarattığı kavgalar detaylıca anlatılmıştır.

Osmanlı hayatında alkol, II. Meşrutiyet sonrasında serbest hale gelmiştir. Özellikle Müslüman olanlar, gizli yaptıkları bu eylemi aleni şekilde yapmaya başlamışlardır. İstanbul'da alkolün ve eğlencenin mekanı Galata'dır. Bunu Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde rahatlıkla görebiliriz. Şarap, Osmanlı ekonomisinde önemli bir unsurdur. Öyle ki Kanuni devrinde şarap ithal edilmiştir ve bundan büyük bir gelir toplanmıştır. Milli içkimiz tartışması konusunda gidebildiğimiz en uç noktada şarap olmasa da alkolün mevcut olduğu konusunda kaynaklarda bir hayli belge vardır.

Osmanlı'da Alkol ve İçki Kültürü

Halk şarap içer de padişahlar içmez mi?

Yıldırım Bayezid sonrasında II. Murat da alkole düşkündü. Oğlunun ölümü sonrası alkol içmeyi artıran II. Murat, halktan oldukça tepki çekti. Rahmetli Halil İnalcık'a göre tahtan çekilmesinde alkol içmesinin halkta yarattığı rahatsızlık öne sürülmektedir. Osmanlı devlet yaşantısında sadece alkol olmamıştır. II. Bayezid Amasya'da şehzadeyken afyona merak salar. Burada ayrıca zevk verici macunlar kullanır. Bu durumu öğrenen Fatih Sultan Mehmet, Bayezid'in lalasına (öğretmeni) çok sert bir mektup yazar ve şöyle bitirir:

"O bedbahtların kirli vücutlarını oğlumun muhabbet dairesinden uzaklaştırın."

Şehzade Bayezid'i afyona alıştıran iki kişi, bu mektup sonrasında idam edilir. Osmanlı sarayında şaraba meraklı olan bir diğer padişah ise II. Selim'dir. II. Selim saraya şarap taşınırken koku yapıyor diye, şarabın tulumlarla değil fıçılarla gelmesini emreder. Kıbrıs şarabı sarayından eksik olmaz. Henüz şehzadeliği döneminde babası Sultan Süleyman tarafından çok sert biçimde uyarılır fakat dinlemez.

IV. Murad döneminde alkol yasakları

Alkolle arası hem kötü hem de çok iyi olan insan ise IV. Murad'tır. IV. Murat döneminde kahvehaneler dahil alkol ve tütün ağır bir biçimde yasaklanır. Kimi tarihçiler kazaskeri, kimileri ise İstanbul Halk Hikayelerine dayanarak Bekri Mustafa sayesinde padişahın alkole merak saldığını söylemektedir. Oldukça tezat olan, galiba kaderin cilvesi olarak, yasağı koyan kişinin bunu kullanmasıdır. II. Mahmut da alkol kullanan padişahlar arasına girer. Öyle ki hekimbaşı yaptığı tetkiklerden sonra alkolün vücuduna verdiği zararlar sonrası bu hale geldiğini belirtmektedir.

Tıpkı diğer toplumlarda olduğu alkol Osmanlı'da da kullanılırdı. Bu konu hakkında arşivlerde sayısız evrak var. En nihayetinde evraklar günümüze ışık tutuyor. İlk yazımızdan bu yana dediğimiz üzere, tarih saplantıyla değil, bilgi ile evrak ile yapılan bir bilimdir.

Kapak görseli: Altın Şehir Adana

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.