Oryantalizm

Tolga Gerger 02.09.2016

Batının Doğuya bakışının ne kadar doğru ve hangi alanlarda yanlış olduğunu inceliyoruz.

Oryantalizm

Oryantalizm, Batının Doğuya karşı algısıdır. Kelime anlamı olarak "oriens" güneşin doğduğu yer anlamına gelmekle beraber, coğrafi olarak Doğuyu gösterir. Oryantalizm ifadesinde Doğu bilimi anlamına gelmektedir. Özellikle 18. ve 19. yüzyıl Batı dünyasında Doğuyu anlama ya da araştırma şeklinde kullanılmıştır. Oryantalizm kavramı sonrasında Doğu biliminin ötesine geçen bir düşünce olmuştur.

Batının Doğuya olan olumsuz ön yargılı bakışını çizen ve bunu kitaplaştıran kişi Edward Said olmuştur. Oryantalizm eseri bu düşüncenin birleşeni haline gelmiştir. Öyle ki Said'i destekleyenler bu kitabı baz alarak makaleler bile yazmışlardır. Bu önyargılı görülebilecek algıya karşı çıkanlar da olmuştur. Türk tarih okuyucularının yakından tanıdığı, Türkçeyi gayet iyi bilen ünlü tarihçi Bernard Lewis, Said'in bu algısına karşı çıkmaktadır. Öyle ki Bernard Lewis bu algı karşısında şu kritiği kullanmaktadır.

"Birisi çıksa, Eski Yunan araştırmalarının sadece Yunanlılar tarafından yapılabileceğini, Yunanlılar tarafından yapılmayan Eski Yunan araştırmalarının sapma olduğunu, böylelerinin casus ve art niyetli olduğunu söylese, kendisine deli diye bakarız. Oysa yaşayan Şark ve Şarklılar için kullanılan bu görüşler taraftar toplayabilmektedir."
(Prof.Dr İlber Ortaylı'nın söyleşisinden alınmıştır)

Her iki yazarın haklı yönleri olduğu gibi, zıt tarafları da bulunmaktadır.

Oryantalizm

Bu portrenin ortaya çıkmasına neden olan bazı insanları örnek vererek daha açıklayıcı olunacağı düşüncesindeyim. Örneğin hemen herkesin bildiği Arabistanlı Lawrance, Arapça, Farsça, Türkçe gibi dilleri öğrenmekle kalmamış, kültürlerini uzman bir akademik görüşle yorumlayabilir hale gelmiştir. Hatta Lawrance eski Sami dilleri bile öğrenerek tetkik etmiştir. Günümüzde Homeros'un İlyada ve Odysseus eserlerinin en iyi İngilizce çevirisi halen kendisine aittir. Lawrance bu büyük bilgi birikimini okullarda ya da yazabileceği kitaplarda kullanmak varken, casusluk faaliyetlerinde kullanmıştır. Gayri nizami yöntemlerle çalışan Lawrance, hastanelerin basılıp oradaki yaralıları öldürmekten tutun, birçok faaliyeti organize etmiştir. Bu tarz Doğu algısı olanlar, o zaman olduğu gibi bugün de vardır. Hindistan, Endonezya ya da Ortadoğu'da Lawrance gibi kişiler olmuştur.

Batılı insanın Doğuyu sadece ideolojik çıkarlar doğrultusunda değerlendirdiği ifadesi eksiktir. Doğuya sadece casusluk faaliyetiyle bakmayan insanlar da vardır. Türkçeyi, Arapçayı, Farsçayı öğrenip bu topluma hayran olan insanlar da bulunmaktadır. Sadi'nin ya da Hafız-ı Şirazi'nin şiirlerinden etkilenmemek mümkün değildir. O dönem Batıda Attar'ın yazdığı Mantıkı't Tayr ayarında bir eser yoktur. Şahrastani'nin Kitab'ün Nahal ve'l milel (Dini Topluluklar ve İnaçlar) kitabında idealizmden uzak bireyin dinlere yaklaşımı ve dünya üzerinde var olan dinlerin yapısı anlatılmaktadır. Hatta bu kitapla alakalı ünlü Yahudi Şarkiyatçı Shlomo Dov Goitein "Tacitus'tan Şahrastani'ye insanlık ne kadar büyük yol almıştır. Birisinin her şeyi öğrenmesi mümkünken, Yahudilik için Tacitus'un yazdığı şu saçmalığa bakın, bir de uzak Horasan'da Şahrastani'nin yazdıklarına bakın" diyerek Doğunun birey yaşamını ön plana alan tarafsız bakışına hayranlığını belirtmiştir.

Oryantalizm

Batının Doğu algısıyla alakalı örnekler çoğaltılabilir. İdealizmin varlığın temel inanışı olduğuna inanan Batılı insanın, Doğuda bireyi merkez kabul eden düşünceye hayran olmaması mümkün değildir. Doğuda yaşayan insanın düşünmek için önce varlığının olması gereksinimi bile Batıyı derinden etkilenmiştir. Bu yaklaşım Doğunun rüzgarını Batıya taşınmıştır bunu Engels'de, Sartre'da, hatta Schopenhauer'de bile görebiliriz. Oryantalist algının içinde yer alan önyargı kimi zaman ise hatalı yorumlara sebebiyet vermiştir. Çağdaşımız olan Foucault, İran'da muhtemel İslam Devrimini Oryantalist bir algıyla tanımlayarak destek çıkmıştır. Üstelik Foucault bizzat İran'a gitmiş fakat süreci yanlış yorumlamıştır. Aynı şekilde ülkemize gelen tarih bilgisi konusunda hatalı fakat dil bilgisi olarak oldukça üstün biri de Hammer'dir. Hammer'in çevirileri Batı insanını öylesine etkilemiştir ki Goethe, Doğu Batı Divanı eserini bu etkilenme sonrasında yazmıştır. Oryantalizm 19. yüzyıl sanatında da kendine yer bulmuştur. Doğu'yu görmeden ihtişamını ve renklerini anlatan Chasseriau, Rudolph Ernst gibi ressamlar vardır. Bunun haricinde bizzat burada yaşayan Preziosi gibi ressamlar mevcut yaşamı anlatan ve tarihçiliğe yardım eden ressamlar da bulunmaktadır.

Doğunun medeniyetin beşiği olduğunu söylemek hiç kuşkusuz yanlış bir tabir değildir. Batının bilim anlamındaki ilerlemesi hümanizmden tutun, eleştirel yaklaşımına kadar her şey Doğunun bir zamanlar içinde bulunduğu halin yansımasıdır. Doğu dünyası tam manasıyla bağımsız bir duruş sergileyerek modernleştiği takdirde Batının algısını yıkabilecek potansiyele sahiptir. Sanatın her dalından bilime ve dile uzanan bir hoşgörüye sahip Doğu hayatı en büyük temennimizdir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.