Ol-ley Be: Polaroid Geri Döndü!

Ezgi Özkurt 23.05.2016

Şipşak fotoğrafçılığın babası Polaroid, yeniden aramızda...


Dijital fotoğraf makineleri ve akıllı telefonlar yokken, o vardı. Evet, belki kendimizi daha ince, daha uzun ya da daha kıvrımlı gösterecek Photoshop uygulamaları veya sosyal medyada paylaşım yapamıyorduk ama olsun. Mertlik o zamanlardaydı diyebiliriz bu açıdan baktığımızda. Artık Polaroid makineyle çektiğimiz fotoğrafın fotoğrafını çekerek de sosyal medyada da paylaşabiliyoruz. Mertlik bir yana, "O fotoğrafı bizim kızlar da görecek! At Instagram'a!" diyenler için alternatif çözümlerden biri bu. Sonuçta demokraside çareler bitmez...


1943 senesinde Amerika'da, Edwin Land tarafından icat edilen Polaroid fotoğraf makinesinin aslında çok romantik bir öyküsü var. Her şey Edwin Land'in küçük kızının, "Babacım fotoğrafları neden hemen göremiyoruz?" diye sormasıyla başlamış. "Kızım benden fil isterse, daha büyük bir eve taşınırım" babalarından olan Edwin Land, Polaroid fotoğraf makinesini, küçük kızının talebinden yola çıkarak icat etmiş.


Polaroid'in Türkiye'ye gelmesi, 1985 yılını bulmuş. Aslında 2008 yılında iflasını açıklamış olan Polaroid, bir devri kapattık derken, renkli Fuji makineler bugünün trendini yakalamış durumda diyebiliriz. Konserlerde, festivallerde, arkadaşının doğum gününde, tatilde insanların elinde gördüğümüz küçük ve renkli Polaroid benzeri fotoğraf makineleri son zamanlarda yeniden tercih edilmeye başlandı.


Filmleri birazcık pahalı olan Polaroid makineleri, akıllı telefonlar veya dijital fotoğraf makineleri gibi şıkır şıkır çekim yapmak için kullanmak pek iyi bir fikir değil. Çekeceğiniz her bir kareyi iyi düşünmeniz gerekiyor çünkü sınırlı sayıda filminiz var ve çektikten sonra "Ay bu olmadı! Şişman çıktım ben... 28 tane daha çekelim" demek bütçede iflasa sebebiyet verebilir.

Daha fazla like almak, takipçi sayısını artırmak veya 128 tane selfie çekmek amacıyla üretilmiş olmayan Polaroid makineleri için, işi ilerletip "fantezi nesnesi" diyebiliriz. Fotoğrafı ciddi ciddi seven, anlık çekimlerin delisi olan, şipşakçı arkadaşlar... Deklanşöre basmadan önce iyi düşünün, bunun geri dönüşü yok.



Ezgi Özkurt



Dijital fotoğraf makineleri ve akıllı telefonlar yokken, o vardı. Evet, belki kendimizi daha ince, daha uzun ya da daha kıvrımlı gösterecek Photoshop uygulamaları veya sosyal medyada paylaşım yapamıyorduk ama olsun. Mertlik o zamanlardaydı diyebiliriz bu açıdan baktığımızda. Artık Polaroid makineyle çektiğimiz fotoğrafın fotoğrafını çekerek de sosyal medyada da paylaşabiliyoruz. Mertlik bir yana, "O fotoğrafı bizim kızlar da görecek! At Instagram'a!" diyenler için alternatif çözümlerden biri bu. Sonuçta demokraside çareler bitmez...


1943 senesinde Amerika'da, Edwin Land tarafından icat edilen Polaroid fotoğraf makinesinin aslında çok romantik bir öyküsü var. Her şey Edwin Land'in küçük kızının, "Babacım fotoğrafları neden hemen göremiyoruz?" diye sormasıyla başlamış. "Kızım benden fil isterse, daha büyük bir eve taşınırım" babalarından olan Edwin Land, Polaroid fotoğraf makinesini, küçük kızının talebinden yola çıkarak icat etmiş.


Polaroid'in Türkiye'ye gelmesi, 1985 yılını bulmuş. Aslında 2008 yılında iflasını açıklamış olan Polaroid, bir devri kapattık derken, renkli Fuji makineler bugünün trendini yakalamış durumda diyebiliriz. Konserlerde, festivallerde, arkadaşının doğum gününde, tatilde insanların elinde gördüğümüz küçük ve renkli Polaroid benzeri fotoğraf makineleri son zamanlarda yeniden tercih edilmeye başlandı.


Filmleri birazcık pahalı olan Polaroid makineleri, akıllı telefonlar veya dijital fotoğraf makineleri gibi şıkır şıkır çekim yapmak için kullanmak pek iyi bir fikir değil. Çekeceğiniz her bir kareyi iyi düşünmeniz gerekiyor çünkü sınırlı sayıda filminiz var ve çektikten sonra "Ay bu olmadı! Şişman çıktım ben... 28 tane daha çekelim" demek bütçede iflasa sebebiyet verebilir.

Daha fazla like almak, takipçi sayısını artırmak veya 128 tane selfie çekmek amacıyla üretilmiş olmayan Polaroid makineleri için, işi ilerletip "fantezi nesnesi" diyebiliriz. Fotoğrafı ciddi ciddi seven, anlık çekimlerin delisi olan, şipşakçı arkadaşlar... Deklanşöre basmadan önce iyi düşünün, bunun geri dönüşü yok.



Ezgi Özkurt



Dijital fotoğraf makineleri ve akıllı telefonlar yokken, o vardı. Evet, belki kendimizi daha ince, daha uzun ya da daha kıvrımlı gösterecek Photoshop uygulamaları veya sosyal medyada paylaşım yapamıyorduk ama olsun. Mertlik o zamanlardaydı diyebiliriz bu açıdan baktığımızda. Artık Polaroid makineyle çektiğimiz fotoğrafın fotoğrafını çekerek de sosyal medyada da paylaşabiliyoruz. Mertlik bir yana, "O fotoğrafı bizim kızlar da görecek! At Instagram'a!" diyenler için alternatif çözümlerden biri bu. Sonuçta demokraside çareler bitmez...


1943 senesinde Amerika'da, Edwin Land tarafından icat edilen Polaroid fotoğraf makinesinin aslında çok romantik bir öyküsü var. Her şey Edwin Land'in küçük kızının, "Babacım fotoğrafları neden hemen göremiyoruz?" diye sormasıyla başlamış. "Kızım benden fil isterse, daha büyük bir eve taşınırım" babalarından olan Edwin Land, Polaroid fotoğraf makinesini, küçük kızının talebinden yola çıkarak icat etmiş.


Polaroid'in Türkiye'ye gelmesi, 1985 yılını bulmuş. Aslında 2008 yılında iflasını açıklamış olan Polaroid, bir devri kapattık derken, renkli Fuji makineler bugünün trendini yakalamış durumda diyebiliriz. Konserlerde, festivallerde, arkadaşının doğum gününde, tatilde insanların elinde gördüğümüz küçük ve renkli Polaroid benzeri fotoğraf makineleri son zamanlarda yeniden tercih edilmeye başlandı.


Filmleri birazcık pahalı olan Polaroid makineleri, akıllı telefonlar veya dijital fotoğraf makineleri gibi şıkır şıkır çekim yapmak için kullanmak pek iyi bir fikir değil. Çekeceğiniz her bir kareyi iyi düşünmeniz gerekiyor çünkü sınırlı sayıda filminiz var ve çektikten sonra "Ay bu olmadı! Şişman çıktım ben... 28 tane daha çekelim" demek bütçede iflasa sebebiyet verebilir.

Daha fazla like almak, takipçi sayısını artırmak veya 128 tane selfie çekmek amacıyla üretilmiş olmayan Polaroid makineleri için, işi ilerletip "fantezi nesnesi" diyebiliriz. Fotoğrafı ciddi ciddi seven, anlık çekimlerin delisi olan, şipşakçı arkadaşlar... Deklanşöre basmadan önce iyi düşünün, bunun geri dönüşü yok.



Ezgi Özkurt


Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.