Numan Kurtulmuş, Konya'da Konuştu

İnci Vardar 14.07.2016

"Önce halkın barbar rejime, diktatör bir rejime karşı özgürlük mücadelesiyle sokağa çıkması, arkasından rejimin halkın üzerine ateş etmesi, arkasından iç savaş..."

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Konya'da Novotel'de düzenlenen Uluslararası Kültür Turizmi ve Medya Kurultayının açılışında konuştu. Başbakanlık Tanıtma Fonu katkılarıyla düzenlenen kurultaya destek veren kurumlara teşekkür eden Kurtulmuş, medyanın tarafsızlığı ve Suriye konularında açıklamalarda bulundu.

Medyayla ilgili en temel konulardan birisinin, "medyanın tarafsızlığı" meselesi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Hiçbir insanın, medyanın mensupları da, sahipleri de, haberciler de, yayın yönetmenleri de içerideki herkes insan olduğuna göre, her insanın bir bakış açısı var. Her insanın farklı bir değerlendirmesi var, değer yargıları var, dünyayı algılama biçimi var. Hatta ve hatta paradigma dediğimiz şey, insandan insana farklılaşan, olayları algılaması farklılaşan bir olguyla karşı karşıyayız. Dünya durduğu yerde duruyor ama dünyaya hangi pencereden bakıyorsanız o baktığınız yeri görüyor ve onu tarif ediyorsunuz. Dolayısıyla burada tarafsızlık meselesi, bakış açısıyla ilgili bir şeydir. Ve tam manasıyla bir tarafsızlık da herkesin aynı şeyi, aynı şekilde algılamasından asla söz edilemez. İnsana göre, çevreye göre, zamana göre, olayların şekline göre değişiyor. Sonuç olarak da bir yorum işin içine girdiği için herkes farklı bir bakış açısını ortaya koyuyor."

Numan Kurtulmuş, Konya'da Konuştu

Sözlerine devam eden Kurtulmuş, savaşı değil, barışı esas almak gerektiğinin altını "Barışı esas almak, önce gönlünün, sonra zihninin ve en sonunda dilinin barışla dolmasıyla mümkündür" sözleriyle çizerken, Suriye'de de çözümden yana bir umut bulunduğu kanaatinde olduğunu dile getirdi.

Suriye'de 5 yıldır devam eden bir savaşın olduğunu anımsatan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Önce halkın barbar rejime, diktatör bir rejime karşı özgürlük mücadelesiyle sokağa çıkması, arkasından rejimin halkın üzerine ateş etmesi, arkasından iç savaş ve son 2-3 yıldır devam eden vekalet savaşlarıyla harabeye dönmüş bir Suriye. Suriye, örgütler konfederasyonu haline gelmiş vaziyette. Her örgütün arkasında da şu ülke, bu ülke. Bu ülkeler desteklerini veriyor ve vekalet savaşlarıyla Ortadoğu'da bölgesel güç elde etmenin peşinde koşuyorlar. Olan Suriye halkına oldu. 450 bin masum Suriyeli öldü. O canım şehirleri yerle bir eden önce rejimin uçakları, arkasından ona destek veren ülkelerin uçakları. Suriye bu durumdan çıkmak, kurtulmak mecburiyetindedir. Eğer Suriye'deki bu kaos ve kriz çözülemezse, artık Suriye üzerinden Ortadoğu'daki vekalet savaşlarının sonu gelmiştir. Bundan sonra Suriye'de vekalet savaşının arkasında duranlar, Suriye'deki bir bölgesel savaşın, Suriye kaynaklı bölgesel bir savaşın ve giderek küresel bir savaşın içinde kendilerini bulurlar. Dolayısıyla ben, Suriye'de çözümden yana bir umut doğduğu kanaatindeyim. Türkiye olarak da Suriye'de, Suriye halkının istediği bir barışın sağlanmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum ve Türkiye olarak da buna destek verdiğimizi ifade etmek istiyorum."

"Provokatörlere asla imkan tanımayın."

Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin karşı karşıya kaldığı zorluklara da değinen Başbakan Yardımcısı, sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunun da şu sözlerle üzerinde durdu.

"Milletimizi buradan bir kez daha uyarmayı bir vazife telaki ediyorum. Aman ha, sakın ha dikkat. Suriyeliler üzerinden provokasyon yapmak isteyen puslu havaları seven bazı çakallar olabilir. Dolayısıyla bu puslu havadan yararlanacak provokatörlere asla imkan tanımayın. Biz muhacirlere ensarlık vazifesi görmüş olan bir milletiz. Dolayısıyla kimsenin provokasyonuna müsaade etmeyin, kimsenin bu konuda ortalığı karıştırmasına vesile olmayın. Milletimiz, uyanık duracaktır, ferasetle de bu meseleyi aşacaktır diye ümit ediyorum. Bundan sonraki süreçte de, 'Suriyelilere vatandaşlık veriliyor mu, verilmiyor mu?' tartışmaları üzerinden toplumsal hassasiyetleri kaşımak isteyenler olabilir. Bu konuda henüz verilmiş kesin bir kararın olmadığını, İçişleri Bakanlığı tarafından bu konu üzerinde çalışmaların yapıldığını bir kere daha teyiden ifade etmek isterim. Bu insanlar Türkiye'ye nasıl yararlı olabilirler, Türkiye buradaki Suriyeli kardeşlerimizden nasıl istifade edebilir, bunun üzerinde çalışılıyor.

Ölçülerimizi, kriterlerimizi İçişleri Bakanlığı bünyesinde tartışıyoruz, bunları olgunlaştırıyoruz. Henüz konunun teferruatı bilinmeden, konunun ana şekli bilinmeden, 'Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilecekmiş' tartışması üzerinden siyasi gündem oluşturulmasının doğru olmadığını, fevkalade yanlış ve eksik olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu millet, Suriyeli kardeşlerini nasıl burada sığınmacı olarak bağrına bastıysa, bundan sonraki süreçte Türkiye'nin milli menfaatleri bakımından Suriyeli kardeşlerimizle nasıl dayanışma içerisinde olacağının da yolunu bulur ve bunu uygulayarak bundan sonuç elde eder. Milletimizin müsterih olmasını, yapılan spekülasyonların tarafı olmamasını ifade etmek istiyorum."

Kaynak: AA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.