Not İndirimine Büyük Tepki

İnci Vardar 29.09.2016

Beştepe'de gündem Moody's not indiriminden FETÖ'ye, 15 Temmuz'un resmi tatil olmasından OHAL'in uzatılmasına kadar pek çok konuyu kapsadı.

Not İndirimine Büyük Tepki

Moody's'in not indirme kararına tepki gösteren Cumhurbaşkanı, milletin 15 Temmuz sonrası döviz oyununa izin vermediğini vurgulayarak, "Türkiye'nin önünü terörle, terör örgütleriyle, darbe girişimleriyle, uluslararası sergilenen alanda ayak oyunlarıyla kesemeyeceklerini görenler ekonomi kartını şimdi masaya sürdüler. 2002 yılı Kasım ayından beri sayısız kez ekonomik taarruza maruz kaldık. Bu taarruzların hepsini boşa çıkardık. Ekonomide hayati bir kırılma yaşamadık. Ekonomimiz gelişmeye, büyümeye devam etti. Dünyada 'benim' diyen ülkeler şu anda ekside, biz ise devamlı artıdayız. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından birileri yine kriz beklentisine girmişti ama hayal kırıklığına uğradılar. Milletimiz darbe girişiminin ertesi günü 2,5 milyar dolar para bozduran, döviz bozduran bu millet, döviz üzerinden bir oyun oynanmasına da izin vermedi" ifadelerini kullandı.

Talimatlarını nereden aldıklarını biliyoruz

Türkiye'nin gerçeğinin, kredi derecelendirme kuruluşlarının göstermeye çalıştığı gibi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Eskiden beri siyasi saiklerle hareket ettiklerini bildiğimiz kredi derecelendirme kuruluşları devreye girdi. Ben kredi derecelendirme kuruluşlarını çok severim. Onlar da beni çok severler. ABD seyahatinde çok önemli bir şirketin CEO'su bana şu soruyu sordu. 'Bu CEO'ların sizinle arası pek iyi değil, bunun nedeni nedir?' dedi. Dedim ki bunlar sipariş üzere verirler. Batmış, bitmiş bir ülkeye bir anda bakıyorsun 4 kat büyümede derece vermeye kalkıyorlar. Türkiye gibi kendi ayakları üzerinde duran bir ülkeye de durağan diyor. Bu sefer durağan da demediler. Notu düşürdüler. İstediğiniz kadar düşürün. Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye yatırımlarına, kalkınmaya, yükselmeye, güçlenmeye devam ediyor. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların cebine 3-5 kuruş ekstra para koy. İstediğin notu al. Bunlar böyle çalışıyor. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz. Biz gerçekleri her zaman konuşacağız" diye konuştu.

Siz de haykırın be!

Moody's'in kararı üzerinden sanayicilere ve tüccarlara da sitemde bulunan Cumhurbaşkanı, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Ah, keşke şu ülkede siyaset kendi içinde birlik, beraberlik, bütünlük halinde olsa da aynı hedefe beraber yüklense. Kimmiş bunlar? Gerçek bu. Ben bunu sanayicilerimize, tüccarlarımıza da konuşuyorum. Siz de bir haykırın be. Ne ürettiğinizi, ne sattığınızı bilen siz değil misiniz? Dünya piyasalarında sizin malınızı bu kredi derecelendirme kuruluşları mı satıyor? Sizin fabrikalarınızı bunlar mı kuruyor? Size krediyi bunlar mı veriyor? Öyleyse dimdik durun be. Siz Türk'sünüz Türk. Bunu gösterin. Notu verenlerin kafasındaki hesap başka. Not, ekonomik verilere değil de siyasi saiklere dayalı olarak verilince kimse o notu dikkate almadı. Ne iç ne dış piyasalarda not düşürmelerden kaynaklanan ciddiye alınacak bir dalgalanma görülmedi. Bu kuruluşların işi çobana hakaret olmasın da yalancı çobanın hikayesine dönmeye başladı. Biz bunu yutmayacağız"

15 Temmuz resmi tatil

Cumhurbaşkanı, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gününün, Şehit ve Gazileri Anma Günü olarak her yıl tatil olacağını duyurdu.

Beştepe'deki Muhtarlar Toplantısı'nda hitap eden Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz'un aynı zamanda bir terör saldırısı olduğunu belirtti ve bu tarihi Türkiye'nin ikinci Kurtuluş Savaşı olarak yorumladı.

OHAL açıklaması: 3 aylık süre yeterli değil

Beştepe'de dün gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında olağanüstü halin uzatılmasıyla ilgili tavsiye kararı alındığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "21 Temmuz'dan itibaren 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmişti. Bu konu çok önemli. Çünkü şu olağanüstü hal konusunu speküle etmeye gayret edenler var. İşte bu kanun hükmünde kararname, OHAL vesaire bu uygulamaların sadece terör örgütleriyle mücadeleyle sınırlı kalacağı, günlük hayata hiçbir olumsuz yansıması olmayacağı daha ilk günden açıkça ifade edilmişti. Günlük hayatın işlemesinde tam aksine bir rahatlık, kolaylık, güvence var. Bir diğer taraftan da FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede bizim hızımızı artırıyor. Çünkü bu işi hızlandırmamız lazım. Bu işte rehavet olmaz. Bu devletin bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu anda zamanla yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ve öylesine girift ki 3 aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız MGK toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimiz de gerekli adımları atacaktır. Olağanüstü hal uygulaması tamamen FETÖ ve PKK terör örgütleriyle daha etkin mücadele amacına yöneliktir"

Belki 12 ay da yetmeyecek

OHAL uygulaması hakkında konuşmaya devam eden Cumhurbaşkanı'nın konuyla ilgili satır başları şu şekilde:

- Ana muhalefet partisinin olağanüstü hal yetkileriyle hayata geçirilen hususların Meclis'in rutin çalışmalarıyla çözülebileceği görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Meclis'in mevcut İç Tüzüğü böyle pratik bir çalışma yürütülmesine imkan vermiyor.

- Kolayca çözülebilecek nice meselenin Meclis'te nasıl aylarca, yıllarca sürüncemede bırakıldığını çok iyi bilirim. Meclis'in mevcut gündemi yeteri kadar ağır. Bir de buna olağanüstü hal kapsamındaki işleri ilave etmeye kalkarsak Meclis tamamen tıkanır, kilitlenir.

- Yine 3 aylık süreyle olağanüstü halin uzatılması Türkiye'nin yararınadır. Belki 12 ay da yetmeyecek. Kimse bize takvim belirlemesin.

- Türkiye, Fransa'daki terör olaylarıyla mukayese edilemeyecek kadar ağır terör saldırılarına ve daha önemlisi bir darbe girişimine sahne oldu. Olağanüstü halin uzatılması kararını milletimin anlayışla karşılayacağına ve destekleyeceğine inanıyorum.

- PKK ve FETÖ'nün hatta PKK ve DEAŞ'ın nasıl derin iş birliği içinde olduklarına dair sayısız bilgi ve belge bulunuyor. Bölücü örgütün 15 Temmuz'un ardından eylemlerini artırması milletimiz ve bölge halkı tarafından isabetli bir teşhis de başarısız darbe girişiminin PKK eliyle sürdürülmeye çalışılması olarak değerlendirildi. Suriye'de de bölücü örgütün PYD/YPG adıyla faaliyet gösteren unsurları Türkiye'ye karşı her türlü husumeti gösteriyor.

Fırat Kalkanı açıklaması

Fırat Kalkanı harekatına ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı, IŞİD, PYD, YPG ve rejimin birbirini beslediğini savunarak, şöyle devam etti:

"Türk Silahlı Kuvvetleri'miz cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı sınır dışı operasyonunu başarıyla yürütüyor. Bu operasyonla bölgede DEAŞ'la savaşan tek gücün kendileri olduğu yalanı bir balon gibi söndü. Ne dediler? 'PYD/YPG, DEAŞ'la savaşıyor'. Yalan. DEAŞ bir yere giriyor. Oradan çıkıyor ondan sonra oraya PYD/YPG yerleşiyor. Kimi aldatıyorsunuz? Tezgah böyle çalıştı. DEAŞ'la PYD/YPG ve rejimin birbirini besleyen, birbirlerinin varlıklarından güç alan yapılar olduğunu biz zaten biliyorduk. Bunu dünya da görmeye başladı."


Kaynak: DHA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.