NLP: Hayatla İletişimini Değiştir, Hayatın Değişsin

Olgu Alibeygil 28.08.2016

Geçmiş alışkanlıklarımız ya da kalıplaşagelmiş inanışlar yüzünden hayatımızda bazı şeylerin tıkandığı bir gerçek. Peki bu kalıpları değiştirmek mümkün mü?

1970’lerde ortaya çıkan NLP (Neuro Linguistic Programming) sinir sistemini iletişim ile yeniden programlayarak insan hayatında köklü değişiklikler yapmayı amaçlayan bir sistem. Kendinle, diğer insanlar ve hayatla olan iletişimini değiştirdiğinde, beyinde kalıplaşmış inanışların çözülüp yeniden programlanarak değişeceğine inanılıyor. Sinir sistemimiz belli durumlar karşısında, belli şekillerde çalışmaya alışık olduğu için nedeninin farkında olmadığımız hisler yaşıyor ve tepkiler veriyoruz. Sinir sistemimizdeki nöronlar, hep aynı şekilde davrandığımız için belli yerlere sıkı sıkı bağlandığı bir sinir ağı oluşturuyor. Eğer bunların farkına varıp nöronları yeni yerlere bağlar, ağı yeniden programlarsak, hayatımızda büyük değişiklikler yaşanıyor. Yani NLP böyle diyor.


İş hayatı, psikoterapi ve kişisel gelişim uygulamalarında rastlanan NLP tekniğinin temel ilkeleri şu şekilde:

Hayatı olduğu gibi değil, kendi anlayışımız çerçevesinde görürüz. Herkesin hayatı algılayış şekli farklıdır. Bir olaya değişik bir bakış açısıyla bakan bir başkasının fikirlerini ilginç bulmanız bu yüzdendir. Bir durumu herkes kendi sınırları, kalıpları ve deneyimi çerçevesinde algılar. Eğer bu durumu bambaşka bir açıdan gözlemlemeyi denerseniz NLP’ya başlamış oluyorsunuz.

Herkes yapması gerekeni yapıyor ve bunda kötü bir niyet yok. Etrafınızdaki insanların sizi de etkileyen davranışlarını gözlemlerken “BANA bunu nasıl yapar,” diye düşünmek yerine, “yapması gereken ve onun için en iyi seçim şu anda buydu” diye düşünmek iletişimde çığır açıyor. Yani biraz empati kurmak ve kendini onun yerine koymak önemli. Bunun için de bir takım teknikler öneriliyor. Örneğin, karşıdakinin nefesini ve beden dilini taklit etmek, onun kullandığı kelimeleri içeren cümleler kurmak, karşıdakinin nasıl hissettiğini anlamayı kolaylaştırıyor.


Görsel: Lorna Hollinger

Duygulardan biraz sıyrılmak. Stres, anksiyete, öfke gibi negatif duygular uyandıran durumlarda, duygudan biraz arınarak, konuya uzaktan bakmak, bu negatif duyguları yaratan sinir bağlarını çözüyor. Duruma ve duygulara, duyguların içinde kaybolup hemen reaksiyon vermek yerine gözlemci olarak bakmak, zamanla bu bağları da çözerek insanı rahatlatıyor. Önerilen teknikte, olumsuz duyguyu yaratan durum zihinde canlandırılıyor ve üçüncü bir kişiymiş gibi hem duygular hem de durum objektif bir şekilde gözleniyor. Daha sonra duyguyu değiştirmek ve yeniden programlamak için örneğin neşeli bir müzik eşliğinde aynı durum zihinde yeniden canlandırılıyor.


Dili değiştirmek. Zihnimizi, kullandığımız dil ile yeniden ve yeniden programlıyoruz. “Ben bunu yapamam”, “Ben para kazanamam”, “Kimse beni sevmiyor” gibi kalıplarla düşünmek ve özellikle bunları dile getirmek beyni bu yönde programlıyor. NLP’ye göre bu kalıpları olumlu hale getirmek, inanmasak bile sesli olarak tekrar edip beyni programlamak mümkün. “Yapabilirim”, “Para kazanmak benim için çok kolay”, “Herkes beni sever, sevilesi biriyim” gibi... Bu yeniden programlama sadece dili değil, inanışları da değiştiriyor.

Bilinçaltının kontrolümüz dışında işlediği alanları tespit edip yeniden programlamak için çalışan NLP bu kadarla bitmiyor tabi. Bir uzmanla kendi kalıplarınızın farkına varabilir, NLP uzmanı olmak isteyenler için açılan eğitimlere katılabilirsiniz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.