Nedir Bu Negatif Faiz Politikası?

Oğuzcan Kervancı 11.09.2016

2014’te Avrupa Merkez Bankası’yla popülerlik kazanan ve daha sonra da geçtiğimiz günlerde Japonya Merkez Bankası’nın da takip ettiği negatif faiz politikası neden uygulanmaktadır ve sonuçları nelerdir?

Merkez bankaları nasıl çalışır?

Merkez bankası bulunduğu ülkedeki bankaların bankası olarak tanımlanabilir. Bankaların bu merkez bankalarında hesapları vardır ve bu tıpkı şirketlerin veya kişilerin bankalarda hesapları olmasına benzer. Bankaların merkez bankasında hesaplarının olması, bankacılık sisteminin işleyişini sağlar: Paranın günlük olarak taşınmasına yardımcı olur. Tabii ki merkez bankasının ülkenin para politikasına yön vermek gibi bir görevi de vardır ve negatif faiz uygulaması da bu politika araçlarından biridir.

Negatif faiz ne anlama gelmektedir ve neden böyle bir politika uygulanır?

Enflasyon kavramını hepimiz az çok duymuşuzdur. Enflasyon, fiyatlarda belirli bir dönemdeki sürekli artışı ifade eder. Ancak bir de bunun tam tersi bir kavram vardır ki o da deflasyondur. Yani fiyatlarda genel bir düşüş anlamına gelir. Deflasyonda her ne kadar paranın alım gücü artıyor gibi dursa da ekonomik faaliyetlerin durgunluk sürecine girdiği sorunlu bir süreçtir. Çünkü fiyatların düşmesindeki temel sebep, üretilen malların satılmaması ve toplam talebin düşmeye başlamasıdır. Aynı zamanda fiyatlara bağlı olarak firmaların kâr marjı düştüğü için şirketler istihdamı azaltma yoluna gider ve işsizlik baş göstermeye başlar.

İşte böyle bir ekonomik durgunlukta para politikalarına yön veren merkez bankaları ekonomiyi tekrar canlandırmak için harekete geçerler. Toplam talebi artırmak için faizleri düşürme, parasal genişleme ve kredi imkanlarını kolaylaştırma gibi araçları kullanırlar. 2014 yılında Avrupa’da tam olarak böyle bir durum yaşandı ve nominal faiz oranı Avrupa Merkez Bankası tarafından sıfırın aşağısına indirildi. Bu, kısaca şu anlama geliyor: Negatif faiz politikasıyla borç alanlar ödüllendirilirken tasarruf edenler cezalandırılıyor. Bu politikayla birlikte bankaların şirketlere ve tüketicilere daha fazla kredi vermesi ve toplam talebin artırılması amaçlandı. Yani bankaların “fazla rezervleri” tutması kendileri açısından maliyetli olacağı için bunları kredi olarak vermeyi tercih edecekler ve böylece tüketiciler daha fazla harcama yapacak.


Günümüzde hangi merkez bankaları bu politikayı kullanıyor?

Danimarka, İsveç, İsviçre, ECB ve BoJ olmak üzere günümüzde 5 gelişmiş ülke merkez bankası negatif faiz politikasını kullanıyor. Aşağıdaki şekilde de uyguladıkları faiz oranları yer almakta.

Nedir Bu Negatif Faiz Politikası?

Bu aracı en eski kullanmaya başlayan merkez bankası İsviçre'dir ve 1970'lerde kullanmaya başlamıştır. İsviçre'yi, İsveç (2009 ve 2010), Danimarka (2012) ve Avrupa Merkez Bankası (2014) takip etti. 2016’nın başında Japonya Merkez Bankası da negatif faizi uygulayacağını belirtmişti. Bu da demek oluyor ki dünya çapında epeyce bir nüfus sıfırın altında faiz oranlarının olduğu ekonomilerde yaşıyor.

Peki bu politika gerçekten faydalı oldu mu, olacak mı?

Negatif faiz politikasını uygulayan ülkelerde sonuçları görmek için henüz çok erken. Teoride sıfırın altındaki faiz oranları şirketler için borçlanma maliyetlerini düşürerek kredi talebini artırsa da pratikte bu politikanın zararlarının da olduğunu göz ardı etmemeliyiz.

Düşük faiz ortamında bankaların müşterilerinden daha yüksek maliyetler ödemesini istemesi, o paraların yastık altında kalmasına neden olabilir. Bankaların maliyeti kendilerinin üstlenmeleri durumunda ise kredi ve mevduat faiz oranlarındaki kâr marjı düşüyor. Bu durumda da bankalar kredi vermeye eskisi kadar istekli olmuyor. Düşük faizler ayrıca, ülkelerin para birimlerini de etkilediğinden dolayı olası bir “kur savaşları”nı tetikleme tehlikesini barındırıyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.