Neden Güleriz?

Ece Tuğran 27.09.2016

Ağzımızın kulaklarımıza varmasının sebebini hiç düşündünüz mü?

“Neden güleriz?” sorusuna ilk etapta “komik olduğu için” yanıtını verirken, aynı zamanda sorunun gereksizliğini düşünüp hayıflanmamak elde değil. Haklısınız. Fakat gülme davranışının sebebi yıllardır araştırılmakta ve sandığımız kadar basit bir konu değil. İnanmazsınız, gülme bilimi diye bir şey bile var! Gelotoloji adı verilen bu bilim dalı bir biyolog edasıyla gülme davranışının neden geliştiğini, nasıl geliştiğini ve değiştiğini inceliyor.

Şimdi “komik olduğu için” cevabını kafalardan atmak için küçük bir beyin fırtınası yapıp gün içinde kaç kez güldüğümüzü, bir de bunların kaçının mizahi yeteneklere verdiğimiz bir tepki olduğunu düşünelim. Gülmenin komik durumlara verilen bir tepkiden çok sosyal bir işleve sahip olduğu kararını verdiysek, yazımın girişini tamamlamışım demektir.

Neden Güleriz?

Gülme davranışı neden gelişti, nasıl değişti?

Uzman görüşlere göre gülme davranışının nedeninin halen kesin olarak bulunamayışı, gülmenin belli bir duyguyla ilişkilendirilmesinin zorluğundan kaynaklanıyor. Genel kanı olarak mutlulukla ilişkilendirilen gülme davranışı hakkında biraz düşündüğümüzde bu kanı çelişkili bir hal alıyor. Demek istediğim, her gülen insanın mutluluktan uçmaması ya da mutlu olan her insanın kahkahalara boğulmaması. Örneğin kaş çatmak veya göz kırpmak gibi mimikleri düşünün. Bunların evrensel olarak belli anlamları varken, gülümseyen bir yüz ifadesinin arkasında yatan duygular çok çeşitli olabilir. Alay etmek veya küçümsemek, sinir veya gerginlik bu duygulardan bazıları olabilir. Bu yüzden gülmek, insan hayatında bir duyguyu temsil etmekten çok günlük yaşamdaki konuşmalarda noktalama işareti görevi gören bir eylem. Yani insanlar için gülme davranışının mizahi bir tepki olmaktan çok bir iletişim unsuru olduğunu söyleyebiliriz.

Neden Güleriz?

Gülücüklerin evrimi

Uzmanlar gülme davranışına sosyal bir sebep bulamayınca “neden güleriz?” sorusunun cevabını evrimsel psikolojide aramaya karar vermişler. Yıllardır aranan bu sorunun cevabına önce evrimin babası Charles Darwin’den bir yanıt gelmiş. Darwin’in The Expression of Emotions in Men and Animals kitabında dediğine göre insanların gülme davranışı, hayvanların diş gösterme hareketinden evrimleşmiş. Gülme hareketini öğrenen ilkel topluluklar bu hareketi zafer göstergesi olarak kullanmışlar.

Evrimsel psikolojideki bir diğer görüş ise gülme davranışının beynimizi korumak için gelişen bir eylem olduğu. Bu görüşü destekleyen kanılar ise şöyle: “Sizin sınıfın matematik hocası merdivenden kayıp düştü” cümlesini okuduğumuzda bir komiklik sezmeyiz. Ancak olayı birebir yaşasak ve sınıfta esip gürleyen o karizmatik hocanın kayıp düşmesini gözlerimizle görsek, bu olaya gülme olasılığımız fazladır. Bu olay karşısında beynimiz hocanın karizmatikliği ve kayıp düşmesi arasında bir paradoksa düşer. Espriler de aynı şekilde beynimizi paradoksa soktuğu için bu duruma kalkan olarak gülme davranışımız evrimleşmiştir. Bu evrimsel görüşe göre espriler beynimizde şok etkisi yaratır ve biz bunu fark etmeyiz, çünkü beyin çelişkiyi anladığı anda “gül” komutunu çoktan çalıştırmıştır bile.

Neden Güleriz?

Gül komutu nasıl çalışır?

Evrimsel psikoloji gülücüklerin sebebini araştıradursun, diğer bilim adamları da boş durmayıp beynimizde gülme davranışının nasıl gerçekleştiğini araştırmışlar. Araştırmalara göre beyinde gülmeyi kontrol edilen bölge subkorteks adındaki bilinçaltı bölgesindedir. Subkorteks nefes alma, refleks kontrolü gibi en ilkel eylemlerimizin yer aldığı bölgedir. Subkorteks bölgesi beynin bilinci kontrol eden korteks bölgesi ile birlikte çalışsa da korteksten bağımsız çalışır. Yani beyin subkortekse bir emir verdiğinde bu emir kortekse ulaşmadan direkt olarak subkorteks tarafından yerine getirilir.

“Gül” komutu geldiğinde mantık çerçevesinin dışına bile çıksa gülme eylemi başlar. Uygunsuz durumlarda kikirdemelerimizi durduramamamızın nedeni budur. Aynı zamanda zoraki gülüşler de bu nedenle kendini direkt belli eder.

Neden Güleriz?

Toparlamak gerekirse, henüz kesin olmamakla birlikte, gülmemizin 3 nedeni var:

  1. Sosyal çevremizdeki ortama uyum sağlamak için
  2. Subkorteksimiz beynimizin emirlerini sorgusuz sualsiz yerine getirdiği için
  3. Canımız istediği için (bilimin buraya bir nesnellik getirmesini bekliyoruz)

Sebebi bulunsun ya da bulunmasın, bilirsiniz ki gülme eylemi çoğu zaman etrafa pozitif dalgalar yayar. Bilmediğimiz şey ise ruh halimizin yüz ifadelerimizi etkilerken, aynı zamanda yüz ifadelerimizin de ruh halimizi etkileyebildiği. Araştırmaların dediğine göre beynimiz kas hareketlerimizden (gülerken yüzümüzde ciddi miktarda kas çalıştırıyoruz) nasıl hissettiğimizi anlamlandırmak için geri dönüşler alıyormuş. Gülün, güldürün!

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.