Ne Bu Şiddet Bu Celal?

Ece Tuğran 15.09.2016

Araştırmalara dayanarak söylüyorum, bazılarımız şiddete pek bir düşkün.

Bu yazıyı yazmaya bir metrobüs şoförünün klimanın açık olup olmadığını soran yolcuyu bıçaklayıp kaçtığını öğrendikten sonra karar verdim. Zamanında barbar diye anılan güzel milletim halen küfürle (olmadı levyeyle) anlaşır, çabuk sinirlenir, toleransı azdır. Sadece bizim millet değil tabii, bu eğilim insanların doğasında var.

Bir kişiye veya gruba, kuruma veya kuruluşa, bitkiye veya hayvana verilen fiziksel ve zihinsel zararların tümüne şiddet deniyor. Yani şiddet dediğimiz kavram sadece bizim alışık olduğumuz tekme tokatla değil, psikolojik baskı ve kısıtlamalar ile sözlü olarak da uygulanabiliyor. Oldukça geniş kapsamlı bir kavramdan bahsediyoruz, yaygınlığıyla da doğru orantılı.

Ne Bu Şiddet Bu Celal?

Şiddet neden uygulanır?

Şiddet insanın doğasında hem içgüdüler hem de öğrenme ve deneyimler ile birlikte var oluyor. Öğrenme ve deneyimden kastım insanın yetiştiği kültür, aile ortamı ve sahip olduğu değerler gibi bireysel özellikler. Oysa şiddet kavramında ağır basan bireysel özellikler değil, içgüdüler. Çünkü hepimiz sorunlu bir aile ortamında ya da töre kurallarıyla yönetilen bir toplumda yaşamıyoruz, ama insan olmanın getirdiği içgüdülere hepimiz sahibiz. Güdüsel kaynaklı şiddet genel olarak savunma, üstünlük ve saygınlık kazanma, toplumda yer edinme ve kişisel tatmin gibi insani duygulardan besleniyor. Bahsedeceğim araştırmalar erkeklerin gözünde beni cinsiyetçilik suçundan ne kadar aklar bilemiyorum, fakat insani içgüdülerin erkek cinsiyetine mensup insanların şiddet dürtülerini daha çok beslediği aşikar. Şiddet deyince kaçımızın aklında erkeğe özgü bir şey canlanıyor? (Benim aklıma trafikteki kavgalar, alkollü mekanlarda yaşanan atışmalar, futbol maçlarındaki tartışmalar geldi.) Üzülmeyiniz erkekler, amacım türünüze çamur atmak ve sizi kötülemek değil. Sadece talihsizliğinizi anlatmaya çalışıyorum. Kadınlara göre şiddete daha çok meyillisiniz, çünkü testosteron adında bir hormonunuz var.

Ne Bu Şiddet Bu Celal?

Testosteron seviyesi ve şiddet eğilimi

İnsana evrimsel açıdan en yakın canlı olan şempanzeler üzerine yapılan araştırmalar, testosteron seviyesi ile şiddet eğilimi arasında doğru orantı olduğunu gösteriyor. Dahası, yetişkin erkek şempanzelerin testosteron seviyesi üreme dönemindeki bir dişinin varlığında tavan yapıyor. Bu durum şempanzelerin cinsel etkinliklerinde bir değişime yol açmazken, şiddet potansiyeline bir hayli etki ediyor. Demek kedi gibi erkeklerin kız arkadaşlarının yanında mafya babası kesilip artistlik taslamalarının sebebi buymuş.

Testosteron seviyesi ile şiddeti ilişkilendiren diğer çalışmalara göre, testosteron hormonundan kaynaklı şiddet çoğunlukla erkekler arası rekabet içeren durumlarda ortaya çıkıyor. Bunun sebebi çok açık. Erkek türü çok eski yıllardan beri toplumdaki yerini belirleyebilmek için hemcinsleriyle rekabet halinde yaşadı. Toplumun gözünde “adamlık” statüsünü kazanabilmek için rekabet ortamından zafer elde etmek zorundalardı. Bu zaferin kanıtı genellikle rakibine kurduğu üstünlüğü simgeleyen şeylerdi. (Eski çağlarda hükümdarlık, kadın veya para için rekabet eden erkeklerden biri diğerinin kellesini getirdiğinde her şeyin sahibi olurmuş.)

Ne Bu Şiddet Bu Celal?

Kadına ve çocuğa yönelik şiddet artıyor

Uçuk gelenekler geride kalsa da erkeklerin şiddet eğilimli içgüdüleri geride kalamadı. Hemcinsleriyle yaşadıkları psikolojik baskı içerikli şiddet bir yana, kadınlara ve çocuklara uygulanan şiddet son yıllarda dudak uçuklatıcı boyutlara ulaştı. Şiddetin yaşamda böyle negatif ve insan haklarına tecavüz eden etkilerini gün geçtikçe daha sık görmek, bu konuda bir şeyler yapmak gerektiğinin işaretidir. İnsanın güdüsel hisleri farkında olmadan yanlışa götürebilir, çünkü dürtüler düşünmeye olanak vermeyen yönlendirmelerdir. Erkek kaynaklı şiddetin büyük kısmı evrimsel bir dürtü olabilir, katılıyorum. Fakat böyle deyip işin içinden çıkmak, kabullenmek olmaz. Farkındalık bilinçtir, bilinç iyileşmedir. Tüm erkeklere duyurulur.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.