Monna Rosa'nın Gülleri

S. Emre Özcan 19.08.2016

Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın Monna Rosa'sı kimdi? Hakkında anlatılanların ne kadarı efsane, ne kadarı gerçekti?

Monna Rosa'nın Gülleri

Monna Rosa: Muazzez Akkaya

Monna Rosa, siyah güller, ak güller,

Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister;

Ah senin yüzünden kana batacak,

Monna Rosa, siyah güller, ak güller.

Bu mısraları ve şiirin geri kalan kısmını bilmeyen yoktur. Şiir, efsaneye göre Sezai Karakoç’un Mülkiye’de okurken aşık olduğu ve Cemal Sürey(y)a’nın uğruna adından bir “y” harfini attığı bir kız için yazılmıştır. Şiirin ilk mısralarının baş harfi yukarıdan aşağıya doğru okununca (akrostiş) o meşhur kızın ismi çıkmaktadır, yani Muazzez Akkaya’nın…

Peki bu iddiaların ne kadarı doğru, ne kadarı uydurmadır? Bunun için Muaazzez Akkaya ile 2012 yılı başlarında yapılmış bir röportaja göz atmak iyi olacaktır.

Monna Rosa'nın Gülleri

Cemal Süreya’nın Rosa’

Sezai Karakoç ve Cemal Süreya o dönemler aynı fakültededir, Muazzez Akkaya’nın gönlünü kazanmak için aralarında iddiaya girerler ve onunla yakınlık kurmaya çalışırlar. Cemal Süreya da Muazzez Akkaya’nın montunun cebine gizlice kendi şiirlerini koyar. Muazzez Akkaya o dönemde Cemal Süreya’yı şu şekilde hatırlamaktadır:

"Cemal Süreya'dan... Şimdi açınca... Ben de konuyu açayım. Kendisi hiç belli etmedi hakikaten. Ama ne zaman sınıfa girsem, tahtaya şiir yazardı. Bir de mantomu aşağıda hocaların olduğu yere asardık ve orada cebime hep şiirler gelirdi. Ama kim olduğunu bilmezdim. Ve aynı yazı tahtada da görünce onları Perihan diye bir arkadaş vardı, hatta ona da 'Bak aynı çocuk' falan diye... Sonradan kafama jeton düştü... Çünkü 1-2 defa Todori'de karşılaştık, ilk zamanlar maliyenindi orası. Orada evliliğimi sorardı, ben de 'Gayet iyi gidiyor' falan deyince, 'Benim de iyi gidiyor neden iyi gitmesin' diye... O yazdıklarını biraz hissetmiştim ama şimdi daha iyi anlamış oldum…"

Ama Cemal Süreya’nın ismindeki “y” harfini Muazzez Akkaya için atıp atmadığı konusunda kesin bir bilgi yoktur, Cemal Süreya da bir röportajında adındaki “y” harfini bir iddia sonucu kaybettiğini söyler ama bu telefon numaralarını hafızasında tutabilmesiyle ilgili bir iddiadır ve rivayete göre iddiayı bilerek kaybeder.

Monna Rosa'nın Gülleri

Sezai Karakoç’un Rosa’sı

Şimdi Sezai Karakoç’a geri dönelim. Acaba Sezai Karakoç o dönemde Monna Rosa’sına ilgisini hissettirmiş miydi, yoksa sadece içinde mi yaşamıştı? Muazzez Akkaya bu konuya şöyle açıklık getiriyor:

"Hissettirdi tabii... Çok şiirler verdi, ne bileyim yazılar verdi, kitaplar verdi, ama yakınlık duyamadım."

Efsanenin bir bölümüne göre de Sezai Karakoç konferans salonunda Muazzez Akkaya’ya karşı Monna Rosa şiirini okur ve o dönem nişanlı olan Muazzez Akkaya ağlayarak salonu terk eder. Peki Monna Rosa’yı mı okumuştu Sezai Karakoç gerçekten, yoksa başka bir şiir miydi okuduğu? Muazzez Akkaya bu konuyu da şu şekilde aydınlatıyor:

"Vallahi şu an onu bile hatırlamıyorum, hangisini okuduğunu... Ben de okul gecesi olduğu için gitmiştim ama ne kaçtım ne de bir şey yaptım, sakin sakin oturdum."

Ve Monna Rosa hakkında şunları söylüyor Muazzez Akkaya:

"Ben o şiiri... Yazılmış benim hiç haberim bile yoktu, hatta Altan Öymen'in eşi Aysel bir sınıf aşağıdaydı sanırım. O söyledi 'Sınıfınızda çok güzel şiirler yazan birisi var' diye. Ben de öyle şiirlerle falan aram yoktur, matematiğe daha ilgiliydim. Derken açığa çıktı. Çok fazla üzerime düştü bilmiyorum, biraz tutku halini aldığı, onun da bu şeye saplanmamasını arzu ederdim. Saplantı haline gelmemesini isterdim... Kendisi bir hayat kursaydı daha mutlu, huzurlu olurdum."

Ama aynı mutluluk ve huzuru Sezai Karakoç duyar mıydı, bilmiyoruz. Belki de bir kadına saplantı gibi görünen tutku ve aşk, onun şiire ve şiir yazmaya duyduğu aşk ve mutluluğa dönüşmüştü; onu o zamanlar beslemiş olan kaynak buydu, mısralarına ilham veren duygu… Bir kadına duyduğu karşılıksız aşk ve sevgi… Ve kim bilir, Sezai Karakoç aradığını zaten çoktan bulmuştu:

Ki ben Monna Rosa, bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında.

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar… Su kenarında

Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.