Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Ece Tuğran 19.09.2016

Meditasyon kesinlikle insanın kendisiyle yapacağı en güzel aktivitelerden biri.

Meditasyon zihnin odaklanma eylemidir. Gerekli olan şeyler bir insan, kararlılık ve zihnin odaklanması için bir nefes, bir eşya ya da bir aktivitedir. Herhangi bir obje ya da eylem odak noktası olabilir. Zihin odaklanacağı şeyi bulduktan sonra odaklanarak (burası çok sürpriz olmadı sanırım) temizlenir, arınır. Ben yazım için gerekli gördüğüm kadarını anlattım, ayrıntıları şu yazıda bulabilirsiniz.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Bir paragraf Google’lık tasladıktan sonra yazımın özgün olan kısmına geldik. Şimdi size bir kendi keşiflerimden, bir de meditasyon ile ilgili yapılan son araştırmalardan bahsedeceğim.

Dökülüyorum...

Ben meditasyona kaba tabirle kendime laf dinletebilmek için başladım. Aslında o zamanlardaki bilgisizliğime rağmen doğru bir amaçla başlamışım diyebilirim. Bir gün, o zamanlar ders aldığım eğitim kurumundaki bir hoca “Gözlerin hafif yukarı bakarken kapat, 100’den geriye say. Beyin alfa seviyesine iniyor, bilinçaltını görebiliyorsun” cümlelerini içeren bir konuşma yaparken ben de o sıra oradan geçmiş bulundum. O zamanlar bu işlere meraklıyım, okuyorum ediyorum. Bilgi var ama pratik yok tabii. Bu cümleleri duyduktan sonra beni bir heyecan aldı gitti. Bir an önce akşam olsa da eve gidip denesem diye bekliyorum.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Akşam oldu, eve gittim. Duyduklarımı denedim. Hatta hoca konuşmasında gözlerin 15 derecelik açıyla yukarı bakması gerektiğini söylemişti. Ona bile dikkat ettim ama hiçbir şey olmadı. Önce açıyı tutturamadım sandım, sonra öğrendim ki meğer meditasyon bir miktar deneyim gerektiren bir işmiş. Her 15 dereceyi tutturan bilinçaltıyla tanışma lüksüne sahip olamıyormuş. Bunu öğrendikten sonra yalnız kalabildiğim çoğu gece meditasyon yapmayı denedim. Daha fazla okudum. Beni bilinçaltımın dolandığı alfa seviyesine götürecek bir şeyler aradım. Bir süre bu şekilde arayışlarla, araştırmayla ve denemelerle geçti. Sonra ben bir gün meditasyon yapabildiğimi fark ettim.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Sonra?

Meditasyon yapmaya devam ettikçe ben birken iki oldum. Kendimden bir parça karşıma geçti ve benimle konuştu. Sonra o parçanın bazen benim yerime karar veren ve genellikle ben farkında olmadan hayatıma müdahale eden bilinçaltım olduğunu anladım. Bilinçaltımın perspektifini gördüm ve öğrendim. Kendime onun gözünden bakarken aynı zamanda kendime dışarıdan bakmayı öğrendim. Kendimle ikili iletişime geçmeyi başarınca, asıl amacım olan kendime laf dinletmek artık çok da zor değildi. Meditasyonlu zamanlar geçtikçe çok iyi hissettim, gerçekten çok iyi hissettim.

Benim meditasyon hikayem burada sonlanıyor.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Bilim de benimle aynı fikirde

Meditasyon bilinçaltıyla iletişime geçme yöntemi olarak bilim tarafından çokça araştırılıyor. Son araştırmaların söylediğine göre, meditasyon yapan insanlar yapmayanlara kıyasla bilinç dışı beyin aktivitelerinin daha çok farkında olabiliyor.

Bu alandaki ilk deney 1983 yılında Benjamin Libet tarafından yapılmış. Özgür irade kavramına meydan okuyan Libet deneyinin amacı, katılımcıların rastgele bir el hareketinin beyindeki elektriksel aktivitesini incelemek ve ne kadar bilinçli olduğuna karar vermekmiş. Fiziksel aktiviteye geçmeden önce beyinde oluşan elektriksel aktiviteyi ölçerek harekete geçme niyeti ve kararı ile ilişkilendirilmiş. Ne zaman harekete geçmeye karar verdiklerinin belirlenebilmesi için katılımcılardan karar verdikleri an özel bir saate bakmaları ve saatin konumunu belirtmeleri istenmiş.

Deneyin sonucuna göre katılımcılar genel olarak harekete geçmeden yaklaşık 200 milisaniye önce karar verdiklerini hissetmişler. Beyin aktivitelerini ölçen elektrotların verilerine göre ise beyindeki aktiviteler, katılımcılar karar verdiğini hissettikten 350 milisaniye önce başlamış.

Bu veriler gösteriyor ki beyin özgür iradeden önce davranıp bizim yerimize karar verebiliyor.

Libet’in özgür irade sorgulaması University of Sussex’de yapılan yeni bir araştırma ile tekrar gün yüzüne çıkarıldı. Libet’in yöntemleri kullanılarak yapılan deneyin katılımcıları arasında düzenli olarak meditasyon yapanlar da yer aldı. Meditasyon yapan insanların hareket etmeyi düşündükleri zaman ile hareket etmeye başladıkları zaman arasındaki farkın, normal insanlara göre daha uzun olduğu tespit edildi. Normal insanlarda yaklaşık 70 milisaniye olarak ölçülen bu süre meditasyon yapan insanlarda yaklaşık 150 saniye.

Yani meditasyon yapan insanlar bilinç dışı beyin aktivitelerini çok daha erken fark edebiliyor.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Son olarak şunu da belirtmek isterim ki araştırmalarda bahsedilen meditasyon kavramı her ne kadar genelleştirilse de herkesin meditasyonu kendine özgüdür.

Meditasyonun Bilimle ve Benimle İlişkisi

Bilim ve benim meditasyon ile seviyeli ilişkimizin hikayesi buraya kadardı, sağlıcakla kalın.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.