Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Günümüzden 6000 yıl önce, büyük bir tufan ile yıkıma uğrayan Mezopotamya yerlileri ve Sümer kabilelerinin yollarının birleşmesi, hepimizin hayatını kökten değiştirdi.

‘Yazı’nın, ‘gelişmiş matematiğin’, ‘gök bilimi’nin, ‘burç’ların, ‘modern tarım’ın ve daha sayamayacağım birçok yeniliğin kaynağı olan bu uygarlıkla, büyük tufanlar ve ardından yaşanan şiddetli savaşlarla Doğu’da Hindistan’a, Batı’da Akdeniz ve Kıbrıs’a, Kuzey’de Asya’nın batısına ve Güney’de Mısır ve Etiyopya’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılan yaklaşık 35 şehir devleti kurulmuş ve M.Ö. 4000 - M.Ö. 2000 yılları arasında, günümüzde ‘Sümerler’ adıyla genelleyebileceğimiz bir uygarlık, şu an dünyada yaşayan herkesin yaşamını etkileyecek bir medeniyet seviyesine ulaşmıştır.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Şehir Devletlerle Büyüyen Bir Halk

Sümer döneminde 21'i büyük olan yaklaşık 35 şehir ve kasaba vardı. Bunlar arasında Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur sayılabilir. Aslında bu şehir devletlerinin her birinin ayrı bir hükümdarı, hatta ayrı ayrı sayısız tanrısı vardı. Her şehir surlarla çevriliydi ve birçoğu aslında birbirine düşmandı ve diğer bir şehir devleti ele geçirmek için sık sık savaşırlardı ama birlikteliklerinin ‘devlet’ olarak kabul edilebileceği ortak noktaları bulunmaktaydı. Sümer devletlerinde din, sistemin temelini oluşturmaktaydı ve günümüzdeki baskın dinlerin hiçbiri henüz ortada yokken Sümerler, inandıkları tanrılara bağlılıkları sebebiyle tek bir uygarlık çatısı altında toplanmıştı.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Bu medeniyetin ilk temellerinin ortaya çıkmaya başladığı M.Ö. 4000’li yıllarda, hali hazırda Mezopotamya’da kabileler halinde yaşayan fakat diğer kabilelere göre daha gelişmiş olan topluluklarla Orta Asya’dan göçen daha ilkel Sümer kabileleri yıllarca süren savaşlar sonucunda birleşmiş, tarımda ve savaş teçhizatlarında gelişmiş Mezopotamya kabileleri ile ‘resimli yazı’nın, ‘matematiğin’ ilk ilkel örneklerini bilen ve çanak - çömlek üretiminde uzmanlaşmış Sümer kabileleri, o dönemin en gelişmiş uygarlığını yaratmak için bir araya gelmişti.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Dilerseniz yaklaşık iki bin yıllık tarihi boyunca birçok gelişmeye sahiplik yapan bu medeniyetin icat ettiği şeyleri ve uzmanlaştıkları alanları tek tek inceleyelim.

Sümer Alfabesi ve İlk Yazı Dili

Sümerler’in ilk kuruluşu kabul edilen ‘Büyük Tufan’ öncesi dönemin, ilk hanedanlıklar olarak kabul edilen ve M.Ö. 26000’li yıllara dayanan tarihi boyunca resimlerden oluşan betimlemelerle basit bir dil oluşturan büyük kabileler halindeki Sümer toplulukları, Orta Asya’dan Mezopotamya’ya yaptıkları göçle ''Arkaik Sümerce''yi de yanlarında getirmiş, bu dil de zaman içinde Sümer medeniyetiyle birlikte evrimleşerek ve gelişerek son halini almıştır. Sümerler de basit bir alacak - verecek meselesinden evren ve yıldız bilimi ile ilgili bilgilere, insanlığın oluşumundan kralların tam listesine kadar hemen her şeyi taş tabletlere yazarak bize miras bırakmış, kendilerinden binlerce yıl sonra yaşayan insanlara da bu kadim bilgileri aktarmıştır. Dilleri herhangi bir dil ağacı ve ailesine mensup olmayıp dünya üzerinde var olmuş başka herhangi bir dille ortak bir yönü bulunmaması sebebiyle yıllarca çözülememiş, uğruna ‘Sümeroloji’ diye bir bilim dalı ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Hatta bu bilim dalının ortaya çıkışına Mustafa Kemal Atatürk ''Sümer dilinin araştırılması'' talimatıyla önayak olmuştur. Bu dilde genel olarak tarif edilmesi gereken her şey için şekiller kullanılırken, zamanla bu şekiller çizgilere, oklara ve birbirini kesen doğrulara dönerek harfleri ve kelimeleri ortaya çıkarmıştır. Gelişimi ve son halini alması yüzlerce, hatta binlerce yıl alan bu değişim, yine yazılı tabletlerle diğer nesillere (ve tabii bize) aktarılmıştır. Sümerce, kendilerinden sonra ‘’Post-Sümerce’’ şekliyle Babilliler ve Asurlular tarafından da kullanılmıştır.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Dinlere Kaynaklık Eden Edebiyat Örnekleri

Yazıyı bulan insanların edebi eserler yazmaması garip olacaktır herhalde. Sümerler de boş durmamışlar, ‘Gılgamış Destanı’, ‘Yaratılış Destanı’ ve ‘Tufan Hikayesi’ başta olmak üzere birçok destan ve hikayeyi, şiiri, hatta atasözleri ve deyişleri, fıkra ve bilmeceleri taş tabletlerde ölümsüzleştirmeyi başarmıştır.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Tarihin İlk Hukuk Devleti

Sümerler, tarihte ilk yazılı hukuk kurallarını uygulayan devlet olduğu için aynı zamanda ‘İlk Hukuk Devleti’ olarak da tarihe geçmiştir. Otoritenin korunmak istenmesi hukuk kurallarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Lasamtuhgaş Kralı Urukagine tarafından oluşturulan ilk yazılı kanunlar "fidisiyer ve beş yüzyıllar" sistemine dayanıyordu.

Matematik, Geometri ve Astronominin Temelleri

Sümerler, yazıda oldukları kadar sayısal alanda da uzmanlaşmıştı. Günümüzde halen kullanmaya devam ettiğimiz 60 tabanlı sayı sisteme sahip (sexagesimal) hesaplama yöntemini geliştirmişler, aynı zamanda dört işlemi, dairenin alanını, çarpma ve bölme cetvellerini icat etmişlerdir. Biz bu sexagesimal sistemi tarih hesaplamada ve trigonometride aynı şekliyle kullanmaya devam ediyoruz.

Matematik ve geometrinin temellerini oluşturan Sümerler, aynı zamanda gök bilimi konusunda da şaşırtıcı seviyede uzmandı. Yıldız ve gezegen haritaları çıkaran Sümerler kullandıkları 60’lık sistemle artıklı ve doğru bir takvim kullanmışlar, bir ayı 30, bir yılı 360 gün olarak hesaplamışlardır. Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir. Ay ve Güneş tutulmalarını da büyük bir doğrulukla hesaplayan Sümerler, dünyada ilk kez ay yılı hesabına dayanan takvimi kullanmışlardır. Şu an haklarındaki yorumları gazetelerde severek okuduğumuz burçları da bulmuş, bu burçlar günümüze kadar aynı şekliyle gelmiştir.
Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Sümer'de Tarım, Mimari, Sağlık ve Her Alanda İcatlar

Sümerler teknik konularda da dönemlerine damga vuracak bir gelişmişlik sergiliyorlardı. İlk ‘modern tarım’ı uygulayan bu halk, buğday ve arpa ekiyordu ve tekerleği icat ederek sabanları tarla sürmede, kurdukları muazzam sulama sistemiyle kanalları, barajları ve bentleri hem seli önleyip bataklıkları kurutmak hem de düzenli sulamaya dayalı bir tarım uygulamak için kullanmışlardır.

Mimariyi sadece tarım alanlarında değil, kurdukları devasa şehirlerin hemen her alanında başarıyla uygulayan Sümerler'in günümüze ulaşan en önemli eserleri de yine her şehrin tam ortasında bulunan devasa ''Ziggurat''lardı. Şehrin ana tapınak merkezi olarak inşa edilen bu çok katlı yapıların yapımı yıllarca sürmekte ve inşasında binlerce köle çalışmaktaydı. Şu an halen ayakta duran ‘Büyük Ur Zigguratı’, yedi katlı devasa yapısıyla Nasıriye - Irak toprakları içinde bulunmaktadır.

Bunların dışında eczacılıkla ve simyayla da ilgilenmişlerdir. M.Ö. 3000’li yılların sonuna ait bir döneme tarihlenmiş bir hekim reçetesi bulunmuştur. Bu reçete de çeşitli bitkiler kullanılması yönünde talimatlar bulunmaktadır. Ayrıca 19 çeşit bira ürettikleri ve sabunu da ilk üreten ve kullanan uygarlık oldukları bilinmektedir.
Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

Sümerler'in Din, Mitoloji ve İnsanlığın Doğuşu Hakkındaki Yorumları

İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışından önce Sümerler, ‘tanrı kral’lara taparlardı. Bu krallar genel olarak Ziggurat’ların, yani tapınakların rahipleriydi ve soyları hanedanlık yöntemiyle devam eder, akraba içi evliliklerle aynı aileden yüzlerce kral çıkabilirdi. Savaşlarla ele geçen şehirlerin kralları da değişir, böylece tahtlar aile değiştirirdi. Halk, kralların insanüstü güçlerle donatıldığına inanır ve onlara tanrı vasıfları sunulmuş insanlar olarak bakarlardı. Ahiret inancı olmayan Sümerler, tanrıları için kurban keser, onlara devasa tapınaklar ve anıt mezarlar yaparlardı.

İnsanlığın doğuşu da yine bu tanrı kralların diğer bir gezegenden ‘dünyaya gelişi’ ile başlamıştı ve Sümerler - günümüz yorumlamalarıyla - dünya dışı yaşamı, uzaylıların dünya ziyaretlerini, insanlığın kaynağını ve evrimi tüm detaylarıyla taş tabletlere aktarmıştı.

Bu konuyu, insanlığın doğuşu ve semavi dinlerin ortaya çıkışı ve Sümer diniyle ortak noktalarını, dünya dışı yaşamla ilgili ilginç örnekleri daha detaylı bir şekilde inceleyeceğim diğer yazımda, ileriki günlerde buradan takip edebilirsiniz.

Medeniyetin Doğduğu Topraklar: Mezopotamya ve Sümerler

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.