Manus x Machina: Teknoloji Çağında Moda

Buse Akın 17.06.2016

2016'nın Met Gala yankıları sürerken, Manus x Machina sergisinin büyülü dünyasında gezintiye çıkıyoruz.

1984’ten beri her yıl mayıs ayının ilk haftası Metropolitan Museum of Art’da açılışı yapılan ve Met Gala ile duyurulan serginin bu seneki teması Teknoloji Çağında Moda. Şimdiye kadar Kaos’tan Couture’a, İmkansız Diyaloglar, İlham Perisi gibi temalara sahip sergi yine senelerdir olduğu gibi yaz sonuna kadar Met’de görülebilir. Manus’un eli, Machina’nın da makineyi temsil ettiği koleksiyonda, modada hem el işçiliği hem de geçmişten günümüze bunlar yapılırken kullanılan teknoloji ve makineleri anlatıyorlar.

1984’ten beri her yıl mayıs ayının ilk haftası Metropolitan Museum of Art’da açılışı yapılan ve Met Gala ile duyurulan serginin bu seneki teması Teknoloji Çağında Moda. Şimdiye kadar Kaos’tan Couture’a, İmkansız Diyaloglar, İlham Perisi gibi temalara sahip sergi yine senelerdir olduğu gibi yaz sonuna kadar Met’de görülebilir. Manus’un eli, Machina’nın da makineyi temsil ettiği koleksiyonda, modada hem el işçiliği hem de geçmişten günümüze bunlar yapılırken kullanılan teknoloji ve makineleri anlatıyorlar.

Manus x Machina: Teknoloji Çağında Moda
Manus x Machina: Teknoloji Çağında Moda

Bu seneki temayla ilgili tasarımcı kıyafetlerini ve Met Gala’yı takip ettikten sonra sergiyi yerinde görelim dedim ve Met’de gezinip eserlerle mest olduktan sonra, beni müzede en fazla heyecanlandıran yere sabırsızlıkla gittim. İçeri girer girmez karşılamaya koydukları Chanel tasarımla sergiye başlıyor ve büyülü dünyaya adım atıyorsunuz. Sergide gezerken her şeye hayran olmanız için ellerinden geleni yapmışlar, serginin teknolojik desteğini Apple sağlamış, elbiselerin üzerinde kullanılan küçücük detayları dahi çevreye yansıtıp tasarımla bütünleşme imkanı sunmuşlar.

Değişik yıllardan ve de tasarım evlerinden sunulan kıyafetlerde kullanılan makine ve teknolojiyi anlatan sergide ilk karşımıza çıkan Chanel tasarım, 2014-2015 haute couture ve Karl Lagerfeld’e ait.

İçeride gezerken ayrılan kısımlarda kullanılan tasarım parçalarının moda için anlamını ve nasıl oluştuğunu anlatan açıklamalar var.

Bu seneki temayla ilgili tasarımcı kıyafetlerini ve Met Gala’yı takip ettikten sonra sergiyi yerinde görelim dedim ve Met’de gezinip eserlerle mest olduktan sonra, beni müzede en fazla heyecanlandıran yere sabırsızlıkla gittim. İçeri girer girmez karşılamaya koydukları Chanel tasarımla sergiye başlıyor ve büyülü dünyaya adım atıyorsunuz. Sergide gezerken her şeye hayran olmanız için ellerinden geleni yapmışlar, serginin teknolojik desteğini Apple sağlamış, elbiselerin üzerinde kullanılan küçücük detayları dahi çevreye yansıtıp tasarımla bütünleşme imkanı sunmuşlar.

Değişik yıllardan ve de tasarım evlerinden sunulan kıyafetlerde kullanılan makine ve teknolojiyi anlatan sergide ilk karşımıza çıkan Chanel tasarım, 2014-2015 haute couture ve Karl Lagerfeld’e ait.

İçeride gezerken ayrılan kısımlarda kullanılan tasarım parçalarının moda için anlamını ve nasıl oluştuğunu anlatan açıklamalar var.

Manus x Machina: Teknoloji Çağında Moda
Manus x Machina: Teknoloji Çağında Moda

Sergi, Dior, Prada, Alexander McQueen, Yves Saint Laurent, Givenchy gibi ünlü tasarımcıların hem pret a porter hem de haute couture, hem geçmiş hem de şu anki koleksiyonlarından parçalar bulunduruyor. Sergide gezerken en sevdiğim şeylerden biri de bu tasarımcıların yaptıkları tasarımlar ve teknolojiyle modayı birleştirmeleri hakkında alıntılarının tasarımların hemen yanına yazılmış olması. Yves Saint Laurent diyor ki "Art is a very big word for couture. It's a metier like any other, but poetic meiter." (Sanat, moda için çok büyük bir kelime. Diğerleri gibi bu da bir ustalık ama şiirsel bir ustalık.)

Daha önce kırmızı halılarda ya da ünlülerin üzerinde gördüğümüz, pijamalarımızla evden izlerken eleştirdiğimiz ya da bayıldığımız elbiseleri yakından görünce, tasarımlara dair tüm fikirler yerini büyük bir hayranlığa bırakıyor. Serginin sonunda kendinizi minik bir Met Store’da buluyorsunuz. Her yerde, geçmişten günümüze, Vogue ve Chanel gibi tasarım evlerinin kitap, belgesel gibi koleksiyonel parçalarını görmek de son noktanın güzelliği. Modanın ışıltılı dünyasına kapılmaya hazır herkesin en az bir Met sergisinde bulunmasını diliyor ve hayranlığınızın artacağına dair kendi adıma garanti veriyorum.

Sergi, Dior, Prada, Alexander McQueen, Yves Saint Laurent, Givenchy gibi ünlü tasarımcıların hem pret a porter hem de haute couture, hem geçmiş hem de şu anki koleksiyonlarından parçalar bulunduruyor. Sergide gezerken en sevdiğim şeylerden biri de bu tasarımcıların yaptıkları tasarımlar ve teknolojiyle modayı birleştirmeleri hakkında alıntılarının tasarımların hemen yanına yazılmış olması. Yves Saint Laurent diyor ki "Art is a very big word for couture. It's a metier like any other, but poetic meiter." (Sanat, moda için çok büyük bir kelime. Diğerleri gibi bu da bir ustalık ama şiirsel bir ustalık.)

Daha önce kırmızı halılarda ya da ünlülerin üzerinde gördüğümüz, pijamalarımızla evden izlerken eleştirdiğimiz ya da bayıldığımız elbiseleri yakından görünce, tasarımlara dair tüm fikirler yerini büyük bir hayranlığa bırakıyor. Serginin sonunda kendinizi minik bir Met Store’da buluyorsunuz. Her yerde, geçmişten günümüze, Vogue ve Chanel gibi tasarım evlerinin kitap, belgesel gibi koleksiyonel parçalarını görmek de son noktanın güzelliği. Modanın ışıltılı dünyasına kapılmaya hazır herkesin en az bir Met sergisinde bulunmasını diliyor ve hayranlığınızın artacağına dair kendi adıma garanti veriyorum.

Buse Akın


Buse Akın


Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.