Lozan Antlaşması Neden Tartışılıyor?

İnci Vardar 30.09.2016

Bayram değil, seyran değil, enişteler neden Lozan Antlaşması'nı tartışmaya başladılar ve #LozanHezimettir neden TT oldu?

Birkaç gündür Lozan Antlaşması'nın zafer mi yoksa hezimet mi olduğu tartışılıyor. Ben bu işe anlam veremeyip "Acaba altından ne çıkacak? Neden dikkatimiz Lozan Barış Antlaşması'na çekiliyor?" diye düşünenlerdenim. Cidden, neden tartışıyoruz biz 90 küsur yıl önce yapılmış bir antlaşmayı?

Sonucu ne olursa olsun, önce olay hakkında kısa bilgi vermek gerek.

Lozan Antlaşması Neden Tartışılıyor?

Lozan Antlaşması nedir?

Muhtemelen pek çok kişi "Bayram değil, seyran değil, enişteler neden Lozan Antlaşması tartışmaya başladı?" diye düşünüp internetlerde fellik fellik komplo teorisi aramıştır. Objektif bir bakış açısıyla Wikipedia'ya baktığımızda şöyle bilgilere ulaşıyoruz:

Lozan Antlaşması (veya yapıldığı dönem Türkçesi ile Lozan Sulh Muahedenamesi), 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından imzalanmış bir antlaşma. 1. Dünya Savaşı sonrasında hesapları kapatmak için yapılmış. Yani zaten öncesinde Kurtuluş Savaşı verilmiş, 1920'de imzalanan ama maddeleri hiçbir zaman uygulanmayan Sevr Antlaşması bertaraf edilmiş, eskinin imparatorluğu, sonrasının hasta adamı olan Osmanlı Devleti yıkılmış, küllerinden Türkiye Cumhuriyeti doğmuş. Her ne kadar İtilaf Devletleri, TBMM hükümeti üzerinde baskı kurmak için görüşmelere İstanbul hükümetini davet ettiyse de 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla bu sorun çözüldü.

Anlayacağınız, Türkiye topraklarında büyük değişim gerçekleşiyordu ve kim ne dersen desin, Türk milleti o pozisyonu tırnaklarıyla kazıyarak, kanını akıtarak kazanmıştı. Lozan Barış Antlaşması, İlber Ortaylı'nın da dediği gibi ne zafer ne de hezimet, zor şartlar altında yapılmış bir uzlaşmaydı.

Lozan Antlaşması Neden Tartışılıyor?

Lozan Antlaşması'nın maddeleri

Yine Wikipedia'ya dönerek dümdüz, üzerinde tartışılması gereksiz bilgileri veriyorum.

Türkiye-Suriye Sınırı: Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması'nda çizilen sınırlar kabul edildi.

Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadı. Bu konuda İngiltere ve Türkiye hükümetinin kendi aralarında görüşüp anlaşmalarına karar verildi.

Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Yunanistan'ın savaş tazminatı olarak Meriç Nehri'nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy Türkiye'ye verildi.

Adalar: Gökçeada ile Bozcaada özerk bir yönetime tabi tutulmak şartıyla Türkiye'ye verilirken, diğer Ege Adaları İtalya'ya bırakıldı. İtalya ve Yunanistan arasında bölüştürülen adalar, Oniki Ada ve Rodos'un 1945'te müttefiklerin eline geçmesiyle 1947'de Yunanistan'a teslim edildi.

Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'na göre belirlendi.

Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.

Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması'nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmişti. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi. Batı Trakya'daki Türklerle İstanbul'daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya'daki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler'in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı.

Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, 1. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Sadece Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini verdi.

Osmanlı'nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye'ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi.

Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konu oldu. Getirilen geçici çözüme göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında Boğazlardan geçebilecekti. Antlaşmayla Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklanmış olsa da hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirildi.

Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye'nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.

Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin siyasi yetkilerinden arındırılarak İstanbul'da kalmasına izin verildi.

Merak edenler için tam metin burada.

Lozan Antlaşması Neden Tartışılıyor?

Lozan Antlaşması'nın süresi dolsa Oniki Ada'ya mı gireceğiz?

En çok merak ettiğim konu, Lozan Antlaşması yürürlükten kaldırılsa ne olacağı. Oniki Ada'ya mı gireceğiz? Musul'u mu alacağız? Zaten Lozan Antlaşması 100 yılda oldu bittiye getirilecek, geçerliliğini kaybedecek bir antlaşma mı? (İlber Ortaylı hiç de öyle olmadığını söylüyor.)

O halde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı neden durup dururken "1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada. İşte şu an Ege'yi görüyorsunuz değil mi? Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer bu mu? Oralar bizimdi" dedi? Başbakan neden "Türkiye zor bir çevrede. 100 yıldır ertelenen bir hesap var. Lozan ile ertelenen bir hesap var. O hesap tekrar karşımıza konmuştur. O hesap bu toprakların kaderini değiştirecek sinsi planların uygulamaya sokulacağı bir dönemden geçiyoruz" diye bu sözleri destekledi? Yahu bize en son FETÖ'nün ülkeyi içten içe çökertmeye çalıştığı söylenmiyor muydu? Buradan Lozan'a nasıl geldik?

Lozan Antlaşması Neden Tartışılıyor?

Bazıları bu konuşmaların 'cambaza bak oyunu' olduğunu, arka planda bizim görmediğimiz olayların döndüğünü söylüyor.

Bazılarına göre bir hazırlık evresindeyiz. Birkaç yıl sonra ülkeyi ilgilendiren, halkın desteğini gerektiren bir şeyler olacak ve şimdi nabız yoklanırken, bir yandan da algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bir kesim de - garip ama - Yenikapı ruhuyla birlikte Cumhurbaşkanı'na yaklaşan ulusalcıların karşıt görüşlülerde rahatsızlık uyandırdığı görüşünde.

Ben merakla beklemeye devam edeyim, bakalım bu Lozan hortlamasının altından ne çıkacak?

Son olarak, lütfen şunu unutmayalım: Neredeyse kavgalara dönen tartışmaların nedeni olan Lozan Antlaşması ne zafer ne de hezimettir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti olmamızı sağlayan tarihsel gerçeklerden sadece biridir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.