Laiklik Neydi? Laiklik, Herkesin Kendi İşine Bakmasıydı.

İnci Vardar 21.06.2016

Aslında fıkra gibi. Bir ateist ve üç dindar iftar masasına oturmuşlar...

Geçen akşam iftar masasında ailemle laflıyorduk, Ramazan ayında iyice tuhaflaşan ülke gündemini konuşuyorduk. Cihangir’deki dükkanın "Ramazan’da utanmıyor musunuz lan? Sizi içeride yakarız!" diyen barbarlar tarafından, dediklerini yapabilseler Sivas katliamını aratmayacak şekilde basılmasını konuşuyorduk mesela. Onur Yürüyüşü’nün Alperenler’e gerek kalmadan, devlet tarafından engellendiğini; sadece sevdiklerini değil, yasa dışı bir şey yapmayan tüm vatandaşları korumakla görevli polisin nasıl yarım metreden enseye ateş ettiğini konuşuyorduk. Televizyonda namaz kılmayanlara hiç utanıp sıkılmadan hayvan diyen ilahiyat profesörünü konuşuyorduk. Biraz daha geçmişe gittik, bunların ilk kez yaşanmadığını konuştuk.

Bu ülkede, içinde insanlarla birlikte otel yakıldı. Ramazan’da oruç tutmayan insanlar dövüldü. Sanat galerisi basılıp içindekilere sopalarla saldırıldı. Deri pantolonlu adamlar türbanlı bacımızın üstüne işemedi ama biber gazından camiye sığınan gencecik insanlar "Camide alkol aldılar" diye hedef gösterildi, bunu yalanlayan cami imamı sürüldü. Ülkenin en ünlü transı, ülkenin en çok konuşulan iftarına davet edildi ama anayasal hakkını kullanıp sesini duyurmak isteyen translar önce tehdit, sonra darp edildi.

Bütün bunların din için yapılıp yapılmadığı tartışılır; hepsinin altından rant beklentisi veya iktidar hırsı çıksa, dindar veya milliyetçi olduğunu söyleyen barbarların sadece piyon olarak kullanıldığı, düpedüz gaza getirildiği söylense kimse şaşırmaz. Şaşırmamalı da. Ama sorun bu değil.

Sorun, Türkiye’nin laik bir hukuk devleti olması. Böyle bir devlet olduğu halde, alenen suç sayılması gereken bu barbarlıkları cezalandırmaması. Çünkü bir hukuk devletinde namaz kılmayan birine hayvan diye hakaret ederseniz, bunun bedelini ödersiniz. Laik bir devlette, bir yere ya da birilerine "Ramazan’da utanmıyor musunuz?" diye saldırırsanız, bedelini ödersiniz. Sadece sizin inancınıza uymayan bir cinsel yönelimi var diye birine zarar verirseniz, bedelini ödersiniz. Çünkü inancınız sadece sizin davranışlarınızı belirler, başkalarının nasıl yaşayacaklarını değil. İnanca gösterilen saygı, sadece oruçlu insana "Allah aşkına bir çay iç" dememekle sınırlıdır, kutsal saydığınız dönemde geleneksel yürüyüşü yapmamakla değil.

Yıl olmuş 2016, böyle şeyleri yazmak bile saçma geliyor. Aynen Kadınlar Gününde "Kadın ve erkek eşittir" demek kadar saçma. Ama yazmak gerekiyor. Çünkü, her nasılsa, bunu hala anlamayanlar var.

Evet, yazının başında belirttiğim gibi, benim ailem iftar yemeği yiyor, çünkü oruç tutuyorlar. Ben ateist olduğum için tutmasam da sofraya birlikte oturuyoruz, diğer aylarda yaptığımız gibi sohbet ederek birlikte yemek yiyoruz. Tabii bu ailede kimse kimseye kafir ya da yobaz demiyor. Kimse kimseyi inancından ya da inanmayışından ötürü küçümsemiyor. Ne ben ateist olduğumu açıkladığımda ne de annem tesettüre girdiğinde birbirimize sevgimiz ve saygımız eksildi. Çünkü biz kendi işimize bakıyoruz, kendi hayatlarımızı yaşıyoruz. Seküler insanlar böyle yaşarlar, laik bir devlet de tüm vatandaşların böyle yaşamasını garantiye almakla yükümlüdür.

Belki de biz, aramızda para ya da iktidar meselesi olmadığı için böyle yaşıyoruzdur, ne dersiniz?

İnci Vardar

Kapak Görseli: Wikipedia


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.