Kuzguncuklu'dan Satılık Semt Tavsiyeleri

Bengisu Sabuncu 30.08.2016

Düğün sektörüne katkılarıyla bilinen semtte gelin ve damattan başka neler var neler...

Lise yıllarında edebiyat dersimize giren genç bir hoca vardı. Bizim dönemdeki erkeklerin önemli bir kısmı kendisine hayrandı. O güne kadar ağzından tezahürattan başka laf duymadığımız adamların aniden Can Yücel dörtlükleri kasmaları mı demezsiniz, orta okulda okuduğu Çocuk Kalbi’ni yedirmeye çalışanları mı? Kızlar olarak hocaya içten içe nasıl kuruluyoruz anlatamam. Oğlanların hiçbiri artık yüzümüze bakmıyor.

Bu arada hocamız o zamanlar çok tutan bir ayaklı Ölü Ozanlar Derneği klişesi. Bizi alıp tiyatrolara, café’lere götürüyor, kitap tartışıyoruz. Kırmızı sırt çantasından çıkarıp çıkarıp kitap dağıtıyor sağ olsun. Hani okulca entellikten kırılacağız. İnanılır şey değil! Hocamız “cool”luktan yıkılıyor. Ben ise hiçbir aktiviteden geri kalmıyorum. Amacım “bu hatunun sırrı ne?” sorusunun yanıtını bulmak. Resmen bir Truva atıyım, karanlığın çökmesini bekliyorum. Hoca bizi en çok Kuzguncuk sahilinde Çınar altı Café’ye götürüyor. Can Yücel’in orada şiirler yazdığını filan anlatıyor. Bu semtin kilise, sinagog, cami üçlüsünün yan yana görülebildiği yegane yer olduğunu söylüyor. Övgüler düzüp duruyor Kuzguncuk’a. O an planımı yapıyorum. Önce okulun kızlarından biri olarak kaybettiğimiz prestijimizi geri kazanmanın bir yolu bulunacak. Hocayı devirip eski iktidarımızı geri kazanmamız için gereken her türlü gıybet girişimi gerçekleştirilecek. Sonraki adım olarak ise -madem bu kadar havalı- burada kendi evime çıkacağım. (Matematikle aram bu yaşlarda olduğu gibi o zaman da bir felaket. Harçlıkla nereye çıkıyorsun? Ergen işte...)

O tarihten ta on yıl sonra burada yaşama hayalimi gerçekleştirdim. E bu yolda on yılımı vermişken, size semt tüyosu vermek hakkım değil mi? Yolunuz bizim oralara düştükçe belki uğramak istersiniz.

Betty Blue: Goy goy, muhabbet ve nefis yemekler. Hem atmosferi hem mekanın sahibi Sibel Abla ile burası gerçek bir Kuzguncuk klasiği. Buralılar iş çıkışı akşam yemeklerinde bu mekanda buluşuyor diyebilirim. Yeni yeni açılan iş yerleriyle öğlenleri de çok dolmaya başladı.

İsmet Baba Balıkçısı: Muhabbetlerin katmerlendiği anason kokan gecelerin yıllarla mayalandığı bir mekan. Atmosferi, servis adabı, kendine özgü mezeleri ve tatlısıyla mutlaka denenmeli. Üstelik Kuzguncuk’un denize sıfır tek mekanı burası. Kıymetini bilin.

Pala Köftecisi: Bıyıklarıyla Kuzguncuk’un sembollerinden biri olan Pala’nın nefis köfte-piyazı bostanda vakit geçirmeden önce güzel bir seçenek. Ayrıca Kuzguncuk’un en güzel kedilerini bu dükkanın önünde bulabilirsiniz.

Galetta: En yeni mekanlardan biri burası… Semtimize pek yakıştı! Yıllardır güzel bir pastane neden yok diye düşünür dururdum, daha iyisi oldu. Burası hem pastane, hem café. Üstelik kahvaltısı da var.

Masum Mutfak: Menüsündeki her şey masum! Üstelik haftanın belli günleri sürprizler yapıp menüye yenilikler katıyorlar. Favorim bruschetta’ları! Ayrıca çok güler yüzlüler ve dekorasyonları çok güzel. Mekanda pek çok fotoğraf karesi gizli.

Çınar altı Kahvesi: Memleketin dört bir yanındaki çınarların altında vardır bu kahveden… Ama burası bir başka! Aslında mekanın önü bir park. Buradaki banklara, duvara oturup garsona işaret ettiniz mi önünüze kahvaltı masasını koyuverir. Hâlâ mekan yazarların, şairlerin uğrak yerlerinden. Bir vefa noktasıdır Çınar altı. Semtin delilerini, düşkünlerini ve hayvanlarını büyük bir şefkatle kucaklar. Tabii onlar da Çınar altı’nı…

Bencil Dükkan: Çoğu beyaz yakalı gibi bu dükkanın sahibi Dilay da hayalini gerçekleştirmiş. Kendi inandığı tasarımlara sahip ürünleri satıyor. Bu yüzden de adını “bencil” koymuş çünkü kendi beğenmediği hiçbir şey burada yok.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.