Kötü Haber: 30 Yıl Öncesine Göre Daha Kolay Kilo Alıyoruz.

Özge Kaya 26.05.2016

Hayır, mesele daha sağlıksız beslenip daha az egzersiz yapmamız değil.

O da hayatımızın bir gerçeği, ancak artık kilomuzu korumak için bile 30 yıl öncesine kıyasla daha az yememiz ve daha çok hareket etmemiz gerekiyor.

Toronto’daki York Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada alınan kalori, protein, yağ, karbonhidrat ve yapılan egzersiz miktarının obeziteyle ilişkisinin yıllara göre değişimi incelendi. Bunun için, yaklaşık 40.000 Amerikalı’nın 1971 ve 2008 arasındaki beslenme verileri ve 15.000 kişinin 1998 ve 2006 aralığındaki egzersiz verileri ele alındı. Sonuç olarak, 2006’da bir bireyin beden kitle indeksi, 8 yıl öncesinde aynı şartları (alınan kalori, protein, yağ ve karbonhidrat miktarı ve yapılan egzersiz miktarı) taşıyan, aynı yaştaki bireyin beden kitle indeksinden %10 daha yüksek çıktı. Araştırmacılara göre bu durum, obezitenin artmasında beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının yanı sıra başka değişimlere de işaret ediyor. 30-40 yıl öncesinden bugüne değişen obeziteye etki edebilecek durumlara bir göz atalım:

Tıbbi İlaçlar

Bazı antidepresanlar gibi kimi ilaçların kilo almak gibi yan etkilerinin olduğu yeni bir bilgi değil. Bu tür ilaçların kullanımının artması, kilo kontrolünü zorlaştıran etkenlerden biri.

Maruz Kalınan Kimyasallar

Gündelik hayatta kullandığımız pek çok ürün, içerdikleri kimyasallarla hormon dengesini etkileyerek vücudun işleyişini bozabiliyor ve dolaylı yoldan kilo alımını kolaylaştırabiliyor.

Değişen Bağırsak Florası

Araştırmalara göre, obez olan ve olmayan canlıların bağırsak ortamı önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu farklılıklara göre ise bireyin kalori alımı artmasa bile vücut ağırlığı artabiliyor.

Susuz Kalmak

Günlük tüketilen su miktarının azalması, metabolizmayla birlikte kalori yakımını da yavaşlatıyor ve kilo almaya zemin hazırlıyor.

Peki, sağlığımızı ve kilomuzu korumak için nelere dikkat etmeli?

• Koruyucu kimyasal, hormon ve zirai ilaç içeren gıdalardan uzak durulmalı.
• İşlenmiş gıdalar tüketmekten kaçınmalı.
• Mümkün olduğunca organik ürünler tercih edilmeli.
• Tıka basa doyana kadar değil, açlık hissini giderene kadar yemeli.

Özge Kaya


O da hayatımızın bir gerçeği, ancak artık kilomuzu korumak için bile 30 yıl öncesine kıyasla daha az yememiz ve daha çok hareket etmemiz gerekiyor.

Toronto’daki York Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada alınan kalori, protein, yağ, karbonhidrat ve yapılan egzersiz miktarının obeziteyle ilişkisinin yıllara göre değişimi incelendi. Bunun için, yaklaşık 40.000 Amerikalı’nın 1971 ve 2008 arasındaki beslenme verileri ve 15.000 kişinin 1998 ve 2006 aralığındaki egzersiz verileri ele alındı. Sonuç olarak, 2006’da bir bireyin beden kitle indeksi, 8 yıl öncesinde aynı şartları (alınan kalori, protein, yağ ve karbonhidrat miktarı ve yapılan egzersiz miktarı) taşıyan, aynı yaştaki bireyin beden kitle indeksinden %10 daha yüksek çıktı. Araştırmacılara göre bu durum, obezitenin artmasında beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının yanı sıra başka değişimlere de işaret ediyor. 30-40 yıl öncesinden bugüne değişen obeziteye etki edebilecek durumlara bir göz atalım:

Tıbbi İlaçlar

Bazı antidepresanlar gibi kimi ilaçların kilo almak gibi yan etkilerinin olduğu yeni bir bilgi değil. Bu tür ilaçların kullanımının artması, kilo kontrolünü zorlaştıran etkenlerden biri.

Maruz Kalınan Kimyasallar

Gündelik hayatta kullandığımız pek çok ürün, içerdikleri kimyasallarla hormon dengesini etkileyerek vücudun işleyişini bozabiliyor ve dolaylı yoldan kilo alımını kolaylaştırabiliyor.

Değişen Bağırsak Florası

Araştırmalara göre, obez olan ve olmayan canlıların bağırsak ortamı önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu farklılıklara göre ise bireyin kalori alımı artmasa bile vücut ağırlığı artabiliyor.

Susuz Kalmak

Günlük tüketilen su miktarının azalması, metabolizmayla birlikte kalori yakımını da yavaşlatıyor ve kilo almaya zemin hazırlıyor.

Peki, sağlığımızı ve kilomuzu korumak için nelere dikkat etmeli?

• Koruyucu kimyasal, hormon ve zirai ilaç içeren gıdalardan uzak durulmalı.
• İşlenmiş gıdalar tüketmekten kaçınmalı.
• Mümkün olduğunca organik ürünler tercih edilmeli.
• Tıka basa doyana kadar değil, açlık hissini giderene kadar yemeli.

Özge Kaya


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.