Komşu Ülkeden Büyüleyici Tınılar: Geleneksel İran Müziği

Barlas Sicimoğlu 29.08.2016

Alireza Ghorbani, Homayoun Shajarian, Hüseyin Alizade ve diğerleri... Bu yazıda İran müziğinden kalbinize dokuncak örnekleri bulacaksınız.

İki ülke ve iki topluluk düşünün. Tarihin her noktasında kaderleri kesişmiş, çıkarları çatışmış, etkileşimde bulunmuş iki gelenek. Eski çağlardan beri rekabet içerisinde bulunan, halihazırda geçmişteki kadar yoğun olmasa da o rekabetin hâlâ etkilerini hissettirdiği durumları yaşayan iki adet topluluk. Günümüz İran İslam Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan Fars kültürü, M.Ö. 500'lü yıllardaki Pers İmparatorluğu'ndan, hatta daha da geriye gidersek M.Ö. 2000'lerde Zerdüştler'den günümüze kadar ince ince işlediği birikimlerle, tarihsel akış içerisinde civarındaki bütün topluluklarda az ya da çok etki bırakmış, eşine az rastlanır zenginlikte bir kültür. Velhasıl geçmişten günümüze bu kültürün detaylarına inersek, bir-iki değil, belki yirmi yazıda bitiremeyiz. Halihazırda okuduğunuz yazıda, bu zengin kültürün günümüzdeki yansımalarından kulağa hoş gelen bazı kısımlara değineceğim; İran müziğinden bazı başarılı isimlere yani. Gayet tabii ki İran’ın müzik kültürü de Fars kültürünün diğer unsurları gibi tek bir yazıya sığacak kadar basitleştirilemez. Ben yazıyı kaleme alan amatör bir müzik dinleyicisi olarak, geleneksel İran müziğinin keyifle dinlediğim parçalarını size aktarmayı çalışacağım. Özellikle bazı sanatçılar, İran’ın müzik köklerinin ne kadar sağlam ve güçlü olduğunu, gerçekleştirdikleri uluslararası kalitede çalışmalar ve bulundukları yurt dışı temsilleriyle gerçek müzikseverlere gösteriyorlar. Biz de İran’da turistik gezide bulunduğumuz zaman bu sanatçıların varlığından haberdar olmuştuk. Sonrasında ise bu müziğin ruhumun derinine hitap ettiğini gördüğüm zaman araştırmamı biraz daha genişlettim. Ondan sonra Farsça parçalar ve İranlı müzik insanları, müzikçalarımın olmazsa olmazları haline geldiler. Şimdi bu isimlerden biraz bahsedeceğim.

Komşu Ülkeden Büyüleyici Tınılar: Geleneksel İran Müziği

Yazının ilk kahramanı, İran geleneksel ses sanatçısı Homayoun Shajarian. Aynı zamanda tanıtımlarında ondan klasik müzik sanatçısı olarak da bahsedilmesi, sanırım şimdiden zihinlerinizde bir şeyler uyandırmıştır. (Tanıyanlar bunu okuyunca, çoktan YouTube’a girip parçalarını dinlemeye başlamış bile olabilir.) Homayoun Shajarian, ismini dilimizde sadeleştirirsek Hümayun Şeceryan, geleneksel İran müziği konusunda üstat sayılan ve 1998-2012 arası faaliyet gösteren İran Ulusal Orkestrası’nın efsane vokallerinden Muhammed Rıza Şeceryan’ın oğlu. Alanında “İran halk müziğinin yaşayan en büyük ustası” olarak anılan bir babanın oğlu olarak Hümayun Şeceryan, gerçekten babasının izinden yürüdüğünü daha ilk dinlediğinizde sizi etki altında bırakacak vurgulamalarla gösteriyor. Ses rengi ise, parça başından parça sonuna kadar hayranlıkla dinletiyor. Özellikle Tahmoures Pournazeri ile birlikte çıkardıkları “Beyond Any Form” (Kalıpların Ötesinde) albümü, dünya çapında “folk music” olarak tabir edilen müzik türü eserlerinin arasında, tarihte kayda değer yapıtlardan biri olarak kesinlikle yer almış durumda bence. Tahmoures Pournazeri’nin zaten İran’ın en yetenekli enstrümantalistlerinden olduğunu söyleyelim. Babası ve kardeşiyle oluşturduğu Shamss Ensemble grubuyla 1989’den beri tasavvufi ve klasik müzikte fark yaratan parçalar ortaya koydular. Pournazeri’nin virtüözlüğü ve Hümayun Şeceryan’ın olağanüstü vokalistliğiyle birleşince, ortaya “Beyond Any Form” gibi muazzam bir albüm çıkmış. “Dar Hesar-e Shab” (Gecenin Tutsaklığında) bu albümde benim favori parçam, biraz önce bahsettiğim müzikçalarımın vazgeçilmezlerinden. Onun dışında, bu ortaklığın muazzam eserleri arasında “Del Be Del” (Kalpten Kalbe) ve “Chooni Bi Man” (Olmadığım İş) sayılabilir. Hümayun Şeceryan’ın vokalistliği dışında tombak ve rebab enstrümanlarını da başarıyla çaldığını ifade edelim. Kardeşi Mozgan Şeceryan da kendisinin izinden giden, ailenin başka bir müzisyen üyesi.

Komşu Ülkeden Büyüleyici Tınılar: Geleneksel İran Müziği

Alireza Ghorbani, listemizdeki başka bir İranlı müzisyen. Alireza Ghorbani kariyerine hafız olarak başlayan, akabinde gerek sesinin kuvveti, gerekse ilgi duyduğu alan olması nedeniyle geleneksel İran müziğinden ilerleyen, en sonunda İran Ulusal Orkestrası’nın kurulmasıyla bu orkestrada solist görevi alarak, klasik müzik sanatçılığını da apoletlerine katan bir müzik adamı. Hafız olmasından da mütevellit çok güçlü bir sesi var. (Sadettin Kaynak’ı anmamak elde mi?) Ve bu ses tonu fonda çok sesli müzikle etkileşime girince, insanda tüyler ürperten sonuçlar ortaya çıkabiliyor. “Deli Dar Atash” (Ateşteki Kalp), benim bütün gün dinlesem yine de bıkmayacağım türden bir parça. Yaylıların yarattığı ahenk Ghorbani’nin sesiyle birleşince, sizi kendi dünyanızdan alıp bambaşka dünyalara götürüyor. “Akharin Joreye Jam” (Cama Giden Yol) ise şiddetle tavsiye edeceğim başka bir Alireza Ghorbani parçası. Bu iki parçanın bulunduğu Harigh-e Khazan (Ateş ve Duvar) albümü, Alireza Ghorbani’nin diğer albümleri gibi, bambaşka müzik tınılarının uyumlu bir şekilde karıştığı eserler barındırıyor. “Müzik gurmeleri”, bu albümü keyifle dinleyecektir. Alireza Ghorbani’nin, her sene devlet destekli olarak Fas’ta düzenlenen Uluslararası Müzik Festivali Mawazine’de geçen sene sahne aldığını da belirtelim. 2012’de feshedilene kadar İran Ulusal Orkestrası’nın solistlerinden biri olarak yurt içi ve yurt dışı birçok programa katılan Ghorbani, çalışmalarıyla İran içinde hapsolmayıp Gürbulak’ı aşan bir profil çiziyor. (Bizde olsa en batıda Kapıkule olduğu için onu derdik ama İran’ın en batısındaki kapı da bizim Gürbulak kapısı!). Alireza Ghorbani'nin muhteşem sesinden örnek duymak isterseniz (bence istemelisiniz), Ghorbani'nin Instagram hesabı yardımımıza koşuyor. Gerçekten eşine az rastlanır bir ses rengi var.


كنسرت #دخت_پری_وار براي روز ٢٣ خردادماه تمديد شد
Alireza Ghorbani (Official) (@alireza_ghorbani) tarafından paylaşılan bir video ()

Öte yandan Hüseyin Alizade ismine dokunmadan yazıyı kapatmak olmaz. Kartvizitinde besteci, araştırmacı, müzik eğitmeni, tar ve setar icracısı ve İran’ın geleneksel müzik kültürlerinden “redif” sanatçısı gibi ünvanlar yazan, Azeri kökenli bir müzik adamı. Müzik adamı demek biraz hafif kalabilir, müzik deryası onun için daha uygun bir tanımlama olur. Allmusic platformu tarafından ise İran’ın öncü klasik müzik sanatçısı ve bestecisi olarak tanıtılmış. Yazıda sıkça bahsettiğimiz Muhammed Rıza Şeceryan ile bolca çalışmaları mevcut. “Daramad” (Kazanç) ise sanatçının en sevdiğim eseri. Enstrümantal bir parça olan "Daramad"ı, İran'ın etnik müziğinin senfonik yorumu olarak nitelendirebiliriz. Saydığım bu sanatçıların yanı sıra Hamid Rıza Nurbakiş, Iraj Bastami, Huşeng Ostovar, Davud Azad gibi İranlı müzisyenlerin hem senfonik hem geleneksel müzik olarak ilginç çalışmaları var. Girizgah bizden, devamı sizden. Bu zengin müziğin bazı temsilcilerinden, çok az da olsa bahsettik. Fars müziğini sizlere de sevdirebildiysek, ne mutlu. Eşlik ettiğiniz için şimdiden teşekkürler.

(Yazıdaki görseller, İran haber sitesi www.tasnimnews.com ve Alireza Ghorbani'nin resmi sitesi www.alirezaghorbani.com adreslerinden alınmıştır.)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.