Kimdir: Yavuz Sultan Selim

Oğuz Taktak 30.08.2016

Yavuz Sultan Selim, yalnızca İstanbul’da bir köprünün adı değil.

Hayatımızda bir süredir 3. Köprü, dolayısıyla Yavuz Sultan Selim var. Gerçi Yavuz Sultan Selim, Osmanlı Dönemi’nden bu yana hayatımızda ama en çok konuşulan dönem bu dönem zannederiz. Şimdi ismen bilinen ama hayatının ve icraatlarının detaylarını bilmeyenler için bu padişahı biraz daha yakından tanıyalım.

Kimdir: Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim’in 8 yıl gibi kısa süren padişahlığı, Game Of Trones dizisine taş çıkartacak cinsten bir saltanattı.

Osmanlı’nın 9. padişahı Yavuz Sultan Selim, kimilerine göre büyük bir hükümdar, kimilerine göre baba bedduası almış bir hain, kimilerine göre Anadolu halkını katleden bir canidir.

Kendisinin ortaboylu, toparlak ve kırmızıya çalan beyaz bir yüzü olduğu söylenir. Ancak biz onu tablolarındaki hali ile, yani sakalsız yüzü, pala bıyıkları ve küpesi ile aklımıza kazıdık. Peki, Yavuz Sultan Selim neden sakalsızdı? Çünkü kendisini “Yeniçeri” olarak kabul ederdi.

Fakat bakınız, tarih kitaplarında iki ayrı resmi vardır; birinde oldukça kudretli görünür, diğerinde "Bu da mı Yavuz Sultan Selimmiş yav?" dedirtir.

Kimdir: Yavuz Sultan Selim

Ancak Doç. Dr Erhan Afyoncu'nun söylediğine göre portre Yavuz'a ait değildir, soldaki portrede görünen hükümdar Şah İsmail'dir.

Babası II. Bayezid padişah olduktan sonra, şehzadesi Selim'i Trabzon Sancağı'na tayin eder. Askeri sevk ve idaresini öğrenmesini ister. Selim Trabzon'da devlet işleriyle uğraşır ama ilime de uzak kalmaz. Özellikle büyük alim Mevlana Abdülhalim Efendi'nin derslerini kaçırmaz. Selim'in bu sırada komşu devletlerle de ilişkileri gelişir.

Trabzon Valiliği sırasında babasının izni olmadan Gürcüler üzerine tam 3 kez sefer yapar. Erzurum'u ve Artvin'i bu seferler sırasında Osmanlı topraklarına kattığını biliyoruz. Tüm ganimeti de merkezi hükümet yerine Yeniçerilere ve paralı askerlere dağıtmış Selim.

Şehzade Selim, uzun zamandır kötü giden devlet işlerinden ötürü babasının artık saltanatı terk edeceğini haber alır. Fatih Kanunnamesi'ne göre hükümdar olan şehzade diğer kardeşlerini öldürecektir, bunun için kardeşleri Korkud ve Ahmed'in hareketlerini yakından takip eder. Saltanatı ele geçirmek için kardeşleri gibi o da hazırlık yapmış, kendi askerlerine ek olarak Kırım Hanı Kuvvetleri'nden de istifade etmiştir. Bir orduyla Rumeli'ye yürür. Rumeli'ye geçtiğinde yanında Kırım Hanı'nın küçük oğlunun komutasında 350 kadar asker de vardır. Ayrıca Yeniçeri Ocağı'nın desteğini de elde etmiştir.

Şehzade Selim'in Rumeli'ye geçişi İstanbul'da duyulunca, Selim üzerine asker sevkedilmesi gündeme gelir. Bunu haber alan Selim, asi olmadığını, babasına saygılarını arz etmek için geldiğini beyan eder. Kendisine nasihat için babası tarafından yollanan elçiye itibar etmiş, bunun üzerine İstanbul'a dönen elçi, şehzadenin babasının elini öpmek için geldiğini söylemiştir. Selim karşıtları bu oyunu kabul etmeyerek Selim'in üzerine Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşa'yı gönderirler, ancak Hasan Paşa savaşmaksızın Edirne'ye döner. Bunun üzerine Padişah II. Bayezid bizzat Selim'e karşı harekete geçer.

Şehzade Selim, 40.000 kişilik kuvvetle, Çorlu'da babasının kuvvetlerinin olduğu ovaya girer. Ağustos 1511 tarihinde vuku bulan savaş sonunda Selim'in kuvvetleri yenilir. Şehzade, takip edenlerin elinden kurtularak Karadeniz sahiline gelir ve kendisine katılanlarla İğneada'dan (İnada) gemiyle Kefe'ye gider. Selim'in bu mağlubiyeti üzerine, Şehzade Ahmed'e derhal İstanbul'a gelmesi yazılır. Ahmed İstanbul'a vardığının ertesi günü padişah ilan edilir.

Şehzade Ahmed'in hükümdarlığını tanımayan Yeniçeriler, bununla kalmayıp içlerinde devlet ileri gelenlerinin evlerinin de olduğu birçok evi talan eder. Yeniçeriler, Selim'e sadakat göstererek onun gelmesi ve veliaht olması gerektiğinde ısrarcıdırlar. Bundan endişelenen Ahmed, Anadolu'ya döner. Selim karşıtları bunun üzerine Şehzade Korkud'u hükümdar yapma düşüncesiyle kendisini acele İstanbul'a davet ettiklerine dair haber yollarlar. Bunun üzerine İstanbul'a gelen Korkud'a Yeniçeriler hürmet gösterse de Selim'den başkasını istemediklerini söylemişlerdir. Bunun üzerine zor duruma düşen, artık hükmü ve nüfuzu kalmayan Padişah II. Bayezid, Selim'i İstanbul'a davet eder. Bayezid, başlangıçta saltanattan çekilmeye yanaşmaz. Ancak oğlunun hükümdar olma isteği ve asker ile bazı devlet adamlarının Selim'den taraf olduğunu görünce saltanatı Selim'e terkeder.

Kimdir: Yavuz Sultan Selim

Bayezid tahttan çekilip istirahat edeceği, bugün Yunanistan sınırlarında bulunan Dimetoka'ya gitmek üzere yoldayken Çorlu civarında hayatını kaybeder. Bu konuda kayıtlar Bayazid'in yolda giderken hastalandığından ya da ihtiyarlığından ötürü eceliyle öldüğünü söylese de bazı kaynaklarda zehirlenmek suretiyle öldüğünden bahsedilir. Padişah Bayezid'in vefatının, oğlu Selim nedeniyle olduğu görüşünün yaygın olduğunu da söylemek gerekir.

Selim'in tahta oturması çok sorunlu olmuştur. Padişah Bayezid başta olmak üzere devlet erkanınca yeni padişah olarak görülen Şehzade Ahmed, Selim'in iktidarı ele geçirmesini hazmedememiştir. Ahmed, Konya'da hükümdarlığını ilan etmekle kalmamış, oğlu Alaaddin'i göndererek Bursa'yı da ele geçirmiştir. Bu duruma karşılık Selim, Bursa'ya geçerek Alaaddin'i şehri terke zorlamıştır. Şehzade Ahmet taraftarı olanların kılıçtan geçirilmesi, Selim'in Anadolu'daki ilk katliamı denilebilir.

Selim'in padişahlığını tanıyan öz ağabeyi Şehzade Korkud yine de boğdurulmuş, Selim'in padişahlığını hiç hazmedememiş olan Şehzade Ahmed, Korkud'la aynı kaderi 38 gün sonra paylaşmıştır.

Tahtını sağlamlaştıran Selim'in ilk amacı doğuda İslam devletlerini birleştirmek olacaktır. I. Selim, Safeviler'le girilebilecek bir savaşa karşı hazırlıklar ve çalışmalar yapar. Şah İsmail de aynı dönemde Safeviler'in başında, Osmanlılar'a karşı bazı hazırlıklar sürdürür. Osmanlı ve Safevi ordularının ikisi de Türk ve Müslümandı. İki müslüman devletin savaşması alışılagelmiş bir şey değildi. Osmanlı ve Safevi orduları Çaldıran Ovası'nda karşılaştı. Osmanlı Ordusu'nun yaya kuvvetleri daha çok olmasına karşın, Safevi Ordusu'nun süvarileri fazlaydı. 24 Ağustos'ta gerçekleşen savaşta Osmanlı kuvvetleri zafer kazanırken, Safevi'ler bozguna uğradı. Savaşın kazanılmasında Osmanlı ordusunda ateşli silahların olması belirleyici oldu.

Kimdir: Yavuz Sultan Selim

Ardından İran'a, Memlüklüler'e savaş açan 1. Selim, Mercidabık Savaşı'nı da kazanmasıyla Mısır sınırına dayandı. Ardından Halep'e giren Yavuz Sultan Selim, hiçbir direnmeyle karşılaşmadan şehri teslim aldı. Hama, Humus ve Şam aynı şekilde teslim olurken, Lübnan emirleri de Osmanlı hakimiyetini kabul etti.

Yoluna devam eden Yavuz Kudüs'e girmiş ve Kudüs'teki kutsal yerleri de ziyaret etmiştir. Osmanlı Ordusu o sıra Gazze'ye de girmiştir. Mercidabık Savaşı'ndan sonra Memlük Devleti'nin başına geçen Tumanbay, Osmanlı hakimiyetini kabul etmediği gibi barış teklifi için gelen Osmanlı elçisini de öldürmüştür. Memlük Sultanı Tumanbay çok büyük çabalarla yaptığı savaş hazırlıklarına rağmen Ridaniye Savaşı'nı kaybetmiştir.

Ardından Kahire'yi almış ve Mısır Memlüklerine bağlı Abbasi halifeliğine son vermiştir. Kahire'yi hiç zayiat olmaksızın ve şehrin sosyal-ekonomik hayatına zarar vermeden eline geçirmek niyetiyle Sultan Selim, direniş göstermeden teslim olan bütün Memlüklülerin affedileceğini ilan eder. Fakat şehir kısmen yıkılmıştır ve binlerce kişi öldürülmüştür.

Türkiye ulusunu oluşturan Alevi vatandaşların tepkisini çeken bu isim karşısında tüm Anadolu'da saygı ve sevgiyle karşılanan Mevlana, Yunus Emre gibi isimleri unutmak üzücü...

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.