Kılıçdaroğlu'ndan, 10 Maddelik 'Taksim Manifestosu'

Ezgi Özkurt 25.07.2016

Pazar günü Taksim'de gerçekleştirilen 'Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'nin 'gazsız' geçmesi hepimizi sevindirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Cumhuriyet ve Demokrasi Buluşması"ndaki konuşmasına 10 maddelik "Taksim Manifestosu"nu okuyarak başladı.

10 maddelik manifesto şu şekildeydi:

1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.

3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.

4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi, halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı, demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti, bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.

6) Bu darbe girişimi Anayasa'da yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi, kaçınılmaz olarak, bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla, devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.

9) İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın, 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye, yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.

10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

Kılıçdaroğlu'ndan, 10 Maddelik 'Taksim Manifestosu'

"Taksim Manifestosu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır. Yüz binlerin oyuyla kabul edilen manifesto, dünyada ilk kez kabul ediliyor. Bu açıdan destek, gönül veren bütün yurttaşlarıma, hepinize şükranlarımı sunuyorum"

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında "Sevgili vatandaşlarım, bugün 24 Temmuz. Önemli bir gündeyiz aynı zamanda. Tarihi yazan bir kentteyiz. 3 büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'dayız. Tarihi bir meydandayız, Taksim Meydanı'ndayız. Ve tarihi bir gündeyiz. Taksim Meydanı bizim demokrasi tarihimizde yer alan önemli bir meydandır. 3 Haziran 1977... Ecevit'e suikast düzenleneceği söylendiğinde Ecevit, 'Yarın tek başıma Taksim'e gideceğim' dedi. Ve Taksim'e geldi. Arkasında bugün olduğu gibi yüz binler vardı.

1 Mayıs 1977 "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bir gün. Ve o gün çok sayıda vatandaşımız, Taksim Meydanı'nda hayatını verdi. Kanlı 1 Mayıs olarak bizim tarihimizde yer alan ve henüz aydınlığa kavuşmamış olan bu olay, yine burada meydana geldi.

Ama bu meydan, bugün cumhuriyetin ve demokrasinin meydanı oldu. Bu açıdan hepinize yürekten şükranlarımı sunuyorum. Ve Taksim Meydanı... Ulu çınarları ile bize gülümseyen meydan. Ağaçların kesilmemesi için gençlerin doğaya sahip çıktığı bir meydan. Bu meydanda Gezi olayları yaşandı ve olaylarda ellerinde karanfiller, kitaplarla gençlerimiz hep beraber ayağa kalktı. Ülkemizi seviyoruz. İnsanlarımızı seviyoruz. Onlarla beraber, bir arada, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ayrılık, gayrılığın olmadığı bir Türkiye'yi inşallah hep beraber inşa edeceğiz. Az önce söyledim, bugün tarihi bir gün. Bugün Lozan Anlaşması'nın kabul edildiği bir gün. Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olduğunu egemen devletlere kabul ettirdiğimiz bir gün" ifadesini kullandı.


Kaynak: DHA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.