Kansere Yeni Bir Bakış

Ece Soylu 27.06.2016

Kanser, insanoğlunun kurtulmayı beklediği bir hastalık yerine, doğal seçilimin evrimsel bir parçası olabilir mi?

Kanser ve tedavisi üzerinde çalışmalar hızla sürerken, Sofia Üniversitesi araştırmacıları tarafından yeni bir fikir ortaya atıldı. Bilindiği üzere kanser, hasarlı hücrelerin fütursuzca çoğalmasına dayanan bir mekanizmaya sahip. Kanserli hücrelerin durdurulamaz çoğalması kanseri ölümcül bir hastalığa dönüştürüyor. Normal işleyişte vücudumuz mutasyonlu hücreleri tanıyarak çoğalmasına izin vermeden yok eden koruma sistemine sahip olmasına rağmen, bazı durumlarda görevini yerine getiremiyor.

Bulgar araştırmacılara göre ise; bu noktada da kanser devreye giriyor. Son denetleme mekanizması gibi davranan kanser, mutasyonlu hücrelerin yok edilememesine karşı onları hızla çoğaltarak farklı bir yoldan gen aktarımını engellemiş oluyor. Yani kast ettikleri, dünyadaki popülasyonun dengelenmesi ve sağlıklı nesillerin oluşması için, hastalıklı hücrelere sahip bireylerin gen havuzundan temizlenmesi gerekiyor. Düşünce duygusal açıdan rahatsız edici olsa da doğruluğunun veya yanlışlığının kanıtlanması kanser üzerindeki araştırmalara yön verip tedavi için farklı yöntemlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Ancak henüz hipotez aşamasında olan bu varsayım, kanıtlanması için birçok deneysel araştırma gerektiriyor, üstelik mantıksal açıdan bazı eksikleri olduğuna dair ilk geri dönüşler de mevcut.

Kanser ve tedavisi üzerinde çalışmalar hızla sürerken, Sofia Üniversitesi araştırmacıları tarafından yeni bir fikir ortaya atıldı. Bilindiği üzere kanser, hasarlı hücrelerin fütursuzca çoğalmasına dayanan bir mekanizmaya sahip. Kanserli hücrelerin durdurulamaz çoğalması kanseri ölümcül bir hastalığa dönüştürüyor. Normal işleyişte vücudumuz mutasyonlu hücreleri tanıyarak çoğalmasına izin vermeden yok eden koruma sistemine sahip olmasına rağmen, bazı durumlarda görevini yerine getiremiyor.

Bulgar araştırmacılara göre ise; bu noktada da kanser devreye giriyor. Son denetleme mekanizması gibi davranan kanser, mutasyonlu hücrelerin yok edilememesine karşı onları hızla çoğaltarak farklı bir yoldan gen aktarımını engellemiş oluyor. Yani kast ettikleri, dünyadaki popülasyonun dengelenmesi ve sağlıklı nesillerin oluşması için, hastalıklı hücrelere sahip bireylerin gen havuzundan temizlenmesi gerekiyor. Düşünce duygusal açıdan rahatsız edici olsa da doğruluğunun veya yanlışlığının kanıtlanması kanser üzerindeki araştırmalara yön verip tedavi için farklı yöntemlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Ancak henüz hipotez aşamasında olan bu varsayım, kanıtlanması için birçok deneysel araştırma gerektiriyor, üstelik mantıksal açıdan bazı eksikleri olduğuna dair ilk geri dönüşler de mevcut.

Kansere Yeni Bir Bakış
Kansere Yeni Bir Bakış

Hipotezin, evrimsel bir gen temizleme özelliği olarak sunduğu kanser bu noktada da soru işaretleri doğuruyor. Gen aktarımının biyolojik açıdan en yüksek olduğu dönem, üreme verimliliğinin en yüksek olduğu genç yetişkinlik dönemi. Ancak kanser oranlarına bakıldığında, bazı kanser türlerinde istisnalar olmakla birlikte, orta yaş ve üzeri dönemde karşılaşılma olasılığının daha fazla olduğu görülüyor. Yani iş işten çoktan geçmiş oluyor, çünkü kanserli birey yıllar öncesinden genlerini yeni kuşağa aktarmış oluyor. Eğer kanser evrimsel gen havuzu düzenleyicisi ise, üreme dönemi veya öncesinde işlevini yerine getirmesi beklenirdi.

Kanser konusunda farklı ve rahatsız edici bir görüş olsa da bilimsel açıdan değerlendirilmesi geleceğimizi şekillendirme konusunda etkili olacaktır. Evrimsel süreçte edindiğimiz birçok özelliği yeni çağlardaki yaşam biçimlerimizle birlikte terk ettiğimiz gibi, yeni koşullara göre yeni adaptasyonlar edinmemiz de mümkün.

Hipotezin, evrimsel bir gen temizleme özelliği olarak sunduğu kanser bu noktada da soru işaretleri doğuruyor. Gen aktarımının biyolojik açıdan en yüksek olduğu dönem, üreme verimliliğinin en yüksek olduğu genç yetişkinlik dönemi. Ancak kanser oranlarına bakıldığında, bazı kanser türlerinde istisnalar olmakla birlikte, orta yaş ve üzeri dönemde karşılaşılma olasılığının daha fazla olduğu görülüyor. Yani iş işten çoktan geçmiş oluyor, çünkü kanserli birey yıllar öncesinden genlerini yeni kuşağa aktarmış oluyor. Eğer kanser evrimsel gen havuzu düzenleyicisi ise, üreme dönemi veya öncesinde işlevini yerine getirmesi beklenirdi.

Kanser konusunda farklı ve rahatsız edici bir görüş olsa da bilimsel açıdan değerlendirilmesi geleceğimizi şekillendirme konusunda etkili olacaktır. Evrimsel süreçte edindiğimiz birçok özelliği yeni çağlardaki yaşam biçimlerimizle birlikte terk ettiğimiz gibi, yeni koşullara göre yeni adaptasyonlar edinmemiz de mümkün.

Ece Soylu


Ece Soylu


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.