Kani Beko: 'Er ya da Geç Katiller Kaybedecek'

Özge Kaya 08.10.2016

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, "10 Ekim'de DİSK-KESK-TMMOB-TTB tarafından düzenlenen Emek-Barış-Demokrasi mitingine yönelik alçakça saldırıda yaşamını yitiren her bir barış güvercinimizi buradan bir kere daha anıyoruz" dedi.

Kani Beko: 'Er ya da Geç Katiller Kaybedecek'

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, 10 Ekim Ankara Katliamı’nın birinci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"10 Ekim'e giderken, DİSK olarak işçi arkadaşlarımızı bu mitinge çağırırken kullandığımız bir slogan vardı. Diyorduk ki "göz renklerimiz farklı da olsa, göz yaşlarımızın rengi aynıdır. Ağıtlar hangi dilden yakılırsa yakılsın bizimdir.'' 10 Ekim'de katliam ile ülkemizin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her köşesine acı düştü.

Ama göz rengimiz ne olursa olsun gözyaşlarımız aynı renkti. Ağıtlarımız hangi dilde yakılırsa yakılsın aynı acıyı anlattı. Kalleşçe vurarak, öldürerek, bizi kardeşlikten, barıştan vazgeçireceğini sananlar bilsin ki ağıtlarımız, gözyaşımız, acılarımız ve öfkemizle birleşeceğiz.

"Savaşlar ve çatışmaların bedelini işçiler, emekçiler, yoksullar öder."

Bizi hedef alan bombaların ardından yaralılarımıza ambulans değil, üzerimize TOMA'lar gönderenlere karşı birleşmeliyiz. Adı, sanı, eşgali belli olan bombacıları Ankara'nın göbeğinde kendilerini patlatana kadar yakalamadıklarını itiraf edenlere karşı birleşmeliyiz. 10 Ekim katliamının ardından hiçbir sorumlunun mahkemelerde hesap vermediği, tek bir kişinin bile istifa etmediği bu düzene karşı birleşmeliyiz.

Ölenlerin ardından düzenlediğimiz anmalara, cenazelere saldıranlara, bu anmalara, cenazelere katılanlara davalar açanlara karşı birleşmeliyiz.

"Ya biz, ya kaos” diyenlerin ülkeyi bir ateş çemberine atmasına karşı birleşmeliyiz.

Savaşlar ve çatışmaların bedelini işçiler, emekçiler, yoksullar öder. Savaşlarda işçilerin, emekçilerin, yoksulların çocukları ölür. Savaş ve çatışma ortamında kaynaklar, ekmek için, aş için, iş için değil silah tüccarları için harcanır.

En önemlisi de savaşlarda ve çatışmalarda işçi sınıfı birbirine düşman edilir. Savaşlarda işçi sınıfın birliği, bütünlüğü parçalanır. Barışın, kardeşliğin olmadığı yerde işçi sınıfı bölünür, parçalanır. İşçi sınıfının birliğinin sağlanmadığı her koşulda sermaye kazanır. İşçiler emekçiler bir olmazsa sarayları olanlar kazanır, servetleri olanlar kazanır.

İşçi sınıfının görevi

Barış olmayınca işçi sınıfının sorunları gölgede bırakılır ve bastırılır. İşte bu yüzden ülkemizde ve bölgemizde savaşları kışkırtanlara karşı mücadele etmek işçi sınıfının bir görevidir. Son 1 yılda bunu daha net gördük, daha net anladık.

Katliamlarda, terör eylemlerinde, çatışmalarda binlerce insan yaşamını yitirdi. Hukuki olmamakla birlikte fiilen başkanlık rejimine geçme çabaları hızlandı. Parlamento işlevsiz hale getirildi. Yürütmenin vesayeti altına giren hukuk sistemi çöktü. Ve son olarak da bu ortamı fırsat bilenlerin tezgahladığı kanlı bir darbe girişimi söz konusu oldu.

Bu girişimin ardından, darbecilerin yapamadığı her şey OHAL ve KHK'lar ile yapılmaya başlandı. Emeğe, demokrasiye ve barışa yönelik darbeler gündeme getirildi. Bombalanan meclis güçlendirileceğine daha da işlevsizleşti, belediyelerde seçilmişlerin yerine yandaşlar atandı, gazeteler / radyolar / televizyonlar susturuldu, barış isteyen akademisyenler ve öğretmenler görevden uzaklaştırıldı, emeğin hakları budanırken hak araması engellendi, hukuk ve temel insan hakları tamamen rafa kaldırıldı.

Er ya da geç katiller kaybedecek.

10 Ekim'in üzerinden bir yıl geçti ve ülkemiz maalesef 10 Ekim Emek - Barış - Demokrasi mitinginde ifade etmek istediğimiz taleplerden daha da uzaklaştı. 10 Ekim'de yitirdiğimiz güvercinlerimizi anarken en fazla hatırlamamız ve hatırlatmamız gereken, bu taleplerimiz ve özlemlerimizdir. Barış içinde, kardeşçe, özgürce, insanca yaşadığı ve yaşatıldığı bir ülke için mücadele etmek, 10 Ekim'de yitirdiğimiz güvercinlerimize borcumuzdur. Er ya da geç, katiller kaybedecek, emek - barış - demokrasi kazanacak!

10 Ekim mitinginde bu alçakça saldırı olmasaydı DİSK adına yapılması planlanan konuşmanın son cümlesini alanlarda defalarca haykıracağız:

"Emek, barış ve demokrasi için yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği!”

Kaynak: DHA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.