Kafalar Karışık: Personal Shopper İyi Mi, Kötü Mü?

Ece Tuğran 25.05.2016

Kristen Stewart’ın yeni filmi Personal Shopper, geçtiğimiz günlerde Cannes Film Festivali’nde gösterildi. Film bir kesim tarafından yuhalanırken, bir kesim tarafından 4,5 dakika ayakta alkışlandı.

Öncelikle bu hem ağır eleştiri alan, hem de beğeni toplayan filmden biraz bahsedelim.

Film “Modanın yeraltı dünyasında geçen bir hayalet hikayesi” olarak tanımlanmış. Filmde Kristen Stewart, "Maureen" adlı karakteri canlandırıyor. Maureen, Paris’te yaşayan bir ünlünün (Kyra) “personal shopper”lığını (Türkçeye tam çevrilemese de stil danışmanlığını) yapıyor. Filmin adı da buradan geliyor. Maureen’in görevi, Kyra’nın dolabını en güzel parçalarla doldurmak. Fakat Maureen’in işinden pek hoşlanmadığı anlaşılıyor. Onu, asıl amacını, gecelerini geçirdiği terk edilmiş bir konakta ararken görüyoruz. Bu konak Maureen’in kalp rahatsızlığı nedeniyle ölen ikiz kardeşine ait. Maureen bu konakta kardeşinden bir işaret bulmaya çalışıyor. Çünkü kardeşi ondan önce ölürse, ona bir işaret göndereceğine söz vermiş. Maureen bir işaret buluyor ama ne yazık ki bu işaret Maureen’in bulmak istediği kardeşinden değil, kötü niyetli bir hayaletten geliyor. Buraya kadar film gayet ilgi çekici ve sıra dışı görünüyor.

Filmin yönetmenliğini Fransız yönetmen Olivier Assayas yapıyor. Bu, Kristen Stewart ve Olivier Assayas’ın ikinci ortak çalışması. İlk filmleri Clouds of Sils Maria büyük beğeni toplamıştı. Kristen Stewart bu filmle oyunculuk yeteneğini kanıtlamış, Fransa’nın prestijli ödül töreni Cesar’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan ilk Amerikalı aktris olmuştu. Maureen karakterinin Stewart’ın Clouds of Sils Maria’da oynadığı Valentine karakterini andırdığı söyleniyor. Ayrıca iki filmin de yapımcılığını üstlenen Charles Gillibert, Personal Shopper filminin Clouds of Sils Maria ile benzer temaları işlediğini, Personal Shopper’a bir de fantastik öğeler eklendiğini belirtmiş.

Gelelim filmin yazımıza konu olan Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerine.

Cannes demişken şunu belirtelim ki, Cannes Film Festivali’nde her sene bir film kurban seçilir. Seyirciler özgürce eleştirir ve yuhalamaktan çekinmezler. Bunun sayısız örneği olduğu gibi, geçen yılın örneği olarak Gus Van Sant’ın The Sea of Trees filmini gösterebiliriz. Bu senenin kurbanı da Personal Shopper oldu.

Yönetmen Olivier Assayas bu konudan haberdar olacak ki, şöyle demiş: “Cannes Film Festivali’ne geliyorsanız hazırlıklı olmalısınız. Her şeye hazırlıklı olmalısınız.” Kristen Stewart ise bu konu ve film hakkında şunları söylemiş: “Assayas ile aramızda bir iletişim olduğu belli. Aramızda bir ışık var ve bu ışık benim hiç hissetmediğim kadar güçlü hissetmemi sağlıyor.” Yuhalanmaların çıplak ve cinsel içerikli sahneler yüzünden olduğunu düşündüğü için midir nedir, bu konuyla ilgili bayağı bir şey söylemiş. Bu sahneler ile ilgili hiçbir probleminin olmadığını, aksine bu sahnelerin performansını tamamladığını da belirtmiş. Asi kızımız şunları da demiş: “Ben her şeyi yapabilirim. Olabileceğim en kaygısız ve gerçek halimi olabilirim. Bunları gerçekleştirmenin tek yolu da çıplaklığımla kendimi gözler önüne sermek.” Bir de eklemiş: “Lütfen açık olalım, herkes yuhalamadı.”

Kafa karıştırıcı kısma gelirsek, bu film, ertesi gün yapılan ikinci gösteriminde, 4 buçuk dakika ayakta alkışlanmış. Evet önce yuhalanmış, ertesi gün alkış kıyamet...

O zaman konuya açıklık getirelim:

Cannes Film Festivali’nde acımasız eleştirilerin yapıldığını söylemiştik. Bu eleştiri olmaktan çıkıp provokasyona giren tepkilerin sebebi de rekabet. Filmin yuhalanması da bu yüzden. Aslına bakarsanız, tepki alması iyi bir şey. Filmin kaliteli olduğunun ve rekabet edebilecek seviyede olduğunun göstergesi. Kristen Stewart’ın oyunculuğu ise birçokların söylediği gibi “büyüleyici”.

Ece Tuğran


Öncelikle bu hem ağır eleştiri alan, hem de beğeni toplayan filmden biraz bahsedelim.

Film “Modanın yeraltı dünyasında geçen bir hayalet hikayesi” olarak tanımlanmış. Filmde Kristen Stewart, "Maureen" adlı karakteri canlandırıyor. Maureen, Paris’te yaşayan bir ünlünün (Kyra) “personal shopper”lığını (Türkçeye tam çevrilemese de stil danışmanlığını) yapıyor. Filmin adı da buradan geliyor. Maureen’in görevi, Kyra’nın dolabını en güzel parçalarla doldurmak. Fakat Maureen’in işinden pek hoşlanmadığı anlaşılıyor. Onu, asıl amacını, gecelerini geçirdiği terk edilmiş bir konakta ararken görüyoruz. Bu konak Maureen’in kalp rahatsızlığı nedeniyle ölen ikiz kardeşine ait. Maureen bu konakta kardeşinden bir işaret bulmaya çalışıyor. Çünkü kardeşi ondan önce ölürse, ona bir işaret göndereceğine söz vermiş. Maureen bir işaret buluyor ama ne yazık ki bu işaret Maureen’in bulmak istediği kardeşinden değil, kötü niyetli bir hayaletten geliyor. Buraya kadar film gayet ilgi çekici ve sıra dışı görünüyor.

Filmin yönetmenliğini Fransız yönetmen Olivier Assayas yapıyor. Bu, Kristen Stewart ve Olivier Assayas’ın ikinci ortak çalışması. İlk filmleri Clouds of Sils Maria büyük beğeni toplamıştı. Kristen Stewart bu filmle oyunculuk yeteneğini kanıtlamış, Fransa’nın prestijli ödül töreni Cesar’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan ilk Amerikalı aktris olmuştu. Maureen karakterinin Stewart’ın Clouds of Sils Maria’da oynadığı Valentine karakterini andırdığı söyleniyor. Ayrıca iki filmin de yapımcılığını üstlenen Charles Gillibert, Personal Shopper filminin Clouds of Sils Maria ile benzer temaları işlediğini, Personal Shopper’a bir de fantastik öğeler eklendiğini belirtmiş.

Gelelim filmin yazımıza konu olan Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerine.

Cannes demişken şunu belirtelim ki, Cannes Film Festivali’nde her sene bir film kurban seçilir. Seyirciler özgürce eleştirir ve yuhalamaktan çekinmezler. Bunun sayısız örneği olduğu gibi, geçen yılın örneği olarak Gus Van Sant’ın The Sea of Trees filmini gösterebiliriz. Bu senenin kurbanı da Personal Shopper oldu.

Yönetmen Olivier Assayas bu konudan haberdar olacak ki, şöyle demiş: “Cannes Film Festivali’ne geliyorsanız hazırlıklı olmalısınız. Her şeye hazırlıklı olmalısınız.” Kristen Stewart ise bu konu ve film hakkında şunları söylemiş: “Assayas ile aramızda bir iletişim olduğu belli. Aramızda bir ışık var ve bu ışık benim hiç hissetmediğim kadar güçlü hissetmemi sağlıyor.” Yuhalanmaların çıplak ve cinsel içerikli sahneler yüzünden olduğunu düşündüğü için midir nedir, bu konuyla ilgili bayağı bir şey söylemiş. Bu sahneler ile ilgili hiçbir probleminin olmadığını, aksine bu sahnelerin performansını tamamladığını da belirtmiş. Asi kızımız şunları da demiş: “Ben her şeyi yapabilirim. Olabileceğim en kaygısız ve gerçek halimi olabilirim. Bunları gerçekleştirmenin tek yolu da çıplaklığımla kendimi gözler önüne sermek.” Bir de eklemiş: “Lütfen açık olalım, herkes yuhalamadı.”

Kafa karıştırıcı kısma gelirsek, bu film, ertesi gün yapılan ikinci gösteriminde, 4 buçuk dakika ayakta alkışlanmış. Evet önce yuhalanmış, ertesi gün alkış kıyamet...

O zaman konuya açıklık getirelim:

Cannes Film Festivali’nde acımasız eleştirilerin yapıldığını söylemiştik. Bu eleştiri olmaktan çıkıp provokasyona giren tepkilerin sebebi de rekabet. Filmin yuhalanması da bu yüzden. Aslına bakarsanız, tepki alması iyi bir şey. Filmin kaliteli olduğunun ve rekabet edebilecek seviyede olduğunun göstergesi. Kristen Stewart’ın oyunculuğu ise birçokların söylediği gibi “büyüleyici”.

Ece Tuğran


Öncelikle bu hem ağır eleştiri alan, hem de beğeni toplayan filmden biraz bahsedelim.

Film “Modanın yeraltı dünyasında geçen bir hayalet hikayesi” olarak tanımlanmış. Filmde Kristen Stewart, "Maureen" adlı karakteri canlandırıyor. Maureen, Paris’te yaşayan bir ünlünün (Kyra) “personal shopper”lığını (Türkçeye tam çevrilemese de stil danışmanlığını) yapıyor. Filmin adı da buradan geliyor. Maureen’in görevi, Kyra’nın dolabını en güzel parçalarla doldurmak. Fakat Maureen’in işinden pek hoşlanmadığı anlaşılıyor. Onu, asıl amacını, gecelerini geçirdiği terk edilmiş bir konakta ararken görüyoruz. Bu konak Maureen’in kalp rahatsızlığı nedeniyle ölen ikiz kardeşine ait. Maureen bu konakta kardeşinden bir işaret bulmaya çalışıyor. Çünkü kardeşi ondan önce ölürse, ona bir işaret göndereceğine söz vermiş. Maureen bir işaret buluyor ama ne yazık ki bu işaret Maureen’in bulmak istediği kardeşinden değil, kötü niyetli bir hayaletten geliyor. Buraya kadar film gayet ilgi çekici ve sıra dışı görünüyor.

Filmin yönetmenliğini Fransız yönetmen Olivier Assayas yapıyor. Bu, Kristen Stewart ve Olivier Assayas’ın ikinci ortak çalışması. İlk filmleri Clouds of Sils Maria büyük beğeni toplamıştı. Kristen Stewart bu filmle oyunculuk yeteneğini kanıtlamış, Fransa’nın prestijli ödül töreni Cesar’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan ilk Amerikalı aktris olmuştu. Maureen karakterinin Stewart’ın Clouds of Sils Maria’da oynadığı Valentine karakterini andırdığı söyleniyor. Ayrıca iki filmin de yapımcılığını üstlenen Charles Gillibert, Personal Shopper filminin Clouds of Sils Maria ile benzer temaları işlediğini, Personal Shopper’a bir de fantastik öğeler eklendiğini belirtmiş.

Gelelim filmin yazımıza konu olan Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerine.

Cannes demişken şunu belirtelim ki, Cannes Film Festivali’nde her sene bir film kurban seçilir. Seyirciler özgürce eleştirir ve yuhalamaktan çekinmezler. Bunun sayısız örneği olduğu gibi, geçen yılın örneği olarak Gus Van Sant’ın The Sea of Trees filmini gösterebiliriz. Bu senenin kurbanı da Personal Shopper oldu.

Yönetmen Olivier Assayas bu konudan haberdar olacak ki, şöyle demiş: “Cannes Film Festivali’ne geliyorsanız hazırlıklı olmalısınız. Her şeye hazırlıklı olmalısınız.” Kristen Stewart ise bu konu ve film hakkında şunları söylemiş: “Assayas ile aramızda bir iletişim olduğu belli. Aramızda bir ışık var ve bu ışık benim hiç hissetmediğim kadar güçlü hissetmemi sağlıyor.” Yuhalanmaların çıplak ve cinsel içerikli sahneler yüzünden olduğunu düşündüğü için midir nedir, bu konuyla ilgili bayağı bir şey söylemiş. Bu sahneler ile ilgili hiçbir probleminin olmadığını, aksine bu sahnelerin performansını tamamladığını da belirtmiş. Asi kızımız şunları da demiş: “Ben her şeyi yapabilirim. Olabileceğim en kaygısız ve gerçek halimi olabilirim. Bunları gerçekleştirmenin tek yolu da çıplaklığımla kendimi gözler önüne sermek.” Bir de eklemiş: “Lütfen açık olalım, herkes yuhalamadı.”

Kafa karıştırıcı kısma gelirsek, bu film, ertesi gün yapılan ikinci gösteriminde, 4 buçuk dakika ayakta alkışlanmış. Evet önce yuhalanmış, ertesi gün alkış kıyamet...

O zaman konuya açıklık getirelim:

Cannes Film Festivali’nde acımasız eleştirilerin yapıldığını söylemiştik. Bu eleştiri olmaktan çıkıp provokasyona giren tepkilerin sebebi de rekabet. Filmin yuhalanması da bu yüzden. Aslına bakarsanız, tepki alması iyi bir şey. Filmin kaliteli olduğunun ve rekabet edebilecek seviyede olduğunun göstergesi. Kristen Stewart’ın oyunculuğu ise birçokların söylediği gibi “büyüleyici”.

Ece Tuğran


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.