İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi

Adil Fide 24.06.2016

Helen ve Roma geçmişinin ardından çalkantılı geçen son Bizans asırlarının akabinde, yeni dönemin hanedanının beylikten devlete emekleme sürecinin izleri İznik’te görülebilir.

İznik yazı dizisinin ilk bölümünü okumadıysanız, öncelikle sizi buraya alalım.

İznik yazı dizisinin ilk bölümünü okumadıysanız, öncelikle sizi buraya alalım.

İznik yazı dizisinin ilk bölümünü okumadıysanız, öncelikle sizi buraya alalım.

Bizans’ın zayıflaması ile ortaya çıkan iktidar boşluğunda haçlı seferlerinin de en çok etkilediği şehirlerden biri olması dolayısı ile çok çalkantılı üç asır süren bir dönem yaşamış Nikea. Bitinya eyaletinin dini ve kültürel merkezi iken (siyasi merkezi Nikomedia, yani İzmit imiş) 1071’i takip eden yıllarda kısa süreliğine Türklerin Rum Sultanlığı’nın sınır başkenti olmuş. 1097 yılında bir haçlı ordusunu durdurduktan sonra ikinci bir seferin gelişi ile başkenti Konya’ya taşıyan Kılıçarslan, kenti Bizans’a bırakır. 1204’te Dördüncü Haçlı Ordusu'nun İstanbul’u işgali ile Bizans Hanedanı'nın 57 yıl boyunca sığındığı başkenti olmuş. Bir sonraki kırılma noktası ise Bursa ile birlikte Osmanlı himayesine girdiği 1330’larda yaşanmış. Bu yüzyılın sonuna kadar yaşanan dönemde yeni devletin kuruluş devrinin en ilginç eserlerinden bazılarını bırakmış. Tabii Müslümanların kente dair en eski referansı bu tarihsel hikayenin öncesine de gidiyor. 8. asırdan İstanbul’u kuşatmaya giden Arap ordusundan bir şehit sancaktarın efsane ile karışık bir hatırası mevcut. İstanbul’dan da bildiğimiz yeni ele geçirilen kent ve dini geçmiş arasında arkaik bağ kurma geleneği, şehre tepeden bakan bir türbede görülebilir.

Bizans’ın zayıflaması ile ortaya çıkan iktidar boşluğunda haçlı seferlerinin de en çok etkilediği şehirlerden biri olması dolayısı ile çok çalkantılı üç asır süren bir dönem yaşamış Nikea. Bitinya eyaletinin dini ve kültürel merkezi iken (siyasi merkezi Nikomedia, yani İzmit imiş) 1071’i takip eden yıllarda kısa süreliğine Türklerin Rum Sultanlığı’nın sınır başkenti olmuş. 1097 yılında bir haçlı ordusunu durdurduktan sonra ikinci bir seferin gelişi ile başkenti Konya’ya taşıyan Kılıçarslan, kenti Bizans’a bırakır. 1204’te Dördüncü Haçlı Ordusu'nun İstanbul’u işgali ile Bizans Hanedanı'nın 57 yıl boyunca sığındığı başkenti olmuş. Bir sonraki kırılma noktası ise Bursa ile birlikte Osmanlı himayesine girdiği 1330’larda yaşanmış. Bu yüzyılın sonuna kadar yaşanan dönemde yeni devletin kuruluş devrinin en ilginç eserlerinden bazılarını bırakmış. Tabii Müslümanların kente dair en eski referansı bu tarihsel hikayenin öncesine de gidiyor. 8. asırdan İstanbul’u kuşatmaya giden Arap ordusundan bir şehit sancaktarın efsane ile karışık bir hatırası mevcut. İstanbul’dan da bildiğimiz yeni ele geçirilen kent ve dini geçmiş arasında arkaik bağ kurma geleneği, şehre tepeden bakan bir türbede görülebilir.

Bizans’ın zayıflaması ile ortaya çıkan iktidar boşluğunda haçlı seferlerinin de en çok etkilediği şehirlerden biri olması dolayısı ile çok çalkantılı üç asır süren bir dönem yaşamış Nikea. Bitinya eyaletinin dini ve kültürel merkezi iken (siyasi merkezi Nikomedia, yani İzmit imiş) 1071’i takip eden yıllarda kısa süreliğine Türklerin Rum Sultanlığı’nın sınır başkenti olmuş. 1097 yılında bir haçlı ordusunu durdurduktan sonra ikinci bir seferin gelişi ile başkenti Konya’ya taşıyan Kılıçarslan, kenti Bizans’a bırakır. 1204’te Dördüncü Haçlı Ordusu'nun İstanbul’u işgali ile Bizans Hanedanı'nın 57 yıl boyunca sığındığı başkenti olmuş. Bir sonraki kırılma noktası ise Bursa ile birlikte Osmanlı himayesine girdiği 1330’larda yaşanmış. Bu yüzyılın sonuna kadar yaşanan dönemde yeni devletin kuruluş devrinin en ilginç eserlerinden bazılarını bırakmış. Tabii Müslümanların kente dair en eski referansı bu tarihsel hikayenin öncesine de gidiyor. 8. asırdan İstanbul’u kuşatmaya giden Arap ordusundan bir şehit sancaktarın efsane ile karışık bir hatırası mevcut. İstanbul’dan da bildiğimiz yeni ele geçirilen kent ve dini geçmiş arasında arkaik bağ kurma geleneği, şehre tepeden bakan bir türbede görülebilir.

#yeşil #cami #İznik #green #mosque #nicea #tiles #turquoise

@afidenzi tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

#yeşil #cami #İznik #green #mosque #nicea #tiles #turquoise

@afidenzi tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

#yeşil #cami #İznik #green #mosque #nicea #tiles #turquoise

@afidenzi tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kenti gezmenin en güzel taraflarından biri, mesafe açısından çok yakın olan sur içindeki ilginç mekanların yürüyerek gezilebilmesi. Başlamak için en faydalı yerlerden biri, kuzey tarafındaki İstanbul kapısından girince, Atatürk Caddesi’nden giderken yol üzerindeki I. Murad Hamamı. Hem dinlenmek için güzel bir avlusu var hem de iç odasındaki maket kentin tarihi binaları arasında bir oryantasyon imkanı sunuyor. Sultan Hamam olarak da bilenen bu 14. yüzyıla tarihli çifte hamam yapısındaki son restorasyon çalışmalarında Roma dönemindeki ana caddenin taş döşemeleri bulundu.

Kenti gezmenin en güzel taraflarından biri, mesafe açısından çok yakın olan sur içindeki ilginç mekanların yürüyerek gezilebilmesi. Başlamak için en faydalı yerlerden biri, kuzey tarafındaki İstanbul kapısından girince, Atatürk Caddesi’nden giderken yol üzerindeki I. Murad Hamamı. Hem dinlenmek için güzel bir avlusu var hem de iç odasındaki maket kentin tarihi binaları arasında bir oryantasyon imkanı sunuyor. Sultan Hamam olarak da bilenen bu 14. yüzyıla tarihli çifte hamam yapısındaki son restorasyon çalışmalarında Roma dönemindeki ana caddenin taş döşemeleri bulundu.

Kenti gezmenin en güzel taraflarından biri, mesafe açısından çok yakın olan sur içindeki ilginç mekanların yürüyerek gezilebilmesi. Başlamak için en faydalı yerlerden biri, kuzey tarafındaki İstanbul kapısından girince, Atatürk Caddesi’nden giderken yol üzerindeki I. Murad Hamamı. Hem dinlenmek için güzel bir avlusu var hem de iç odasındaki maket kentin tarihi binaları arasında bir oryantasyon imkanı sunuyor. Sultan Hamam olarak da bilenen bu 14. yüzyıla tarihli çifte hamam yapısındaki son restorasyon çalışmalarında Roma dönemindeki ana caddenin taş döşemeleri bulundu.

#İznik #tömer

ᔕᗩᗷIᑎᗩ ᗪᗩᒪGYᑎ (@sardina92) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

#İznik #tömer

ᔕᗩᗷIᑎᗩ ᗪᗩᒪGYᑎ (@sardina92) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

#İznik #tömer

ᔕᗩᗷIᑎᗩ ᗪᗩᒪGYᑎ (@sardina92) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Önceki yazıda, kentin üçü ayaktaki dört kapısını direkt olarak birbirine bağlayan iki ana cadde etrafında şekillendiğini belirtmiştik. Bunlar bugün planın bozulmuş olması sebebiyle kesintilerle var olan Kılıçarslan ve Atatürk Caddeleri. İstanbul Kapı’dan beri üzerinde yürüdüğünüz Atatürk Caddesi’ni bu gün kıvrıldığı yerlerde de takip ederseniz, sağınızda Ayasofya’yı bulacaksınız. Erken Bizans devrinden kalma bu eski kilise - şimdiki cami - tıpkı İstanbul’daki adaşı gibi ismini “kutsal bilgelik” manasına gelen temel bir dini kavramdan alır. Hristiyanlığın en temel prensiplerinden bazılarının alındığı şehirde olduğunuzu hatırlatıyor size. Orhan Bey zamanında şehir alındığında camiye çevrilmiş. 1000’li yıllarda önemli ölçüde yenilendiği, 1500’lerin ikinci yarısında Mimar Sinan’ın da elinden geçtiği biliniyor. Minaresinin de Sinan devrinden kalma olduğu anlaşılıyor. Mihrabın etrafındaki duvarlardaki izlere göre eskiden çini panellerle kaplanmış olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Önceki yazıda, kentin üçü ayaktaki dört kapısını direkt olarak birbirine bağlayan iki ana cadde etrafında şekillendiğini belirtmiştik. Bunlar bugün planın bozulmuş olması sebebiyle kesintilerle var olan Kılıçarslan ve Atatürk Caddeleri. İstanbul Kapı’dan beri üzerinde yürüdüğünüz Atatürk Caddesi’ni bu gün kıvrıldığı yerlerde de takip ederseniz, sağınızda Ayasofya’yı bulacaksınız. Erken Bizans devrinden kalma bu eski kilise - şimdiki cami - tıpkı İstanbul’daki adaşı gibi ismini “kutsal bilgelik” manasına gelen temel bir dini kavramdan alır. Hristiyanlığın en temel prensiplerinden bazılarının alındığı şehirde olduğunuzu hatırlatıyor size. Orhan Bey zamanında şehir alındığında camiye çevrilmiş. 1000’li yıllarda önemli ölçüde yenilendiği, 1500’lerin ikinci yarısında Mimar Sinan’ın da elinden geçtiği biliniyor. Minaresinin de Sinan devrinden kalma olduğu anlaşılıyor. Mihrabın etrafındaki duvarlardaki izlere göre eskiden çini panellerle kaplanmış olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Önceki yazıda, kentin üçü ayaktaki dört kapısını direkt olarak birbirine bağlayan iki ana cadde etrafında şekillendiğini belirtmiştik. Bunlar bugün planın bozulmuş olması sebebiyle kesintilerle var olan Kılıçarslan ve Atatürk Caddeleri. İstanbul Kapı’dan beri üzerinde yürüdüğünüz Atatürk Caddesi’ni bu gün kıvrıldığı yerlerde de takip ederseniz, sağınızda Ayasofya’yı bulacaksınız. Erken Bizans devrinden kalma bu eski kilise - şimdiki cami - tıpkı İstanbul’daki adaşı gibi ismini “kutsal bilgelik” manasına gelen temel bir dini kavramdan alır. Hristiyanlığın en temel prensiplerinden bazılarının alındığı şehirde olduğunuzu hatırlatıyor size. Orhan Bey zamanında şehir alındığında camiye çevrilmiş. 1000’li yıllarda önemli ölçüde yenilendiği, 1500’lerin ikinci yarısında Mimar Sinan’ın da elinden geçtiği biliniyor. Minaresinin de Sinan devrinden kalma olduğu anlaşılıyor. Mihrabın etrafındaki duvarlardaki izlere göre eskiden çini panellerle kaplanmış olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Güneye doğru iki blok daha geçip Çini ve Selçuk Sokakların birleştiği muhitte, II. Murad Hamamı yanında, 1960’lardan beri aralıklarla kazıları gerçekleştirilen çini fırınları kazıları, belki de Osmanlı dönemi üzerine yapılan arkeolojik çalışmaların en ilgincidir. Burada bulunan hammadde, yarım kalmış eser, pişirme malzemeleri ile buranın 14. ve 17. yüzyıllar arasındaki çini üretim merkezi olduğundan emin olunmuş. Mevcut dört fırının kalıntısının genişleyerek bir açık müzeye dönüştürülmesi beklenmekte.

Güneye doğru iki blok daha geçip Çini ve Selçuk Sokakların birleştiği muhitte, II. Murad Hamamı yanında, 1960’lardan beri aralıklarla kazıları gerçekleştirilen çini fırınları kazıları, belki de Osmanlı dönemi üzerine yapılan arkeolojik çalışmaların en ilgincidir. Burada bulunan hammadde, yarım kalmış eser, pişirme malzemeleri ile buranın 14. ve 17. yüzyıllar arasındaki çini üretim merkezi olduğundan emin olunmuş. Mevcut dört fırının kalıntısının genişleyerek bir açık müzeye dönüştürülmesi beklenmekte.

Güneye doğru iki blok daha geçip Çini ve Selçuk Sokakların birleştiği muhitte, II. Murad Hamamı yanında, 1960’lardan beri aralıklarla kazıları gerçekleştirilen çini fırınları kazıları, belki de Osmanlı dönemi üzerine yapılan arkeolojik çalışmaların en ilgincidir. Burada bulunan hammadde, yarım kalmış eser, pişirme malzemeleri ile buranın 14. ve 17. yüzyıllar arasındaki çini üretim merkezi olduğundan emin olunmuş. Mevcut dört fırının kalıntısının genişleyerek bir açık müzeye dönüştürülmesi beklenmekte.

İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
Görsel: Bursa.bel.tr
Görsel: Bursa.bel.tr
Görsel: Bursa.bel.tr

Bugün İznik’te çini sanatını yeniden canlandırma girişiminin parçası olan birçok okullu veya alaylı zanaatkar mevcut. Hazır bir takım ürünleri tarihi mekanlar ya da sokaklarından satın alabileceğiniz gibi, bazı atölyelerde üretim süreçlerine katılmanız da mümkün. Bu ikinci tip yerlerle önceden temasa geçip ziyaret zamanlamanızı ayarlayabilirseniz verimlilik konusunda da önemli bir konuyu halletmiş olursunuz.

Bugün İznik’te çini sanatını yeniden canlandırma girişiminin parçası olan birçok okullu veya alaylı zanaatkar mevcut. Hazır bir takım ürünleri tarihi mekanlar ya da sokaklarından satın alabileceğiniz gibi, bazı atölyelerde üretim süreçlerine katılmanız da mümkün. Bu ikinci tip yerlerle önceden temasa geçip ziyaret zamanlamanızı ayarlayabilirseniz verimlilik konusunda da önemli bir konuyu halletmiş olursunuz.

Bugün İznik’te çini sanatını yeniden canlandırma girişiminin parçası olan birçok okullu veya alaylı zanaatkar mevcut. Hazır bir takım ürünleri tarihi mekanlar ya da sokaklarından satın alabileceğiniz gibi, bazı atölyelerde üretim süreçlerine katılmanız da mümkün. Bu ikinci tip yerlerle önceden temasa geçip ziyaret zamanlamanızı ayarlayabilirseniz verimlilik konusunda da önemli bir konuyu halletmiş olursunuz.

Çini fırınlarının karşısında Mahmud Çelebi Camii’ni de görebilirisiniz.

Çini fırınlarının karşısında Mahmud Çelebi Camii’ni de görebilirisiniz.

Çini fırınlarının karşısında Mahmud Çelebi Camii’ni de görebilirisiniz.

Kılıçarslan Caddesi'nden doğudaki Lefke Kapı’ya doğru yürürseniz, Sultan Hamamı'nda önerdiğimiz gibi bir molayı Süleyman Paşa Medresesi’nde de verebilirsiniz. Bugün çiniciler çarşısı olarak kullanılan yapı, Selçuklu mimarisinden ayrı bir Osmanlı medrese tipinin oluşumunda ilk örneklerdendir.

Kılıçarslan Caddesi'nden doğudaki Lefke Kapı’ya doğru yürürseniz, Sultan Hamamı'nda önerdiğimiz gibi bir molayı Süleyman Paşa Medresesi’nde de verebilirsiniz. Bugün çiniciler çarşısı olarak kullanılan yapı, Selçuklu mimarisinden ayrı bir Osmanlı medrese tipinin oluşumunda ilk örneklerdendir.

Kılıçarslan Caddesi'nden doğudaki Lefke Kapı’ya doğru yürürseniz, Sultan Hamamı'nda önerdiğimiz gibi bir molayı Süleyman Paşa Medresesi’nde de verebilirsiniz. Bugün çiniciler çarşısı olarak kullanılan yapı, Selçuklu mimarisinden ayrı bir Osmanlı medrese tipinin oluşumunda ilk örneklerdendir.

İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
Görsel: Bursa.com.tr
Görsel: Bursa.com.tr
Görsel: Bursa.com.tr

Medreseden kapıya doğru devam ederken Mevlana Sokak’tan sola dönünce Yeşil Cami ve Nilüfer Hatun İmareti’nin meydanına doğru ilerleyebilirsiniz. Nilüfer Hatun İmaret ve Müzesi, 1338’de I. Murad tarafından, annesi Nilüfer Hatun adına inşa edilmiş. Rivayetlerden bir tanesi Osman Bey’in oğlu Orhan’a gelin aldığı Holofira isimli bir Bizans asilzadesi olduğu yönünde. Bina yoksullara yemek dağıtılan aşevi olarak hatırlanıyor. Ancak genel mutfak mimarisinin baca gibi bazı temel unsurlarının olmayışı ve zaviyeli planı nedeniyle seyahat halindeki derviş ve alimlerin konaklama yeri olma ihtimali de oldukça yüksek. Genel olarak “ters T” olarak anılan bir planın üzerine inşa edilmiş ki, Türk mimarisinin sonraki dönemleri için de model oluşturduğu kesindir. En içteki yüksek kısmı muhtemelen ibadet içindi. Cumhuriyet devrinde uzun süre metruk kaldıktan sonra İznik Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan bina, uzun süren bir restorasyon çalışması nedeniyle uzun süre kapalı kaldı. İçerisinde ve bahçesinde Roma, Bizans ve Osmanlı devrinden birçok eser bulunmakta.

Medreseden kapıya doğru devam ederken Mevlana Sokak’tan sola dönünce Yeşil Cami ve Nilüfer Hatun İmareti’nin meydanına doğru ilerleyebilirsiniz. Nilüfer Hatun İmaret ve Müzesi, 1338’de I. Murad tarafından, annesi Nilüfer Hatun adına inşa edilmiş. Rivayetlerden bir tanesi Osman Bey’in oğlu Orhan’a gelin aldığı Holofira isimli bir Bizans asilzadesi olduğu yönünde. Bina yoksullara yemek dağıtılan aşevi olarak hatırlanıyor. Ancak genel mutfak mimarisinin baca gibi bazı temel unsurlarının olmayışı ve zaviyeli planı nedeniyle seyahat halindeki derviş ve alimlerin konaklama yeri olma ihtimali de oldukça yüksek. Genel olarak “ters T” olarak anılan bir planın üzerine inşa edilmiş ki, Türk mimarisinin sonraki dönemleri için de model oluşturduğu kesindir. En içteki yüksek kısmı muhtemelen ibadet içindi. Cumhuriyet devrinde uzun süre metruk kaldıktan sonra İznik Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan bina, uzun süren bir restorasyon çalışması nedeniyle uzun süre kapalı kaldı. İçerisinde ve bahçesinde Roma, Bizans ve Osmanlı devrinden birçok eser bulunmakta.

Medreseden kapıya doğru devam ederken Mevlana Sokak’tan sola dönünce Yeşil Cami ve Nilüfer Hatun İmareti’nin meydanına doğru ilerleyebilirsiniz. Nilüfer Hatun İmaret ve Müzesi, 1338’de I. Murad tarafından, annesi Nilüfer Hatun adına inşa edilmiş. Rivayetlerden bir tanesi Osman Bey’in oğlu Orhan’a gelin aldığı Holofira isimli bir Bizans asilzadesi olduğu yönünde. Bina yoksullara yemek dağıtılan aşevi olarak hatırlanıyor. Ancak genel mutfak mimarisinin baca gibi bazı temel unsurlarının olmayışı ve zaviyeli planı nedeniyle seyahat halindeki derviş ve alimlerin konaklama yeri olma ihtimali de oldukça yüksek. Genel olarak “ters T” olarak anılan bir planın üzerine inşa edilmiş ki, Türk mimarisinin sonraki dönemleri için de model oluşturduğu kesindir. En içteki yüksek kısmı muhtemelen ibadet içindi. Cumhuriyet devrinde uzun süre metruk kaldıktan sonra İznik Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan bina, uzun süren bir restorasyon çalışması nedeniyle uzun süre kapalı kaldı. İçerisinde ve bahçesinde Roma, Bizans ve Osmanlı devrinden birçok eser bulunmakta.

3 yıldır bitmeyen restorasyon

Sidika Dursun (@sidikadursun) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

3 yıldır bitmeyen restorasyon

Sidika Dursun (@sidikadursun) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

3 yıldır bitmeyen restorasyon

Sidika Dursun (@sidikadursun) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi

Müze bahçesinden bir lahit

#iznik #çini #iznikçini #bursa #bursauluşehir @muratkucukcakir #likes #likeforfollow #anadolufotograf #anadolu

İbrahim Topuz (@ibrhm_tpz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Müze bahçesinden bir lahit

#iznik #çini #iznikçini #bursa #bursauluşehir @muratkucukcakir #likes #likeforfollow #anadolufotograf #anadolu

İbrahim Topuz (@ibrhm_tpz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Müze bahçesinden bir lahit

#iznik #çini #iznikçini #bursa #bursauluşehir @muratkucukcakir #likes #likeforfollow #anadolufotograf #anadolu

İbrahim Topuz (@ibrhm_tpz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


İmaretin en görkemli komşusu Yeşil Cami’dir. Osmanlı kuruluş devrinin güçlü Çandarlı Ailesi’nin yaptırdığı ibadethane, ismini turkuaz ve yeşil renklerdeki çinilerle kaplı minaresinden alır. Duvarlarında mermer kullanımı dikkat çekicidir. Yine mermer olan mihrabında ise estetik işçilik ön plana çıkar. Kare planlı ve tek kubbelidir. Geçtiğimiz yıl bir restorasyon çalışması başlatıldı.

İmaretin en görkemli komşusu Yeşil Cami’dir. Osmanlı kuruluş devrinin güçlü Çandarlı Ailesi’nin yaptırdığı ibadethane, ismini turkuaz ve yeşil renklerdeki çinilerle kaplı minaresinden alır. Duvarlarında mermer kullanımı dikkat çekicidir. Yine mermer olan mihrabında ise estetik işçilik ön plana çıkar. Kare planlı ve tek kubbelidir. Geçtiğimiz yıl bir restorasyon çalışması başlatıldı.

İmaretin en görkemli komşusu Yeşil Cami’dir. Osmanlı kuruluş devrinin güçlü Çandarlı Ailesi’nin yaptırdığı ibadethane, ismini turkuaz ve yeşil renklerdeki çinilerle kaplı minaresinden alır. Duvarlarında mermer kullanımı dikkat çekicidir. Yine mermer olan mihrabında ise estetik işçilik ön plana çıkar. Kare planlı ve tek kubbelidir. Geçtiğimiz yıl bir restorasyon çalışması başlatıldı.

İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi

Minare detayı

#iznikçini #turkey #yesilcamii #minaret #bursa #イズニック

Miki Saito (@mikisaitoistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Minare detayı

#iznikçini #turkey #yesilcamii #minaret #bursa #イズニック

Miki Saito (@mikisaitoistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Minare detayı

#iznikçini #turkey #yesilcamii #minaret #bursa #イズニック

Miki Saito (@mikisaitoistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bu son iki bina arasında kalan Şeyh Kutbeddin Cami ise ertesi yüzyılda İznik’in en etkin alim ve devlet adamlarından biri adına yaptırılmış.

Bu son iki bina arasında kalan Şeyh Kutbeddin Cami ise ertesi yüzyılda İznik’in en etkin alim ve devlet adamlarından biri adına yaptırılmış.

Bu son iki bina arasında kalan Şeyh Kutbeddin Cami ise ertesi yüzyılda İznik’in en etkin alim ve devlet adamlarından biri adına yaptırılmış.

Nihayetinde çok çeşitli sebeplerle özel bir kent olan İznik’te Bursa, Edirne ve İstanbul üzerinden gelişmeye devam edecek bir imparatorluğun nüvesini bulabilirsiniz. Hem ibadethanelerin yeni fonksiyonlarıyla biçimlerinde hem de gelişim sürecini tamamladığında bütün bir alamet-i farika olacak sanat atölyelerinde takip eden asırların kökenini görmek geçmişi anlamak için oldukça açıklayıcı. Fatih devri yapısı değişen devletten tasfiye edilen Çandarlılar'ın ya da yayılma devrinin yarı-efsanevi dervişane kahramanı Sarı Saltuklar'ın izlerine bu müze kentte rastlanması tesadüf değildir. Pekala, bütün bunları boş verip göl kıyısında gün batımı izlemek de İznik’e gitmek için yeter sebep.

Nihayetinde çok çeşitli sebeplerle özel bir kent olan İznik’te Bursa, Edirne ve İstanbul üzerinden gelişmeye devam edecek bir imparatorluğun nüvesini bulabilirsiniz. Hem ibadethanelerin yeni fonksiyonlarıyla biçimlerinde hem de gelişim sürecini tamamladığında bütün bir alamet-i farika olacak sanat atölyelerinde takip eden asırların kökenini görmek geçmişi anlamak için oldukça açıklayıcı. Fatih devri yapısı değişen devletten tasfiye edilen Çandarlılar'ın ya da yayılma devrinin yarı-efsanevi dervişane kahramanı Sarı Saltuklar'ın izlerine bu müze kentte rastlanması tesadüf değildir. Pekala, bütün bunları boş verip göl kıyısında gün batımı izlemek de İznik’e gitmek için yeter sebep.

Nihayetinde çok çeşitli sebeplerle özel bir kent olan İznik’te Bursa, Edirne ve İstanbul üzerinden gelişmeye devam edecek bir imparatorluğun nüvesini bulabilirsiniz. Hem ibadethanelerin yeni fonksiyonlarıyla biçimlerinde hem de gelişim sürecini tamamladığında bütün bir alamet-i farika olacak sanat atölyelerinde takip eden asırların kökenini görmek geçmişi anlamak için oldukça açıklayıcı. Fatih devri yapısı değişen devletten tasfiye edilen Çandarlılar'ın ya da yayılma devrinin yarı-efsanevi dervişane kahramanı Sarı Saltuklar'ın izlerine bu müze kentte rastlanması tesadüf değildir. Pekala, bütün bunları boş verip göl kıyısında gün batımı izlemek de İznik’e gitmek için yeter sebep.

Not: Geçen sene tarihi kentin etrafında 10 km’lik bir koşu organizasyonu düzenlendi. Onların takip ettiği güzergah:

Not: Geçen sene tarihi kentin etrafında 10 km’lik bir koşu organizasyonu düzenlendi. Onların takip ettiği güzergah:

Not: Geçen sene tarihi kentin etrafında 10 km’lik bir koşu organizasyonu düzenlendi. Onların takip ettiği güzergah:

İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi
İznik II: Osmanlı Kuruluş Sahnesi

Adil Fide


Adil Fide


Adil Fide


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.