İstanbul’un Antik Roma Forumları

Adil Fide 15.06.2016

İstanbul’un Nova Roma’dan beri yoğun mesaili caddesindeki kamusal alanlarını batıdan doğuya, hayal gücünün de yardımıyla birleştirmeye çalıştık.

Görsel Kaynağı: media-cache


Görsel Kaynağı: media-cache


Konstantin’in Yeni Roma’sı kurulurken, bütün şehir belli bir plan üzerine kurulmadıysa da ana ulaşım hatları belirlenmişti. Kuzey-güney doğrultusunda Haliç ile Yenikapı arasında bir bağlantı kentin doğu-batı aksındaki esas caddesini kesiyordu. Bu Ayasofya’nın önünden İstanbul’un batı surlarındaki Altın Kapı’ya kadar devam eden caddenin adı Mese idi. Haritayı büyüttüğümüzde bugün Divanyolu caddesi dediğimiz bu kısım yeni başkenti eskisine, yani İstanbul’u Roma’ya bağlayan yol olan Via Egnetia’nın küçük ama gösterişli bir başlangıç kısmına tekabül ediyor. Tam olarak çıkış noktası ise dört yüzlü bir kapı olan Milion Anıtı’dır. Kendini evrenin merkezi kabul eden imparatorlukların en ihtişamlısı belki de Roma idi ki, başkenti taşırken de bu ağırlık merkezini yanlarında götürmüşlerdi.

Konstantin’in Yeni Roma’sı kurulurken, bütün şehir belli bir plan üzerine kurulmadıysa da ana ulaşım hatları belirlenmişti. Kuzey-güney doğrultusunda Haliç ile Yenikapı arasında bir bağlantı kentin doğu-batı aksındaki esas caddesini kesiyordu. Bu Ayasofya’nın önünden İstanbul’un batı surlarındaki Altın Kapı’ya kadar devam eden caddenin adı Mese idi. Haritayı büyüttüğümüzde bugün Divanyolu caddesi dediğimiz bu kısım yeni başkenti eskisine, yani İstanbul’u Roma’ya bağlayan yol olan Via Egnetia’nın küçük ama gösterişli bir başlangıç kısmına tekabül ediyor. Tam olarak çıkış noktası ise dört yüzlü bir kapı olan Milion Anıtı’dır. Kendini evrenin merkezi kabul eden imparatorlukların en ihtişamlısı belki de Roma idi ki, başkenti taşırken de bu ağırlık merkezini yanlarında götürmüşlerdi.

Kabaca Via Egnetia (Kaynak: cultureroutesinturkey)


Kabaca Via Egnetia (Kaynak: cultureroutesinturkey)


Milion Anıtı’nın tahmini olarak Justinyen devrinde yapılmış hali (Kaynak: byzantium1200)


Milion Anıtı’nın tahmini olarak Justinyen devrinde yapılmış hali (Kaynak: byzantium1200)


Million taşı

Gizem Taktak DVM (@taktakgizem) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Million taşı

Gizem Taktak DVM (@taktakgizem) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Roma’ya giden yolun Selanik’teki Galerius Kapısı (Kaynak: wikimedia)


Roma’ya giden yolun Selanik’teki Galerius Kapısı (Kaynak: wikimedia)


Türkçe anlamı "orta" olan iki tarafı sütunlu (revaklı) Mese Caddesi, aynı zamanda kentin ticari ve sosyal anlamda da merkeziydi. İlk kısmı hipodromun arkasındaki beyaz dörtlü kapıdan başlamakta. (Kaynak: media-cache)


Türkçe anlamı "orta" olan iki tarafı sütunlu (revaklı) Mese Caddesi, aynı zamanda kentin ticari ve sosyal anlamda da merkeziydi. İlk kısmı hipodromun arkasındaki beyaz dörtlü kapıdan başlamakta. (Kaynak: media-cache)


Burada bahsi geçen rota da aslen antik dünyanın kamusal alanları, forumlardan bu hattın üzerinde geriye kalanların izini sürüyor. Konstantin’in şehri 330’da başkent ilan edişinin ardından 150 yıllık bir sürede Roma medeniyetinin son forumları da buralarda inşa edildi. Aynı süre zarfında İmparatorluk paganlıktan Hristiyanlığa geçiş yaparken yaşanan dönüşümün bir yansıması da bu mekanlarda hissediliyordu.


Burada bahsi geçen rota da aslen antik dünyanın kamusal alanları, forumlardan bu hattın üzerinde geriye kalanların izini sürüyor. Konstantin’in şehri 330’da başkent ilan edişinin ardından 150 yıllık bir sürede Roma medeniyetinin son forumları da buralarda inşa edildi. Aynı süre zarfında İmparatorluk paganlıktan Hristiyanlığa geçiş yaparken yaşanan dönüşümün bir yansıması da bu mekanlarda hissediliyordu.


Çemberlitaş’ı hiç böyle düşünmüş müydünüz? Aslında Konstantin Forumu olarak bilinen kentin kalbinin tam ortasında elli metrelik heybetiyle yükseliyormuş. Sağ arkadaki bina senato, soldaki kapının altından ise bugün tramvay Laleli’ye devam ediyor! (Kaynak: media-cache)


Çemberlitaş’ı hiç böyle düşünmüş müydünüz? Aslında Konstantin Forumu olarak bilinen kentin kalbinin tam ortasında elli metrelik heybetiyle yükseliyormuş. Sağ arkadaki bina senato, soldaki kapının altından ise bugün tramvay Laleli’ye devam ediyor! (Kaynak: media-cache)


Dairesel meydanın ortasında dokuz adet silindirik porfir taşından oluşan sütunun üç hali. (Kaynak: media-cache)


Dairesel meydanın ortasında dokuz adet silindirik porfir taşından oluşan sütunun üç hali. (Kaynak: media-cache)


Birincisinde tepede İmparator Konstantin heykeli mevcut. İlginç yanı, Hristiyan inancını imparatorluğa benimseten imparatorun temsili de gayet pagan dönemin tanrılarına (özellikle Apollo'ya) benziyor. Gelenek bir günde yıkılmıyor tabi. Demir kelepçevari halkalar ilk olarak iki asır sonra gelmiş ve destek parçaları 1970’lerde yenilenmiş. Tepedeki heykel ve sütunun bir kısmı ise 1100’lü yıllarda bir fırtınada yıkılmış. Aynı yüzyılın sonunda bir haç konulmuş.


Birincisinde tepede İmparator Konstantin heykeli mevcut. İlginç yanı, Hristiyan inancını imparatorluğa benimseten imparatorun temsili de gayet pagan dönemin tanrılarına (özellikle Apollo'ya) benziyor. Gelenek bir günde yıkılmıyor tabi. Demir kelepçevari halkalar ilk olarak iki asır sonra gelmiş ve destek parçaları 1970’lerde yenilenmiş. Tepedeki heykel ve sütunun bir kısmı ise 1100’lü yıllarda bir fırtınada yıkılmış. Aynı yüzyılın sonunda bir haç konulmuş.


Alt kısımdaki kaidenin etrafındaki taş duvar da büyük bir depremin ardından 1700’lerin sonunda geçirdiği tamirattan kalma. Orijinal kaide ise yerin 2-3 metre altında kalmış durumda. (Kaynak: Cornell University Library)


Alt kısımdaki kaidenin etrafındaki taş duvar da büyük bir depremin ardından 1700’lerin sonunda geçirdiği tamirattan kalma. Orijinal kaide ise yerin 2-3 metre altında kalmış durumda. (Kaynak: Cornell University Library)


Bunun bir benzerini 543’te Jüstinyen kendisi için Ayasofya’nın önüne, Augustaeum’a diktirmiş. Fethi takip eden yıllarda yıktırılmış. Bu gösterişli geleneğin geçmişi ise Roma’daki Trajan Sütunu'na kadar gidiyor. Dönemin resmi tarihi de kendini anlatmayı tercih ettiği olay ve simgelerle bu sütunların etrafında kendine spiral şeklinde yer bulur. (Kaynak: wikimedia)


Bunun bir benzerini 543’te Jüstinyen kendisi için Ayasofya’nın önüne, Augustaeum’a diktirmiş. Fethi takip eden yıllarda yıktırılmış. Bu gösterişli geleneğin geçmişi ise Roma’daki Trajan Sütunu'na kadar gidiyor. Dönemin resmi tarihi de kendini anlatmayı tercih ettiği olay ve simgelerle bu sütunların etrafında kendine spiral şeklinde yer bulur. (Kaynak: wikimedia)


Tramvay ile birlikte Aksaray yönüne devam ederseniz, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne gelmeden kaldırımda irili-ufaklı kalıntıları fark etmemek mümkün değil. Bunlar ilk olarak Konstantin’in Tauri Forum’u olarak kurduğu, sonradan Teodosius’un kendi adıyla büyüterek yeniden inşa ettirdiği forumdan geri kalanlar.


Tramvay ile birlikte Aksaray yönüne devam ederseniz, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne gelmeden kaldırımda irili-ufaklı kalıntıları fark etmemek mümkün değil. Bunlar ilk olarak Konstantin’in Tauri Forum’u olarak kurduğu, sonradan Teodosius’un kendi adıyla büyüterek yeniden inşa ettirdiği forumdan geri kalanlar.


Kaynak: wikimedia


Kaynak: wikimedia


Caddenin kenarındaki bu sütun ve kaide parçaları, Teodosius Forumu'nun girişlerinden birine ait. Eski kaynaklardan anlaşıldığına göre bu dörtlü sütunların üzerinde yükselen üç kapılı bir giriş varmış. (Kaynak: wikimedia)


Caddenin kenarındaki bu sütun ve kaide parçaları, Teodosius Forumu'nun girişlerinden birine ait. Eski kaynaklardan anlaşıldığına göre bu dörtlü sütunların üzerinde yükselen üç kapılı bir giriş varmış. (Kaynak: wikimedia)


Kaynak: byzantium1200


Kaynak: byzantium1200


Kaynak:media-cache


Ortadaki sütunlu heykelden geriye bir şey kalmamış durumda. Hristiyanlığın kabulü ile birlikte forumlara bitişik Apollon, Zeus, Afrodit tapınaklarının yerini bazilika ve şapeller almaya başlıyor. Bunlardan bazılarının temel kalıntılarının fakülte binasının altında bulunduğunu biliyoruz. Konstantin Forumu'nun aksine bu sefer dikdörtgen bir plan olduğu anlaşılıyor.


Kaynak:media-cache


Ortadaki sütunlu heykelden geriye bir şey kalmamış durumda. Hristiyanlığın kabulü ile birlikte forumlara bitişik Apollon, Zeus, Afrodit tapınaklarının yerini bazilika ve şapeller almaya başlıyor. Bunlardan bazılarının temel kalıntılarının fakülte binasının altında bulunduğunu biliyoruz. Konstantin Forumu'nun aksine bu sefer dikdörtgen bir plan olduğu anlaşılıyor.


Tramvay yolunu takip ederek devam ettiğimizde, ikinci durak olan Aksaray’da, zamanında Bovis (Öküz) Forumu olduğu hakkında malumatımız olsa da pek bir kalıntımız yok. Zaten 1950’lerin Vatan ve Millet Caddelerinin inşaatında çok daha yakın dönemin eserlerinden bile kayıp verildi. Bu forumdan geriye kalan hikayeler bir karşılama noktası izlenimi veriyor. Surlardan gelen yolların birleştiği köşede saraya giden yolda son düzlüğe giriş noktası olması itibariyle muhtemelen böyle idi.

Saraçhane tarafına yürüyüp arkeolojik parkın önünden Dolap Caddesi’ne girenler, Kıztaşı denilen sütunu görebilirler. Kaidesinin bir yüzündeki Nike (spor markasının da isim kaynağı zafer tanrıçası) figürü yüzünden böyle denmekte. Aslında 450’li yıllarda Amastrianum Meydanı'na İmparator Markianos tarafından dikilmiş ve onun adıyla anılmıştır. Kaidesinin üzerinde ismi de okunabilir. 1900’lerin başında bugün bulunduğu yere getirilmiştir.


Tramvay yolunu takip ederek devam ettiğimizde, ikinci durak olan Aksaray’da, zamanında Bovis (Öküz) Forumu olduğu hakkında malumatımız olsa da pek bir kalıntımız yok. Zaten 1950’lerin Vatan ve Millet Caddelerinin inşaatında çok daha yakın dönemin eserlerinden bile kayıp verildi. Bu forumdan geriye kalan hikayeler bir karşılama noktası izlenimi veriyor. Surlardan gelen yolların birleştiği köşede saraya giden yolda son düzlüğe giriş noktası olması itibariyle muhtemelen böyle idi.

Saraçhane tarafına yürüyüp arkeolojik parkın önünden Dolap Caddesi’ne girenler, Kıztaşı denilen sütunu görebilirler. Kaidesinin bir yüzündeki Nike (spor markasının da isim kaynağı zafer tanrıçası) figürü yüzünden böyle denmekte. Aslında 450’li yıllarda Amastrianum Meydanı'na İmparator Markianos tarafından dikilmiş ve onun adıyla anılmıştır. Kaidesinin üzerinde ismi de okunabilir. 1900’lerin başında bugün bulunduğu yere getirilmiştir.


Tramvay yoluna dönersek, Cerrahpaşa Caddesi’nden içeriye devam ederek İstanbul’un yedinci tepesi üzerinden Altın Kapı’ya doğru yürüyüşe devam edebiliriz. Yolun sağındaki Haseki Kadın Sokak’taki küçük parkta ilginç bir parça sıkışmış, öylece durmakta. Arkadius Sütunu esas olarak “barbarlara” karşı Arkadius’un zaferini temsilen yapılmış ve oğlu II. Teodosius zamanında 421 yılında bitirilmiştir. Daha sonra etrafına revaklı, avlulu, sütunlu binaların gelişi ile bir forumun merkezine dönüşen alan, Osmanlı devrinde Kadın (Esir) Pazarı imiş. Sütundan günümüze sadece kaidesi kalmıştır. Fırtına ve depremlerde hasar gören sütun, en son 1700’lerin başında çevredeki evlerin güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle yıkılmış.


Tramvay yoluna dönersek, Cerrahpaşa Caddesi’nden içeriye devam ederek İstanbul’un yedinci tepesi üzerinden Altın Kapı’ya doğru yürüyüşe devam edebiliriz. Yolun sağındaki Haseki Kadın Sokak’taki küçük parkta ilginç bir parça sıkışmış, öylece durmakta. Arkadius Sütunu esas olarak “barbarlara” karşı Arkadius’un zaferini temsilen yapılmış ve oğlu II. Teodosius zamanında 421 yılında bitirilmiştir. Daha sonra etrafına revaklı, avlulu, sütunlu binaların gelişi ile bir forumun merkezine dönüşen alan, Osmanlı devrinde Kadın (Esir) Pazarı imiş. Sütundan günümüze sadece kaidesi kalmıştır. Fırtına ve depremlerde hasar gören sütun, en son 1700’lerin başında çevredeki evlerin güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle yıkılmış.


Kaynak: blogspot


Kaynak: blogspot


Fatih’in portresi için İstanbul’da bulunan Bellini’nin, 1480’de döndüğünde sütunun detaylı çizimlerini götürdüğü söyleniyor. (Kaynak: sanattarihci.com)


Fatih’in portresi için İstanbul’da bulunan Bellini’nin, 1480’de döndüğünde sütunun detaylı çizimlerini götürdüğü söyleniyor. (Kaynak: sanattarihci.com)


İki bina arasına gizlenmiş tarih #arcadius #sütunu #byzantium #istanbul #fatih

Efe Yavuz Adem (@efeyavuzadem) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

İki bina arasına gizlenmiş tarih #arcadius #sütunu #byzantium #istanbul #fatih

Efe Yavuz Adem (@efeyavuzadem) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Orijinal hali 50 metrenin üzerinde olan sütunun kaidesinin hala zemin üzerinde kalan kısmı üç katlı evlere yakın. İçerisindeki merdiveni üstünden görünmektedir.


Orijinal hali 50 metrenin üzerinde olan sütunun kaidesinin hala zemin üzerinde kalan kısmı üç katlı evlere yakın. İçerisindeki merdiveni üstünden görünmektedir.


#theodosius the #first and his two sons #arcadius and #honorius #last #emperor of the #roman #empire #obelisk #istanbul #constantinople

Hilmi Calis (@tourguide_hilmi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

#theodosius the #first and his two sons #arcadius and #honorius #last #emperor of the #roman #empire #obelisk #istanbul #constantinople

Hilmi Calis (@tourguide_hilmi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Arcadius’u kardeşi ile birlikte babası I. Teodisius’un yanında tasvir eden kaide de Hipodromdaki Mısır dikilitaşının altında görülebilir.

Arcadius’u kardeşi ile birlikte babası I. Teodisius’un yanında tasvir eden kaide de Hipodromdaki Mısır dikilitaşının altında görülebilir.

Burada Konstantin zamanındaki duvarların Altın Kapı’sının hizasına gelmiş olduk ama sonraki asırda şehrin genişletilmiş halinde taşındığı yere gitmek için Koca Mustafa Paşa üzerinden Yedikule’ye gidip devam edebilirsiniz. Ya da yanda bir Sinan yapısı olan Haseki Külliyesi de cazip bir alternatif olabilir.

Bonus Bilgi: Tarihin bilinen son Roma forumu da bu 5. yüzyılın sonunda başladığımız yerden de geriye, bugün Topkapı Sarayı avlularının olduğu noktaya yapılmıştır. Eski kaynaklarda Leo Forumu olarak geçen yapının tam yerini bilmiyoruz ancak muhtemelen sarayın birinci veya ikinci avlusunun olduğu yerde bulunuyormuş.


Burada Konstantin zamanındaki duvarların Altın Kapı’sının hizasına gelmiş olduk ama sonraki asırda şehrin genişletilmiş halinde taşındığı yere gitmek için Koca Mustafa Paşa üzerinden Yedikule’ye gidip devam edebilirsiniz. Ya da yanda bir Sinan yapısı olan Haseki Külliyesi de cazip bir alternatif olabilir.

Bonus Bilgi: Tarihin bilinen son Roma forumu da bu 5. yüzyılın sonunda başladığımız yerden de geriye, bugün Topkapı Sarayı avlularının olduğu noktaya yapılmıştır. Eski kaynaklarda Leo Forumu olarak geçen yapının tam yerini bilmiyoruz ancak muhtemelen sarayın birinci veya ikinci avlusunun olduğu yerde bulunuyormuş.


Adil Fide


Adil Fide


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.