İnsanlığın Lüzumu Yok

Sercan Sarıkaya 02.09.2016

Dünyaya savaşları, katliamları, tecavüzü, türlü kötülüğü getiren ‘insanlık’ iyilik sembolü, en büyük derdi karnını doyurmak olan hayvanlar ise kötülük timsali.

İnsanlığın Lüzumu Yok

Voltaire, “Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur” der. Ne yazık ki Voltaire’in dünyasında yaşamıyoruz. İnsanların, kötülüklerinden bile suçlu bulunmadığı, bedel ödemediği bir dünya bu. Yaptığımız bunca kötülüğe rağmen kibrimizden de geçilmiyor. Biri hoşlanmadığımız ya da insanlığa yakışmadığını düşündüğümüz bir şey yaptığında “hayvanlığın lüzumu yok” diyoruz. Bir iyilik yapıldığında da “insanlık etti” diyoruz. Dünyaya savaşları, katliamları, tecavüzü, türlü kötülüğü getiren ‘insanlık’ iyilik sembolü, en büyük derdi karnını doyurmak olan hayvanlar ise kötülük timsali. Paradoksunu sevdiğimin dünyası.

Şimdi gelelim asıl konuya. Bence bir hayvanla arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, dünyanın en güzel şeylerinden biri. Bunu söylüyorum ama 1 yıl öncesine kadar ben de çok mesafeliydim evde hayvan bakma olayına. OKB boyutunda olmasa da temizlikle ilgili azıcık takıntılıyım. Bu yüzden düşünmesi bile zor geliyordu. Ta ki eve alışmış yavru bir kedinin sokakta kalacağını öğrenene kadar. Benim aksime sevgili karım (buradan sonra ‘Tatlım’ diye bahsedeceğim kendisinden) kedi köpek hastasıdır. Tatlım’ın ısrarıyla aldık kediyi. Ama ben nasıl tedirginim anlatamam. “Kumuna karışmam, ellemem, o da beni ellemesin” diye sıralıyorum da sıralıyorum. Olacakları biliyor muydu bilmem ama Tatlım hepsine “tamam” dedi. Birkaç güne kalmadı sürekli onunla oynar oldum. Bizimki bir de hızlı ki sormayın. İsmiyle müsemma olsun diye adını Çita koyduk. Çita’yla oynuyorum sonra gidip elimi yıkıyorum, 5 dakika dayanamayıp yine oynuyorum sonra yine yıkıyorum. Allah sizi inandırsın günde en az 50 kere elimi yıkar oldum ama hiç zor gelmedi (ki tembellikte doktora tezi yazacak düzeydeyim). Bir müddet sonra kumunu değiştirmek de zor gelmemeye başladı. Bir gün yaramaz Çita dışarı kaçtı, kendini de bayağı pisletmiş. Yıkamak zorunda kaldık (ne kadar nefret ederler bilenler bilir), kuruttuk ama üşüyor hâlâ. Dayanamayıp kucağıma aldım, sardım sarmaladım. Bir müddet sonra bir sıcaklık hissettim “aha üstüme işedi” dedim. Meğerse ısınmış, normal vücut sıcaklıkları biraz yüksek. Nasıl güzel bir his olduğunu anlatamam. Kendisini güvende hissettiğini anlıyorsunuz, acayip bir şey, yaşamanız lazım. Kendilerini temizleme mekanizmaları, tuvalet alışkanlıkları… İnanılmaz. Onlarla zaman geçirmek başlı başına terapi gibi.

İnsanlığın Lüzumu Yok

Çita’dan bahsedince asıl konuya gelemedim. Bir hayvanla yaşamak çok büyük sorumluluk. Öyle sadece oyun oynamak yok. Hayatınızın bir parçası olarak görüp planlara onları da katmanız gerekiyor. Çevremde insanlar görüyorum “ayyy çok tatlı yaaaa” deyip alıyor köpeği, bir müddet sonra gezmeye çıkarmak külfet oluyor. Dışarıda çok sık gördüğüm bir manzara; ağzı kulaklarında bir köpek, “işini halletsin de eve gidelim” düşüncesinde bir insan. Öyle kırmızı kurdele bağlanıp sevgiliye armağan edilecek kadar basit bir şey değil. Sonrasında sokağa atmalar, barınağa bırakmalar, her ne hikmetse birden bire başlayan alerjiler… Böyle bir sorumluluğu baştan almamak en doğal hak, ama sonrasında baştan savmaya çalışmak tam insan işi işte. Bu duyguyu herkes tatsın isterim ama kolay bir iş değil. Dünyaya bir bebek getirmekten hiçbir farkı yok. Bu yüzden, hayvan sahiplenme niyetinde olanların iyice kendini tartması lazım.

Bir hevesle hayvan sahiplenip sonra bırakanlar çok büyük sorunlara neden oluyor. Zaten sokaklar insan zulmüne uğramış hayvanlarla dolu. Barınakların durumu ortada. Gönüllü hayvanseverler ve dernekler olmasa, devletin sağladığı imkanlarla yürümesi mümkün değil. Mümkün olduğunca destek olmak gerek. Petshoptan almak yerine barınaktan sahiplenmek, mama yardımı yapmak... Küçücük yardımların bile çok büyük anlamı var.

Çok tatlılar, çok sevimliler, depresyona birebirler, yalnızlığa ilaçlar. Paha biçilemez bir mutluluk veriyorlar. İstedikleri ise sıcak bir yuva, biraz yemek, biraz da arkadaşlık. Bu kadar. Eve alışmış hayvanın, sokakta hayatta kalması çok zor. Bakamayacaksanız almayın, insanlığın lüzumu yok…

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.