İşletmelerin Bir Yerleri Neden Böyle Kalktı?

Oğuz Taktak 23.08.2016

Hadi kazıklamalarınızı geçtik de müşteri dövmek nedir?

Bir mekana gitmişsiniz, yemiş içmişsiniz, hesabı istiyorsunuz. Adisyonu incelerken görüyorsunuz ki, hiç yemediğiniz ya da içmediğiniz bir şey de var orada. Tabii ki aklınıza bu heriflerin sizi kazıkladıkları ihtimali gelmiyor. "Galiba bir yanlışlık oldu" diyerek tekrar bakmalarını rica ediyorsunuz. Bunu yaşamayan çok az insan vardır. Neden? Çünkü artık bu, özellikle İstanbul'daki mekanların bir gerçeği.

O an ne oluyor biliyor musunuz? Mekandaki çalışanların da mekan sahibinin de en büyük düşmanı siz oluyorsunuz. Bütün gece size servis yapan, istediğiniz her şeyi anında getiren garsonlar birden garip garip triplere giriyorlar. Öldürecekmiş gibi bakmalar, yumruk sıkmalar, terslemeler gırla.

Hatırlayın, bir Turgut Vidinli olayı vardı. Eğer hatırlamıyorsanız, biz şöyle kısaca hatırlatalım.

İşletmelerin Bir Yerleri Neden Böyle Kalktı?

5 Mart 2016.

Bir grup kadın, o gece Turgut Vidinli'ye gidiyorlar. Hesap bir geliyor, 715 TL fazla. Herkesin rakı içtiği bir masaya fazladan biralar mı yazılmamış, hesap fazladan mı şişirilmemiş... Hesaba itiraz ettiklerinde ise mekanın kapısını kapatıp bu arkadaşları darp ediyorlar. Kafaya bardak atmalar, tartaklamalar...

Dün ise bambaşka bir olay yansıdı sosyal medyaya. Kalpazankaya'daki restorana giden bir grup, ödedikleri hesabın dayağını yemişler.

Evet evet, üstelik hiç içmedikleri bir şalgam suyunu sordukları için. Olayı yaşayanın anlattıkları arasından bir kısmını sizlerle paylaşmak isterim. Noktasına, virgülüne dokunmadan. Göreceksiniz, bu kişi Kalpazankaya'da yedikleri dayağı öyle devrimci bir üslupla anlatıyor ki, insanın mekana gidip "ŞALGAM MI O?" diye sorası geliyor.

"biz hesaba itiraz etmedik. hesap ödendi. bir yandan kartlardan hesap çekilirken bir yandan da türkiye'de yaşıyor olmanın gereği adisyona göz gezdiren arkadaşımız, şifresi taze girilmiş pos cihazı elinde slipin çıkmasını bekleyen şef'e "burada şalgam mı yazıyor?" sorusunu yöneltti. masaya şalgam hiç gelmedi. çünkü kimse şalgam istemedi. şef beklenmedik bir çeviklikle suratını kasıp oldukça sinirli bir şekilde "ya ne bileyim ben de okuyamıyorum, ne olmuş?" diye çıkışınca "ne ne olmuş abi siz bize başkasının hesabını mı getirdiniz?" diye sordum. neden sordum bunu? çünkü hesap şişirmenin adabı vardır. bizim hesabımız ilk defa şişirilmedi dün gece, ama yaş ortalaması 32 olan o masada herkes hayatında ilk defa dayak yedi. şimdi sakin kafayla düşününce aslında şefin neden celallendiğine dair fikir sahibiyim artık. masaya hiç gelmemiş bir şeyi adisyona yazarak aklınca hesap şişiren bir iş arkadaşı onu karşımızda çok zor bir hale sokmuştu diye düşünüyorum. çünkü bu sinir katsayısı tırmanma hızının başka izahı yok. yukarıdaki diyalog şef'in "sen dalga mı geçiyosun benimle ya ne yazıyorsa ödeyin gidin lan buradan!" narasıyla taçlanıyordu çünkü. benimse gözüm hala bızıt bızıt uzayan kredi kartı slipinde: "zaten ödedik ya lan!"

İnanılmaz detaylarla devam eden yazının tamamını şurada ve şurada görebilirsiniz.

Olaydan sonra insanlar tepki gösterdiler tabii. yahu nasıl göstermesinler? Açık açık da söylüyorlar aptal olmadıklarını insanlar. Bizi kazıkladıklarını biliyorduk ama sevdiğimizden yine de gidiyorduk" diyorlar.

Bu arada İstanbul'da durum böyle de güneyde farklı mı sizce? Mekanlar orada da aynı barbarlığı yapıyorlar. Kazıklıyorlar. Hem de gözünüzün içine baka baka.

Ben bu haberi yazarken DHA'da bir yenisinin daha eklendiğini görüyorum bu haberlere. Taze. Konu aynı ama bu kez mekanlar farklı.

Bu kez sizi alıyoruz ve Beyoğlu'na götürüyoruz.

Beyoğlu'nda bir eğlence yerinde fazla hesap ödetildiği iddiasıyla polise giden Arap turist ile kendisine yardımcı olan Halil Akay, mekan sahibi çalışanların saldırısına uğruyor. Al işte.

Üstelik bununla da kalsa iyi, adamları darp ede ede 2.500 liralarını alıyorlar. Üstelik polise gitti diye de adamcağıza 3 kişi saldırıp tekme tokat dövüyorlar.

İşletmelerin Bir Yerleri Neden Böyle Kalktı?

Benim tek sorum bu mekanların bir yerlerinin neden böyle kalkmış olduğu. Artık mekanlar müşterileri dövmek ve onları iliklerine kadar söğüşlemek üzerine mi kuruluyor? Bu yaşananlar artık mekan işletmek değil, magandalık. Mekanların eşkıyalar tarafından işletilmemesi gerekiyor. Dayak atanların da bir gün günleri gelir, hiç merak etmeyin. 2 gün sonra unutmayın, yeter.

Her şey güzel günler için.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.