Herkes Soyunacak! Çıt Çıkmayacak!

İnci Vardar 25.08.2016

Teşekkürler Fransa. Bir ülke demokrasiye ve laikliğe inancını(!) bu kadar iyi ortaya koyamazdı.

Bu yazıya bir dönem sosyal medyada çokça dolaşan bir videodan alıntıyla başlamak istiyorum:

"Şimdi meselam türban olayını çok karıştırdılar ha aralarında bir fark kaldı o farkınan çok güzel oldu meselam herkesin hayatına kimse karışamaz ha nasıl karışamaz? Ben bu şekil giyinirim bu bayan şu şekil giyinir şu şekil giyinir ha hiç kimse hiç kimse karışmaya bir hakkı yok. Özgürlüğü budur."

Keşke bu adamı Fransa'ya gönderseydik de bu bayanın şu şekil giyinmesine karışmaya haklarının olmadığını açıklasaydı.

Herkes Soyunacak! Çıt Çıkmayacak!

Bildiğiniz gibi 15 Temmuz 2016'da, Nice'te düzenlenen Bastille Günü kutlamalarına kamyonla dalan bir terörist pek çok can kaybına neden oldu; bunun üzerine yeniden hepimiz Fransız olduk, terörü lanetledik, Fransa halkının acısını paylaştık. Fransa'nın 15 şehri ise enteresan bir uygulamaya imza atarak, plajlarda bizim "haşema" olarak bildiğimiz "burkini"yi yasakladı. Çünkü bir plaja bikiniyle girmeyen herkes bir yerlerine bomba saklamış olabilirdi.

Zaten plajlara tişört ve şortla da girilmemeli. Hem yeteri kadar D vitamini almayı engeller hem de plaja gelirken giyinmeye ne gerek var, değil mi? (Burada ironiden anlamayan nesle aşina olmadığımı belirtmeyi bir borç bilirim.)

Velhasıl kelam, bu uygulamanın sonuçlarını da iki gün önce görmeye başladık. Fransız polisi, Promenade des Anglais'de kuma uzanıp dinlenmekte olan, tayt ve uzun bir mavi tunik giymiş, başını örtmüş kadını, tuniğini çıkarmaya zorladı, bir de üstüne ceza kesti. Tabii ki kadın üzerindekileri çıkarmak yerine mekanı terk edebilirdi ama konumuz o değil. Asıl konu, kendilerini demokrasinin beşiği gibi göstermeye ve doğuya doğru parmak sallamaya bayılan Fransa'nın ikiyüzlülüğü.

Herkes Soyunacak! Çıt Çıkmayacak!

Böyle bir yasağı onaylayan hükümeti bir yana bıraksak bile, bazı vatandaşların da inanç özgürlüğü ve ayrımcılık konusunda devletlerinden aşağı kalır yanlarının olmadığını gördük. Olaya tanık olan Mathilde Cousin, "En üzücü tarafı da insanların polisi alkışlayarak kadına 'evine dön!' diye bağırmasıydı. O sırada kadının kızı ağlıyordu" diye anlatıyor.

AFP haber ajansı, kimliğinin açıklanmasını istemeyen kadına verilen ceza tutanağında "iyi ahlak ve seküler yaşama aykırı giyim" yazdığını söylüyor. Biz burada hâlâ anlamamış olanlara "Laiklik, dinsizlik değildir" diye bas bas bağırırken, demokrasinin bayrak taşıyıcısı(!) Fransa'nın ceza keserken açıp da sözlüğe bakmaması gerçekten düşündürücü.

Terörden hepimiz korkuyoruz. Özellikle Türkiye'de yaşayan ve her gün "Bugünün patlama haberi nereden gelecek acaba?" diye düşünen bizler, batı ülkelerinin tamamından daha çok korkma hakkına sahibiz. Çarşaflı terörist bizim Sultanahmet'imize saldırı düzenledi. IŞİD bizim kapımızda. Sizin toplumunuzdaki potansiyel seri katilden daha çok şeriat sevdalısı bizim ülkemizde yaşıyor. Toplu taşıma araçlarına her adım atışımızda bizim yüreğimiz ağzımıza geliyor. Kalabalık ortamlardan her geçişimizde bizim tansiyonumuz yükseliyor. Başörtüsü konusunda sicilimiz pırıl pırıl olmasa da yaşadığımız bu zor günlerde ayrımcılığı yenmeye, gördüğümüz her başörtülü kadını veya çember sakallı adamı paranoyakça süzmemeye çalışan da biziz.

En azından bir konuda Fransızlardan daha üstün olduğumuzu söyleyebilirim. Her gün ölmekten korkuyoruz ama hiç olmazsa tayt ve tunik giyen kadından korkmayacak, inancına göre giyinen insanları ötekileştirmeyecek kadar cesuruz.

Teşekkürler Fransa. Teşekkürler Avrupa. Gerçek yüzünüzü böyle açık açık göstermeniz takdire şayan.

Eyyorlamam bu kadar.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.