Habsburg Hanedanlığı

Tolga Gerger 26.08.2016

Avrupa tarihinin en geniş hanedanıyla tanışın.

Habsburg Hanedanlığı

Avrupa Monarşisi evlilik sistemine dayanmaktadır. Avrupa tarihi incelendiğinde, en önemli olayın savaşlar kadar evlilikler ve bunun ertesinde oluşan akrabalıkların olduğu net bir biçimde görülmektedir. İşte bu olgu üzerine kurulan Avrupa'nın en güçlü hanedanlığı Habsburglar'dır.

Habsburg Hanedanlığı bugün İsviçre'de yer alan Habichtsburg, yani "şahin kalesi ya da şahin yuvası" olarak belirtilen yer isiminden adını almıştır. Hanedanlığın başlangıcıyla ilgili rivayetler bulunmaktadır. Bununla birlikte ailenin ilk temsilcisi, "Zengin" lakaplı Guntram'dır. Habsburg ismi ise ilk olarak I. Werner tarafından kullanılmıştır.

Aile, Avusturya ile özleşmesiyle daha da güçlenmiştir. V. Frederick 1452 yılında Roma'da taç giyer. Bu süreçten sonra ailenin esas merkezi olan ülke Kutsal Roma Germen İmparatorluğu olarak anılmaya başlanır. Ünlü Fransız düşünür Voltaire bu birleşmeyi "Ne kutsal, ne Roma ne de bir imparatorluk" olarak tanımlamıştır.

Öncesinde belirttiğimiz gibi evlilik bu ailenin genişlemesini sağlamıştır. İspanya, Portekiz, İtalyan Şehir Devletleri, İngiltere, Lüksemburg, hatta Meksika'ya kadar etki alanlarını genişletmişlerdir.

Habsburg Hanedanlığı

Habsburglar en çok mücadeleyi Osmanlı İmparatorluğu ile vermişlerdir. Bu mücadelenin etkileri bugünde görünmektedir. Kanuni döneminde bütün Macaristan'ı kaybetmişlerdir. Macaristan, Habsburg Monarşisi için her zaman önemli bir yer olmuştur. Öyle ki, Avusturya-Macaristan imparatoru olan kişiler öldüklerinde cenazeleri Avusturya'ya, kalpleri ise çıkartıldıktan sonra Macaristan'a gömülürdü. 1683 Yılında II. Viyana Kuşatması'nı kıran Habsburg Hanedanlığı, bunun sonrasında Macaristan'ın büyük bölümünü yeniden ele geçirmiştir. Günümüzde Türkiye-Avusturya ilişkilerinin gerginliğinde bu tarihi süreç oldukça etkilidir. Avusturyalılarda yaşanan "Türk" travması o dönemden başlamıştır. 1529 yılındaki ilk Viyana Kuşatması sonrası kilislerin yoğun faliyetlerinin bu konuda etkin olduğu bilinmektedir.

Her ne kadar Birinci Dünya Savaşı'nda müttefik olsak da önce Habsburg Hanedanlığı'nda, sonra Cumhuriyet rejimindeki Avusturya ile yıldızımız hiç barışmamıştır. Habsburg Hanedanlığı'nın başına da bela olan mezhep savaşlarının ana merkezinde Türk korkusu yer almaktadır. Öyle ki, Protestanlık mezhebinin kurucusu Martin Luther, Türkleri tanrının Hristiyan dünya üzerine gönderdiği bir lanet olarak tanımlamaktadır. Habsburg Hanedanlığı'nın mücadele ettiği ettiği bir başka Protestan önder Melanchthon ise durumu daha ileri götürerek Türkler'i "Kızıl Yahudiler" olarak tanımlamıştır. Günümüzde birçok tarihçi Protestanlık mezhebinin, Papalık iradesi ve onların hamisi olan Habsburg Hanedanı'na karşı bir duruş olduğu kadar, Türk korkusu nedeniyle de kurulduğu konusunda hemfikirdir. Habsburg Hanedanlığı her ne kadar Katolik olsa da bölgede halk kitleleri arasında gelişen Protestanlık mezhebinin bazı unsurları Türkler ve Müslümanlığa karşı oluşan bir ön yargıyı yaratmıştır. Bugün Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde en çok diplomatik sorunun yaşandığı ülkenin Avusturya, onun ardından Almanya olması, tarihi geçmişe dayalı sorunlardan kaynaklanmaktadır. Habsburg Hanedanı'nın son temsilcisi Otto von Habsburg her ne kadar Türkiye'nin AB sürecini desteklese de halk ve genel siyasi kitle tarihin muhtelif zamanlarında yaşanan olayları unutmamakta ve buna göre tavır almaktadır.

Salesyen kanunlar Habsburglar'ın çoğunluğunda geçerli değildir. Bu kanun bir nevi yazılı olmayan bir hükmü içermektedir. Buna göre kadın tek başına iktidara gelemez. Bugün İngiltere Kraliyet Ailesi, onun öncesinde yer alan Rus Çarlığı, Fransa İmparatorluğu bu kanunu uygulayan hanedanlar olmuştur.

Habsburg Hanedanı'nda aile içi evlilik revaçta olduğu için sara, yarı delilik gibi bazı genetik hastalıklara rastlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nın fitilini ateşleyen olayda Habsburg Hanedanlığı'na mensup veliahtın öldürülmesi vardır. 4 Temmuz 2011 yılında Otto von Habsburg'un ölümü ile aile, bundan sonra ölecek kişinin aile mezarlığına gömülmeyeceğini, hanedanlık sırasında yaşayan hiçbir Habsburg kalmadığı için de artık bir aile statüsü olarak kalınacağını bildirmişlerdir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.