Gidenler ve Kalanlar

Zafer Babal 03.09.2016

Ayrılık, gözyaşının hafif tuzlu tadıdır dudaklarda kalan.

Gitmek ve kalmak... Her giden birazını kalanla bırakırken, her kalan da bir parçasını gidenle uğurlamıştır. Bu nedenle ortada bir ayrılık varsa herkes biraz eksilmiş, kimse artmamıştır işin sonunda. Kalan, hayatını fabrika ayarlarına döndürerek normalleşmeye çabalar, gidenin hayatına hiç girmediği mevsimlerin tekrarını yaşamaya çalışır. Giden de olabildiğince çabuk etkisinden kurtulmak ister yaşananların, eskiye ait her şeyden azar azar vazgeçmeyi hedefler. Lakin gerçekten seven insanlar için zamanı geri sarıp onsuzluğa başlamak, bir yanının hep eksik kalmasıyla sonuçlanır. Ondan öncesinde zevkine vara vara yudumladığın içecekler artık eski tadını yitiriverir, tarifteki bütün ayrıntılara dikkat ettiğin halde onsuz olan her yemek ya tuzu eksik, ya baharatsız ya da yavandır işte. Lezzetin eskisi gibi olmayışı içindekilerin eksikliğinden değil karşındaki kişinin yokluğundandır.

Gidenler ve Kalanlar

Kalanın içindeki boşluğu öfke doldurmaya başlar, çünkü kalbi en çok acıtan içindeki bu boşluktur. Bir çeşit kendini koruma mekanizmasıdır devreye giren. Giden her yönüyle haklı olsa bile “gitmek”le hata yapmıştır bir kere. Bütün suçun gidende olması için bu eylemi yeterlidir. Giden ise kendisini gitmek zorunda bıraktığı için kalanı suçlar. “Daha anlayışlı olsaydın kalırdım” der kalana içten içe. Aslında bu da bir reflekstir. Acının kalbini boğmasına karşı hayatta kalma refleksidir.

Gidenler ve Kalanlar

Zamanla, gidenle kalan ortak bir paydada buluşur. Otobüs camlarının her biri kendi yansımalarını değil “O”nun gölgesini taşır artık üzerlerinde. Aşk filmlerinin hepsi giden ve kalan arasındaki hikayeyi anlatmaya başlar bir anda. Okunulan bütün kitaplar ilhamını biraz onların serüveninden almıştır. Ya şarkılar? İşte en vurucu darbe şarkılarla gelir. Giden ve kalanın içini en çok şarkılar acıtır. Çünkü sevilen her şarkı onunla biraz daha güzelleşmişken o yokken daha ızdırap verici bir hale bürünmüştür artık. Birlikte yürünülen eski yollarda da bir şeyler eksilmiştir. Gidenin elinin sıcaklığını belki bir eldiven parçası doldurmaya çalışsa da hiçbir zaman ısınmaz artık o eller, yalnızlığın eli soğuktur çünkü.

Gidenler ve Kalanlar

Gidenle kalan üzerlerine miras kalmış bu duyguların varisiyken, dostlar bir nebze olsun teselli kaynağıdır. Bu teselli onun yerini hiçbir zaman doldurmasa da en azından etrafta birlikte gözyaşı dökecek birilerinin olması iyi hissettirir.

Gün gelir, zaman yine o muhteşem dokunuşlarıyla ayrılık yarasının gönüllü hemşiresi olur. Yaralar o mucizevi merhemlerle iyileştirilmeye, dermanını yitirmiş bünyeler canlılık emareleri göstermeye başlar. Giden ve kalan birbirlerinin yerini derme çatma duygu kırıntılarıyla doldurmuştur artık. Bu yaşananların tek kazananı ise yaşadığı acıları sevinçlerinden ayrı tutmayanlardır, çünkü hayatın üzerinizde bıraktığı her iz, size bir şeyler öğretir ve sonunda yaşadıklarımızın bütünüyle biz, biz oluruz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.