Gerçekten Sevilen Biri Misiniz? Yoksa...

İnci Vardar 13.10.2016

Sevilen biri olmak aslında kolay ama sevildiğini anlamak biraz daha gözlem gücü gerektiriyor.

Seviliyor musunuz?

Cevabı baştan vereyim, daha işe yarar kısımları birazdan anlatacağım.

Kuşkusuz birileri tarafından seviliyorsunuz. Dünyanın en kötü insanı olsanız bile, her kör satıcının bir kör alıcısı vardır. Charles Manson'ın hayran kitlesini ve ömür boyu hapis cezasına rağmen avukatıyla evlendiğini düşünürseniz, siz kesin seviliyorsunuzdur.

Diğer yandan, herkes tarafından sevilmiyorsunuz. Herkes sizi sevseydi, karaktersizin teki olurdunuz, kendinizi sevdirmek için tam bir yalaka gibi davranırdınız bu da size, bizzat kendinizi sevmemek için nurtopu gibi bir neden verirdi. Ne gerek var?

Sempatik biri olmak yeter

"Herkes beni sevsin" çılgınlığından kurtulduysanız, hayatınızda yeni bir sayfa açmaya hazır olun. Nasıl sempatik biri olacağınızı ve her gün karşılaştığınız insanlarla nasıl kolayca, sorunsuzca iletişim kuracağınızı anlatacağım. İyi iletişim gerekli bir şey, insanın hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor.

1. Nemrutluk yapmayın, gülümseyin

Türkiye'de yaşamak insanı biraz tedirgin ediyor olabilir. Kadınlar birine gülümseyip selam verdiklerinde tecavüze uğrayacaklarını, erkekler ise çooook yanlış anlaşılacaklarını düşünüyor olabilirler. Bu bakış açıları adım adım değişecek. Çekinmeyin, bakkala girdiğinizde, otobüse bindiğinizde, bir kapıdan geçtiğinizde gülümseyip selam verin. Gününüzü pişmiş kelle gibi sırıtıp etrafa nevrotik gülücükler saçarak geçirin demiyorum, basit nezaket kurallarını uygulayın yeter. Korktuğunuz başınıza gelirse, çantayı kafasına geçirirsiniz, olur biter.



Gülümsemenin ruh halini değiştirdiği gibi bir gerçek de var. Her ne kadar "Dünya Gülümseme Günü" yazımda neşeli ruh hallerini yerden yere vurduysam da araştırmalar, sebepsiz gülümsemenin bile bir süre sonra gerçek gülümsemeye dönüştüğünü gösteriyor. Terminator bile başardığına göre siz haydi haydi yaparsınız.

2. Biraz goygoyculuk yapın, iltifattan kaçınmayın

Karakter sahibi olacağım diye her şeyi eleştirmek zorunda değilsiniz. Ekşi sözlük yazarlarının bile ara sıra beğendiği ve takdir ettiği bir şeyler çıkıyor, siz neden olumsuzluk abidesi gibi davranasınız ki? Saçın ne güzel olmuş, ne güzel söyledin, iyi bir sunumdu, tebrikler gibi basit takdir cümleleri hayatı inanılmaz kolaylaştırıyor. Çünkü, kendim uydurdum diye söylemiyorum, "bir takdir, bir insan; bir tekdir, bir isyan" cümleciği, aslen atasözü olabilecek kadar doğru bir cümle.



Nasıl sizin en az bir adet sevilebilir yönünüz varsa, aynı durum diğer insanlar için de geçerli. Keşfedin, takdir edin, ilişkinizi iyi tutun. Cidden hayatınız bir parça daha kolaylaşacak. Sevecenlik size göre değilse, misal, sosyal fobiniz varsa ve insanların size yakınlık göstermesinden rahatsız oluyorsanız, kırıcı olmadan uzaklaşmanız ve etrafınıza ördüğünüz dev duvarlar içinde yaşamanız da mümkün. Burada anahtar yine, her zaman olduğu gibi, gülümsemek. Birini tatlı tatlı gülümseyerek kendinizden uzaklaştırırsanız kafaları güzelce karıştırır, tiksinti yerine anlayış uyandırırsınız. Mis.

3. Amelie'yi izleyin, insanlara yardımcı olmanın gücünü öğrenin

Eski film olduğu için konuyu biraz hatırlatayım: Amelie mutsuz bir kızdır ve tanımadığı insanlara çaktırmadan iyilikler yaparak hem onların hem de kendisinin hayatını güzelleştirir. Kör adamı karşıdan karşıya geçirip metroya bırakana kadar etrafta gördüğü her şeyi anlattığı sahne efsanedir mesela. Hatırlayalım.

İsterseniz insanlara yardımcı olma girişimlerinizi birilerini mutlu etmek için değil, tamamen bencil sebeplerle gerçekleştirin. Sadece sevilmek veya iç huzuruna kavuşmak için ihtiyacı olanlara yardım etmek, şahane bir kıyağın değerinden hiçbir şey eksiltmez.

4. Azıcık insancıl olun.

Aslında bu ilk madde olmalıydı. Tek başınızaysanız kimse sizi sevemez, sempatik bulamaz, ancak aynalarla tuhaf duygusallıklar yaşarsınız. Çok saçma. Yeni insanlarla tanışın, gülümseyerek selam verin, öyle asosyal gibi kendi içinize kapanmayın.Etrafınızda çok insan olursa sürümden kazanırsınız, her türlü sevilme şansınız artar.

(Daha noğlacağdı?!)

Gerçekten Sevilen Biri Misiniz? Yoksa...

5. Kelimeler, albayım... Yarım ağızla "sağol" demek, içten bir teşekkür anlamına gelmiyor.

Fıkra gibi olayı duymuşsunuzdur, sigara almak için bakkala giden adam, isteğini basit bir "lütfen" ile süsleyince "Ne yalvarıyon kardeşim? Adam gibi istesene!" tepkisiyle karşılaşır. Bu durum gözünüzü korkutmasın, nezaketten anlamayan odunlar aslında nüfusun büyük bölümünü oluşturmuyor. Siz insanlardan bir şey isterken lütfen deyin, isteğiniz karşılanınca teşekkür edin, başınıza kötü bir şey gelmez, çoğu kişi sizi yolunacak tavuk gibi görmez. Sadece Tarzan olmadığınızı, basit nezaket kurallarını bildiğinizi göstermiş olursunuz.



Tabii ki her şeyin fazlası zarar. Nezaketin suyunu çıkarmayın, yanından geçtiğiniz direğe selam verip teşekkür etmeye kalkmayın. Kibarlık bir anda samimiyetsizliğe dönüşür, karakterinizi yerle bir eder. Rica, teşekkür, takdir, özür hep dalında güzel.

Son olarak...

Aranızda hâlâ gülümsemeyenler görüyorum. Biraz pratik yapın, kendinizi yavaş yavaş alıştırın.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.